"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Hidden Marriage - Bölüm 65: Hayali Bir Karşılaşma


 

Çeviri: SoulBlade Düzenleyici: Kharsmi

 

“Ne kadar kalacaksın?” Lu Tingxiao’nun ses tonu hem yaşlıydı hem de bir patron gibiydi.

 

Jiang Muye dik oturdu ve iyi bir öğrenci gibi cevap verdi. “Her şey yolunda giderse, bu şehirde kalmayı düşünüyorum. Bu sene endüstrideki birçok insan yurtdışını kovalasa da, bizim yerel film endüstrimiz geçtiğimiz bir kaç senedir gayet hızlı büyüyor; Üstelik piyasa da oldukça büyük. Eğitim için yurtdışı şart fakat ben aceleci davranıp hata yapmak istemiyorum. Hala bu şehirde kalıp, köklerime ve prensiplerime sadık kalmam gerektiğini düşünüyorum.”

 

“Hım.” Beklenmedik bir şekilde Lu Tingxiao kafasını sallayıp onun sözlerini onayladı.

 

Jiang Muye biraz rahatladı sonra ilgili bir şekilde “Küçük hazine nasıl?” diye sordu.

 

Lu Tingxiao: “Fena değil.”

 

“Aa doğru, ona hediyeler ve oyuncaklar getirdim. Yarın sizi ziyarete gelecektim, ilk önce sizin ziyarete geleceğinizi beklemiyordum…” Jiang Muye valizden oyuncakları almaya gitti.

 

Lu Tingxiao: ”Teşekkürler.”

 

Ve sonra… Sonra ardından bir sessizlik oldu.

 

Bu sebepten, o an, banyoda akan suyun sesi açıkça duyuldu…

 

Biraz garip hisseden Jiang Muye kafasını kaşıdı.

 

Lu Tingxiao durumu anlamış olsa gerek, ayağa kalktı. “Ben gidiyorum, zamanın olursa gidip anneni gör.”

 

“Tabii, tabii, sizi geçireyim.”

 

Sanki cezası ertelenmişçesine rahatlayan Jiang Muye tam Lu Tingxiao’yu geçirecekken aniden arkalarından öfkeli bir ses --

 

“Jiang Muye -- Bunlar ne biçim kıyafetler? Arkasında koca bir delik olan bu şeyi nasıl giyebilirim?!”

 

Ayrılmak üzere olan Lu Tingxiao, sesi duyunca akupunktur iğneleriyle delinmiş gibi donup kaldı. Sonra yavaşça arkasını döndü, sesin geldiği tarafa doğru keskin ve soğuk bir bakış attı…

 

Kızın ayakları çıplak, saçları ıslak ve sıcak sudan dolayı yanakları al aldı. Banyonun kapısının önünde kızgın bir şekilde duruyordu. Giydiği büyük boy erkek tişörtünün sağ bel kısmında, beyaz tenini ve pürüzsüz cildini ortaya çıkartan kocaman bir delik vardı.

 

Lu Tingxiao’nun ifadesini fark etmeyen Jiang Muye ölecek gibi hissediyordu. Adam ayrılmak üzereydi, bu lanet kız çıkmak için azıcık daha bekleyemez miydi?

 

“Bisikletten düştüğümde yırtıldıktan sonra atmayı unutmuşum. Orada bir sürü tişört var, neden yırtık olanı seçtin?!” Jiang Muye, Ning Xi ile ne yapacağını bilemez hale gelmişti. Sonra tanıştırmak için utanarak Lu Tingxiao’ya döndü. “Öhö... Bu arkadaşım Ning Xi…”

 

Bunu dedikten sonra Jiang Muye, birden bire Ning Xi’nin suratındaki tuhaf ifadeyi fark etti.

 

Lu Tingxiao’ya bakarken bir heykel gibi hareketsiz duruyordu…

 

Bu lanet kız, Lu Tingxiao’nun görünüşü gayet iyi olsa bile ona böyle dik dik bakması gerekmiyordu…

 

Jiang Muye, Ning Xi’nin bu davranışından çok mutsuzdu ve sert bir şekilde, “Ning Xi, bu benim amcam, Lu Şirketi’nin CEO’su Lu Tingxiao. Neden orada ağaç gibi dikiliyorsun? Merhaba desene!”

 

O an, saçlarından sular damlıyordu ve eliyle tişörtündeki deliğin iki ucunu kavramıştı, sonunda sesi çıkarmayı başardı. Sanki enteresan bir rüyadaymış gibi boş boş bakarak sabit bir tonda heceleyerek, “Am...ca…?” dedi.

 

Ning Xi bu kelimeyi soru sorar gibi söylemiş olsa da Lu Tingxiao’ya onaylayıcı bir tonla söylenmiş, sanki ona gerçekten amca diye seslenmiş gibi geldi. Biranda, Lu Tingxiao’nun yüzü sanki daha az önce cehennemin 18 katını kana bulamış bir Büyük Şeytan Kral gibi gözüküyordu. Tüm vücudu, diğer ikisini korkudan titretecek derecede soğuk ve korkutucu bir hava yayıyordu…

 

Bu enteresan atmosfer ne kadar sürdü bilinmez. Sonunda Lu Tingxiao’nun buz gibi bakışları Ning Xi’ye çevrildi. “Karşılamaya gideceğin kişi Muye miydi?”

 

Yanında duran Jiang Muye onun bu sözlerine şok oldu. “Ning Xi, sen amcamı tanıyor musun?”

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1067

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 971

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 813

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 580

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 512

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 273

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 168

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11592 Üye Sayısı
  • 314 Seri Sayısı
  • 16385 Bölüm Sayısı


creator
manga tr