Bölüm 89: Basit Bir Görev

avatar
218 12

Lord Of Mysteries - Bölüm 89: Basit Bir Görev


Çevirmen: Dnightshade

 

Klein başını salladı, "Pekala, ancak hala görevin ne olduğunu bilmiyorum."

 

"Tehlikeli bir şey değil. En azından ben herhangi bir tehlike belirtisi görmedim," diye vurguladı Dunn. "Bu bize Altın Indus'un polis departmanı tarafından verilen dava. Ünlü hayır sever Sör Deweyville son bir aydır olağan dışı bir şekilde rahatsız ediliyor. Korumaları, çalıştığı güvenlik görevlileri, polis, hiçbiri suçluyu bulamadı. Bu davadan sorumlu olan Müfettiş Tolle, duruma Beyonder güçlerinin dahil olduğundan şüphelenip davayı bize verdi."

 

Geçen gün Sör Deweyville'i kütüphanede gördüğümde onun kötü bir ruh halinde ve aşırı halsiz olduğunu hissetmiştim. Demek sebebi buymuş... Klein kaşlarını çattı, "Ne tür bir rahatsızlıktan bahsediyoruz?"

 

Henüz fiziksel zarar boyutuna ulaşmamıştı; bu nedenle tehlikeli sayılmazdı.

 

"Sör Deweyville her gece iniltiler ve çığlıklar duyuyormuş, Tingen dışında olsa bile. Bu, uyku kalitesini olumsuz etkilemiş." Dunn elindeki notları çevirdi. "Bir psikiyatriste görünmüş ve kahyalarından ve hizmetlilerinden bunun bir yanılsama olmadığını doğrulamalarını istemiş. Bunun halüsinasyon olmadığı doğrulandıktan sonra, birinin onu rahatsız ettiğinden şüphelenilmiş."

 

Dosyayı kapatan Dunn başını kaldırıp Klein'a baktı.

 

"Dinlenme odasında stajyer müfettiş üniformanı giy ve davadan sorumlu olan Müfettiş Tolle ile buluşmak için Atış Kulübü'ne git. O sana detayları verecek."

 

"Stajyer müfettiş üniforması mı?" Dedi Klein.

 

Dunn alnını ovuştururken gülümsedi.

 

"Maaşının yarısı polis departmanından geliyor ve stajyer müfettiş ünvanı yalnızca kağıt üzerinde bir ünvan değil. Leonard ve benimle ilk tanıştığında biz de üniforma giyiyorduk. Bu, tamamiyle resmi üyelerin üzerine kalan bir ikramiye. Evet, İmparator Roselle'in de dediği gibi 'ikramiye'."

 

Ne yazık ki onu günlük hayatımda giyemem. Aksi halde, kıyafetlerim yıkanırken giyecek yedek giysilere sahip olabilirdim... Klein bastonunu alıp kaptana veda ettikten sonra ofisten çıktı.

 

Dinlenme odasına girdiğinde siyah beyaz damalı bir üniforma ile deri botların masanın üzerine yerleştirildiğini gördü. Üniformanın şapkasında polis departmanının logosu vardı; iki çapraz kılıç ve bir taç. Formanın omuzunda parlak gümüş yıldızlı siyah beyaz bir apolet vardı.

 

"Bu bir stajyer müfettiş üniforması mı?" Klein formaya bakarken gümüş yıldızların altındaki sayıları fark etti: 06-254.

 

Loen Krallığı'nın polis rütbe yapısını biraz anlıyordu. Üstte olanların, bakan ve polis gücünün baş sekreteri olduğunu biliyordu. Onların altında vekiller, vekil yardımcıları ve çeşitli polis departmanlarının asistan vekilleri vardı. Ortada olanlar başkomiser ve müfettişler, en altta olanlar ise çavuşlar ve memurlardı.

 

Kapıyı kapattıktan sonra takımını ve şapkasını çıkarak Klein üniformayı giydi.

 

Takımını askıya asıp odadan ayrıldı. Katibin ofisine gidip, Rozanne'in ona aldığı boy aynasında kendine baktı.

 

Aynadaki genç adamın saçları siyah, gözleri ise kahverengiydi. Üzerindeki forma ona kahramanca bir hava veriyordu.

 

''Fena değil.'' Klein kendini övdü. Bastonunu ofiste bırakarak Blackthorn Güvenlik Şirketi'nden ayrıldı.

 

Ceplerinde silahlardan polis rozetine kadar bir dizi ekipman vardı.

 

 

Atış Kulübü'nün salonunda.

 

Polis forması içindeki tek kişi o olduğundan Müfettiş Tolle'yi hemen fark etmişti.

 

Elbette bir de ben... diye düşündü Klein.

 

Müfettiş Tolle'nin üniformasındaki apoletlerde iki gümüş yıldız vardı. Kıyafetlerinin altından göbeği çıkıntı yapıyordu ve kalın, sarı bıyıkları vardı. Boyu uzundu ancak heybetli değildi. Belki de bir zamanlar heybetliydi.

