Bölüm 223: O Hastalardan Biri Olmalı!

avatar
432 0

My House of Horrors - Bölüm 223: O Hastalardan Biri Olmalı!


Bölüm 223: O Hastalardan Biri Olmalı!

Çeviri: RassNt  


"Senin derdin ne?" Terler içinde kalmış olan Xiao Du'ya bakan Su Luoluo da gerilmeye başladı.


"Gerçeği söyleyeceğim ama korkma." Xiao Du Su Luoluo'nun yanına yanaştı. "Buranın gerçekten lanetli olduğundan şüpheleniyorum."


"Beni korkutmaya çalışma." Su Luoluo daha önce birçok korku evi gezmişti ama Patron Chen'in yeri gibisini hiç görmemişti. Burası labirent gibiydi ve tamamen ziyaretçilerin keşfine açıktı.


"Bay Han'ın önceki bütün tahminleri yanlış. Mankenlerin arasında saklanan çalışan yok! Hepsi kendi kendine hareket ediyor!" Xiao Du ellerini sertçe sıkarak eklemlerinin kütürdemesine neden oldu. "Bay Han'a güvenemeyiz. Bunu patrona ve Kardeş Song'a söylemem lazım."


"Onlar çok önceden gittiler... bekle, çok hızlı koşma!" Xiao Du ileri doğru fırlayarak Su Luoluo'yu arkasında bıraktı. Kız onun peşinden koşmak ya da Ye Xiaoxin ile birlikte Bay Han'ı beklemek arasında kaldı.


"Lanetli bir korku evi mi? Mankenler kendi kendine mi hareket ediyor?" Ye Xiaoxin bu iki cümleyi defterine ekledi. "Diğer korku evinin profesyonel oyuncuları bile korktu. Bu korku evinde cidden iş var."


Yüksek bir puan verdi. "Uzun süredir böyle yüksek kalitede bir korku eviyle karşılaşmamıştım, bu gün eğlenceli olacak."


"Oğlan yalan söylemiyor gibiydi, "Su Luoluo ona hatırlattı. "Biz de gidelim. Birlikte kalmamız daha iyi olacak."


"Benim düşünceme göre korku evleri büyüden farksızdır. Ziyaretçileri şaşırtmak için psikolojik hilelere ve illüzyonlara başvururlar. İllüzyon ne kadar gerçekçiyse başarı oranı o kadar yüksek olur." Ye Xiaoxin ceketini çıkardı ve beline bağladı. Tembelce gerindi ve şehvetli vücudu nedense orada bulunan tek izleyicinin canını sıktı. "Bu anlamda Batı Jiujiang'ın Korku Evi kesinlikle başarılı."


"O zaman sen burada kal, ben gidip diğerlerine katılacağım."


Az sayıda ziyaretçi böylece ayrılmış oldu. Hiçbiri de duvarlardaki kanlı harflerin sanki kan duvardan dışarı sızmaya çalışıyormuş gibi derinleştiğini fark etmemişti.



"Patron onu savunmayı bırak. Han Quiming yetenekli biri evet, fakat bizi böyle aşağılamasına izin verecek değiliz!" Song An Guo Miao'nun yerine öfkelenmişti. "Evet tasarımları o yapıyor ama seti kurarken hepimiz katkı veriyoruz. Hatta yapım aşamasında o nadiren yardım ediyor, yani bunda gurur duyacak ne var?"


"Sakinleş, dediklerini anlıyorum ama sabırlı olmalısın. Ne de olsa o sponsorumuz tarafından davet edilen tasarımcı." Guo Miao birçok şeyi hafife alacak kadar deneyimliydi. "Korku evlerinin sonu geliyor ve hepimiz iş bulmaya çalışıyoruz. Aramızda kavga etmenin anlamı yok."


"Ama onun küstahlığını görmüyor musun? Seni bile yerinden etmek istiyor! Açıkçası sponsor eğer onu dinler ve patronu değiştirirse hemen istifamı veririm." Song An dobra bir adamdı.


"Endişelenme, sponsor bunu kabul etmez." Guo Miao iç geçirdi. Aslında bundan emin değildi. Xing Hai'den ayrılmak zorunda kaldıktan sonra sayıları düşüyordu. "İlk önce şu kasetçaları bulalım. Dışarıda Tian Teng Tıp Okulu hayranları bekliyor, onları hayal kırıklığına uğratamayız."


"Tamam." İkili ilerlemeye devam ettiler. Bir köşeyi döndükten sonra kendilerini başka bir koridorda buldular. "Bu ne anlama geliyor? En sonu bulana kadar yürümemiz mi gerekiyor?"


Ortam ışıksızdı ve duvarın rengi sanki çürümüş gibi koyulaşıyordu. Dengesiz döşeklerin üzerine basmak, havaya karışmış antibiyotik kokusu ve bazı garip kokuları içine çekmek onlara sanki garip bir yaratığın bağırsaklarında yürüyormuş hissi veriyordu.


"Patron Chen'in burayı bu şekilde tasarlamasının bir sebebi olmalı. Muhtemelen gerçekçiliği artırmak içindir." Guo Miao duvardan bir parça söktü ve parmaklarında ufaladı. "Yol boyunca bazı odaların dışındaki numaraların kaldırılmamış olduğunu gördüm. Birinci kattaki bütün odalar dört ile başlıyordu, ikinci koridordakiler üç ve bu koridordaki odalar iki sayısını kullanıyor."


