Bölüm 219: Gerçek Gibi

avatar
384 0

My House of Horrors - Bölüm 219: Gerçek Gibi


Bölüm 219: Gerçek Gibi

Çevirmen: RassNt  


"Han Hoca, sağdaki senaryonun soldakine göre daha az korkutucu olduğuna emin misin?" Xiao Du kapının kolunu tuttu. O anda Tian Teng Tıp Okulu'nu ve içinde saklandığı çelik kutuyu özlediğini hissetti.


"Neden bir anda paniklediniz? Chen denen adam Üçüncü Hastalık Koğuşu'nun henüz tam olmadığını söyledi, bitmemiş bir senaryo ne kadar korkutucu olabilir?" İlk şoku ilk atlatan Han Quiming oldu. Guo Miao'nun kolunu tuttu. "Yaşlı Guo önden biz girelim."


"Niye ben?" Guo Miao onun elinden kurtuldu. "Tek başına gireceğini söylemedin mi?"


"Deneyimin ortasında kaçıp gideceğinden korkuyorum." Han Qiuming'in yüzü uçurum gibi karanlıktı ama ışık olmadığından kimse göremiyordu. "Pekala, önden ben gidiyorum. Geri kalanlar beni yakından takip etsin, fazla arkada kalmayın."


Han Qiuming kapıyı ardına kadar açtı ve yere pas kırıntıları döküldü. Grup hep birlikte Üçüncü Hastalık Koğuşu'na girdi. Havada inanılmaz ağır bir koku vardı ve boş hap şişeleri ve hasta kayıtları yerlere dağılmıştı. Han Quiming önden tek başına ilerledi ve gördüğü şeyler yavaş yavaş özgüvenini çözmeye başladı.


Duvarda delice şeyler yazılıydı ve umutsuz kelimeler insanın tüylerini diken diken ediyordu. Bu kelimeler aklı başında birinin yazabileceği türden değildi. Daha da kötüsü hastanenin içine girdikçe duvarlardaki kanlı yazılar daha da sıklaşmaya başlıyordu. Birbiri üstüne girmeye başlamışlardı ve hiçbiri de birbirini tekrar etmiyordu!


"Adam bu kadar cümleyi nasıl üretmiş? Gerçekte delinin teki olabilir mi?" Çömeldi ve döşeklerden birinin kenarından çekti. Ortaya yastık ve yatak örtüsünden yapılmış bir bebek çıktı. Kabataslak yapılmış bir bebekti ama Han Qiuming bakışlarını onun üzerinden çekmekte zorlandı.


"Bu yöntemle korku evinin içinde dekor yaratmayı başarmış. Bugün yeni yeni şeyler öğreniyorum." Bebeğin boyalı yüzüne bakan Han Qiuming bunun muhtemelen Chen Ge tarafından çizildiğinin farkındaydı ama yine de içinde büyük bir huzursuzluk uyandı.


"Şuraya bakın!" Su Luoluo ilk hasta odasına açılan kapıda durdu. Grup onun parmağıyla gösterdiği yöne doğru baktı. Kapı kolu kanla kaplanmıştı ve parmakla yapılmış çizikler vardı.


Kız onları kendi parmaklarıyla kıyasladı. "Eğer aletlerle ölçülerek yapılmadıysa gerçekçi duruyorlar."


"Tasarımcının kapıya bu izleri bırakmak için kendi ellerini kullandığını mı söylüyorsun?" Han Quiming döşeği yastık bebeğin üzerine kapattı. "Buradaki şeylere dokunmamaya özen gösterin. Tuzak olabilir. Özellikle bu döşeklerin birinde oyuncu saklanıyor olabilir."


İlerlemeye devam etti. İlk hasta odasına tek başına giren kısa saçlı kız dışında diğerleri onu takip etmedi. Pencereler mühürlüydü ve ahşap çatlaklardan kalın beton bir duvar görülebiliyordu. Bu duvar sanki bir hapishane odasında kapana kısılmış gibi umutsuz bir hissiyat yaratıyordu.


Ye Xiaoxin parmağını dikkatlice yatak çerçevesinin üzerinde gezdirdi ve çerçevenin yan taraflarında kazma izlerinin olduğunu keşfetti. "Şu yatağı kaldırmama yardım edin."


"Senaryoyu tamamlamak için sadece yirmi dakikamız var, biraz hızlanabilir miyiz? Önemsiz detaylara aldırmayın." Han Qiuming odanın dışında tek başına durdu. Xiao Du ve Song An Ye Xiaoxin'e yardım etmek için odaya girdi. Yatağı kaldırdıklarında gördükleri şey tamamen beklentilerinin ötesindeydi.


Yatağın yanında uzun, kırmızı bir çizik vardı. Hatta kertiklere kırık tırnak parçaları da karışmıştı. Bu durum hastanın içinde bulunduğu acıyı müthiş yansıtıyordu.


"Sahte kan kuruduğunda soluk kırmızı bir renk alır. Bu koyu kırmızı leke..." Song An boynunu geri çekti ve yanındaki Ye Xiaoxin'e fısıldadı, "İnsan kanı gibi görünüyor."


"Bunun insan kanı olduğundan emin misin?" Ye Xiaoxin ahşap yatak çerçevesine baktı ve kertiği koklamak için eğildi. "Koku yok."


