58. Bölüm : Vampir Efsaneleri

avatar
1409 36

My Vampire System - 58. Bölüm : Vampir Efsaneleri


Çevirmen : Clumsy



Yaptıkları deneyleri sonlandırmaları sonrası Layla, yanında getirdiği birkaç şeyi daha denemeye hevesliydi.

 

"Gerçekten böyle bir konuda endişelenmeme gerek var mı?" dedi Quinn, bir diş sarımsağı eline alarak.

 

"Pek sayılmaz, dürüst olmak gerekirse yalnızca her şeyi denemek istedim, sarımsak da her zaman bir numaralı Vampir kovucu olarak görülür. Hem onu bu şekilde tutabiliyor olman zarar vermeyeceğini düşündürüyor."

 

Quinn gözlerini sarımsağa dikti ve emin olmak adına İnceleme yeteneğini kullanmaya karar verdi. Kendisine zarar verecek bir şey olduğu sürece sistemin bu tarz temel bir bilgiyi vereceğinden emindi.

 

"İncele."

 

<Bir diş sarımsak. Yoğunlaşan duyularınız nedeniyle tadı çok kötü gelebilir. Tüketmek güvenli>

 

İyi haber şuydu ki sistem sarımsağın zehirli olmadığı bilgisini vermişti, bu da diğer şeylerle birlikte tüketebileceği anlamına geliyordu. Kötü haberse Layla şüphelenmesin diye sarımsağı yemek zorunda olmasıydı.

 

Böylece küçük bir parçayı kırarak ağzına attı. Tadı aşırı güçlüydü, verdiği hisse köpek boku yemekten farksızdı. Tabii böyle bir şeyin tadına bakmış değildi ama hayal etmesi gerekseydi böyle söylerdi.

 

Quinn, ağzındaki tattan kurtulmak için anında yere tükürdü.

 

"Ehh, hiç değilse iyi görünüyorsun." Layla.

 

Açıkçası Quinn, İnceleme yeteneğinden önce de bu sonuçtan şüpheleniyordu. Evriminden bu yana yemeklerin tadı bir nebze değişmişti. Dondurma, pasta ve meyve gibi tatlı şeyler artık yavan geliyordu.

 

Hala tadından hoşlandığı tek şey, etti. Bununla birlikte artık her şeyi birazcık daha tuzlu buluyordu ve buna sebzeler de dahildi. Tabii tadı çarpıcı halde değişen bir şey de vardı ve o şey kandı; o güne dek tattığı her şeyden daha hoş geliyordu ve karamel kadar tatlıydı.

 

Kanı düşünmek bile tekrar içme isteği uyandırıyordu ama hala kendisini kontrol edebilecek durumdaydı. İnsanın çikolatayı düşünmesi gibiydi, bir anda canınız istese de aslında yemeye ihtiyacınız olmazdı.

 

Quinn, Layla’nın getirdiği diğer şeylere dokunmadan önce her biri üzerinde İnceleme yeteneği kullanmayı ihmal etmedi. Birinci sırada metal haç vardı.

 

"Hiçbir etkisi olmayan dini bir sembol." dedi sistem.

 

Sonra zincir geldi.

 

"Yüzde 92 gümüşten oluşan bir zincir. Bu nesneyi kullanmak doğru bir moda tercihi olabilir."

 

İkisinde de herhangi bir uyarı yoktu. Böylece Quinn, hiçbir endişesi olmadan haç ve zinciri eline aldı. Daha faydalı ve isabetli hale geldiği için sisteme olan güveni giderek artıyordu.

 

"Ee, bunların arkasındaki hikaye nedir?" dedi Quinn. "Haçı anlıyor gibiyim ama gümüşün olayı ne, kurt adamlar için değil miydi?"

 

O anda Layla’nın gözleri ışıldamaya başladı.

