Bölüm 107: Fors

avatar
349 16

Lord Of Mysteries - Bölüm 107: Fors


Çevirmen: Dnightshade

 

"Yazar mı?" Diye sordu Audrey, bir yandan da Glaint'in tepkisini gözlemliyordu.

 

Hizmetlisi Annie'nin varlığından endişe etmesine gerek yoktu, zaten sıradan meselelerden söz ediyorlardı.

 

Glaint duruşunu dikleştirip kıkırdadı.

 

"Evet, eminim ki geçmişte kitaplarını okumuşsundur. Son iki ayda çok övgü alan Fırtına Rüzgarı Dağ Villası kitabını o yazdı."

 

"Kitaptan keyif almıştım, özellikle de sakin Leydi Sissi'den," dedi Audrey belli belirsiz gülümseyerek.

 

Aynı zamanda içten içe, kendi ikiyüzlülüğüne göz deviriyordu.

 

Çünkü son hobilerinin romanlarla uzaktan yakından ilgisi yoktu. Fırtına Rüzgarı Dağ Villası'nı okumayı bırakalı bir ay olmuştu, kitabın yalnızca üçte birini bitirebilmişti.

 

Tarot Kulübü'ne katıldığından, güçlü Aptal ile tanıştığından ve gerçek bir Beyonder olduğundan beri mistisizme ağırlık vermişti. Sistematik olarak psikoloji öğreniyordu ve diğer etkinliklere olan ilgisini yitirmişti.

 

Glaint gülümseyerek Audrey'e salondaki kanepeye kadar eşlik etti.

 

"Bayan Fors Wall'ın senin üzerinde iyi bir izlenim bırakacağından eminim, çünkü kendisi de tıpkı kitabındaki Leydi Sissi gibi-sakin, zeki ve tembel.

 

Ayrıca, sevgili Bayan Audrey, ilerleyen vakitlerde bizim için piyano çalacak mısınız? Bir roman ve edebiyat için en büyük iltifat budur."

 

Audrey Glaint'ın yüzünün yan profiline baktı. Gencin yüz ifadesi, tonu ve beden dili, kendini gösterme niyetini açık ediyordu.

 

Hava atmak için beni kullanmak istiyor... Diye düşündü Audey kendi kendine, yıllardır tanıdığı yakın arkadaşıyla ilk kez karşılaşıyor gibiydi.

 

Zarif gülümsemesini bozmadan cevap verdi, "Müzik öğretmenim, piyanist Bay Vicanell, standartlarımın son zamanlarda kötüleştiğini ve daha çok pratik yapmam gerektiğini söyledi."

 

"Pekala." Glaint ne cevap vereceğini düşünüyordu ki aniden, uzun masanın başında tatlıları inceleyen kadını gördü. "Audrey, bu Bayan Fors Wall, Fırtına Rüzgarı Dağ Villası'nın yazarı."

 

Audrey başını kaldırıp baktı. Bayan Fors Wall aşağı yukarı 23 yaşında, 1,65 boyundaydı. Fırfırlı, soluk sarı bir elbise giyiyordu. Kahverengi saçları dalgalıydı. Glaint onları tanıştırırken, dalgın bir şekilde gülümseyerek açık mavi gözleriyle Audrey'e baktı.

 

Audrey üç saniyeden kısa süren bir gözlemle birkaç ufak detay fark etmişti.

 

Bayan Fors'un parmaklarında soluk sarı izler var... Sigara seviyor...

 

Parmağının kalemi tutan noktalarında belirgin nasırlar var, ne de olsa bir yazar...

 

Kol hareketleri yeteri kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu, bir yazarda olması beklenecek bir özellik değil, tabii egzersiz yapma konusunda tutkulu değilse. Belki de doğuştan böyleydi, ya da geçmişte başka işlerle uğraşıyordu...

 

Sakin, mantıklı ve kesin tarzını Fırtına Rüzgarı Dağ Villası'nda gözler önüne serdi. Bu onun önceki mesleğiyle bağlantılı olmalı...

 

Bakışları ve duyguları sakin, sanki Glaint'e ve bana tepeden bakıyor gibi hissettiriyor. Bu, Beyonderların sıradan insanlara karşı sahip olduğu psikolojik üstünlük mü?

 

Eğer Glaint onun Beyonder olduğunu tesadüf eseri öğrendiyse, Fors gergin ve huzursuz olmalıydı. Sonuçta Glaint'in ne tepki vereceğini tahmin edemez ve bilinmeyen daima korku uyandırır.