Son An kızın bu cesur hareketi karşısında şok oldu. Beceriksizce güldü. "Domuz ya da inek kanı olabilir. Gerçekçilik sağlamak için bazen korku evleri sahte kan yerine hayvan kanı kullanır."


"Korku evlerinin kanlı izlere sahip dekorlar kullanması normal, özellikle Patron Chen gibi yerel bir korku evi için. Sahip olduğu aksesuarların çoğu doğrudan terk edilmiş hastanelerden satın alınmış olmalı." Gou Miao muhtemelen daha önce böyle bir şey yapmıştı. "Her halükarda gardımızı indirmemeliyiz. Yatak çerçevesinde kan var, yani daha önce bu akıl hastanesinde çok kötü şeyler olmuş olmalı."


Ye Xiaoxin başını salladıktan sonra sordu, "Kapı kolundaki kanlı çizikleri nasıl açıklayacaksın? Kapı kolunun da mı akıl hastanesinden alındığını söylüyorsun?"


Guo Miao afalladı.


"Senin de cevabın yok değil mi?" Ye Xiaoxin not defterini çıkardı. "Daha önce birçok korku evine gittim ve çoğu korku noktalarının etrafındaki detaylara önem gösteriyordu ama bu korku evi her bir detayıyla bir gerçekçiliğe sahip. Sanki patron bir çeşit obsesif kompulsif bozukluğa sahip."


"Ben de korkutucu bir şey keşfettim." Su Luoluo tavana baktı. Sanki kanla yazılmış cümleler gözlerinin önünde hareket etmişti. "Her cümlenin el yazısı birbirinden farklı. Aynı kişi tarafından yazılmamış gibiler."


"Farklı el yazısı mı?" Guo Miao etrafa dikkatlice baktı ve yüzü daha da soldu. "Haklısın. Patron Chen bunu nasıl yaptı?"


Han Qiuming ilerledi ama arkasına dönüp baktığında grubun geri kalanının kendisini takip etmediğini fark etti. Kapı koluna doğru yaslandı ve atıp tutmaya devam etti, "Korku evinin yıllardır işlediğini söylemedi mi? Bana beş yıl ver bundan kesinlikle daha iyisini ortaya çıkarırım."


"Beş yılı sadece tek bir senaryo için mi harcayacaksın?" Guo Miao canının sıkıldığını hissetti. En başından her şeyi güzelce ayarlamasına rağmen Han Quiming her şey mahvetmişti. "Patron Chen muhtemelen yalan söylemiyordu. Bu senaryo korku evinin en korkutucu senaryosu olmalı. Sanırım bir an önce şu kasetçaları bulmamız lazım; burada uzun süre kalabileceğimizi sanmıyorum."


Üçüncü Hastalık Koğuşu'na girdikleri andan itibaren huzursuzdu. İç tasarımı ilk gördüğünde bu hissiyatı daha da şiddetlenmişti. Kapı kolundaki kırmızı izler, yatak çerçevesinin kenarındaki kertikler, tavan ve duvarlardaki kanlı yazılar, her şey onu huzursuz etmişti. Anıları bir anda gün yüzüne çıkmış ve onu Xu Zhenzhen'in intihar ettiği hastaneye geri götürmüştü.


"Yaşlı Guo, böyle korkak biri olduğunu bilmiyordum. Evet bu korku evinin detaylarla birlikte harika olduğunu kabul ediyorum ama bu sadece o herifin taklit etme konusunda iyi olduğunu kanıtlıyor." Han Qiuming'in gözleri gizlice Ye Xiaoxin'e döndü ve ardından gözlüğünü yukarı itti. "Ülke dışında büyük bir korku evini ziyaret ettiğimde oradaki personel bana aksesuarlarının hepsinin gerçek bir hapishaneden alındığını söylemişti. Buna kıyasla bu korku evi sadece idare eder seviyede."


"Bu aşırı özgüveninden yakında pişman olacaksın."


"Gerçeği söylüyorum." Han Quiming onlara doğru elini salladı. "On altı dakikamız kaldı, artık devam etmemiz lazım."


Bazıları koridorda ilerledi ve Üçüncü Hastalık Koğuşu'nun girişinde sadece Xiao Du kaldı. Duvarlardaki yazılara baktığında kalbi hızlanmaya başladı. Yazılara gözünü diktiği sırada rastgele harfler sanki bir araya toplanarak bir kelime oluşturdu.


Ölüm.


"Bu yer lanetli. Gidip kapının orada duracağım."


Üçüncü Hastalık Koğuşu'ndan çıktı ve dönüp Mu Yang Lisesi'ne giden tarafa doğru baktı. O anda şaşırtıcı şekilde koridorun en sonunda olması gereken mankenleri çok yakında bir noktaya geldiklerini fark etti.


"Neler oluyor?"


Xiao Du geriye doğru sendeledi. Orada tek başına durmaya cesaret edemeyerek hemen diğerlerine yetişmek için fırladı.


O gittikten sonra yakasına sabitlenmiş isim etiketi olan bir manken sessizce kafasını düzeltti.







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18112 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37376 Bölüm Sayısı


creator
manga tr