Bölüm 136: Sakinsu Marki’nin Kutsal Elçisi

avatar
878 29

Desolate Era - Bölüm 136: Sakinsu Marki’nin Kutsal Elçisi



Bölüm 136: Sakinsu Marki’nin Kutsal Elçisi

 

.....

 

Sakinsu Eyaleti’nin Kutsal Elçisi mi?

 

Ji Ning, Ji Dokuzateş, Ji Yichuan ve diğerleri şaşırmıştı. Devasa gemideki iki heybetli bayrağı gördükleri anda bu geminin Sakinsu Marki’nin Kuzeydağ Klanı’na ait olduğunu anlamışlardı. Kuzeydağ Klanı… Koskoca Sakinsu Eyaleti’ndeki en heybetli ve en güçlü klandı!

 

Lakin, anlaşmayı Büyük Xia Hanedanlığı’yla yapacaklarını ve element dağını da Büyük Xia Hanedanlığı’na devredeceklerini düşünüyorlardı. Yani, bunca zamandır bekledikleri isim Büyük Xia Hanedanlığı’nın Kutsal Elçisi’ydi. Peki ya o zaman, neden Sakinsu Eyaleti’nin elçisi buraya gelmişti?

 

“Hadi, gidelim.” Dokuzateş konuştu.

 

“Tamam.” Herkes onaylamıştı.

 

 Her ne kadar Sakinsu Marki’nin yolladığı elçi abes bir durum yaratmış olsa da Kırlangıç Dağı’ndaki Büyük Xia Hanedanlığı’nın güçlerini kontrol eden General Dong’un da buraya gelmesi durumu değiştiriyordu. Ayrıca böyle koskoca bir gücü gücendirmeye kim cüret edebilirdi ki?

 

“Gidelim.” Aniden beliren uçan tekneye Ji Ning ve grubu kurulmuştu. Oracıkta, hepsi Zifu seviyesinde olan kahramanvari, zırhlı askerlere doğru ilerlemeye koyuldular. Bu durum Ning ve diğerlerini şaşkına çevirmişti. Karşılarında gerçekten de Büyük Xia Hanedanlığı’nın dünyayı birleştirdikten sonra atadığı Markiler’den biri, Sakinsu Eyaleti’nin Karadağ Klanı duruyordu. Sayısız yıldır varlığını sürdüren kadim bir marki...

 

“Ji Dokuzateş, Ji Klanı’na bahşedilen bu lütfa inanmak zor.” General Dong durumdan memnun değildi. “Genç efendi gemide sizi bekliyor. Çabuk, girin.”

 

“Teşekkürler, General Dong.” Dokuzateş gülümsedikten sonra Ning ve diğerlerine öncülük etmeye başladı. Ji Klanı üyeleri, zırhlı askerlerin eşliğinde geminin güvertesine doğru çıkıyorlardı.

 

“Etkileyici.” Ning etrafını süzdü, savaş gemisi sayısız sembolle kaplıydı. Bu geminin altında kadim bir aura yatıyordu. “Büyülü hazine değil daha çok golem tipi bir mekanik gemiye benziyor!”

 

Savaş gemisi üç kata sahipti. Basamakları çıkan grup ikinci katın ana salonuna ulaşmıştı. Ana salonun genişliğine diyecek yoktu ve salonun içinde, fiyakalı siyah cübbelere kuşanan genç bir adam duruyordu. Siyah cübbeli genç adam ellerini birleştirmiş, camın yanından mesafedeki büyük sisi izliyordu. Hemen yanında, iki hizmetçisi ve köşede de yaşlı bir adam duruyordu.

 

“Dong Fanyu!” Ning direkt olarak bu herifi tanımıştı. Kendisi, Karejderi Dağı’nın Kırlangıç Dağı’ndaki Zifu Öğrencileri’nden biriydi. Her ne kadar onu daha önce bizzat görmemiş olsa da resmini görmüştü.

 

“Üstat Xu nerede?” Dong Fanyu içeriye giren Ji Klanı üyelerini görür görmez şaşırmıştı. “Kıdemli öğrenci kardeşim Zidao ve diğerleri nerede?” Ne derse desin, Ji Klanı üyeleri onu umursamıyordu.

 

“Kutsal Elçi’ye saygılarımızı sunuyoruz.” Dokuzateş konuştu. Vakit kaybetmeden neredeyse yere değecek kadar eğilmişti. Hemen arkasında, Ning ve diğerleri de saygılarını sunuyorlardı.

