"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Heavenly Jewel Change - Bölüm 95.1 : Zhou Weiqing'in 'Töreni' ! (1)


Çevirmen : Clumsy 

 

Dört beyazlı korumanın Zhou Weiqing’e yönelik bakışları acıma doluydu. Cennetin Yayılma Sarayının Küçük Şeytan Kızını kızdırarak kesinlikle zorlu bir yola adım atmıştı.

 

Zhou Weiqing, Lin TianAo’ya dönerek şöyle dedi: “Bing’er’in işi biraz sürecektir, önce aşağı inip diğerleri ne yapmış bir bakalım. Birleştirilmiş Ekipman Parşömenlerini seçtilerse ödemesini yapar ve dönüp Bing’er’i beklerim. Lider, senin Parşömenin için yarına kadar bekleyelim, olur mu?”

 

Lin TianAo, Zhou Weiqing’in Shangguan Bing’er’le buluşma şansını zar zor yakaladığını ve onunla geçirebileceği zamanı heba etmek istemediğini biliyordu. Başını sallayarak cevap verdi: “Sorun değil, benim Birleştirilmiş Ekipman Parşömenimin acelesi yok.”

 

Bu sözlerden sonra 1. kata inerek Fei Li Mücadele Takımı üyelerini buldular, üyelerin Parşömen seçimi tamamlanmıştı. Bir Birleştirilmiş Ekipman Ustası olan Zhou Weiqing, seçimlerin iyi olup olmadığını kontrol etti ve paralarını ödedi.

 

Fei Li Mücadele Takımı üyeleri Zhou Weiqing’i ‘katakulliye getirmiş’ olsalar da bu durumu fazla abartmamışlardı. Lin TianAo dışındaki beşlinin toplam harcaması 16 milyon altındı. Tabii ki bu, yüzde on indirimden sonra oluşan fiyattı.  

 

Zhou Weiqing doğal olarak Küçük Cadının masraflarını karşılamamıştı. Kız şu anda ortalıkta da yoktu; sonuçta buraya Cennetsel Şeytan Tarikatı adına gelmişti, getirdiği yüksek miktarda parayla Parşömen ve Materyal alıyor olmalıydı. Tam olarak ne aldığıysa Zhou Weiqing’in öğrenmek istemediği bir kısımdı. Cennetsel Şeytan Tarikatının sırlarına dahil olmaya niyeti yoktu.

 

Zhou Weiqing, Lin TianAo’ya dönerek konuştu: “Siz dönmek ya da etrafı biraz daha gezmek istiyorsanız devam edin. Ben Bing’er’i bekleyeceğim.”

 

Lin TianAo şöyle dedi: “Seninle gelmemi ister misin?” Sonuçta burası Cennetsel Cevher Adasıydı ve pek çok güçlü simayla doluydu. Zhou Weiqing’in karşılaşabileceği problemlerden çekiniyordu.

 

Zhou Weiqing kahkaha atarak yanıtladı: “Gerekli olduğunu sanmıyorum. Cennetin Yayılma Sarayı çıraklarının bizden güçlü olduğu kesin; bir sıkıntı çıkarsa senin burda olman da fark yaratmayacaktır. Endişelenme, iyi olacağım, yalnızca Bing’er’i bekleyeceğim. Sonuçta Cennetsel Cevher Turnuvasının konuklarıyız.”

 

Lin TianAo başını sallayarak onayladı ve takımın kalan üyeleriyle birlikte ayrıldı. Zhou Weiqing tam arkasını dönüp 4. kata yönelecekken içeriye giren Shangguan Longyin tarafından fark edildi.

 

“Hiç boşa zaman kaybetmiyorsunuz gerçekten. Taleplerin hakkında Saray Efendileriyle konuştuktan sonra ininize gelip seni aradım ancak bakıyorum ki çoktan Birleştirilmiş Ekipman Tesisine gelmişsin. Nasıldı? Uygun parşömen bulabildin mi?” diyen Shangguan Longyin oldukça içtendi.

 

Zhou Weiqing kalpten bir kahkahayla yanıtladı: “Yoldaşlarım seçimlerini yapıp ayrıldı. Bense tabii ki sizden haber bekliyordum.”

