Bölüm 113: Yıldırım Alevi

avatar
3014 20

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 113: Yıldırım Alevi


 

Nie Yan transfer noktasına gidip Tasoyi Köyü’ne ışınlandı. Önceki güzergahını takip ederek Veba Ormanı’ndan ve Gaya Gözlemcisinin yuvasından geçti ve nihayet uçuruma ulaştı.

 

Kuzeyin ıssız tundralarından esen rüzgarın ıslığından başka ses duyulmuyordu. Nie Yan’a gelene kadar rüzgar soğukluğunu biraz yitirse de, hala insanı üşütecek kadar soğuktu.

 

Nie Yan uçurumun kenarından alttaki vadiye baktı.

 

Vadi, Veba Ormanı’nın merkezinde yer alıyordu. Orta Anti-Felç İksirinin ana maddesi olan Rüzgar Harfi Otu, bu vadide bitiyordu. Önceki hayatında, talebin en yüksek olduğu zamanlarda bu bitkinin tanesi 17 gümüşten satılıyordu. Üstelik bölgede moblar yoğunlukta olduğundan ve bu mobların çoğu, hantal ve uzak mesafe saldırıları olmayan İğneli Koboldlar olduğundan, burası Seviye 20’ye ulaşan Büyücülerin en çok tercih ettikleri avlanma haline gelmişti.

 

Tek sorun bölgeye gelmekteki zorluktu. Bölgeye, büyük sıradağların etrafından dolaşarak giriliyordu. Genelde bu uzun yol at üstünde alınırdı. Ancak Nie Yan’ın bineği yoktu. Bütün yolu yürüyerek alsa kim bilir ne kadar zaman kaybederdi. Bu yüzden kısa yol olarak uçurumdan aşağı atlayacaktı.

 

Elbette Tüy Düşüşü Mücevherine güvenerek bu işe kalkışıyordu. Yoksa intihara kalkışmış olurdu.

 

Nie Yan nihayet aşağı atladı.

 

Aşağı doğru hızlanırken, rüzgar kulaklarını tırmalıyordu.

 

Yüzlerce metreden aşağı düşmen gayet eğlendiriciydi. İki yüz metre alçaldığında hızı artmaya devam ediyordu. Çok geçmeden hava sürtünmesi sebebiyle gözlerini açamaz hale gelmişti. Yere iyice yaklaştığında Tüy Düşüşü Mücevherini etkinleştirdi.

 

Aniden düşüş hızı azalmıştı. Nie Yan vücudunu ayarlayıp inecek düzgün bir yer aramaya başladı. Ağaçların arasında bulduğu bir boşluktan geçerek güvenle yere kondu.

 

Harekete geçmeden önce etrafını gözleriyle taradı. İndiği yer, elli metre çapında küçük bir meraydı. Meranın hemen yanında büyükçe bir kaya vardı.

 

Burası uygun görünüyor. Mera, Nie Yan’ın planlarını uygulamasına olanak sağlıyordu. Bölgede çok sayıda Rüzgar Harfi Otu da vardı. Otların çokluğundan, buraya henüz hiçbir oyuncunun gelmediği belli oluyordu. Maalesef Toplayıcı becerisi, bu otları toplamasına imkan vermeyecek kadar düşüktü.

 

O sırada meraya bir İğneli Kobold girdi. Bu yaratık, insanın yarı boyutlarında, iki ayaklı, tıknaz bir kirpiydi. Silah olarak, üzeri kurt dişleriyle kaplı küçük bir sopa kullanıyordu. Keskin iğnelerle kaplı sırtı, yaratığa güçlü bir savunma sağlıyordu. İğnelerin üzerlerine gelen yakın mesafe saldırıları geri yansıtma özelliği vardı. Ancak bu yaratıklar oldukça hantal olmalarının yanında büyüye karşı dayanıksızdılar. O sebepten Büyücüler için kolay lokma sayılırlardı.

 

Kobold, Nie Yan’ı gördüğü anda tiz bir çığlık atıp koşmaya başladı.

