Bölüm 288: Arkadaşlar?

avatar
391 10

My House of Horrors - Bölüm 288: Arkadaşlar?


Bölüm 288: Arkadaşlar?

Çeviri: RassNt  


Ahşap kulübe tamamen sessizdi. Chen Ge kapıda on saniye kadar durduktan sonra teypten Xu Yin'in bastırılmış sesi geldi. "Çok acı verici..."


Yaşlı adam muhtemelen henüz uyumamıştı çünkü Xu Yin konuştuğunda kulübede bir gürültü oldu. Yaşlı adam sesin dışarıdan geldiğini duydu ama bakmak için dışarı çıkmadı. Bunun yerine kafasını yatağına daha da fazla gömdü.


Çok korkuyor olmalı.


İkinci ahşap kulübenin kilidi de dışarıdaydı. Chen Ge kilitle oynadı ama kapı bir santim kadar aralandıktan sonra bir şey açılmasını engelledi. Chen Ge açıklıktan baktı ve ikinci kulübenin daha fazla eşya ile dolu olduğunu gördü. Bir tane ahşap yatak, ahşap masa, sandalye ve kapısız bir dolap vardı. Dolabın içinde birçok kez yıkanmış elbiseler vardı.


Görünüşe göre uzun zamandır burada yaşıyor.


Chen Ge anlayamamıştı. Yaşlı adam bariz şekilde korku içindeydi, o zaman neden cinayet mahallinde yaşıyordu? Daha da garip olan ise gece vakti neden şeftali bahçesini kazıyordu? Henüz yaşlı adamdan bir açıklama isteme aşamasına gelmemişti. Chen Ge sessizce geri döndü ve üçüncü ahşap kulübeye gitti.


Gökyüzünde ne ay ne de yıldız vardı ve yağmur yüzünden hava daha da karanlıktı. Chen Ge fenerini açmadı ama Yin Yang Görüşü onun karanlıkta net bir şekilde görebilmesini sağlıyordu. Kısa süre sonra üçüncü kulübeye vardı. Bu kulübe en büyük olandı. Kapıda paslı bir kilit vardı. Chen Ge kapıyı hafifçe itti ve şaşırtıcı şekilde kilit sadece dekorasyondu.


Kapı gıcırdayarak açıldı ve üçüncü kulübenin kapısı hem içeriden hem de dışarıdan kilitlenebiliyor olması yüzünden diğerlerinden farklıydı. Chen Ge bu anormallik karşısında kafası karıştı.


Normal bir köy evinde iki tarafta da kilit olurdu. İçeride bir kilit olmasa da kapı damağı olmalıydı ki içerideki kişi eğer biraz mahremiyete ihtiyaç duyarsa kapıyı kilitleyebilirdi. Fakat ilk iki kulübede bu durum yoktu. Kapının içi tamamen boştu.


Sanki ilk iki ahşap kulübe hayvan kafesi gibi, dışarıda kilit olması içerideki hayvanların kaçmasını önlemek için.


Chen Ge üçüncü ahşap kulübeye girdi. İçerisi iki odaya ayrılmıştı. İç odada büyük ahşap bir yatak vardı ve dış odada ahşap bir masayla basit bir fırın vardı.


Burası Jiang Ling'in ebeveynlerinin öldüğü ev olmalı.


Chen Ge huzursuzluk hissetmedi, belki de buna alışmıştı. İçeriyi araştırdı ve duvarlarda birçok kenevir ipi olduğunu gördü ve yatağın altında marangoz alet seti buldu.


Toz tabakası kalın, yani alet kutusuna uzun süredir dokunulmamış. Muhtemelen kurbanlara ait. Chen Ge kutuyu yerine koydu ve ahşap kulübeye baktı. Jiang Liang'ın babası muhtemelen marangozdu. Bu kulübeleri kendisi mi yaptı? Yani ilk iki kulübenin kapıları bilerek mi öyle tasarlandı?


Chen Ge üçüncü kulübeden çıktı ve sonuncuya doğru gitti. Kulübe, tarlanın en derinlerindeydi. Diğer üçünden ayrılmış gibiydi ve en az on metre uzaktaydı. Chen Ge çamurlu yolda yürüdükten sonra dördüncü kulübeye vardı. Kapıda iki kilit vardı, birisi paslı diğeri yeniydi.


Yeni kilidi yaşlı adam yapmış olmalı. Bu kulübede ne tür bir gizem yatıyor?


Chen Ge kulübenin etrafında dolandı ama kulübenin penceresi olmadığını gördü. Tamamen kapalıydı. Kapının açıklığına yaslandı ve odanın içine baktı. Duvarlarda birçok çivi vardı ve onlara kenevir ipleri asılmıştı. Köşeler örümcek ağlarıyla doluydu.


Odanın ortasında ortaçağdan kalma işkence aletine benzer bir aygıt vardı. Birkaç ahşap parçadan oluşuyordu ve kişiyi hareketsiz kılmak için yapılmış gibiydi.


