“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Emperor’s Domination - Bölüm 99: Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası (1)


 

Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası, birçok güçlü tarikatın ve ulusun gözünde, hazinelerin toprağıydı. Burada bereketli tanrısal cevherler, bol miktarda ruh ilaçları, Uzun Ömür Ruhlarının ve İlahi Canavarların kükreyişleri vardı.

 

Efsanelerde, Yasaklanmış Kabir Alanlarına ve Antik Topraklara uzak olsa da, gene de zenginliklerle dolu nadir bir yerdi.

 

Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nın kaynağını kimse açıkça bilmiyordu. Bazıları doğal bir yer olduğunu söylüyordu. Bazıları ise buranın başka bir dünyadan geldiğini söylüyordu. Kimisiyse buranın Tanrıların toprağı olduğunu söylüyordu…

 

Otuz bin yıl önce, İlahi Tanrı Tarikatı’na kaybedene kadar, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’na aitti. Kayıplarından sonra eski topraklarının bir kısmını koruyabilmiş olsalar da, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nı ellerinde tutamamışlardı.

 

O zamanlar, dağ sırası tarikatın avlanma alanıydı; hiç kimse izinsiz girmeye cesaret edemezdi. Oradaki hazine bolluğu birçok insanın ağzını sulandırsa da, kimse Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nı karşısına almaya cesaret edemezdi.

 

Tarikat düşüşüyle, bu toprakların sahibi kalmamıştı. İlahi Tanrı Tarikatı galip gelmiş olsa da, Büyük Orta Bölge’deki tüm büyük tarikatlar ve uluslar burasıyla ilgileniyordu.

 

Bazı büyük kişiler, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nın açılış tarihini, üç ay ile bir yıl arasına kadar hesaplayabilmişti.

 

Bu yüzden, şu anda bütün tecrübeli büyük tarikatlar ve uluslar öğrencilerini oraya yollayarak, efsanelerde geçen hazineleri ele geçirmenin peşindeydi.

 

Ev sahibi olan ülke Cennetsel Mücevher Krallığı da öğrencilerini daha öncesinden Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nın önüne yollayıp çoktan kamp kurdurmuştu. Büyük Orta bölgenin dört bir yanından gelen güçlü tarikatları ve ulusları karşılamanın yanında, kimlerin oraya girmeye yetecek seviyede olduğunu belirleme sorumluluğu da onlara aitti.

 

Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası tüm dünyaya ait olsa da, aslında oraya sadece büyük tarikatlar, güçlü uluslar ya da şöhretli hükümdarlar girebiliyordu. Küçük tarikatlar ve normal gelişimciler ise giremiyordu.

 

Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası, aslında Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’ndan çok uzakta değildi. En fazla yüz bin mil ötededi. Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın eskiden bir deniz salyangozu şeklinde topraklara sahip olduğunu düşünürsek, şimdiki toprakları kuyruk kısmındaydı. Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası da salyangozun ağız tarafı oluyordu. Tarikatın Antik Topraklarını geçmek zorundaydılar.

K.N: Salyangoz resmi koyacaktım da tiksinenler oluyor böyle şeylerden :)

 

Tarihi hesapladık sonra, Li Qiye, açılış gününü orada beklemek için biraz erken ayrılmak istemişti.

 

Tüm seçilmiş öğrenciler bekliyordu. Niu Fen hemen devasa salyangoza dönüştü. Çok fazla öğrenci olduğundan, Niu Fen’in bedeni daha da büyümüştü, koca bir dağ gibiydi.

 

Bu devasa salyangoza bakınca öğrenciler afallamıştı. Hayatlarında ilk defa bu kadar büyük bir salyangoz görüyorlardı.

 

“Başla.”

 

Li Qiye’nin emriyle, Niu Fen tüm öğrencileri Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na doğru götürmeye başladı. Salyangozda oturan öğrenciler, onlar için yeni ve heyecan verici bir şeyi tecrübe ediyorlardı.

 

Li Qiye ile gelen yaklaşık bin öğrenci vardı. Temizleyici Yeşim Tepesi’nin üç yüz öğrencisi dışında, Qu Daoli ve Koruyucu Mo da, Tu Buyu ve birinci büyük Gu Tieshou ile öğrencilere liderlik ediyordu. Diğer dört büyük tarikatı korumak için geride kalmıştı.

 

Li Qiye’nin hizmetçisi olan Li Shuangyan da geliyordu. Kendisi Li Qiye’nin gücünün ana parçası olduğundan, onu da getirmek zorundaydı.

