Bölüm 44: Esrarlı Büyücü Alacakaranlık

avatar
3944 26

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 44: Esrarlı Büyücü Alacakaranlık


 

O zaman kimi çağıracağız?” Yao Yao’ya göre Nie Yan ve Parlak Kutsal Alev arasında husumet olsa dahi sınıf arkadaşının Nie Yan ile problem yaşaması mümkün değildi. Yani aralarındaki gerginliğin yatışması muhtemeldi. Belki de gelecekte Nie Yan’ı sınıf arkadaşıyla tanıştırıp, konuşmalarına öncülük edebilirdi. Ancak bu fikirlerini başka bir zamana saklıyordu.

 

Biraz düşündükten sonra Bai Kaishui kendi teklifini sundu. “Ben birini tanıyorum. Kutsal İmparatorluktan bir Esrarlı Büyücü. Adı Alacakaranlık. Büyü hasarı da 52. Gerçi bizimle zindana gelir mi bilmiyorum. O ve takımı Kara Alev Ormanı’nı çoktan temizledi ve şimdi Agmota Çamur Bataklıkları’na hazırlanıyorlar. Yani Ent Ormanı’na geri dönmeye gönlü olur mu emin değilim. Yine de bir arayayım.

 

Bir süre sonra Yu Lan sordu. “Bai Kaishui, nasıl gitti? Gelecek mi?

 

Kabul etti!” Bai Kaishui heyecanla yanıtladı. Olumlu bir cevap almayı o da beklemiyordu. Yalnızca birkaç defa mob avlarken grup kurmuşlardı. Alacakaranlık gelmeyi kabul etmekle Bai Kaishui’ye gerçekten güzel bir jest yapmıştı.

 

Harika! Şimdi tamı tamına 20 kişi olduk. Geldiğinde hemen yola çıkarız.” dedi Nie Yan. Gelen Kutsal İmparatorluktandı. Kendisini kanıtlamak için eline mükemmel bir fırsat geçmişti.

 

Ah! Kardeş Kaishui gerçekten saygın biri. Kutsal İmparatorluktan birini buraya getirebilecek kadar saygın…” Chen Bo övgüyle konuştu. Ardından Nie Yan ve Tang Yao’ya birer bakış attı. Zindandan alınlarının akıyla çıkarlarsa, bu ikisinin takımda kalıcı yer edinip edinemeyeceğini kestiremiyordu. Bu ikisini takımdan temelli uzaklaştıracak bir yol bulmaya ve kendisini destekleyecek yandaşlar aramaya çalışıyordu.

 

Olur mu öyle şey? Kendisi bana güzel bir jestte bulundu sadece.” Bai Kaishui çok neşeliydi. O bile kendisiyle gurur duyuyordu.

 

İşte bu insan gerçek bir uzman. Takımı Agmota Çamur Bataklıkları’na hazırlanıyor! Ent Ormanı’nı çoktan temizlemiş olmalı. Bence onu takım kaptanı yapmak çok daha akıllıca bir seçim olur.” Konuşan elbette Chen Bo idi.

 

Tang Yao artık öfkesini bastırmakta iyice zorlanır hale gelmişti. Nie Yan tutmasa çoktan Chen Bo’nun üzerine zebellah gibi çökmüştü.

 

Haklısın, Ent Ormanı’nı temizlediyse takım kaptanı olmasında bir sakınca yok.” Nie Yan duru bir tonla yanıtladı.

 

Vaay, demek yetersizliğini kabul ediyorsun? Daha erken kabul etseydin aptal aptal gösteriş yapmana da gerek kalmazdı!” Chen Bo’ya elini veren kolunu kaptırırdı. Edepten tamamen yoksun bir kişiliği vardı.

 

Chen Bo!” Yu Lan kaşlarını çatıp hoşnutsuz bir halde Chen Bo’ya seslendi. Davranışlarından iyice rahatsız olmaya başlamıştı.

 

Chen Bo da, Yu Lan’ın tepkisinden sonra birkaç kelime daha mırıldanıp sustu.