 

Bu da kadının, Glaint'in hobilerini öğrenip ona gönüllü olarak yaklaştığını gösteriyor. Sonrasında yaşanacaklar konusunda kendinden oldukça emin olmalı...

 

Neden bir Beyonder Glaint'e yaklaşsın ki? Maddi desteğe, ya da hazinelikte bulunan Beyonder malzemelerine mi ihtiyacı var? Ya da belki de bir konuda yardıma ihtiyacı vardır.

 

O anda Glaint Audrey'i Fors'a tanıtıyordu.

 

"Hanımefendi, önceden bahsettiğim Bayan Audrey, Backlund'un en parlak incisi. Babası Kont Hall, Majesteleri'nin güvenilir bir yardımcısı ve saygın bir kabine üyesidir.

 

"Merhaba Madam Fors. Fırtına Rüzgarı Dağ Villası bugün bile hala başucumda durur." Audrey aristokrasi kurallarına bağlı kalarak reverans yaptı.

 

Ancak içinden eklemeyi de ihmal etmedi, 'Çünkü bir ay geçmiş olmasına rağmen hala kitabı bitirmedim...'

 

Fors da nazik bir şekilde cevap verdi, "İyi günler Bayan Audrey, güzelliğiniz gerçekten de akılda kalıcı. Sanırım şimdiden bir sonraki romanım için bir fikrim var. Heh, Vikont Glaint müzikte olağanüstü yetenekleriniz olduğunu söyledi."

 

Herkesin gözü önünde olduklarından yalnızca birbirlerine övgüler yağdırıyorlardı.

 

Audrey, Fors'un kremalı pastadan almak için yemek masasına doğru ilerlediğini görünce Glaint ile birlikte oturma odasına yöneldi.

 

Az önce yaşanan sohbetin detaylarını anımsayıp kadının amacını anlamaya çalışıyordu. İleride gerçekleşecek sohbetlerde avantaj sahibi olmak istiyordu.

 

Objektif bir Seyirci olarak oldukça sakin olan Audrey, öne doğru bir adım atmıştı ki kazara elbisesine bastı, neredeyse düşecekti.

 

O anda kişisel hizmetlisi Annie onu yakaladı ve büyük bir utançtan kurtardı.

 

"Hanımefendi, bu elbisenin eşsiz tasarımı çok hızlı yürümemeniz gerektiği anlamına geliyor," dedi Annie kızın kulağına yaklaşıp yumuşak bir tonda.

 

"Biliyorum." Yüzü kıpkırmızı olan Audrey başıyla onayladı.

 

Diğerlerini gözlemlemeye kendimi o kadar kaptırmışım ki ayağımı nereye bastığıma bakmayı unuttum... diye sesizce söylendi.

 

Audrey salonda bulunduğu süreçte daha pek çok değerli yazar, eleştirmen ve müzisyenle tanıştı ve daima zarif gülümsemesini sürdürdü.

 

Sonunda, yüz kasları ağrımaya başladığında Vikont Glaint'in sinyalini gördü.

 

Birkaç dakika bekledikten sonra lavaboyu kullanması gerektiğini söyleyerek izin istedi. Elbisesinin eteklerini hafifçe kaldırıp salondan ayrıldı.

 

Peşinden gelen kimse olmadığından emin olduktan sonra birinci kattaki çalışma odasına yöneldi ve hizmetlisi Annie'ye şöyle dedi, "Glaint'le konuşmam gereken bir şey var. Benim için kapıda bekle. Kimsenin girmesine izin verme."

 

"Elbette." Annie bu isteği tuhaf bulmamıştı, Audrey ve Glaint'in benzer hobileri olduğunu ve sık sık gizli bir ortamda mistisizm hakkında sohbet ettiklerini biliyordu.

 

Audrey çalışma odasına girip kapıyı kilitledi. Glaint'in masanın arkasına oturmuş bir kalemle oynadığını gördü. Fors Wall kitaplığın önünde durmuş kayıtsız bir şekilde bir kitabı inceliyordu.

 

"Sizi yeniden tanıştıracağım. Madam Fors, gerçek bir Beyonder." Glaint kalemini bırakıp hanımlara yaklaştı.

 

"Öyle mi?" Audrey kasıtlı olarak şüpheci yaklaşmıştı.

 

Fors kitabı yerine koyduktan sonra gülümseyerek onlara döndü.

 

"Sanırım kendimi kanıtlamam gerekecek."

 

Kapıya yaklaşıp sağ elini uzattı ve kapı kolunu tuttu.

 

Aniden Audrey'nin görüşü bulanıklaştı. Madam Fors'un cismini yitirip kapıdan geçtiğini görmüştü sanki.