 

Shangguan Longyin şöyle dedi: “Weiqing, iki Saray Efendisi Cennetsel Cevher Turnuvası başlamak üzere olduğu için vaktin yetersiz olduğunu söyledi. Senin kendi kuvvetinle Turnuvaya katılmanı umuyoruz, Turnuva sonuçlandığındaysa sonuç ne olursa olsun belirlediğin şartlara uyacağız. Senin için de uygun mudur?”

 

Zhou Weiqing cevap verdi: “Uygun görünüyor. Anlaştık o zaman.”

 

Shangguan Longyin devam etti: “Kendinizi hazırlamanız için iki gününüz daha var, umarım bu zamanı iyi kullanırsınız. Finaller ön ısınmalardan çok daha farklı bir seyre sahip, her şey tek bir ‘dövüşle' belli olacak. Diğer üç takım daha önce finallere katıldı, bu yüzden neler olacağıyla ilgili fikirleri var. Sana da basit bir bilgi vermek isterim – finallerde, eşsiz bir ortamda bir meydan dövüşü yaşanacak, başladığı anda olup biteni daha iyi anlayacaksınız. Bir mucize daha gerçekleştirmenizi iple çekiyorum.”

 

Shangguan Longyin bu sözlerden sonra Zhou Weiqing’in omzuna hafifçe vurarak uzaklaştı.

 

Shangguan Longyin’in Zhou Weiqing’e verdiği kısa bilgi küçümsenemezdi. Fei Li Mücadele Takımının ilk final tecrübesi olacaktı, rakipleriyse bunu defalarca tatmıştı, haliyle aradaki bilgi farkı galibiyetle mağlubiyet arasındaki çizgiyi belirleyebilirdi. Artık bu bilgiyle iki gün boyunca hazırlanma imkânları vardı.

 

Zhou Weiqing hızlıca koşturarak Lin TianAo’yu yakaladı ve Shangguan Longyin’in anlattıklarını aktardı. Sonra da Shangguan Bing’er’i beklemek için dördüncü kata ilerledi.

 

 

Zhou Weiqing gergin bir şekilde Shangguan Bing’er’i beklerken, Shangguan Fei’er çoktan Birleştirilmiş Ekipman Tesisinden çıkmış ve Cennetsel Cevher Adasındaki inlerden birine gitmişti.

 

“Merhaba, Genç Hanım.” Cennetsel Cevher Adasındaki tüm kurumların çalışanları aslında Cennetin Yayılma Sarayının çıraklarıydı ve doğal olarak Shangguan Fei’er’i tanımayan yoktu, çoğu da ifadeleri sayesinde iki Genç Hanımı birbirinden ayırabiliyordu. Yeni dönmüş olan 3. Genç Hanımları Shangguan Bing’er’i bilenlerse çok azdı.

 

Shangguan Fei’er sabırsız, hırçın bir şekilde lafa girdi: “ZhongTian Mücadele Takımı üyeleri nerde? Onları görmek istiyorum, buraya çağırın.”

 

Onun bu halini gören çalışanlar bu isteği ikiletmeye veya sebebini sormaya cüret edememişti.

 

Dakikalar içerisinde ZhongTian Mücadele Takımının sekiz üyesi de inin girişinde buluşmuştu, buna Zhou Weiqing’in dikkatini çeken genç lider de dahildi tabii.

 

“İkinci Genç Hanım ne oldu? Sizi kim kızdırdı?” Shangguan Fei’er’i gören genç, gözleri parlayarak hızlıca yaklaşmıştı.

 

Shangguan Fei’er humphladı ve şöyle dedi: “Bu seni hiç ilgilendirmez, Zhan LingTian, bir konuda yardıma ihtiyacım var.”

 

Zhan LingTian, doğal olarak ZhongTian Mücadele Takımının lideri ve aynı zamanda Cennetin Yayılma Sarayının en gözde çıraklarından biriydi, ayrıca çocukluğundan beri Birinci Saray Efendisi Shangguan Tianyang’dan eğitim alıyordu, kendi jenerasyonunun en parlak isimlerinden biri olduğu söylenebilirdi. Yetişim seviyesi olarak da kaymak tabakaya dahildi.

 

Shangguan Fei’er’i görmek başını ağrıtmıştı. Shangguan Fei’er ve Shangguan Xue’er tamamen aynı görünüyor olsa da Zhan LingTian’ın kalbindeki yerleri bambaşkaydı. Küçük yaşlarından beri Shangguan Xue’er’e aşıktı, ancak Küçük Şeytan Kız Shangguan Fei’er’le arasında belli bir mesafe bırakırdı. Tabii ki şu anda burada belirmesinin de hayra alamet olmadığının farkındaydı.