 

Kısa zaman sonra Tellak kasabası transfer noktası ışıldadı ve içeriden biri çıktı. Siyah renkli büyücü cübbesiyle bir Esrarlı Büyücüydü gelen. Yirmili yaşlarının sonlarında görünüyordu. Siyah cübbesinin üzerinde bazı kadim yazılar vardı. Bu kişiden gizemli ve asil bir aura yayılıyordu. Nie Yan gelen kişiyi göz ucuyla süzdü. Bakar bakmaz bu Esrarlı Büyücünün Kara Kış Seti giydiğini anladı. Şu anda Esrarlı Büyücüler için en üstün set buydu. Tang Yao’nun Ateş Çapkını Seti ile aynı değerdeydiler. Ancak Ateş Çapkını Seti Elementalistlere daha uygun iken, Kara Kış Seti Esrarlı Büyücülere daha uygundu. Bu yüzden Esrarlı Büyücüler tarafından Kara Kış Seti daha çok tercih edilirdi.

 

Merhaba, Kardeş Alacakaranlık. Uzun zaman oldu!” Bai Kaishui ileri çıkıp onu karşıladı.

 

Merhaba.” Alacakaranlık da ona doğru yürüyüp selamlaştı. Ardından kalabalığa hızlıca göz gezdirdi. “Merhaba arkadaşlar.” Bu kelimelerde kibrin izini görmek mümkündü.  O, Kutsal İmparatorluğun seçkin takımının bir üyesiydi. Kendi takımı ve Yu Lan’ın takımı arasında dağlar kadar fark vardı. Gelmişti, çünkü Bai Kaishui ile kısa süreli de olsa bir arkadaşlıkları olmuştu ve onun sağlam bir kişiliği vardı. Ayrıca takımı Agmota Çamur Bataklıkları’na hazırlandığı için boş zaman bulabilmişti. Bu iki faktör olmasa, böyle küçük bir takıma dönüp ikinci defa bakmazdı bile.

 

Takım kaptanımız Yu Lan ile tanış.

 

Alacakaranlık, Yu Lan’ı başıyla selamlayıp gülümsedi. “Takım kaptanınızın böyle bir güzel olmasını ummamıştım. Tanıştığıma memnun oldum.” Bu ilk tanışmalarıydı ve Yu Lan gibi bir güzelle tanıştıklarında herhangi bir kaba davranış sergilememişti. Zarafetten yoksun olmayan, görgülü bir beyefendiydi.

 

Yu Lan da hafifçe başını salladı. “Ben de memnun oldum.” Bu Alacakaranlık gerçek bir uzman havasındaydı.

 

Chen Bo hemen Bai Kaishui’nin yanına geldi. Bia Kaishui’nin bir uzmanı tanımakta kendisine yardımcı olabileceğini düşünüyordu. Ancak Alacakaranlık grubun arkalarındaki Nie Yan’ı gördüğünde gözlerin çanaklarından fırlayacak gibi oldu. Hemen yanına gidip Nie Yan’ı selamladı.

 

Kardeş Nie Yan’ı böyle bir yerde görmeyi beklemiyordum!” Alacakaranlık hala şaşkınlığını üzerinden atamamıştı.

 

Tanışıyor muyuz?” Nie Yan karşısındaki kişinin kim olduğunu hatırlamaya çalışıyordu. Ve sonunda aklına geldi. Link kasabasında, Miskin Tilki’nin yanında duran kişilerdendi bu.

 

Beni tanımıyorsun ama ben seni tanıyorum! O gün lonca liderimiz seni Agmota Çamur Bataklıkları’na davet ettiğinde tam arkasında duruyordum. Kardeş Nie Yan gerçekten çok yetenekli. Hızlı Kesik’e en kritik anda öyle bir çelme takıp onu düşürmeyi başarmak kolay değil!” Alacakaranlık olayı hatırlayınca heyecanlanmıştı.

 

Etraftakiler Alacakaranlığın sözlerinden sonra Nie Yan’a döndüler. Nasıl bir arkası olduğunu merak ediyorlardı. Kutsal İmparatorluğun liderini bile tanıyordu! Hızlı Kesik ise Kara Katliamın lonca lideriydi. Nie Yan’ın münasebeti olan insanların hepsi yüksek nüfuz sahibi kişilerdi.

 

Kardeş Nie Yan’ı tanıyor musun?” Bai Kaishui de beklemiyordu bunu.