 

Şok olmuştu. Konsantre olup tekrar baktığında Fors'un az önceki yerinde durmadığını fark etti.

 

Birkaç saniye sonra kapı kolu döndü. Kilitli kapı açılmıştı. Fors Wall gülümseyerek içeri girdi. Audrey'nin kapının önündeki hizmetlisi Annie bu olanların farkında değil gibiydi.

 

"Ne büyülü bir yetenek!" Diye haykırdı Glaint.

 

Audrey derin bir nefes aldı, "Artık hiç şüphem kalmadı."

 

Fors'un sergilediği beceri, Audrey'nin onun gerçek amacını doğrulamasına da olanak tanımıştı, böyle bir Beyonder için para ya da materyaller elde etmek zor olamazdı.

 

Glaint'in Beyonder muhafızları yok... O halde Fors, Glaint'in statüsünü ve kaynaklarını kullanarak bir şey başarmak mı istiyor acaba? Audrey Seyirci konumunu sürdürmek için elinden geleni yapıyordu.

 

Fors gülerek cevap verdi, "Dürüst olalım. Fazla vaktimiz kalmadı."

 

"Bir zamanlar bir klinikte doktordum, Beyonder olma şansı karşıma çıktı. İki yıl kadar önceydi."

 

"Benim için bir şey yapabileceğinizi umuyorum, ve bunun karşılığında size vereceğim ödül, gerçek Beyonder saflarına katılmanızı sağlayacak. Size bir Dizi iksirinin formülünü ve formül için gerekli olan malzemeleri satacağım."

 

Bu vaati duyan Glaint heyecanlanmıştı, "Ne yapmamızı istiyorsunuz?"

 

"Şu anda hapiste olan bir ortağım var, nihai kararı bekliyor. Hangi yöntemin kullanıldığı umurumda değil, yalnızca onu kurtarmanızı istiyorum," dedi Fors doğrudan.

 

Audrey kaşlarını çattı.

 

"Madam Fors, az önce sergilediğiniz becerilere bakılırsa, siz bu işi zaten halledebiliyor olmalısınız..."

 

Fors gülerek başını iki yana salladı.

 

"Hayır, durum bundan farklı. O benim yeteneklerime sahip değil. Benim tek yapabildiğim düzenli olarak yanına gidip onunla sohbet etmek.

 

Ayrıca, onu kurtarmak için canımı riske atmanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Hayat kısa, ancak yapmamız gereken çok şey var."

 

Audrey, Fors'un yüzünü ve beden dilini inceledi. Kelimelerini tarttıktan sonra devam etti, "Anlıyorum. Ortağınız ne sebepten hapise atıldı?"

 

O anda Fors'un yüz ifadesi biraz tuhaf bir hal almıştı.

 

"Ortağım, diğerlerinin istekli bir şekilde itaat etmesini sağlayabilen oldukça saygın biri. Karakteri sağlam ve kendisi oldukça nazik. Şey... Ah... Bir haydutu ikna etmek için kullandığı yöntem biraz abartılıydı..."

 

...

 

Klein dedektiflik şirketindeki işini hallettikten sonra günlük programına devam ederek sabah mistisizm derslerine, öğleden sonra da dövüş eğitimine katıldı. Hayatı o kadar tekdüzeleşmişti ki neredeyse bir Gece Kuşu üyesi olduğunu unutmuştu. Sık sık doğaüstü olaylarla karşılaşma 'laneti' de ortadan kaybolmuş gibiydi.

 

Bugün Cumartesi'ydi, Chanis Kapısı'nda nöbet tutma sırası ondaydı.

 

"Burada kahve var, katip ofisinden de siyah çay alabilirsin." Dunn koyu gri gözlerini odada gezdirdi.

 

Kardeşlerine çoktan bir bahane sunmuş olan Klein neşeyle başını salladı.

 

"Tamamdır Kaptan. Gerçekten de cömert bir beyefendisiniz."

 

Dunn güldü.

 

"Bunlar rahatlamana yardımcı olacak. Sürekli gergin olmak sağlığın için iyi değil."

 

Şapkasını ve bastonunu alıp kapıya yöneldi.

 

Tam kapıdan çıkarken aniden dönüp şöyle dedi, "Hatırlatmayı unuttum; ne duyarsan duy, içerden biri açmadığı sürece Chanis Kapısı'nı açma.

 

Unutma, ne duyarsan duy, ne olursa olsun."

 

Kaptan, bu biraz korkunç... Klein anında gerilmişti. Bodrumun karanlığının gaz lambasının ışığını yuttuğunu hissediyordu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38532 Bölüm Sayısı


creator
manga tr