Bölüm 290: Tabut Köyü

avatar
333 9

My House of Horrors - Bölüm 290: Tabut Köyü


Bölüm 290: Tabut Köyü

Çeviri: RassNt  


Örümcek ağı tarafından şekillenen bir dizi kelime vardı ama garip şekilde yaşlı adam bakmak için döndüğünde kelimeler kana çözüldü ve dağıldı.


"Jiang Ling'in ablasının cesedini arıyordun; bunun sebebi ona karşı yanlış bir şey yapmış olman mı?" Chen Ge, yaşlı adamın sesindeki suçluluk ve kendine kızma duygusunu hissetmişti.


"Önce içeri geçelim." Yaşlı adam lambayı kapıya astı. Adam yıllardır sakladığı sırrı keşfedildiği için dağılmıştı. Chen Ge onunla birlikte ikinci ahşap kulübeye doğru yürüdü. Yaşlı adam orada uzunca bir iç geçirdi. "Aslında o çifti zehirleyen katilin kim olduğunu biliyorum."


"Öyle mi?" Chen Ge elinde çekiçle kapıda durdu ve içeri girmedi.


"Bir tahminim var." Yaşlı adam ahşap yatağı kaldırdı ve onun altında saklı bir tabut vardı. Normal bir tabuttan daha küçüktü ve simsiyahtı.


"Yatağın altında bir tabut mu var?" Chen Ge şaşırdı.


"Bu tabut Zhu ailesinin büyük kızı için hazırlandı." Yaşlı adam tabutun kapağını açtı ve içinden tamamlanmamış bir plaka çıkardı. Üzerinde bir isim yazıyordu—Zhu Xinrou.



"Bu tabutu neden onun için hazırladın? Onun ortadan kayboluşuyla alakan var mı?"


"Hikaye uzunca bir süre önce başladı." Yaşlı adam dalgın bir şekilde elindeki plakaya baktı. "Ben çocukken ailemden Jiujiang dağlarının derinliklerinde bir Tabut Köyü olduğunu duydum. Oradaki köylüler yabancılarla asla iletişim kurmazmış ve köylülerin hepsi garip yetişkinlermiş. Her evde hazır duran bir tabut bulundurmak gibi garip adetleri varmış ve kimse bunun ne için olduğunu bilmiyormuş."


Chen Ge yaşlı adamın ilk söylediklerine anlam verebilmişti. Köylüler dışarıyla iletişim içinde olmadıklarından bu onların akraba evliliği yapmalarına neden olacaktı ve anormal büyüme görülme durumu sık yaşanacaktı. Fakat yaşlı adamın daha sonra söyledikleri Chen Ge'nin kafasını karıştırmıştı.


Her ailenin evinde tabut bulundurmasının arkasındaki sebep ne? Bir eve tabut koymak çok şanssızlık verici bir şey.


Chen Ge kapıyı kapattı ve yumuşak bir sesle sordu, "Bay Bai, köy bugün hala duruyor mu?"


"İlk başta o köyün sadece bir söylenti olduğunu düşündüm. Ne de olsa daha önce orayı gören kimse yoktu ama bir gün yanıldığımızı anladım." Yaşlı adam plakayı koydu ve bir şey aramak için tabuta uzandı. "On yıl kadar önce Tabut Köyü'nde bir trajedi yaşandı ve birkaç aile kaçmayı başardı.


"Kaçan aileler normal görünmeyi başardılar ve söylentilerdeki garip adetlerini takip etmeyi bırakarak dağın eteğindeki Bai Aile Köyü'ne kabul edildiler. Fakat istisnasız olarak aynı yıl içinde Bai Aile Köyü de bir salgın hastalıkla boğuştu." Yaşlı adamın sesi pişmanlıkla doluydu. Anlaşılan köylülerin bazıları o insanları aralarına almaya gönüllü değilken birçoğu onları kabul etmişti.


"Birkaç aile dağların içinden salgın hastalık mı getirdi?"


"Kim bilebilir? Gücü kalanlar sonradan başka yere göç ettiler ve köy tamamen terk edilmiş hale geldi. Fakat Tabut Köyü'nden gelen aileler kaldılar ve orada köklerini genişlettiler. Hatta daha sonra köyün ismini de değiştirdiler ve orası bugün Lin Guan Köyü olarak bilinen yer." Bay Bai en sonunda aradığı şeyi buldu. Bu siyah bir elbiseydi.


"Bu ceket Zhu ailesinin büyük kızı için yapıldı. Dışarıda ölenlerin tabutun içine taşınırken siyah giymesi gerekiyordu, bu yolla kan çok belirgin olmayacaktı."


Yaşlı adamın tuttuğu elbisede garip bir şey vardı. Sırt kısmında normal bir kolun çeyreği büyüklükte dört kol vardı.


