Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Hidden Marriage - Bölüm 83: Uyandıran Öpücük


 

Çeviri: Minemosyne Düzenleme: Kharsmi

 

Gecenin geç saatlerinde, Ning Xi kafasında milyonlarca düşünceyle yatakta dönüp duruyordu.

 

Yakışıklı erkekleri eve getiremezdi. Zaten hepsi onunla dalga geçiyordu ve dalga geçen herkesi sokak köşesinde kıstırmak istedi.

 

Özellikle parmağında yüzük olan bir erkek gördüğü zaman, onları anaları ağlayana kadar dövmek istiyordu.

 

Cinsel hayatına gelince…

 

Açık konuşmak gerekirse bu tam bir trajediydi. Tek cinsel deneyimi beş yıl önceki o gece olmuştu…

 

İlk zamanki etkisi gölgelenmişti. Seks konusunu düşününce iğrenmiş hissederdi.

 

Lu Tingxiao’nun sınırları aşılmıştı bu gece. Ancak Ning Xi’nin başka seçeneği yoktu. Eninde sonunda ayrılma konusunu dile getirmek zorundaydı, neden yapmıyor ve neden ayrılmadan önce durumu kontrol etmiyordu?

 

Geçmişin en çirkin olayları ortaya çıkıp o kendisini terketmeden önce, Ning Xi’nin onu terketmesi daha iyiydi.

 

Kararsız duygularının sebep olduğu kabuslar uykusunda boğulmasına neden oldu.

 

Bulanık düşlerinde kulağına çeşitli çığlık sesleri geliyordu…

 

“Ning Xi, benimle savaşmaya ne hakkın var? Kan bağının olmadığı kişilerle, ismine zarar vermediğin insanlar için iyisin sadece!”

 

“O piç hakkında soru sormaya cesaretin var mı hala? Ne yapmaya çalışıyorsun? Onu doğurmayı ve büyütmeyi planladığını söyleme bana sakın?”

 

“Çocuk erken doğmuş ve doğarken ölmüş. Zaten cesedin icabına baktım!”

 

“Ning Xi, sana söylüyorum. Şu andan itibaren Ning Yaohua olarak senin gibi bir kızım yok! Ning ailesiyle bir bağın yok artık!”

 

“Xiao Xi, üzgünüm, ayrılalım! Sana bakmaya devam edeceğim, sana kızkardeşim gibi davranacağım…”

 

….

 

Bu korkunç seslerden uzaklaşmaya çalışarak koştu ve koştu…

 

Hastanenin çatı katına kadar koştu ve aşağıya baktığında dipsiz bir uçurum gördü. Bu uçurum onu şeytani bir şekilde cezbediyordu, ileriye doğru adım adım ilerledi…

 

Sonunda gözlerini kapattı ve atladı…

 

Atladığı anda uyanmamıştı ama daha nazik ve büyüleyici bir rüyaya geçmişti.

 

Bu sefer, bu bir kabus değildi tersine… şehvetli bir rüyaydı…

 

Geçmişte de bu çeşit rüyalar görüyordu, ama her zaman rüyalara ezici bir korku ve çaresizlik eşlik ediyordu. Ancak bu sefer durum farklı gözüküyordu.

 

Tek tek, alnına, gözlerine, burnuna ve dudaklarına havalı öpücükler yağdı…

 

Genelde hissettiği iğrenme ve kirlenmişliği hissetmiyordu, aksine dünyadaki en değerli his gibi hissetti.

 

Bu… kimdi…

 

Ah, bu acıttı…

 

Niçin onu ısırmıştı?

 

Lu Tingxiao kendini dizginlemeye çalışıyordu, sonunda dayanamadı ve o’nun odasına yöneldi. Onu uyandırmaması gerektiğini bilmesine rağmen, hareketleri bilinçsizce ses yaptı.

 

Bu kadın… her zaman onu zorlayarak kolayca kontrol altında tutabilirdi!

 

‘Eğer tarzıma uygun yakışıklı bir erkek bulursam onu gece eve getirebilirim…’ bu cümleyi hatırladıkça çöküşe geçen bir gezegene benziyordu, mantığını tuzla buz haline getiriyordu.

 

Dudakları ve dili kızın yumuşak boynunu geride bıraktığı zaman, yükselen şehvetini daha fazla tutamadı. Avını yakalamak için avcının kullandığı en ilkel yöntemle…

 

“Ah, bu…”

 

Kızın teninin kokusu havaya yayılırken, zayıf sesi kulaklarında yankılandı.

 

Lu Tingxiao’nun sırtı sertleşmişti ve tüm vücudu donmuştu; sanki birileri başından aşağı buz gibi bir su dökmüştü.

 

Adamın başı hala kızın boyun oyuğunda gömülüydü, boynundaki ağrı Ning Xi’ye çığlık attırdı ama buna dayanabiliyordu. Acemi bir şekilde hatırladı: “Ah,bu …ben sadece uyuyordum, ama ben uykuda ölmedim…sen… senin hareketlerin çok… uyumaya devam edemedim…”

 

İlk başta uyuyormuş numarası yapıyordu ama daha fazla devam edemedi. Bu çok acı vericiydi!

 

Bu anda, Lu Tingxiao’nun akıl sır ermez gözleri gecenin karanlığına karışmıştı. Yavaşça başını kaldırdı, eliyle çenesini tuttuğunda bakışları o’na kilitlendi. Nazikçe çenesini okşadı ve cehennemden bir sıkıntı gelmiş gibi bir ses tonuyla, “Mm demek uyandın… Ne olmuş yani?”

 

Konuşmasını bitirir bitirmez, elleriyle kızın başını tuttu ve dudaklarını tereddüt etmeden o’nun dudaklarına bastırdı…

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1067

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 971

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 813

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 580

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 512

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 273

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 168

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11593 Üye Sayısı
  • 314 Seri Sayısı
  • 16385 Bölüm Sayısı


creator
manga tr