 

Sesi duyan siyah cübbeli genç adam ellerini birleştirerek arkasını döndü. Suratı düz ve sadeydi. Dudaklarındaki ufak gülümsemeyle gerçekten de cana yakın biri gibi görünüyordu. Grubu süzdükten sonra konuştu. “Kalkın.”

 

Talimatı duyan Ji Klanı ayağa kalkmıştı.

 

“Eh?” Siyah cübbeli genç adamın suratı ekşimiş, ardından dudaklarında bir gülümseme daha belirmişti. “Sadece siz mi varsınız? General Dong, daha önce Karejderi Dağı’yla Ji Klanı’nın, Öküzboynuzu Dağı’nda mücadele ettiklerini söylememiş miydin?”

 

General Dong telaşla konuştu. “Genç efendim Karejderi Dağı gerçekten de bu bölgeye Ji Klanı’yla mücadele etmek için epeyi insan göndermişti. Daha demin Dong Fanyu’nun Wanxiang Üstadı, Xu Li’den bahsettiğini duymadınız mı? Ji Dokuzateş! Soruma cevap ver! Karejderi Dağı’nın üyeleri nerede? Sakinsu Eyaleti’nin Kutsal Elçisi buraya teşrif etmişken ne cürretle hala daha saygılarını sunmaya gelmediler?”

 

Ji Dokuzateş konuştu. “Kutsal Elçi’ye saygılarımla… Karejderi Dağı, Ji Klanımı yok etmek için bizlere saldırmıştı. Ji Klanım onlarla mücadeleye tutuştu ve nihayetinde, rakiplerimizi katlederek galip geldik.”

 

“İmkânsız!” Kenarda sessizce oturan Dong Fanyu kükredi. “Xu Li bir Wanxiang Üstadı’ydı. Nasıl olur da sizin Zifu Öğrencileri’niz Üstat Xu Li’yi öldürmüş olabilir? Bana kalırsa, büyük formasyonunuza bel bağlayarak her şeyi dış dünyadan saklıyorsunuz. Genç efendinin geldiğini biliyorsunuz lakin formasyonda kapana kısılan Üstat Xu Li ve diğerlerinin bu konudan haberi yok.”

 

Siyah cübbeli genç adam sessizce dinliyordu.

 

Dokuzateş konuştu. “Üstat Xu Li hayatını kaybetti. Ji Ning.” Dokuzateş başını çevirerek konuştu. “Üstat Xu Li’nin büyülü hazinesini, şu toprak mührünü çıkar da Dong Fanyu’ya göster bakalım.” Ning elini havaya savurduğu gibi “Toprak Mührü”nü çağırdı.

 

Dong Fanyu şaşkına dönmüştü. “Daha önce Üstat Xu Li’nin böyle bir mühür kullandığını görmemiştim, lakin onun uçuş tipi büyülü hazinesini hatırlıyorum.”

 

“Yeryüzü seviye büyülü eşya olsa gerek.” Siyah cübbeli genç adam aniden söylenmişti. Tekrar elini havaya savuran Ning, bu sefer Dong Fanyu’nun bahsettiği uçuş tipi büyülü hazineyi çıkardı.

 

Dong Fanyu’nun suratı solmuştu. “Bu nasıl olur!”

 

Yan tarafta duran General Dong’un göz bebekleri küçülmüş ve herif gülmüştü. “Görünüşe göre Ji Klanı’nın olağanüstü yetenekleri varmış. Daha önceleri, Dong Fanyu’nun verdiği rapora göre Dong Ziqi, Yeşimçocuk ve yirmiye yakın Zifu Öğrencisi Öküzboynuzu Dağı’na gelmiş olsalar gerek. Gelenlerin yanında, Üstat Xu Li’nin bile can vereceğini düşünmemiştim.”

 

Şak! Şak! Şak! Siyah cübbeli genç adam aniden ellerini çırpmaya başladı. “Bendeniz Baiwei Kuzeydağ.” Genç adam gülümsedi. “Neden buraya geldiğimi biliyor olmalısınız. Ji Klanı’nın sınırlarındaki element madeni için buradayım. Hedefim gayet basit Ji Klanı’nın element haklarını bize, Sakinsu Marki’ne teslim etmesini istiyorum ve tabii madenin %30’unu sizlere vereceğim!”