"Bu giysinin ne kadar garip olduğunun farkındasın değil mi? Ama Zhu ailesinin büyük kızı böyle görünüyordu." Yaşlı adamın sesi giderek azaldı. Chen Ge onun sesindeki acıyı duyabiliyordu. "Çocuğun ailesi, Tabut Köyünden kaçan ailelerden biriydi. Annesi kaçış sırasında onu karnında taşıyordu, yani diğer bir deyişle çocuk Tabut Köyü'nün son ‘tohumu’ idi." 


"Bu seviye bir anormallik sadece akraba evliliği ile açıklanamaz; Tabut Köyü'nden çok yanlış bir şeyler olmalı!"


Chen Ge cevabın bu olacağını beklemiyordu. Siyah cekete baktığında Zhu Xinrou'nun nasıl göründüğünü hayal etti.


"Tabut Köyü'nün yüzleştiği problemi bilmiyorum ama tek bildiğim çocuğun zor bir hayat yaşadığı. Ebeveynleri onu diğer köylülerin görmesinden korktular, o yüzden o küçükken kavurucu sıcaklarda bile onu kat kat elbiseyle sardılar.


"Fakat kız büyüdüğünde sır da kaçınılmaz bir şekilde ifşa olacaktı. Bu yüzden ebeveynleri çocuğu evlerine kilitlemeye karar verdiler, böylece onun ayrılmasını engelleyeceklerdi."


Yaşlı adam giysiyi kayladı ve tabutun kapağına yerleştirdi. Kısa süre sonra giysi amacına uygun şekilde kullanılacaktı.


"Daha sonra ne oldu?"


"En sonunda köylüler yine de Zhu ailesinin büyük kızını keşfettiler ve şaşırdığım nokta ise Tabut Köyü'nden kaçan diğer aileler onlara yardım etmek yerine zavallı çocuğu öldürmeye bile niyetlendiler.


"Bir isyan çıkmaya yakındı. En sonunda kalabalığı sakinleştiren yine Bai Aile Köyü insanları oldu. Aileyi köyden sürmeye karar verdiler. Zhu ailesinin babası tabutçuydu, o yüzden marangozluk sanatında iyiydi. Köyden ayrıldıktan sonra ailesini bu şeftali tarlasına getirdi ve burada sakince izole bir hayat yaşadılar.


"Hayat olağan akışında devam etti ve köyde, sürülen o ailenin ikinci bir kız çocuğu dünyaya getirdiği söylentisi yayıldı.


"Tam herkes onlar hakkında duyacakları son şeyin bu olacağını düşünürken çift köye gelerek büyük kızlarının kayıp olduğu konusunda herkesi uyardı. Evet, doğru duydun. Kızlarını arama konusunda yardım istemeye değil daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarmak için geldiler.


"Birkaç gün sonra büyük kız dağda bulundu ve ebeveynleri onu eve sürükleyerek ağır şekilde cezalandırdılar. Onu bağladılar ve dövdüler.


"Her birkaç ayda bir kız kaçıyordu ve her seferinde bulunduktan sonra cezalandırılıyordu.


"Daha derinde bulunan kulübe onun kilitlendiği yerdi. Onu cezalandırmak için babası özel bir icat bile yaptı.


"Büyük kız köylülerden canavar muamelesi gördü ve ebeveynleri onun doğmasını hiç istememiş gibiydi. Sadece küçük kardeşi ona karşı iyiydi ve ona ailesi gibi davranıyordu.


"Küçük kızda da bir anormallik vardı ama ablası kadar bariz değildi ve ayrıca o kibar ve tatlıydı. İyi sevgi görmüş bir çocuktu." Yaşlı adam iç geçirdi. "Benim arazim bu şeftali tarlasına komşu olduğu için küçük kız ile birçok kez etkileşim kurdum. Yabancıların yanında hiç utangaç değildi ve hemen arkadaş olduk.


"Bir gün tarlamda çalışırken kız ağlayarak yanıma geldi ve ablasını kurtarmamı istedi. Ailesinin durumunu bildiğim için onu görmezden geldim..."


Bu noktada kelimeler yaşlı adamın boğazına takıldı ve konuşmakta güçlük çekti. Puslu gözleri tabutun üzerindeki siyah cekete döndü ve ellerini birbirine kenetledi. "Bir canavar gibi davranılsa da ona yardım etmeliydim. Kız ağlayarak gitti. Endişe içimi yavaş yavaş kemirmeye devam etti ve en sonunda göz atmak için tarlaya geldim.


"Büyük kızı dördüncü kulübede gördüm ve bu onu son görüşümdü. Vücudu ahşap alete zincirlenmişti ve kolları iplerle bağlanmıştı. Vücudunda birçok yara vardı ve ölüyor gibiydi.


"Neler yaşadığını hayal bile edemedim. Onu kurtarmam için yalvardı ama çok korktuğum için aceleyle kaçtım.


"Günler sonra nihayet geri dönecek cesareti topladım ama çift bana büyük kızlarının yine kaçtığını söyledi."






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19295 Üye Sayısı
  • 807 Seri Sayısı
  • 39062 Bölüm Sayısı


creator
manga tr