 

Nie Yan Üstün Sezi ile yaratığı inceledi.

 

İğneli Kobold: Seviye 23
Sağlık: 1,300/1,300

 

 

Seviye 23 İğneli Koboldun savunması gibi sağlığı da oldukça yüksekti.

 

Nie Yan arbaletini çıkarıp yaklaşmakta olan İğneli Kobolda üç ok fırlattı.

−10 −11 −10

 

Üç hasar değeri yaratığın üzerinden fırladı. Lakin Seviye 23 bir yaratık olarak can yenilemesi akıl almazdı. Dolayısıyla Nie Yan’ın azalttığı miktar anında yenilenmişti.

 

Nie Yan Sürat Kaçışını etkinleştirdi. %30 artış gösteren hızı sayesinde İğneli Kobolddan kolaylıkla uzaklaşmıştı.

 

Yaratığın hızını gördükten sonra anladı ki İğneli Koboldun kendisine yaklaşmasına müsaade etmediği sürece hayatı tehlikede değildi.

 

Nie Yan ormanın derinlerine gidip yaratıkları çekmeye başladı. Ne zaman bir İğneli Kobold göre hemen oklarını fırlatıp yaratığı peşine takıyordu. Saldırıya uğrayan yaratıklar da sopalarını sallayarak Nie Yan’ı takibe başlıyordu. Bu şekilde yaratıkları toplarken aradaki mesafeye de dikkat ediyordu. Yaratıklara ne çok yakın, ne de çok uzaktı.

 

Peşinde kızgın yaratıklarla ormanda koşarken Nie Yan makinist, yaratıklar da trenin vagonları gibiydi. Bir Kobold ile başlayan kovalamacaya zamanla daha fazla Kobold katıldı. Şu an sayıları yirminin üzerindeydi. Ardından Koboldları iniş yaptığı meraya doğru götürdü.

 

Koboldları istediği yere getirdikten sonra hızını artırıp Koboldların görüş açısından çıktı. Böylece Koboldların aggrosu dağıldı ve boş dolaşmaya başladılar.

 

Meranın içerisi altmışa yakın Koboldla doluydu ve Nie Yan’ın şansına, yakın zamanda dağılacağa da benzemiyorlardı.

 

Nie Yan bu defa ormanda başka bir tarafa ilerleyip oradaki yaratıkları arbaletiyle toplamaya başladı. on dakika geçmeden öncekine benzer boyutlarda bir grup toplanmıştı. Ancak önceki grubun aksine bu gruptaki bazı Koboldlar, diğerlerinden daha büyük ve hızlıydı. Lakin etraftaki çok sayıda Kobold hareket etmelerini zorlaştırdığından, diğerleriyle aynı hızda Nie Yan’ı kovalamak zorundalardı.

 

Üstün Sezi ile büyük Koboldları da inceledi.

 

İğneli Kobold (Lider): Seviye 25
Sağlık: 2,100/2,100

 

Bunlar, yüksek canları olan Lider sınıfı yaratıklardı. Normal bir zamanda Nie Yan onların karşısına çıkmaya cüret edemezdi. Ancak şu anda Lider Koboldlar bile onun avı sayılırdı.

 

Çok geçmeden grubu meraya sürdü ve yine hızını artırıp ortalıktan kayboldu. Önceki gruba eklenen bu Koboldlar, meranın içindeki alanı daraltmıştı.

 

Nie Yan’ın Koboldları meraya toplama planı sorunsuz ilerliyordu. Yarım saat sonra dört yeni grup daha önceki iki gruba eklenmişti. Sayıları üç yüzü geçen Koboldlar yüzünden meranın içinde artık adım atacak yer yoktu. Bu gerçekten korkunç bir sayıydı.

 

Sonunda bitti. Meradaki Koboldlara bakarken Nie Yan’ın yüzünde bir gülümseme belirdi. Geriye sadece emeğinin ödülünü toplamak kalmıştı!