 

Nan Huairen ise, Li Qiye’nin ayakçısı olduğundan doğal olarak gelmek istemişti. Nan Huairen tamamen sadık olduğu için, eğer bir şeyler kazanırlarsa, Li Qiye onunla paylaşmayı unutmazdı.

 

Aslında, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın grubu maceraya koyulmadan önce, bazı başka kişiler çoktan Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nın girişine konuşlanmıştı.

 

Giriş, yatay ve geniş bir bayırdı. Sanki devasa bir ejderha, dünyanın üzerine uzanmış gibiydi. Burası milyonlarca mile kadar uzanan dağ sırasının önündeki girişti. Eğer buranın tepesine çıkılır da etrafa bakılırsa, insan bu dünya küçücükmüş gibi hissedebilirdi.

 

Kapı, bölgenin en yüksek tepsindeydi ve son derece görkemliydi. Tabii ki, bu yine sadece girişti, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nın kendisi hayal edilemeyecek kadar büyüktü.

 

Dağ sırasının ilk kontrol noktasında, Cennetsel Mücevher Krallığı tarafından gönderilmiş bir takım vardı. Bu öncü grup, ev sahibi olarak büyük tarikatların öğrencilerini karşılamakla görevliydi, ama aynı zamanda kimin girebileceğine karar vermekle de yükümlüydüler.

 

İlahi Tanrı Tarikatı’nın bu öncü grubu, Bastıran Kuvvet Markisi tarafından bizzat yönetiliyordu. Bastıran Kuvvet Markisi, tıpkı Menekşe Dağının Markisi gibi önceki nesilden bir Kraliyet Asiliydi. Aynı zamanda Bastıran Kuvvet Markisi’nin klanı ile Dong Klanı’nın arası çok iyiydi. Hatta Bastıran Kuvvet Markisi ile Dong Shenglong’un arası da çok iyiydi!

 

Cennetsel Mücevher Krallığının birliklerinin dağ sırasına konuşlandığı haberini birçok yetişimci duymuştu. Özellikle de tarikata sahip olmayan, ya da güçsüz bir tarikatta olanlar; daha önceden gelip sadece uzaktan izliyordu.

 

Bu kişiler, kesinlikle Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’na girmek için yeterli gerekliliklere sahip değillerdi. Ancak, gene de durumu izleyip, bir fırsat doğmasını umuyorlardı; hatta belki gizlice dağ sırasına sızabilirlerdi. Bunlar olmasa da, büyük kişileri ve güçlü tarikatları ilk elden inceleme şansları olmuş olacaktı. Aydınlanmış Varlıkların ve Antik Azizlerin auralarını izleme şansları bile olsa, buraya gelmelerine değmiş olurdu.

 

“İlkel Kökenlerin Markisi geldi…”

 

Bastıran Kuvvet Markisi konuşlandıktan kısa süre sonra, başka bir Kraliyet Asili, Ejderha Atını sürerek belirmişti. Bu Kraliyet Asili’nin sadece üç-beş takipçisi vardı, ama sahip olduğu güçlü ilkel kan enerjisi, zayıf gelişimcilerin titretirdi.

 

“İlkel Kökenlerin Markisini ölçmek oldukça zor, Kraliyet Asili ünvanını alalı en fazla elli yıl olmasına rağmen, Ölümlü Kral’ın özel iznine sahip.”

 

İlkel Kökenlerin Markisinin gelişine uzaktan şahit olanlar, hayranlıkla konuşuyordu.

 

Bastıran Kuvvet Markisi, ev sahibi olarak, ellerini birleştirip İlkel Kökenlerin Markisini karşılamıştı. İlkel Kökenlerin Markisi, Bastıran Kuvvet Markisinin önünde çok dikkatliydi ve her şeyi ayarlamıştı.

 

Sonrasında, Cennetsel Mücevher Krallığı’ndan başka bir Kraliyet Asili gelmişti. Ondan sonra da başka bir tanesi; ancak kendi gruplarından sadece bir Kraliyet Asili içeri girebilirdi.

 

“Mor Bulut Tarikatı geldi…”

 

Gün ilerledikçe, büyük tarikatlardan ve güçlü uluslardan birçok öğrenci gelmişti.

 

Mor Bulut Tarikatı gökyüzünde dağ sırasını kaplayan bir gökkuşağından gelmişti. Mor Bulut Tarikatı gelince, Bastıran Kuvvet Markisi bazı öğrencilerini onları karşılaması için görevlendirdi.