 

Shangguan Fei’er, ZhongTian Mücadele Takımının tek kadın üyesine baktıktan sonra Zhan LingTian’a dönerek şöyle dedi: “Zhan LingTian, beni onunla değiştir, Mücadele Takımına dahil olup Cennetsel Cevher Turnuvasına katılmak istiyorum!”

 

“Nnee??” Zhan LingTian gafil avlanmıştı. “İkinci Hanımefendi, lütfen benimle dalga geçmeyin. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir? Siz çok yüksek bir mevkidesiniz, size hiçbir zarar gelmemeli. Size finallerde bir şey olursa bu sorumluluğu nasıl üstlenirim? Üstelik Turnuva kuralları belli, Finallere girdikten sonra kadro değiştirmek yasak. Organize eden biz olsak bile kendi kurallarımızı ihlal edemeyiz.”

 

Shangguan Fei’er sinirli bir şekilde karşılık verdi: “Benimle prensiplerden kurallardan falan konuşmayı bırak. Gücüm yeterli değil mi? Umurumda değil, katılmak istiyorum! Hiçbiriniz ön ısınmalarda mücadele etmediniz, kimsenin üyeleri not ettiğini sanmıyorum, hızlıca değişmemizde ne yanlış olacak. Kimse fark etmez!”

 

Zhan LingTian, kızı gördüğü anda hafif bir baş ağrısına tutulmuştu, ancak bu inatçı tavır karşısında, ağrısı ciddi bir migrene dönüşmekteydi. İkinci Genç Hanım bir şeyleri kafasına koyduğunda fikrini değiştirmenin ne kadar zor olduğunu biliyordu.

 

“Bu bir prensip meselesi. Üzgünüm ancak kesinlikle kabul edemem. Eğer ısrar ederseniz Saray Efendilerine rapor etmek zorunda kalacağım.” Cennetin Yayılma Sarayının önde gelen çıraklarından biri olarak kolayca pes edecek değildi.

 

Babası ve amcasından söz edilen Shangguan Fei’er, daha fazla zorlayamayacağını biliyordu. O anda gözlerinden sinsi bir planın ışıkları geçti ve kuvvetli bir iç çekerek şöyle dedi: “Zhan Abi, neden Turnuvaya girme konusunda bu kadar ısrar ettiğimi bilmiyor musun?”

 

Zhan LingTian bu sorunun cevabını gerçekten de merak ediyordu. “Nedenmiş?”

 

Shangguan Fei’er gözleri kızararak acınası bir şekilde cevap verdi: “Çünkü… çünkü ablam zorbalığa uğradı…”

 

“Ne dedin sen?!” diye bağırdı Zhan LingTian gözlerinde soğuk bir ışıkla. Sakin duruşu yoğun bir öldürme içgüdüsüyle yer değiştirmiş, bu değişim ZhongTian Mücadele Takımı üyelerini bir hayli şaşırtmıştı. Hiçbiri bugüne dek liderlerini böylesine öfkeli görmemişti.

 

Shangguan Fei’er üzgün bir şekilde devam etti: “Doğru söylüyorum. Fei Li Mücadele Takımında Zhou Weiqing denilen bir velet var, Üçüncü Kardeşi getiren o, ayrıca Üçüncü Kardeşimin erkek arkadaşı. Ama ZhongTian Şehri Birleştirilmiş Ekipman Tesisindeyken Ablamı Üçüncü Kardeşim sanarak hiç uyarmadan öptü… Ablamın ilk öpücüğünü öylece çaldı!”

 

“Ablam onu cidden öldürmek istemişti, ama Üçüncü Kardeşim ortaya çıktığı için onun hatırına kendisini tuttu. Ablamın hala mutsuz olduğunu biliyorum, ama o karakteri yüzünden Zhou Weiqing’e karşı asla harekete geçmez. Sonuçta o Üçüncü Kardeşin erkeği! Ama… Ben öyle kolayca vazgeçmeyeceğim, hmph, o herif nasıl Ablamın ilk öpücüğünü çalabilir! Zhan Abi, ZhongTian Mücadele Takımına katılıp o kerataya bir ders vermek, Ablamın intikamını almak istiyorum. Onu öldürmediğimiz ya da ağır yaralamadığımız sürece sorun olmayacaktır.”