"Çok acı verici..." Xu Yin'in sesi teypten yükseldi. Daha önceki sese kıyasla bu sefer sanki Chen Ge'yi uyarmak için gelmiş gibiydi.


Bu tuhaf. Dördüncü kulübede masa ya da yatak bile yok; buranın amacı ne?


Chen Ge çekicini çıkardı ve bir anlık tereddütten sonra ahşap kapıyı kırmamaya karar verdi.


Aceleci davranmamalıyım; bu kötü bir izlenim bırakabilir.


Yağmur yağmaya devam ediyordu ve ara sıra gökyüzü şimşeklerle aydınlanıyordu. Chen Ge hiçbir şey bulamadı. Kendi kulübesine geri döndü. Yataktan başka hiçbir şey yok. Kapıyı içeriden engellemek bile zor.


Gece içeri birinin girmesinden endişe ederek yatağı kapının önüne çekti. Sanırım tek yapabileceğim bu.


Chen Ge elinde Xiaoxiao ile birlikte yatağa kıvrıldı ama gözleri kulübenin küçük penceresindeydi. Pencere bir basket topu büyüklüğündeydi. Ahşap kulübe adeta bir hapishane hissi veriyordu. En kötü ihtimalle güneş doğduktan sonra yaşlı adamdan bir açıklama isteyebilirim.


Pencerenin dışına bakınca yağmurun şiddetini artırdığı belliydi. Rüzgar dalları hışırdatıyordu ve onların gölgesi adeta pencereden içeri giren küçük ellere benziyordu. Chen Ge telefonuyla oynarken saat iki civarında bir kapı açılma sesi duydu. Sesin geldiği kapı üçüncü kulübenin kapısıydı.


Yaşlı adam odasından çıkmadı ve başka birisi kapı açtı. Sanırım onun korktuğu şey sonunda geldi!


Chen Ge derin bir nefes aldı ve örümcek ağlarıyla kaplı örtüleri aldı. Kirli olmasını önemsemeden onları üstüne örttü ve dışarıda sadece gözleri kaldı. Gözlerini pencerede tutmaya devam etti.


Yağmur devam etti ve dışarıda bir şeyin hareket etme sesi duyuldu. Ayak sesleri sanki bir kalabalık bir yere gidiyormuş gibi aceleci ve düzensizdi. Geliyor!


Yan ahşap kapıdan çizik sesleri geldi; sanki birçok el ahşap kapıyı tırmalıyordu. Bu durum bir dakika sürdü ve Chen Ge aniden yaşlı adamın kulübesinden bir kadın sesinin geldiğini duydu. "Kurtar beni, kurtar beni."


Kadın ağlıyordu ve sesine bakınca genç birine benziyordu.


Yaşlı adamın korktuğu şey bu mu?


Chen Ge'nin zihni alt üst oldu. Yaşlı adam belli ki kadının ortaya çıkacağını biliyordu ve kulübesinde uyuyor numarası yaparak hiçbir şekilde cevap vermedi. Ses yaklaşık on dakika sürdükten sonra kayboldu. Düzensiz ayak sesleri tekrar başladı ama bu sefer Chen Ge'nin kulübesine doğru geliyorlardı.


Kapının dışında tırmalama sesleri başladı. Diğer taraf sanki bir şey fark etmiş gibi giderek şiddeti artırarak kapının sallanmaya başlamasına neden oldular. Örtünün içine kıvrılmış olan Chen Ge yatağı kapıya dayadığı için memnundu.


Ahşap kapı açılamaz durumdaydı ve canavar çılgınca tırmaladı. Saniyeler sonra kadın ağlama sesi başladı. "Kurtar beni, kurtar beni, kurtar beni!"


Kapı sallanmaya devam etti. Chen Ge çekicini almak için sırt çantasına uzandı. Yüzleşme için hazırlandı ama ses sadece birkaç saniye sürdükten sonra tırmalama sesleriyle birlikte ortadan kayboldu.


Ayak sesi duymadım; henüz gitmedi! Ne kurnaz bir yaratık.


Chen Ge örtülerin içinde kalmaya devam etti. Neler olduğuna bakmak için kafasını çıkarmak istedi ama bakışları pencereye doğru kaydığında nefesi kesildi.


Pencerenin dışında bir kadın kafası asılı duruyordu. Gözleri tamamen beyazdı ve dudaklarından sarkan kan kırmızısı örümcek ağı siyah saçlarıyla dolaşmıştı.


"Kurtar beni, kurtar beni!"


Kadının dudakları açıldı ve kan kırmızısı örümcek ağı kulübenin içine süzüldü. Sayısız el pencerenin kenarına tutundu.


Chen Ge çekicini kavradıktan sonra sırt çantasını bir kenara attı. Kadına baktı ve kendi isteğiyle ona doğru yürüdü!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19294 Üye Sayısı
  • 807 Seri Sayısı
  • 39062 Bölüm Sayısı


creator
manga tr