Bölüm 222: Korkma!

avatar
415 0

My House of Horrors - Bölüm 222: Korkma!


Bölüm 222: Korkma!

Çevirmen: RassNt  


"Neden bizi takip ediyorlar?" Xiao Du'nun sesi titriyordu. Mankenlere en yakın duran kişi oydu.


"Herhangi bir ayak sesi duydun mu?" Han Quiming gözlerini Xiao Du'ya çevirdi. "Birden çok mankenin hareket etmesi için birden fazla çalışan işin içinde olmalı."


"Herhangi bir ses yoktu. Sanki bir anda arkamızda belirdiler, yemin edebilirim." Xiao Du Han Qiuming'in kendisine inanmayacağından korktu.


"Ses yok muydu?" Han Qiuming'in kaşları yukarı kalktı. Bir süre mankenlere baktıktan sonra aniden güldü. "Sebebini biliyorum!"


Sanki onların sırrını keşfetmiş gibi uzun adımlarla mankenlere doğru yürüdü. "Üçüncü Hastalık Koğuşu döşeklerle dolu. Çalışanlar onların üzerine bastığında herhangi bir ayak sesi çıkmadı. Bu korku evinin tasarımcısı cidden etkileyici bir akla sahip. Bilerek bebekler döşeklerin içine saklayıp dikkatimizi dağıttı, onların asıl amacını bize unutturmak istedi."


Han Qiuming dudakları yukarı kalkık olan kadın mankenin yanında durdu. "Döşekleri kullanarak ayak seslerini gizlemek harika bir fikir ama dandik performansınız her şeyi boşa çıkardı. Eğer ziyaretçiler üzerinde psikolojik baskı yaratmak istiyorsan belli bir mesafeyi koruman lazım. En iyi yöntem ziyaretçilere varlığınızı hissettirmek ama aynı zamanda dokunma mesafesinin uzağında kalmaktır."


Xiao Du onun tam olarak ne demeye çalıştığını anlamadı. "Neden en iyi yöntem? Bana göre bu tarz yakın hamle daha korkutucu."


"Çok fazla zorlamak ziyaretçilerden zıt bir tepki alabilir ve böyle bir şey yapabilirler." Han Qiuming mankenin kafasını çıkardı ve onu yere devirdi. Karanlık koridordaki manken grubunun karşısında durarak bağırdı, "Kendi başınıza gelin. Sizi yakalamak zorunda bırakmayın, bu herkes için zor olacak."


"Kiminle konuşuyorsun?" Xiao Du artık neler olup bittiğine yetişemiyordu.


"Üçüncü Hastalık Koğuşundaki çalışanlarla. Özel makyajlarla mankenlerin arasında saklanıyorlar!" Han Qiuming gözlüğünü düzeltti. Her şey kontrolü altındaymış gibi davrandı.


Fakat on saniye sonra koridordaki mankenlerden hareket gelmedi. Karanlık koridorda gölgeler hareketsiz duruyordu ve duruş şekilleri garip şekilde korkutucuydu.


"Bay Han, artık gidelim mi? Eğer çalışanlar gelmek istemiyorsa sorun yok," Xiao Du öneride bulundu ama Han Qiuming nedense gücenmişti. "Eğer açığa çıktılarsa bu artık onların seçimi olmayacak. Bugün böyle kötü bir ruh halinde olmam onların kötü şansı. O Chen denen heri bizim korku evimizi mahvetti, değil mi? Bugün onun nezaketine karşılık vereceğim ve burayı mahvedeceğim!"


Han Qiuming mankenlerin içine daldı. Birer birer kafalarını çıkardı ve yere attı. "Pekala, saklanmaya devam edin. Bakalım ne kadar direnebileceksiniz!"


Yerlerde yuvarlanan kafalar durumu daha da kötüleştirdi.


"Lütfen geri gel Bay Han!" Manken kafalarının yerde yuvarlandığını gören Xiao Du'nun kalbi hızlandı.


"Ne bu acele?" Han Qiuming beş tane kafa koparmıştı. "Bu çalışan kesinlikle işverenine sadık. Teslim olmak yerine aksesuarları yok oluşunu izlemeyi tercih ediyor."


"Patron ve Kardeş Song gittiler, onlara yetişmemiz lazım!" Xiao Du ısrar etti. Kafalar yere dağıldıkça tüyleri diken diken oluyordu çünkü sanki kafaların yüz ifadeleri değişiyordu, gülümsüyorlardı!