 

Koboldların saldırılarını ustalıkla atlatarak kayanın yanına geldi ve Palet Yüzüğünü etkinleştirdi. Ellerinden doğan çekim gücüyle kaya yüzeyine tutunup tırmanmaya başladı. Yeterli gördüğü bir yükseklikte bulunan çıkıntının üzerinde durdu.

 

Çıkıntının üzerinden altındaki Kobold kaynayan meraya baktı.

 

Daha fazla oyalanırsa yaratıklar dağılmaya başlayabilirdi.

 

Gelmeden ödünç aldığı Zeka artıran üç parça ekipmanı kuşandıktan sonra çantasından Yıldırım Alevi Parşömenini çıkardı.

 

Sistem: Yıldırım Alevini kullanmak istiyor musunuz?

 

Evet!

 

Sistem: Yıldırım Alevi Parşömeni hazırlanıyor...

 

Parşömen üzerinde yazılanları dışından okurken, dudaklarından telaffuzu zor kelimeler çıkıyordu.

 

Parşömeni etkinleştirmek için bir dizi seslem ve işaret gerekiyordu. Başka bir deyişle, hazırlanması on saniye sürecekti. Elindeki parşömen ona dev bir alev topu tutuyormuş hissi veriyordu. Azgın ve her an patlamaya hazır bir alev topu…

 

Zamanı gelmişti. Yıldırım Alevi Parşömenini büyüsü salınıyordu!

 

Havadaki ateş elementleri toplanmaya ve etrafı ısıtmaya başladı. Sıcak hava dalgası gökyüzüne yükselirken, başka dünyalardan gelen yıkıcı bir güç uyanıyormuş hissi uyandırıyordu. Öyle bir güç ki yağmur yağdırır gibi çağırıldığı yere yıkım yağdıracak. Batmakta olan kızıl güneşi andıran alev bulutları gökyüzünü sarmıştı.

 

Böyle güzel bir manzara, işe bak ki yıkımın habercisiydi.

 

Yıldırım Alevi, yalnızca Elementalistlerin öğrenebildiği, düşmanın üzerine alev fırtınası çağıran alan etkili bir büyüydü. Aynı zamanda Element Tapınağı birinci rütbe büyülerindendi. Bu demekti ki oyunun erken aşamalarında sahip olduğu güç muazzam boyutlardaydı. Seviye 30 üzeri yaratıklara bile ağır hasarlar verebilecek güçteydi. Onlara ağır hasar verebilecek bir büyü, Seviye 20’nin az üzerindeki İğneli Koboldlara ne yapardı?

 

Koboldlar tehlikenin farkına varmış olacaklar ki, huysuzlanmaya ve bölgeyi terk etmeye başladılar.

 

Önceki hayatında tecrübe ettiği ölüm kalım mücadelelerinde, on saniyenin ne kadar uzun bir süre olduğunu öğrenmişti. On saniye içerisinde pek çok şey olabilirdi. Büyü hazırlanırken düşman tarafından sekteye uğratılabilirdi. Ayrıca bir Hırsız, on saniye içerisinde patlama yaşayarak elindeki bütün becerileri bir anda kullanabilir ve Büyücü gibi sınıfları anında öldürebilirdi. Ancak şu durumda on saniye kısa bir süreydi. Koboldlar tehlikeyi sezip harekete geçtiklerinde artık çok geçti. On saniye meradan çıkmaları için yeterli değildi.

 

Nie Yan, Koboldların en yoğun olduğu bölgeyi hedefledi.

 

Yıldırım Alevi!

 

Alev bulutları gökyüzünde katılaştıktan sonra bölgeye yağmur gibi alev yağdırmaya başladı.

 

Korkunç bir alev sağanağı!

 

Alev topları İğneli Koboldları vuruyor, kıvılcımlar etrafa saçılıyordu. Koboldların acı çığlıkları göğe ulaşmıştı.

 

Manzara, kıyamet senaryosu gibiydi. Alevler dalga dalga yağıyor, aşağıdaki İğneli Koboldları yere mıhlıyordu. Yaratıkların kafalarını kaldıracak halleri kalmamıştı.