 

"Moretti? Klein Moretti?" Müfettiş Tolle Klein'ı fark ettiğinde onu gülümseyerek karşıladı.

 

"Merhaba Müfettiş Tolle, sanırım doğru kişiyi buldunuz," dedi Klein dostça bir tavırla sonra da sağ elini kaldırıp parmaklarını dümdüz bir şekilde birleştirerek adamı selamladı.

 

Tolle güldü.

 

"Kolay anlaşabileceğim genç bir adam olduğunu söyleyebilirim. Bu iyi. Sör Deweyville'in evine geçelim mi?"

 

Rütbe olarak Klein'ın üstünde olsa da ses tonu açıkça arkadaşçaydı.

 

''Sorun değil.'' Klein bir an düşündükten sonra ekledi, "Arabada bana detaylardan bahsedersiniz."

 

''Tabii.'' Tolle kalın, sarı sakallarını okşayarak Klein'la birlikte Atış Kulübü'nden çıktı. Yolun karşı tarafındaki araca bindiler.

 

Arabanın üzerinde iki çapraz kılıç ve bir taçtan oluşan polis amblemi vardı, aracın kişisel bir sürücüsü de bulunuyordu.

 

"Sör Deweyville, Tanrıça'nın bir inananı, bu yüzden dosyayı size aktardık," dedi Tolle yerine otururken.

 

''Biliyorum. Güzel şövalye dergilerin ve gazetelerin kapaklarında sık sık karşıma çıkıyor." Klein dostça bir tavırla gülümsedi.

 

Tolle yanındaki belgeyi eline alıp kapağını açtıktan sonra içindeki malzemeleri çıkardı. Bunları karıştırırken açıklamaya devam etti, "Çoğunu biliyorsundur ancak ben yine de sana ayrıntıları bir özet geçeyim.

 

Sör Deweyville Tingen Şehri'nin en zengin iş insanlarından biri. Kariyerine bir kurşun ve porselen fabrikası ile başladı. Şu anda işlerini çelik, kömür, nakliye, bankacılık ve tahvilat alanlarına kadar genişletti. Kendisi aynı zamanda kral tarafından onaylanan büyük bir hayırseverdir, Deweyville Yardım Fonu'nu, Deweyville Vakfı'nı ve Deweyville Kütüphanesi'ni yaptırmıştır... Aynı zamanda beş yıl önce şövalyelik nişanı da aldı... Belediye Başkanlığı'na aday olacak olsa, Tingen Şehri'nde kimsenin onunla rekabet edebileceğini sanmam.

 

Ancak hedefi Backlund; bir parlemento üyesi olmak istiyor. Bir süre ona yapılan bu saldırıların bununla bağlantılı olabileceğini düşündük ancak henüz bir ipucu bulamadık."

 

Klein hafifçe başını salladı, "Bu olasılığı gözden çıkaramayız ancak henüz bu şüpheyi doğrulayacak bir kanıt yok."

 

Tolle bu noktanın üzerinde durmadı. "Geçen ayın altısından beri, Sör Deweyville her gece uyuduğunda acı verici, tüyler ürpertici, canı için mücadele eden bir hastanınkini andıran iniltiler duyuyor. Çevredeki odaları defalarca kontrol etmesine rağmen olağandışı bir şey bulamamış. Kahyası ve hizmetlileri de bu sesleri duyduklarını doğruladılar ancak onlar bu sesleri daha hafif duyuyormuş.

 

Başlangıçta, Sör Deweyville bu meselenin kısa sürede sona ereceğini düşünmüş ve çok üzerinde durmamış. Ancak iniltilerin sıklığı giderek artmış, hatta gün içinde de olmaya başlamış. Hatta ek olarak kulak tırmalayıcı çığlıklar duymaya da başlamış."

 

"Bu, Sör Deweyville'in uyku sorunu yaşamasına sebep olmuş, sık sık Tingen'den ayrılıp köydeki villasına gitmekten başka şansı kalmamış. Ancak faydası olmamış. İniltiler ve çığlıklar devam etmiş. Benzer şekilde, olaylar Backlund'da da devam etmiş, yalnızca o kadar ciddi değilmiş.

 

Çevresine göz kulak olması için güvenlik görevlileri tutmuş ancak onlar da herhangi bir ipucuna rastlamamış. Bizim önceki incelemelerimiz de sonuç vermedi.

 

Bir aydan uzun süredir işkence gören Sör Deweyville çöküşün eşiğinde. Defalarca psikiyatristlere görünmesine rağmen sorunlarını çözememiş. Bize, bu mesele bir aya kadar çözülmezse Tingen'den ayrılıp Backlund'a gideceğini söyledi. Orada ona yardım edebilecek olduğuna inanıyor."

 

Klein, Tolle'nin anlattıklarını dinledikten sonra hemen durumu analiz edip birkaç olasılık düşündü.

 

Belki de bir Beyonder'ı kızdırdı ve lanetlendi?

 

Hayır, lanetlenmiş olsa evdeki kahyası ve hizmetlileri de aynı sesleri duyuyor olmazdı...