"Huysuzlanma!" Han Qiuming sekizinci mankenin kafasını kopardığında artık bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti. "Mankenler metal bağlantılar ve desteklerle kurulmuş. Bir yetişkin bile onların dört tanesini aynı anda taşımakta zorlanır. Acaba çalışanlar grubun arkasında mı saklanıyor? Öyle olmalı. Özel makyajlarla bile çalışanlar eğer çok fazla yaklaşırsa açığa çıkarlar, o yüzden arkada saklanıyor olmalılar!"


Han Qiuming kendini ikna etti. Bütün mankenlere vura bura ileri fırladı.


"Bay Han!" Han Qiuming'in manken grubunun arasına tek başına daldığını gören Xiao Du endişelendi. Dişlerini sıkarak adamın peşinden gitti. "Gidelim! Bu pahalı aksesuarları mahvetmek hiç hoş değil."


"O bizim korku evimizi mahvetti, böyle bir karşılıkla yüzleşmeye hazır olmalı." Han Qiuming yerde yatan son dört mankene doğru uzun adımlarla yürüdü. "Bunu yapmamın sebebi sensin."


Elleri dördüncü mankenin boynuna sarıldı. Hafifçe çekerek mankenin kafasını kolayca çıkardı.


"Bu da mı manken!?" Xiao Du'nun sesi titriyordu. "Bay Han, mankenlerin kendi başına hareket etmediğinden emin misin? Buraya gelirken mankenlerin yüz ifadelerinin değiştiğine yemin edebilirim."


"Ne diyorsun sen? Konuşmayı bırak!" Han Qiuming diğer iki mankenin de kafasını çıkardı. Son mankenin kafasını kavradığında artık elleri titremeye başladı. Güçlü bir çekişle birlikte ağlamaklı bir yüz vücuttan ayrıldı.


"Bu ne lan!?"


Han Qiuming elinde kalan kafayla Xiao Du'ya baktı.


"Hepsi manken mi!?" Xiao Du'nun sesi titriyordu. Manken mezarlığının ortasında hareket etmeye bile cesaret edemedi.


"Korkma! Bizim geldiğimizi görünce çalışanlar muhtemelen yan taraflardaki hasta odalarına kaçmıştır." Han Qiuming kafayı yere attı ve hasta odalarını kontrol etmek için fırladı. "Çıkın dışarı! Gördüm sizi!"


Odaları aradı ama hiçbir şey bulamadı. Yüzünde sert bir ifadeyle geri döndü.


"Bay Han, burası acaba gerçekten lanetli olabilir mi? O Patron Chen denen adam delinin teki, her şeyi yapabilecek tipte biri. Daha öncesinde beni çelik kutunun içine hapsetmişti." Xiao Du terler içinde kalmıştı ve o kabus gibi tecrübesi tekrar zihninde yüzeye çıkmaya başladı.


"Yeter, bu övünülecek bir şey değil." Han Qiuming elini sallayarak onun sözünü kesti. Koridor ve Üçüncü Hastalık Koğuşunun girişi arasındaki mesafeyi hesaplıyordu. "Çalışanlar mankenleri getirdikten sonra girişe gidecek zaman bulamamış olmalı. Evet, şimdi anladım. Buralarda bir yerde personel geçidi olmalı. Muhtemelen bu döşeklerden birinin altında gizli bir geçit var."


Artık Xiao Du onun dediklerine inanmıyordu. Sadece Bay Han'dan olabildiğince uzaklaşmak istiyordu. Adama yakın durursa başına iyi şeylerin gelmeyeceğini hissetmeye başladı.


"Eğer aramak istiyorsan sana iyi eğlenceler. Ben gidiyorum." Xiao Du arkasını döndü ve kaçtı.


"Bu korkaklıkla bir ziyaretçi tarafından korkutulması normal." Fakat Han Qiuming'in sesindeki özgüven de kaybolmuştu. Üçüncü Hastalık Koğuşu'na geri döndü ve başsız bir mankenin parmağı pantalonunu çekti. Hiç düşünmeden mankeni tekmeyle savuşturdu. "Kimi korkutmaya çalışıyorsun?"


Köşeyi döndükten sonra arkasından yerde yuvarlanma sesinin geldiğini duydu. "Çok sahte."


Fakat arkasını dönüp köşeden bakmak yerine diğerlerine yetişmek için adımlarını hızlandırdı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18328 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37556 Bölüm Sayısı


creator
manga tr