 

Mor Bulut Tarikatı’nın hepsi sıradışı bir mor enerjiye sahipti. Bilgili bir adam, öğrencilerinin büyük çoğunluğunun Cennetin Temeli aşamasına ulaşmış olduğunu görebilirdi!

 

Genç nesillerin Cennetin Temeli seviyesine ulaşması mükemmel bir başarıydı. Özellikle on yıl önce hala Zor Dao Çağı’ndayken, Cenneti İradesi’nin eksikliği ve dünyanın özünün kurumasıyla, gelişim son derece zor olmuştu!

 

“Uçan Ejderha Gölü de geldi, çok fenalar. Duyduğuma göre bu sefer, bizzat genç ustaları liderlik ediyormuş. Dedikodulara göre, Uçan Ejderha’nın genç ustası, bir şeytana gelişen dev bir pitonmuş. Hatta ilerde Şeytan Kral olma ihtimali bile varmış!”

 

Biri etkilenmiş şekilde konuşmuştu.

 

Uçan Ejderha Gölü’nün gelişini, bir ejderhanın kükreyişi takip etti. Kocaman bir ejderha tüm gökyüzünü kaplamış halde yüz öğrenci taşıyordu, hepsi de olağandışı şekilde yetenekliydi. Ancak, Uçan Ejderha Gölü öğrencilerinin hepsi Dao uzmanlığı olan şeytanlardı ve hepsinin farklı farklı görünüşü vardı. Bazıları insan bedeni ile şahin kafasına sahipti, bazılarının öküz boynuzu vardı ve bazılarının insan kafası varken kuş bedeni vardı…

 

“Nasıl hiç Antik Aziz gelmemiş?”

 

Yeni ülkelerin ve büyük tarikatların gelişini görünce, bunun nedenini bilmeyen birkaç tecrübesiz öğrenci merakla sormuştu.

 

“Farkında olmadığın bir şey var. Eski efsanelerde, Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nın, Şerle Kuşatılmış Dağ Sırası’nda öğrencilerini eğittiği söylenir. Burası cehennem gibi bir eğitim alanı ve sadece genç nesilleri ödüllendirmek için var, bu yüzden sadece Antik Aziz seviyesinin altındaki gelişimciler girebiliyor. Aksi takdirde daha yüksek seviyedeki gelişimciler, ölümsüz güç tarafından bastırılıyor!”

 

Daha yaşlı bir gelişimci konuşmuştu.

 

Ondan daha da tecrübeli bir gelişimci nazikçe başını iki yana salladı ve konuştu:

 

“Antik Azizler burada kolay kolay gözükmez. Zor Dao Çağı herkesin otuz bin yıl boyunca acı çekmesine neden oldu. Aydınlanmış Varlık seviyesinin üstündeki büyük kişilerin çoğu, o seviyeye çıkmayı otuz bin yılın öncesinde başarmıştır. Bu otuz bin yıl boyunca, Antik Aziz de olsa, Cennetsel Kral da olsa, gelişimleri bir noktada takıldı, bu yüzden son çağdaki Antik Azizlerin sayısı iki elin parmağını geçmez. Bu yüzden, Otuz bin yıl öncesinden beri Antik Aziz olanların çoğu ya öldü, ya da zorla ömürlerini dondurup, dışarı çıkmaya isteksiz oldular.”

 

Efsanelerde göre, otuz bin yıl önce, Siyah Ejderha Kralı aniden öfkelendi ve Ölümsüz İmparator Ta Kong ile dövüştü. Onun tarafından omuzlanmış olan Cennetin İradesini çalmak istemişti. Bu savaş dibine kadar ölüm saçan bir savaştı. İşin sonunda, dünyanın enerjisi kurudu ve gelişimciler için en zor olan otuz bin yıl başladı.

 

Bu zor zamanlarda, Aydınlanmış Varlık ya da Antik Aziz seviyesine ulaşmış birçok büyük kişi, dünya özünün kurumasından dolayı, bir adım daha ileri gidemedi ve gelişimleri hep yerinde saydı.

 

Bu dönem yüzünden, sayısız Aydınlanmış Varlık ve Antik Aziz yaşlanarak öldü. Kaderlerinden kaçmayı başaranların hepsi, yaşamlarını dondurdu ve ölümlü izolasyona girerek, dünyada tekrar belirmeye cesaret edemediler.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17357 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr