"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Emperor’s Domination - Bölüm 100: Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası (2)


 

K.N: Yüzüncü bölüme ulaştık. Okuyan herkesten yorum istiyorum. Boş geçmeyelim :D

 

Bu zor dönem sadece on bin yıl önce sonlanmıştı.

 

Birçok dahinin yolu Aydınlanmış Varlık aleminde sona ermişti. Antik Aziz alemine ulaşması o kişinin eşsiz bir yeteneği olduğu anlamına geliyordu. Bu son otuz bin yılda, sayısız dahi yanlış dönemde doğduğu için lanetler okuyup, ağıtlar yakmıştır!

 

“Boom… Boom…” Gök gürültüsü gibi bir ses yankılanmıştı. Aniden, hava bir grup süvari belirmişti; ilahi aygırları yıldırım gibi ilerleyerek, altındaki boşluğu çiğniyordu ve saniyede birkaç yüz mil ilerliyordu. Gökyüzünden gelen süvariler, çok hızlı gittiklerinden arkalarında bir gölge bırakıyordu.

 

“İii hi hi hi..”

 

Uzun bir kişneyişten sonra, süvariler çelikten bir sel gibi, bir anda tepelerin üstünde durmuştu. Neredeyse bin binici vardı ama düzenleri son derece örgütlüydü. Akan sular ve süzülen bulutlar kadar doğal duruyorlardı.

 

Süvari birliği, bir savaştan dönüyorlarmış gibi hepsinin üzerinde aynı saf renkteki demir zırhlardan vardı. Birliğin öğrencileri öldürme niyeti yayıyordu. Tüm takımdan yayılan soğuk, kalpsiz ve öldürücü aura gökyüzünü kaplamıştı ve diğerlerinin nefes almasını zorlaştırmıştı.

 

Herkes nefesini tutmuş, böyle bir demir süvari birliğini yetiştiren kişinin korkutucu gücünü düşünüyordu. Bunlar kesinlikle güçlü bir tarikattan ya da ulustan olmalıydı.

 

“Jian Zuo Klanı…”

 

Bu sahneyi gören birçok insan, gerçek kadim bir soya şahit oldukları için şok olmuştu.

 

Mor Bulut Tarikatı’nın ustası bile mırıldanmadan edememişti:

 

“Jiang Zuo Klanı’nın nesli kesinlikle vahşi ve yetenek dolu.”

 

Böyle kadim bir klanı görünce, Uçan Ejderha Gölü’nün kibirli dahilerinin bile beti benzi atmıştı, böyle kişileri kışkırtmaya cesaret edememişlerdi.

 

“Jiang Zuo Klanı – Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’ndan bile daha eski bir oluşum.”

 

Uçan Ejderha Gölü’nden bir Yılan Şeytan Lordu tüyleri ürpermiş bir şekilde mırıldanmıştı.

 

Jian Zuo Klanı’nın demir süvarileri genç bir adam tarafından yönetiliyordu. Soğuk ve duygusuz biriydi. Tanrısal bir aura etrafını sarmıştı ve bedeni yeşim bir dağ gibiydi, ama buna rağmen kolayca aygırıyla aşağı yukarı zıplayabiliyordu.

 

“Doğu Nehri Markisi – bu kişiye akıl sır ermez. Daha yirmili yaşlarda ama çoktan böyle bir ünvanı var.”

 

İlkel Kökenlerin Markisi gibi resmi bir Kraliyet Asili bile bu genç adamı görünce etkilenmişti.

 

Jiang Zuo Klanı’nın geldiğini gören Bastıran Kuvvet Markisi, dikkatsiz davranamazdı. Onları bizzat karşıladı.

 

“Jian Zuo Klanı, son derece antikti. Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’ndan daha eski olmalarının yanı sıra, o soydan bir Erdemli Hükümdar, gençliğinde Ölümsüz İmparator Min Ren’in güçlü bir rakibiymiş. Hatta bazı söylentilere göre, Ölümsüz İmparator Min Ren gençliğinde ona bir kez kaybetmiş.”

 

“Erdemli Hükümdar Jian Zuo”

Ç.N: Erdemli Örnek seviyesindeki bir dereceymiş

 

Uçan Ejderha Gölü’nden yaşlı bir Şeytan Lordu açıklamaya başladı:

 

“Duyduğuma göre, gençliğinde Ölümsüz İmparator Min Ren’in bir rakibiymiş, ama ne yazık ki gene de Ölümsüz İmparator Min Ren’e kaybetmiş ve Cennetin İradesini omuzlayamamış!”

 

Bunu dinleyen diğer gelişimciler etkilenmişti, Jian Zuo Klanı’nın ne kadar korkutucu olduğunun farkına yeni varanlar vardı. Min Ren daha gençken bile, kendi nesli arasında eşsiz yetenekleri olan biri olarak tarif edilirdi. Kökeni mütevazi olsa da, genç haliyle sayısız güçlü düşmanı silip süpürmüştü. Hatta Yasaklanmış Kabir Alanları’na izinsiz girmişti ve Antik Toprakların içinde savaşmıştı. Ne yenilmez bir gençlikti be!