"Sayı giderek düşüyor mu?"


"Tüm senaryonun dört katlı bir binadan esinlendiğini ve Patron Chen'in bunu kusursuz bir şekilde kopyaladığını düşünüyorum. Her koridor bu binanın katlarını temsil ediyor." Duvarlara bakan Guo Miao devam etti. "Sayılar bile eskimiş hallerini muhafaza etmiş. Hiçbir detay atlanmamış. Bu sadece bir obsesif kompulsif bozukluk olamaz."


"Evet, ben de o izlenimi aldım. Biz korku evlerini temel olarak ziyaretçileri korkutmak için yaratırız ama bu Patron Chen'in yarattığı şeyler bir tekrar kopyalamanın ötesinde. Duvarlardaki kanlı harfler de dahil çok fazla detay var, bu artık bir çeşit hastalık seviyesinde." Song An'ın öfkesi azalırken yerini korkuya bırakmaya başladı. "Kanlı cümleler senaryoya girdiğimizden beri kesilmedi. Adamın tüm bunları yazmayı nasıl başardığını hayal etmek güç."


"Bazı harfler diğerlerinden daha taze görünüyor." Guo Miao zihninde beliren bir görüntüyle birlikte huzursuzlandı, gecenin ortasında korku evinin patronu tek başına karanlığın içinde bir kova kırmızı boyayla birlikte sanki bir şey tarafından ele geçirilmiş gibi tüm bu cümleleri yazıyordu.


"Korku evine girmeden önce Patron Chen buranın beş ya da altı yıldır çalıştığını söylemişti. Acaba bu senaryoyu ailesinin yardımıyla planlamış olabilir mi?"


"Tek bir senaryoyu inşa etmek için beş yıl harcamak mı? Buna ne gerek var?" Guo Miao da bu sektörden olduğu için böylesine karmaşık bir senaryoyu inşa etmek için gereken zaman ve çabayı hesaplayabiliyordu. "Biz girişteyken aramızdan bazıları zemin döşemesini söktü. Patron Chen normal ziyaretçilerin dikkat etmeyecekleri yerlere bile önem gösteriyor. Bu gerçekten sıra dışı."


"Bekle biraz, şimdi düşününce Üçüncü Hastalık Koğuşu ismi bana yabancı gelmedi." Song An telefonunu çıkardı ve biraz sonra yüzü düştü. "Patron, Üçüncü Hastalık Koğuşu Jiujiang'da gerçek bir yer! Hastaları cinayet gibi birçok suça karışmış. Hatta birkaç gün önce kaçak hastaların yakalanması için polis emir yayınlamış!"


"Yani Patron Chen yalan söylemiyordu öyle mi?" Guo Miao'nun göz bebekleri titreşti. "Böylesine önemli bir noktayı geçiştirdi mi?"


"İnternette yazılanlara göre Üçüncü Hastalık Koğuşu beş yıl önce terk edilmiş ve bu korku evi de beş yıl önce açılmıştı!" Song An zamanı kıyasladı ve birbiriyle uyuşuyordu.


"Bu kötü oldu!" Guo Miao aniden bir şey hatırladı. "Makaleleri dikkatlice incele. Polis ilanına bak. Boy, ağırlık ya da benzeri şeyler konusunda Patron Chen ile uyuşan birisi var mı?"


"Patron, adamın bir zamanlar Üçüncü Hastalık Koğuşu'nda hasta olduğundan mı şüpheleniyorsun?"


"Normal birinin beş yılını bir akıl hastanesini tekrar modellemekle geçireceğini düşünüyor musun? Buradaki her detay gerçekçi—sadece bir akıl hastanesinde uzun süre geçirmiş birisi böyle kusursuz bir kopyalama yapabilir!" Düşündükçe Guo Miao daha da korkuya kapıldı. "Bu Patron Chen Tian Teng Tıp Okulu'nu kalp ritmi yüzün üzerine çıkmadan tamamladı. Normal biri bunu nasıl başarabilir?"


"Bu turu hemen bitirip ayrılmaya ne dersin?"


"Şimdi ayrılmak hedef haline gelmemize sebep olabilir."


"Neden?"


"Üçüncü Hastalık Koğuşu normalde henüz açılmadı ve Patron Chen buranın henüz tam olmadığını söyledi. Şimdi düşününce bunların hepsi muhtemelen bahaneydi." Guo Miao Han Qiuming'i bir kaşık suda boğmak istedi. "Burası muhtemelen büyük bir sırrı içinde gizliyor."


Song An patronunun ifadesinin ne kadar ciddileştiğini fark etti. Fısıldadı, "Ne tür bir sır?"


"Buraya gelmeden önce Yeni Yüzyıl Parkı'nın yöneticisiyle konuştum. Adam Patron Chen'in ebeveynlerinin yarım yıl önce ardında hiç iz bırakmadan ortadan kaybolduğunu söyledi." Duvarlarda yazan çılgınca cümlelere bakan Guo Miao'nun kalbi korkuyla dondu.


"Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuşlar demek." Song An'ın şaşkınlığı dehşete dönüştü. Gözleri aniden bir şey anımsamış gibi yerinden çıkacak gibi oldu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18110 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37376 Bölüm Sayısı


creator
manga tr