 

Alev cehenneminin ortasında, her taraftan hasar değerleri fırlıyordu.

−200 −200 −200

 

Sayılardan Koboldlar görünmez olmuştu. Ne dehşet dolu bir manzaraydı!

 

Büyünün on beş saniye olan geçerlilik süresinde on alev dalgası yağdı. Bütün Koboldlar küle dönmüştü!

 

Büyünün yoğunlaştığı bölgede İğneli Koboldlar kaçmaya çalışırlarken, ölen yoldaşlarının üzerlerine basarak ilerlemeyi denemişler, ancak birkaç adım atıp kendileri de ölmüşlerdi. Sonuç olarak bedenleri dağ gibi üst üste yığılmıştı.

 

Sistem: Bir İğneli Kobold katlettiniz. Seviyenizin üzerinde bir yaratık öldürdüğünüz için %500 tecrübe kazandınız. 5.290 tecrübe puanı kazandınız.

 

Sistem: Bir İğneli Kobold katlettiniz. Seviyenizin üzerinde bir yaratık öldürdüğünüz için %500 tecrübe kazandınız. 5.290 tecrübe puanı kazandınız.

...

 

Bildirimler gelirken Nie Yan’ın tecrübe çubuğu da büyük bir hızla doluyordu. %58… %67… %83… Ve o neşeli ses duyuldu. Nie Yan Seviye 8’e ulaşmıştı.

 

Ancak henüz bitmemişti. Tecrübe çubuğu seviye atladıktan sonra da dolmaya devam ediyordu. %12… %56… %73…

 

Sistem: Bir İğneli Kobold (Lider) katlettiniz. Seviyenizin üzerinde bir yaratık öldürdüğünüz için %700 tecrübe kazandınız. 25.290 tecrübe puanı kazandınız.

 

Sistem: Bir İğneli Kobold (Lider) katlettiniz. Seviyenizin üzerinde bir yaratık öldürdüğünüz için %700 tecrübe kazandınız. 25.290 tecrübe puanı kazandınız.

...

 

Tecrübe çubuğu bir kez daha doldu. Vücudundan bir ışık yükselirken, kulaklarında o neşeli sesi yine duydu. Bir defa daha seviye atlayıp Seviye 9’a ulaşmıştı. Ancak hala tecrübe kazanmaya devam ediyordu. Tecrübe çubuğu %56’ya kadar dolduktan sonra daha da ilerlemedi.

 

Ne muazzam bir miktar!

 

Nie Yan bu Seviye 20’nin üzerindeki İğneli Koboldları öldürürken Seviye 7 olduğundan, tecrübe çarpanı da oldukça yüksekti. Haliyle normalde verdikleri tecrübeye ilave olarak en az beş kat daha fazla tecrübe vermişlerdi. İşte bu yüzden kazandığı tecrübe miktarı muazzam boyutlardaydı.

 

Nie Yan Seviye 7’den direkt olarak Seviye 9’a yükselmişti. Üstelik tecrübe çubuğunun yarıdan fazlası da dolmuştu. Miskin Tilki onun seviye atlama hızına şahit olsa küçük dilini yutardı!

 

Nie Yan heyecanını bastırıp Yıldırım Alevinin geride bıraktığı yıkıma baktı. Çok geçmeden büyünün kalıntıları dağılmıştı. En büyük hasar, şu anda karmaşa içerisinde olan merkez bölgesine verilmişti. Her yana Kobold cesetleri dağılmış, toprak kapkara olmuştu. Çok sayıda cesetten hafif parıltılar yükseliyordu. Bu parıltılar, öldüklerinde Koboldlardan düşen eşyaların parıltılarıydı.

 

Yıldırım Alevinin etki yarıçapı yirmi metreydi. Büyü menzilinin dışında kaldıkları için hayatta olan pek çok Kobold vardı. Ancak onlar da büyünün gücünden korkup çoktan dağılmışlardı.

 

Dolayısıyla düşen eşyaları güvenle toplayabilirdi.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23801 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42052 Bölüm Sayısı


creator
manga tr