 

Ancak, Jiang Zuo Klanı’nın atası, genç Min Ren’i yenebilecek biriydi – varlığı hiç de küçümsenecek biri değildi. Erdemli Hükümdar Jiang Zuo, o çağda, kesinlikle genç bir dahiydi ve Ölümlü İmparator Dünya’sında tanınıyordu.

 

“Doğu Nehri Markisi – varlığı atası Erdemli Hükümdar Jiang Zuo’nun arkasından geliyor.”

 

Mor Bulut Tarikatından yaşlı bir gelişimci mırıldandı:

 

“Duyduğum ki, Jiang Zuo Klanı’nın onun hakkında çok büyük beklentileri varmış ve kesinlikle atalarını aşabileceğini düşünüyormuş! Daha Zor Dağı çağı bitmemişken bile, Doğu Nehri Markisi çok yetenekliydi. Şu an, söylentilere göre Kraliyet Asili alemine adım atmış.”

 

Büyük tarikatlardan ve güçlü uluslardan birçok öğrenci Jiang Zuo Klanı’nın gelişinden sonra gelmişti ama itibarları onlarla kıyaslanamazdı. Jiang Zuo Klanı’nın günümüze kadar diri kalmasının nedeni, hala gökleri korkutacak kadar güçlü olmalarıydı.

 

Dağ sırasının üst tarafları birçok gelişimci ile dolmuştu ve kamplar kurulmaya başlanmıştı. Bazıları köşk hazinelerine sahipti ve öğrenciler içlerinde dinleniyordu. Bazıları devasa antik gemilere sahipti ve onu geçici olarak ev gibi kullanıyorlardı. Aynı zamanda yerde de bazı gelişimciler toplanmış, olanlar hakkında tartışıyorlardı…

 

Ancak, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na gelen gelişimciler bunlarla sınırlanmış değildi. Gökyüzünde, durmadan kartallarıyla ya da kılıçlarının üzerinde gelen gelişimciler vardı ve hatta bazen devasa uçan dağlar beliriyordu… Farklı renkler ve garip sahnelerle dolu bir izdiham vardı.

 

Yerden gelen insanların Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na girecek yetenekleri olmadığı söylenebilirdi. Sonuçta gelişimciler, Cennetin Buyruğu seviyesine ulaştıktan sonra, uçan hazineleri kullanabiliyordu. Cennetin Temeli seviyesindeyse hiçbir şey kullanmadan uçabiliyorlardı!

 

Gelişimci uçamıyorsa, bu onun gelişiminin ne kadar düşük olduğunu gösteriyordu. Gelişimciler ya da düşük seviyeli tarikatlar esasen dağ sırasına girmeye uygun değildi.

 

“Bam… Bam… Bam…”

 

Sayısız gelişimci sabırsızlıkla büyük tarikatların Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na gelmesini beklerken, dağlar ve toprak aniden sarsıldı, sanki dünya öküzün boynuzu üstündeydi de öküz başını sallıyordu. Birçok gelişimci bu sarsıntıdan korkusuyla havalanmış gökyüzünde uçuyordu.

 

“Neler oluyor? Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası açılıyor mu?”

 

Şaşkın bir gelişimci sormuştu.

 

Ancak, kısa süre sonra, insanlar durumun bu olmadığını anladı. O anda, devasa bir salyangozun dağ sırasına doğru yavaşça geldiğini gördüler; koca bir dağ kadar büyüktü.

 

Devasa salyangozu görünce, birçoğu afallamıştı. Daha önce böyle devasa bir salyangoz görmemişlerdi. Daha da şaşırtıcı olanıysa, salyangozun tepesinde binden fazla kişinin olmasıydı.

 

Salyangozun çok yavaş bir şekilde sürünerek dağ sırasına gelmeye çalıştığını gören gelişimciler, kahkahalarını tutamamıştı.  Daha önce böyle komik bir şeyle hiç karşılaşmamışlardı.

 

“Hay sokayım, sizin ayaklarınız boş yere mi var? Hepiniz salyangozun tepesine oturmuşsunuz, ezilmekten falan korkmuyor musunuz?”

 

Gelişimcilerden biri kahkahalar eşliğinde başını sallayarak böyle söylemişti.

 

Başka biri de yüksek sesle alay ederek konuştu:

 

“Salyangozunuz da amma yavaş, arkadan itelim mi? Yoksa birkaç yıl sonra anca ulaşırsınız.”

 

Bunu duyunca gelişimcilerden bir kez daha kahkaha dalgası yükselmişti. İzleyenlerin hepsi gördüklerinin saçmalığına gülüyordu.

