Bölüm 66: Bana Bu Akşam Eşlik Edeceğine Söz Vermiştin

avatar
2748 0

Hidden Marriage - Bölüm 66: Bana Bu Akşam Eşlik Edeceğine Söz Vermiştin


 

Çeviri: SoulBlade Düzenleyici: Kharsmi

 

Ning Xi çıldırmak üzereydi. Kısık bir sesle Muye’ye, “Bunu benim sormam lazım! Sen Lu Tingxiao’yu nereden tanıyorsun?!”

 

Jiang Muye: “Söyledim ya, amcam o benim!”



Ning Xi: “Bana neden daha önce söylemedin?!”



Jiang Muye: “Hiç sormadın!”



Ning Xi: “...”



“Amcamla siz nereden tanışıyorsunuz?” Jiang Muye ikisine baktıkça bir şeylerin doğru olmadığını hissetmeye başladı ama ne olduğunu kestiremiyordu.



“Uzun hikâye…” Ning Xi tükenmiş bir halde elini alnına koydu. Bu iki kelime hem Jiang Muye hem de Lu Tingxiao için söylenmişti.



Jiang Muye soru sormak için kuduruyordu fakat Lu Tingxiao’nun huzurunda ağzını açmaya cesaret edemedi.



Duştan sonra çok hoş kokuyordu. Bir eliyle deliğini kapatmaya çalıştığı geniş, sarkık tişörtü beyaz, narin bacaklarını daha da güzel gösteriyordu. İnsanın kanını kaynatan bir manzaraydı ve başka bir adamın evinde böyle dolaşması, Lu Tingxiao’da aniden bir şeyleri parçalama isteği uyandırdı.

K.N: Küçük Hazine gibi mi? :D



İçinden birkaç kez sinir krizi geçirse de çok kısa süreli oldukları için neredeyse hiç fark edilmemişti. Dışarıdan, Lu Tingxiao’nun soğuk bir ifadesi vardı ve Ning Xi’ye dik dik bakıyordu. “Burada mı kalmayı planlıyorsun, yoksa benimle mi geliyorsun?”



Bu sözler oldukça sakin ve kayıtsız söylenmişti fakat hükmü inanılmazdı.



Jiang Muye bu sözlerin altında yatan anlamı yakalayınca Ning Xi’ye şok ve kuşku dolu gözlerle baktı.

 


Ne demekti bu şimdi?? Sadece birbirlerini tanımıyorlar üstelik beraber mi yaşıyorlardı?



Ning Xi önce buz gibi soğuk Lu Tingxiao’ya, sonra öfkeli Jiang Muye’ye baktı. Güçlükle yutkundu. “Tamam ben… Seninle geleceğim.”



Lu Tingxiao’nun yaydığı soğuk hava biraz hafiflemişti.



Jiang Muye öfkesine yenik düştü ve hemen Ning Xi’nin bileğini tuttu, o güzel açık mavi gözleri sinir ve ihanetin öfkesiyle doluydu. “Bana bu gece eşlik edeceğine söz vermiştin!!!”



Bu sözleri söyleyince Ning Xi onu bir yumrukla havaya uçurmak istedi. Genç adam, bazı şeylerin çok yanlış anlaşılmasına mahal veriyorsun!



Lu Tingxiao’ya bakmak için kafasını kaldırdı. Beklediği gibi, sinirinin taşmasına ramak kalmış, kafesini parçalayıp saldıracak bir canavar gibi gözüküyordu...



Ning Xi elini kurtardı, öfkesini kontrol edip durumu yatıştırmaya çalıştı. “Muye, yarın çekime gitmem gerek, hem Kardeş Ming senin de yarın sabah işin olduğunu söylemiyor muydu? İkimizin de boş olduğu bir gün bilgisayar oyunu oynarız, tamam mı?”



Ning Xi ‘Bilgisayar oyunu oynarız’ kısmını özellikle vurgulayarak söyledi.



Konuşmasını bitirdikten sonra hızlıca hiç üstünü değiştirmeden, bir eliyle hala tişörtündeki deliği kapatarak, büyük, siyah çantasını kaptığı gibi bu sıkıntılı ortamdan hayatı pahasına koşarak kaçtı.



Lu Tingxiao, Jiang Muye’ye şiddetli bir bakış attıktan sonra Ning Xi takip etti.



Lu Tingxiao’nun kışkırtıcı bakışının üzerine, arkalarından gidişlerini izlerken Jiang Muye’nin gözlerinden alevler fışkırıyordu…



Kahretsin! O yolun kapalı olduğunu bilmesine şaşmamalı…



Ning Xi, Benden daha neler saklıyorsun acaba!



O sırada Ning Xi titreyerek hızlı adımlarla yürüyordu. Birden bire ellerindeki yük hafifledi; Lu Tingxiao ona çantasını taşımasında yardım ediyordu.



Sonra omuzlarında bir şey hissetti; Lu Tingxiao ceketini ona vermişti.



“Teşekkür ederim…” Ning Xi utanarak ona teşekkür etti.



Lu Tingxiao’nun yüzündeki ifadesi daha önceki gibi soğuktu ve hiç tepki vermedi.



Herhangi bir tepki verseydi iyi olurdu, en azından nasıl karşılık vereceğini bilirdi -- insanda en fazla gerginlik yaratan şey bu tepkisizlikti...

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19447 Üye Sayısı
  • 803 Seri Sayısı
  • 39031 Bölüm Sayısı


creator
manga tr