 

Hizmetlilerin ya da korumaların arasında gizlenen, amacı bilinmeyen bir Beyonder vardır belki?

 

Ancak sorun şu ki, son bir aydır Sör Deweyville'den herhangi bir talepte bulunulmamış...

 

Belki de Sör Deweyville kazara intikam peşindeki kötü bir ruhla temasa geçmiştir?

 

Bu olasılık göz ardı edilmemeli...

 

Araç Altın Indus bölgesine girdiğinde Klein derin düşüncelere dalmıştı. Araç sonunda Sör Deweyville'in evinin kapısında durdu.

 

Yemyeşil bir bahçeyi çevreleyen çelik bir çit. Delikli metal kapının iki yanında iki heykel, mermer bir heykelin üzerine yağmur yağdıran muhteşem bir pınar, pahalı iki katlı bir bina ve üç aracın sığabileceği geniş bir yol.

 

"Şövalye'nin evi bile yalnızca iki katlı... Gazetelerde Backlund'un on katlı binalar inşa etmeyi denediği yazıyordu..." Klein araçtan indiğinde üç şerit çizgili bir çavuşun hızla yaklaştığını gördü.

 

Adam Klein'a bakıp onu selamladı.

 

"Günaydın efendim!"

 

"Günaydın." Klein gülümseyerek başını salladı.

 

Tolle gülümsedi.

 

"Bu Çavuş Gate, bir şeye ihtiyacın olursa ona söyleyebilirsin.

 

Bu Stajyer Müfettiş Moretti, polis departmanından bir tarih ve psikoloji uzmanı," Tolle Klein ile Gate'i tanıştırdı.

 

... Ben bu unvanı hak etmiyorum... Klein biraz utanmıştı.

 

Selamlaşmaları bittiğinde Gate, pınarın arkasındaki iki katlı binayı işaret etti, "Sör Deweyville bizi bekliyor."

 

''Tamamdır.'' Klein belindeki tabancasını okşadı.

 

Bu, düşmana karşı en iyi silahıydı.

 

Polis üniforması içinde olduğundan tabancasını kalçasının üzerindeki bir kılıfa koymuştu, böylece daha hızlı ulaşabilecekti.

 

Üçlü sohbet ederek yoldan ve pınarın yanından geçip dış kapıya vardı.

 

Kapı çoktan açılmıştı ve bir hizmetli nazik bir şekilde kenara çekilmiş bekliyordu.

 

Klein şapkasını düzeltiyormuş gibi yaparak iki kez kaşlarının arasına dokunup Ruh Görüşünü aktive etti.

 

Kare yüzlü Sör Deweyville, salonda alnını ovuşturuyordu. İyi durumda olmadığı belliydi. Sarı saçları ve mavi gözleri kuru ve donuktu, sanki en az beş yıl yaşlanmış gibiydi.

 

"Günaydın Sör Deweyville." Klein, Tolle ve Gate aynı anda eğilerek onu selamladılar.

 

Sör Deweyville zorla gülümseyerek ayağa kalktı.

 

"Günaydınlar. Umarım beni sıkıntıya sokan bu durumu çözebilirsiniz."

 

O anda, Klein gözlerini kısıp kaşlarını çatmıştı.

 

Modunun düşük olması dışında, Sör Deweyville'de başka bir sıkıntı yoktu.

 

Bu tuhaf... Bir an düşündükten sonra cevap verdi, "Efendim, iniltileri duyduğunuz oda hangisi?"

 

"Yatak odam." Sör Deweyville başını iki yana salladı.

 

"Bir bakabilir miyiz?" dedi Klein.

 

"Zaten defalarca kontrol etmediniz mi?" Yandaki orta yaşlı kahya araya girdi.

 

Belli ki Klein'ın, 'yolda bulduğu parayı cebe atmayan' nazik kalpli kişinin arkadaşı olduğunu fark etmemişti.

 

Klein gülümsedi.

 

"Onlar meslektaşlarımdı, ben değil."

 

"Befendi, bu polis teşkilatı tarafından gönderilen bir uzman." dedi Tolle.

 

Deweyville genç uzmana baktı, "Pekala, Cullen, onu odama götür."

 

"Beyefendi, sizin de bizimle gelmenizi umuyordum." dedi Klein ciddi bir tonda.

 

Deweyville birkaç saniye tereddüt etti, "Sorunu çözmeye yardımcı olacaksa..."

 

Konuşurken bastonunu eline aldı. Kahya Cullen ve yanındaki birkaç korumasıyla birlikte yola koyuldu.

 

Klein arkalarından onları sessizce takip ederken çevresini gözlemliyordu.

 

Bir adım, iki adım, üç adım... İkinci kata varıp ana yatak odasına girmişlerdi.

 

Tüyleri ürperdiğinde, daha çevresini inceleyecek vakti bile olmamıştı.

 

Bu, manevi algısından gelen bir geri dönüştü!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 27966 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 38108 Bölüm Sayısı


creator
manga tr