 

Tabii ki, salyangozun tepesindekiler Li Qiye’nin grubuydu. Niu Fen’in hızıyla aslında dağ sırasına saniyesinde ulaşabilirlerdi ama Li Qiye bu nostaljik manzaranın keyfini çıkarmak istemişti.

 

Kahkahalar karşısında, Tu Bu Yu ve Gu Tieshou sakince oturuyordu ama Luo Fenghua gibi çabuk parlayan kişiler, utanmış şekilde gülümsüyordu.

 

Li Qiye de kadim bir tanrı gibi sakindi ve hiç kimseyi umursamadan oturduğu yerden seyahatin tadını çıkarıyordu. Kalabalığın kahkahalarına hiç aldırmıyordu. Salyangozun tepesinde dağ sırasına doğru ilerlemek, ilahi bir aygırı bahçede sürmek gibi hissettiriyordu – konforlu ve rahatlatıcı.

 

Salyangoz bayırı tırmanırken, Cennetsel Mücevher Krallığından birçok gelişimci, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın sancağını fark etmişti:

 

“Bunlar Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’ndan.”

 

Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nı görünce birçok gelişimci kafası karışık halde birbirine bakmıştı. Otuz bin yıl önce, bu topraklar onların tarikatına aitti. O yıllarda hiç kimse buraya gelmeye cüret edemezdi. Bugün ise tarikat düşüşteydi. Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na girmek için gerekli nitelikleri çoktan kaybetmişlerdi.

 

Otuz bin yıl önceki savaştan sonra, İlahi Tanrı Tarikatı, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na girme hakkını elinden almıştı. İşin aslı, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın zaten dağ sırasının yanına sokulacak kadar bile gücü kalmamıştı.

 

Bu yüzden, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın bugün buraya gelişi birçok gelişimciyi şaşırtmıştı. Bunun İlahi Tanrı Tarikatı ve Cennetsel Mücevher Krallığı ile arasında bir çatışmaya yol açacağı belliydi.

 

Cennetsel Mücevher Krallığı sülalesinden bazı kişiler içten içe endişelenmeye başlamıştı, çünkü kısa süre önce, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı, Dong Shenglong’u ve Azılı Savaş Markisi’ni infaz etmişti. Bunun üstüne kibirlice Ölümlü Kral’ın iradesini yok etmişlerdi. Böyle şeylerden sonra, herkes Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın, Cennetsel Mücevher Krallığı’ndan bir daha yüz bulamayacağını düşünmüştü.

 

Ancak, Dokuz Aziz Şeytan Kapısı öne çıkıp meseleyi oturtmuştu. Yine de tüm bu olanların üzerinden çok geçmemesine rağmen, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı şimdi dağ sırasına gelmişti. Bu olanlar İlahi Tanrı Tarikatı için işi zorlaştırmaz mıydı?

 

Niu Fen’in sırtında oturan Li Qiye, tepenin kenarındaki kadim taş girişe bakınca duygulanmıştı.

 

“Durun…”

 

O anda, sağır edici bir bağırış duyulmuştu. Bastıran Kuvvet Markisi, bir gruba yolu kapattırmıştı ve öfkeyle konuştu:

 

“Gu Tieshou, bu yol kapalı!”

 

Bastıran Kuvvet Markisi’nin öfkesi göklere ulaşmıştı ve Kraliyet Asili aurasını hiç geride tutmuyordu. Öfkeyle ilerleyip, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın öğrencilerini bastırmak istiyordu.

 

“Neden kapalı?”

 

Gu Tieshou, ayağa kalktı ve Bastıran Kuvvet Markisi’ne dik dik baktı.

 

Bastıran Savaş Markisi de Gu Tieshou’ya ters ters bakıyordu. Dong Shenglong ile arası çok iyiydi ama Dong Shenglong, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı tarafından öldürülmüştü. Bu yüzden tarikata karşı intikam arzuluyordu. Eğer Ölümlü Kral’ın emrinin altında olmasa, Dong Shenglong için adaleti kendi elleriyle getirirdi.

 

“Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı gibi minik bir tarikat buraya gelmeye mi cüret ediyor?”

 

Bastıran Kuvvet Markisi soğuk bir şekilde kaşlarını çatmış bir şekilde konuşuyordu:

 

“Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na girebilecek niteliklere sahip değil!”

 

“Bu doğru, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası artık size ait değil. Geldiğiniz yere geri dönün, sırtınızı sizin için kaşımayalım.”

 

Cennetsel Mücevher Krallığı’ndan insanlar alay etmeye başlamıştı.

 

Li Qiye, başından beri bir kez bile Bastıran Kuvvet Markisi’ne bakmamıştı. Sakince konuştu:

 

“Gitmek istediğim bir yer var ve kimse beni durduramaz. Elder Gu, yuvarlat şunu!”

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1067

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 969

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 811

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 579

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 511

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 481

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 272

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 167

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11573 Üye Sayısı
  • 313 Seri Sayısı
  • 16339 Bölüm Sayısı


creator
manga tr