 

Zhan LingTian Shangguan Fei’er’in karakterine hakimdi, özüne kadar belalı, afacan bir kızdı, ancak bu sözleri duyduğunda yine de etkisine kapıldı ve gözleri öfkeyle kızarmaya başladı. Sonuçta söz konusu kişi idolüydü, aşkının ilk öpücüğü çalınmıştı!

 

Önemsemek hataları beraberinde getirirdi. Zhan LingTian Cennetin Yayılma Sarayının hatta belki tüm anakaranın en iyilerinden biri olabilirdi, ama bu konuda bir istisna değildi. Shangguan Xue’er onun kalbinde bir tanrıça gibiydi, ilk öpücüğünün bir yabancı tarafından çalınması da haliyle kalbindeki öfkeyi ve kıskançlığı uyandırmış, ateşi harlamıştı.

 

Zhan LingTian’ın gözlerindeki öfkeyi gören Shangguan Fei’er, çaktırmasa da keyiften dört köşe bir hal almıştı. Ablasından bahsederek bu inatçı genci kolayca dize getirebileceğini biliyordu. Zhan LingTian Ablasına kafayı takmıştı, ne yazık ki ablasının ona karşı bu tarz bir hissi yoktu.

 

“Peki! Katılmana izin vereceğim!” diyen Zhan LingTian’ın sözleri öldürme içgüdüsü doluydu.

 

Shangguan Fei’er afallayıp kaşlarını kaldırarak hafif bir tonla karşılık verdi: “Zhan Abi, o Zhou Weiqing nefret edilesi olabilir, ama sonuçta Üçüncü Kardeşimin nişanlısı. Ona bir ders verebilirsin, ama onu öldürmeyi denemesen iyi edersin!”

 

Zhan LingTian kıza soğuk bakışlarla baktıktan sonra hiçbir şey söylemeden arkasını döndü ve orayı terk etti.

 

 

--Birleştirilmiş Ekipman Tesisi--

 

Zhou Weiqing bacaklarını çaprazlamış, dördüncü katın merdivenlerinde oturuyor, Ölümsüz İlahi Teknik yetişimi yapıyordu. Shangguan Bing’er’i gördüğü için duyguları karman çormandı, doğru düzgün konsantre olamıyordu.

 

Shangguan Xue’er’i yen, sonra Bing’er’le evlenebilirsin. Cennetin Yayılma Sarayının ona sunduğu şart buydu.

 

Zhou Weiqing şimdilik bunu deneyemezdi, çünkü Kan Kırmızı Cehennemdeki Küçük Şeytan Shen’i bile zar zor yenmişti. Shangguan Xue’er’in gücünüyse ilk elden tecrübe etmiş durumdaydı.

 

Yedi Cevher. Düşük Seviye Zong Aşaması Cennetsel Cevher Ustası. Cennetsel Enerjisi bile kendisininkinden 12 seviye fazlaydı. Üstelik Shangguan Xue’er Cennetin Yayılma Sarayı hanedanındandı. Yani onun Muhteşem Birleştirilmiş Ekipmanlara, hatta Efsanevi Setlere sahip olması kuvvetle muhtemeldi. Ayrıca Küçük Şeytan Shen’in aksine onun en az birkaç parçası tamamlanmış olmalıydı! Ona karşı tek avantajı Elementsel Cevheriydi, ama onun dışında tamamen sönük kalıyordu, sahip oldukları şu anda Shangguan Xue’er’e karşı tamamen faydasızdı!

 

#Baldız fena çıktı ya! Gerçi bizimki de emin olmadan önüne geleni öpmese böyle olmayacaktı.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer derler ama bizim keratanın aklı 2.den sonra ancak başına geldi, neyse ki öpecek başka kardeş kalmadı laughing

Bir de Weiqing çok iyi seviye atlıyor, her şey hoş güzel, ama Xue'er'le arasında cidden büyük bir fark var.
Ne zaman onu yenip Bing'er'i alabilecek hale gelir acaba? 

Neyse hadi okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1286

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1093

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 832

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 717

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 557

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16079 Üye Sayısı
  • 429 Seri Sayısı
  • 21088 Bölüm Sayısı


creator
manga tr