 

Dokuzateş titremişti. “Ama, ama çoktan Büyük Xia Hanedanlığı’na…”

 

“Endişelenmene gerek yok.” Siyah cübbeli genç adam başını iki yana salladı. “Bölgeye ilk Sakinsu Marki geldi. Transfer anlaşmasını imzaladığımız taktirde, Büyük Xia Hanedanlığı’nın Kutsal Elçisi gelse bile herhangi bir şey olmayacaktır. Doğal olarak, bu konuda Sakinsu Marki sizleri kollayacaktır.”

 

Ji Klanı üyeleri rahat nefesler çekmeye koyulmuşlardı. Ji Klanı’na göre element madenini Sakinsu Marki’ne ya da Büyük Xia Hanedanlığı’na vermenin herhangi bir farkı yoktu. Sonuçta, Sakinsu Eyaleti’nde… Sakinsu Marki’nin pozisyonu Büyük Xia Hanedanlığı’yla aynıydı. Eğer Sakinsu Marki bazı meselelere el atmak isterse gayet tabii Büyük Xia Hanedanlığı buna kolay kolay karışmayacaktı.

 

“İstekli misiniz?” Kuzeydağ Baiwei gülümsedi.

 

“İstekliyiz, istekliyiz!” Dokuzateş hemen cevapladı. Ning ve diğerleri de onaylamıştı.

 

“Güzel.” Baiwei gülümseyerek başını öne salladı. “İnsanlarıma madeni incelemeleri için talimatları vereceğim. Ayrıca, hepiniz çekilebilirsiniz lakin Ji Ning burada kalsın.”

 

Ji Ning burada mı kalsın? Ji Klanı şaşırmıştı. Yan taraftaki Dong Fanyu ve General Dong saygıyla eğildikten sonra hemen mekânı terk etmeye koyulmuştu. Her ne kadar Ji Klanı meseleyi tam kavrayamamış olsa da bu talimata karşı çıkmaya cüret edemeyeceklerdi.

 

………..

 

“Ji Dokuzateş. Tebrikler.” Geminin güvertesinde yürüyen General Dong konuştu.

 

“Şans, şans.” Dokuzateş geniş bir kahkaha attı. Yine de hala daha şaşkınlığından kurtulabilmiş değildi. “Ji Klanımız Sakinsu Marki’ne rapor yollamamıştı… Peki ya o zaman ne ara buraya insan yolladılar?”

 

“Nereden bileyim?” General Dong başını iki yana salladı. “Eğer raporu ben yollasaydım, muhtemelen yollayacağım kişiler daha Sakinsu Şehri’ne bile ulaşmamış olacaklardı.” Dokuzateş başını öne salladı.

 

Tabii Ji Klanı üyeleri salonda kalan Ning için endişe duymaya başlamışlardı. Kenarda duran Dong Fanyu dişlerini sıkıyordu. Üstat Xu Li bile can vermişti. Bu meseleyi kabullenmek istemiyordu.

 

……

 

Salonda. Yalnızca Kuzeydağ Baiwei ve Ji Ning bulunuyordu. İki hizmetçi de oracıkta sessizce dikiliyordu.

 

“Genç efendi, acaba neden Ji Ning’in burada kalmasını istediğinizi sorabilir miyim?” Ning saygıyla konuştu. “Resmiyete gerek yok.” Baiwei oturarak yanındaki sandalyeyi gösterdi. “Otur bakalım. Ayrıca, bana direkt Baiwei diyebilirsin zaten resmi bir pozisyonum yok.”

 

“Teşekkürler, genç efendi Baiwei.” Ning oturdu. Baiwei genç adama bakıyordu. “On bir yaşında, Yağmurejderi Korumaları’nın kovaladığı, suçlu Bei Zishan’ı öldürdün. Şu anda on altına basmış olmalısın. Eğer varsayımlarım doğruysa Ji Klanı’nın bu felaketi atlatabilmesinin sebebi sensin, Ji Ning.”

 

Ning şaşırmıştı. Kuzeydağ Baiwei adlı bu genç efendi epeyi şey biliyordu.

 

“Merak etmeye gerek yok. Kötü bir niyette değilim.” Baiwei gülümsedi. “Doğruyu söylemek gerekirse ilk defa babamın emirleriyle bir göreve çıkıyorum. Doğal olarak ilk görevimde tedbiri elden bırakmamam lazım. Her ne kadar bu görev basit olsa da Ji Klanı’nızı epeyi araştırdım.”