 

"Sormana sevindim, Vampirlerle ilgili bilgiler o kadar eskiye dayanır ki Yunan mitolojisinde bile Vampirleri konu alan masallar olduğunu düşünebilirsin. İlk Vampirin Tanrı Apollo tarafından güneş ışığı altında yanmakla lanetlendiği, Artemis yayına dokunmaya çalıştığındaysa gümüşten etkilenecek şekilde yeni bir lanete maruz kaldığı söylenir." diye açıkladı Layla. "Tabii ki başka sebepler de var ama bunlar en eskileri. Bir de haç var, Vampirler oldum olası Şeytanın işçileri olarak görülürler, yaşamak için kan emmesi gereken yaratıklar ve elbette ki kötülüğün savaşçılarıdırlar ve haç da Tanrının sembolüdür."

 

Layla, bu açıklama sonrası iki öğeyi de Quinn’in elinden alarak çantasına yerleştirdi.

 

"Ama şimdi sana bakınca tüm bunların saçmalık olduğunu açıkça görebiliyorum." diyen Layla, tüm bunlar yüzünden birazcık hayal kırıklığına uğramış gibiydi. "Sahip olduğun tek Vampir zayıflığı güneş ışığıymış gibi görünüyor, gerçi bunun da epey büyük bir zayıflık olduğunu kabul etmek zorundayım. Peki yaşlanmıyormuşsun gibi geliyor mu?"

 

"Ne?" dedi kafası karışan Quinn. "Nereden bileyim ya, daha sadece birkaç gün oldu. Yani kendimi daha yaşlı hissetmiyorum ama bunu hayatımın geri kalanı için de söyleyebilirim, insan farkına bile varmadan yaşlanıyor sonuçta."

 

O anda aklına korkunç bir düşünce geldi, ya bundan böyle yaşlanmayacağı doğruysa, bu hep aynı görünümde kalacağı anlamına mı geliyordu? Hayatı boyunca ergen bir oğlan gibi mi görünecekti?

 

Deneylerin sona erişiyle ikilinin yurda dönme zamanı gelmişti. Quinn, Peter ve Vorden kendisiyle takılmak ve akşamın geri kalanında bir şeyler yapmak ister mi diye sormak için hızlıca odaya geçti.

 

Ama odaya girdiğinde ne Vorden ne de Peter’dan eser vardı. Vorden hakkında pek bir endişesi yoktu, yakın zamanda ikinci sınıflarla başı derde girmiş olsa da son vukuat sonrasında ondan uzak duruyorlardı.

 

Quinn’i asıl endişelendiren Peter’dı. Peter’ın bu yeni arkadaşlarının gerçekten de arkadaşları olmadığı hissini silkinip atamıyor ve ne yapacağını merak ediyordu.

 

En sonunda uyumaya ve ertesi güne dek beklemeye karar verdi.

 

****

 

Uyanan Quinn, iki arkadaşının da gece vakti odaya dönmeyi başarmış olduğunu görerek sevindi. Bir kez olsun gidip birlikte yiyelim diyen üçlü grup, uzun zaman sonra kantine gidip kahvaltı yaparak önceki gün yaşananlar üzerine sohbet etti.

 

Kahvaltı bittikten sonraysa ana derslerinin vakti geldi. Pazartesi sabahları öğretmenleri Del’in sabah dersine katılmaları gerekiyordu. Bu ders teoriye dayalıydı, insan ırkının tarihiyle veya olacaklarla ilgili bilgilendirmelerle geçiyordu.

 

Üçü her zamanki gibi arka tarafa yerleşirken Layla da yanında Erin’le öne geçti. Ve öğrenciler sabırla beklerken Del nihayet göründü.

 

"Evet sınıf, sizlere önemli bir duyurum olacak. İlk Portal gezinizin hazırlıkları tamamlandı. Artık siz gençlerin Evreni biraz daha keşfetme zamanı geldi."

 

#Ooo portal gezisi zamanı! Acaba bir sonraki bölüm hemen kalkıp gidecekler mi yoksa yalnızca haber mi veriliyor? Her halükarda bol güneşli gezegenimiz ve taze vampirimizle ilginç bir serüven olacağı kesin. O zaman Del’in anlatacaklarını dinlemek için sıradaki bölümü bekleyeceğiz, yarın tekrar görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31674 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42630 Bölüm Sayısı


creator
manga tr