 

Sadece ben değil, bütün lonca tanıyor. Kardeş Nie Yan şu anda lonca üyelerimiz arasında oldukça meşhur. Lonca liderimiz onu Agmota Çamur Bataklıkları’na davet ettiğinde bütün Hırsız eşyalarında ilk seçim hakkına sahip olmak gibi uçuk bir talepte bulunmuştu. Loncamızda hiç kimse liderle böyle konuşmaya cesaret edemezdi. Ancak lonca lideri Kardeş Nie Yan’ın taleplerini kabul etti!” Alacakaranlık açık sözlü biriydi. Nie Yan’a olan hayranlığını da gizlemeye çalışmamıştı.

 

Takımdakiler şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Miskin Tilki kimdi? Kutsal İmparatorluğun bütün oyuncu kitlesi arasında meşhur olmuş lonca lideriydi. Ve Nie Yan, Miskin Tilki’nin Agmota Çamur Bataklıkları davetini kabul etmeden önce ona bazı şartlar koşmuştu. Bu Miskin Tilki’nin, Nie Yan’la arasını iyi tutmaya çalıştığını göstermez miydi?

 

Kutsal İmparatorluğun lideri olan kişinin yanlış bir değerlendirmede bulunması mümkün müydü?

 

Bu mantığa dayanarak, Nie Yan çoğu seçkin takımın davetini yalvarsalar bile dinlemeyecek kadar üstün, tanrı gibi biri olmalıydı. Eğer mesele buysa kendilerinden Ent Ormanı için istediği şeyler çok hafif kalıyordu.

 

Bir Kutsal İmparatorluk üyesi olan Alacakaranlık’ın sözlerinin yalan olması düşük bir ihtimaldi.

 

Yao Yao, anlaşılan bize saygın bir uzman getirmişsin.” Yu Lan şakaya karışık Yao Yao’ya takıldı.

 

Yao Yao’nun yüzünde, hissettiği gururdan kaynaklı güller açmıştı.

 

Chen Bo, Nie Yan’ın böylesi bir kişi olduğunu tahmin edememişti. O an anladı ki, Nie Yan ile kendisinin çok farklı konumları vardı. Pörsümüş bir patlıcan gibi kenara çekildi. Öyle öfkeliydi ki aklına hain bir plan geldi. Nie Yan’a, karşısına çıkmasının bedelini çok ağır ödetecekti.

 

Grubun Nie Yan’a bakan gözleri parlıyordu. Her biri Nie Yan’ın nasıl biri olduğunu tahmin etmeye uğraşıyordu.

 

Aralarında en mutlu kişi ise şüphesiz Tang Yao idi. Nie Yan’ı dirseğiyle dürterek “Fena değil! Kendini iyi gizledin. Ne ara Kutsal İmparatorluğun lonca lideriyle tanıştın?” dedi.

 

Dün.” Nie Yan hala sakindi. Saygınlığı başkaları tarafından verilmemişti. Aksine, kendisi kazanmıştı. Zaten Miskin Tilki kendisine ne kadar değer verirse versin, yeteneği olmasa o değer bile bir işe yaramazdı.

 

Şu anki mesele Ent Ormanı’ydı. Onun dışındaki her düşünceyi bir kenara itti.

 

Hiçbir seçkin takımın denemeye cüret edemediği bir zorluk derecesini deneyecekti: Uzman!

 

Herkes burada olduğuna göre artık gidebiliriz.” dedi ve kasaba çıkışına doğru yürümeye başladı.

 

Alacakaranlık merakla sordu. “Kardeş Nie Yan, neden hala Ent Ormanı’nı temizlemekle uğraşıyorsun?” Doğal olarak, Nie Yan’ın böyle düşük seviyeli bir zindanda neden zaman kaybettiği sorusuna cevap bulamamıştı.

 

Ent Kralından düşecek Tüy Düşüşü Mücevherini istiyorum. Ayrıca buradan bazı güzel Hırsız eşyaları düşüyor. Belki birkaç tanesini düşürebilirim.” Her halükarda, zindana vardıklarında bütün takım Nie Yan’ın ne düşündüğünü anlayacaktı. Yani saklamasının âlemi yoktu. Ayrıca Alacakaranlık hakkında izlenimi de oldukça iyiydi.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 29017 Üye Sayısı
  • 275 Seri Sayısı
  • 39687 Bölüm Sayısı


creator
manga tr