 

Ning şaşırmaya devam ediyordu. Sakinsu’yun Kuzeydağ Klanı neredeyse Büyük Xia Hanedanlığı’yla aynı yaştaydı. Böylesine bir klanın soyundan gelen insanlar sıradan insanlar değillerdi Ji Klanı gibi ufak bir klana elçilik yapmak için geliyor olsalar bile durumu derin bir şekilde incelemişlerdi. Sadece bu noktadan bile ne denli dikkatli oldukları anlaşılabiliyordu.

 

“Bei Zishan’ı on bir yaşıda, Yeşimçocuk ve Xu Li’yi on altı yaşında öldürdün.” Baiwei iç çekti, etkilenmişti. “Formasyonun gücüne bel bağlamış olsan da gücünden etkilenmediğimi söylesem gerçekten yalan söylemiş olurum.”

 

“Hayatımı riske atmam gerekti ve şans benden yanaydı.” Ning başını iki yana sallayarak iç çekti. “Ji Klanım, Öküzboynuzu Dağı’nda neredeyse paramparça olmanın eşiğine gelmişti.” Genç adam yaşanan mücadelenin ne kadar yön değiştirdiğini hatırlayınca içten içe korkmaya başlamıştı.

 

“Şanslısın, ancak güçlüsün de.” Baiwei konuştu. “Senin gibi bir dehanın, bu ufacık Kırlangıç Dağı’nda kalmasına imkân yok! Yeteneğinle, eğer sana öğretiler sunacak heybetli bir ustaya sahip olamazsan korkarım ki gelecekte büyük şeyler yapmakta güçlük çekeceksin. Örneğin, bazı yüksek seviye pratik tekniklerini elde edemezsen Wanxiang Üstadı olamazsın.”

 

Ning onayladı. “Söylediğiniz gibi, büyük bir yolculuğa çıkıp bir öğretmene ve bir ustaya saygılarımı sunmak istiyorum lakin bunun için biraz beklemem gerekiyor.”

 

Baiwei onayladı. Elini havaya savurduğu gibi bir nişan çıkarmıştı. “Eğer Sakinsu Şehri’ne gelirsen beni aramayı unutma.”

 

Ning şaşırmıştı. Nişan mı? Eğer kabul ederse karşısında duran bu adama bir iyilik borcu olacaktı. Kuzeydağ Baiwei heybetli bir pozisyona sahip olsa da dikkatle davranıyor ve sıradan bir klandaki Zifu Öğrencisi olan Ning’e bu kadar saygı gösteriyordu. Böylesine bir adamla arkadaş olmaya değerdi.

 

“Teşekkürler, genç efendi Baiwei.” Ning hafiften tereddüt ettikten sonra nişanı aldı. Nişanın kenarlarında “Kuzey” ve “Dağ” kelimeleri görülebiliyordu ve öte yanındaysa “Kara” ve “Kaplan” yazıyordu. Ning söylenmeden edememişti. “Kuzey Dağ Kara Kaplan?”

 

“Nişanda babamın ismi, Kuzeydağ Karakaplan yazıyor.” Baiwei gülümsedi. Ning hemen cevapladı. “Sakinsu Şehri’ne gelirsem kesinkes sizi ziyaret edeceğim, genç efendi Baiwei.”

 

“Adamlarım element madenini incelemek için biraz zaman harcayacak… Boş boş oturmayalım, müzik dinleyelim.” Baiwei elini hafifçe havaya savurdu ve aniden salonun kenarlarından enstrüman taşıyan güzeller güzeli hizmetçiler fırlamıştı. Çok geçmeden müzik başladı.

 

Aynı esnada, diğer hizmetçiler de ikiliye yiyecek sunuyorlardı. Aradan geçen onca zamanın ardından Ning’in Kuzeydağ Baiwei’ye kanı ısınıyordu. Lakin aniden…

 

“Yağmurejderi Korumaları’nın bir görev için Ji Klanı üyelerini sorgulaması gerekiyor. Bu geminin efendisine bana bu konuda yardımcı olması için rica ediyorum.” Soğuk, keskin bir ses koskoca savaş gemisinde yankılanıyordu. Ana salonda oturan Ning ve Baiwei ikilisi bile sesi gayet rahat bir şekilde duymuşlardı. Ning başını çevirerek cama baktı. Manzarada, uzaklarda, kızıl cübbeli genç bir adam duruyordu….

 

……






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22105 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40994 Bölüm Sayısı


creator
manga tr