Bölüm 579: Düşman Topraklarına Tek Başına Girmek

avatar
1189 1

Charm of the Soul Pets - Bölüm 579: Düşman Topraklarına Tek Başına Girmek


 

Bölüm 579: Düşman Topraklarına Tek Başına Girmek

 

"Sen buna yalnız kalmak mı diyorsun..." Chu Mu'nun sözlerini duyan Liu Zhang'ın ağzı seğirmeye başlamıştı.

 

Oluşum dışına çıkmış üç katile yalnız demek... Bunu kabul etmek zordu, katiller oldukça güçlüydü!

 

Chu Mu Prenses Jin Rou'nun öldürdüğü iblise baktıktan sonra "Beş bin metre ötede büyük bir katil grubu var. Yaklaşık yirmi kişi. Şaşakaldım, yedinci alemde aynı kuvvetten bu kadar katil nasıl olabilir?" dedi.

 

Chu Mu bunu söyler söylemez Prenses Jin Rou gözlerini tekrar şaşkınlık içerisinde geniş geniş açtı ve Liu Zhang'a baktı.

 

Chu Mu'yu duyan Liu Zhang'ın ağzı açık kalmıştı!

 

Liu Zhang bu çocuğun tek başına bu kadar kısa sürede kendilerini bekleyen durumu çözmesini hiç beklemezdi. Bu tuzağın kusursuz olduğunu bilmek gerekirdi, atılan bir yanlış adımınızda katiller sizi fark ederdi.

 

Katillerin arasında o kadar ilerlemek, durumu fark etmek imkânsızdı, ikinci kademede kimse kendini bu kadar iyi gizlemiş olamazdı. Chu Mu'nun söylediklerinden sonra Liu Zhang kendine bir çukur kazmış gibi hissetti.

 

"Koruma kardeşimiz, gerçekten durumu tamamen çözdün mü?" Diye sordu Liu Zhang.

 

"Eh, yirmi tane arasında üç tane lider var, güçleri fena değil." Dedi Chu Mu.

 

"Liderlerini bile seçmiş." Liu Zhang'ın nutku tutulmuştu.

 

Önlerinde gerçekten de katillerden oluşan bir nöbetçi grubu vardı. 

 

Katillerin aralarında belirli yerlere ruh hayvanları dizilmişti. Deneyimli biri hemen katiller arasındaki mesafenin önceden ayarlanmış olduğunu anlayabilirdi. Oldukça seyrek yayılmış olsalar da aralarından geçmek mümkün değildi.

 

Liu Zhang da bir eğitim uzmanıydı. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyordu, prensese bunu söylerken ikinci kademede kimsenin bunu yapamayacağından emindi.

 

Ancak kim bilebilirdi ki Prenses Jin Rou'nun yanındaki korumanın bu kadar korkunç olduğunu? Liu Zhang'ın aklı bunu almıyordu.

 

Prenses Jin Rou derin düşüncelere dalmıştı. Kendisinin bile sadece birkaç koruması vardı ve hiçbiriyle yedinci alemde karşılaşmamıştı.

 

Ancak nasıl olduysa bu kadar katil yedinci alemde birbirini bulmuştu. Hepsi yarışmacıysa bunların arkasındaki güç ne kadar büyüktü? Altıncı alemden bu kadar fazla insanı geçirmek kolay iş değildi.

 

"Var mı bir ipucu?" Diye sordu Jin Rou'nun kafasını kaldırdığını gören Chu Mu.

 

"Aklıma bu kadar güçlü biri gelmiyor. Ruh İttifakından Si Tian bile böyle bir şey yapamaz. Muhtemelen Göklerin Altındaki Savaşın dışında biri içeri sızmış." Diye çıkarımda bulundu Prenses Jin Rou.

 

Chu Mu'nun kalbi sıkıştı. Chu Mu'nun aklına ilk gelen kişi çocukluğunda karşılaştığı kızdı.

 

Çünkü genç kız hep Göklerin Altındaki Savaşın son onurunu kazanmak istiyorsa eğer muhtemelen uzun süredir bunun planını yapıyor demekti ve ikinci kademenin son onurunu kazanmak için her türlü yolu denerdi.

 

"Çok adamları var, muhtemelen onları yenemeyiz. Birkaç kişi daha bulup birleşebiliriz. Eğer yeterince kişi olursak bizimle savaşmaya cüret edemeyebilirler." Dedi Prenses Jin Rou.

 

"O kadar vaktimiz yok. Dediğin gibi yaparsak son onuru alamayabiliriz. Bir de çok kişi olursak katiller bizimle savaşmaktan çekinmez bence, asıl amaçları herkesi engellemek." Diyerek Prenses Jin Rou'nun teklifini reddetti Chu Mu.

 

Prenses Jin Rou'nun seçimi daha güvenliydi ve insanları toplayacak nüfuza sahipti.

 

Ancak Chu Mu bu katillerin bir uzmanın adamları olduğunu düşünüyordu. Eğer katillerle fazla vakit harcarlarsa yedinci alem onuru alınırdı.

 

Chu Mu gücünün yeterli olmadığını biliyordu. Eğer yedinci alem onurunu almazsa Zhan Ye ve Hükümdar Hayalet Kralı gelişemezdi. Bu da sekizinci alemde kendisi için büyük bir problem olurdu, bu yüzden Chu Mu'nun ödülü alması gerekiyordu.

 

"Son onur çok da önemli değil benim için. Başardığım sürece yeter benim için. Çok güçlüler, yenemeyiz..." dedi Prenses Jin Rou.

 

"Son onuru almak zorundayım." Dedi Chu Mu.

 

Prenses Jin Rou kafasını eğip konuşmayı bıraktı.

 

"Madem öyle, burada ayrılalım." Chu Mu Prenses Jin Rou'nun risk almak istemediğini anlamıştı.

 

Prenses Jin Rou durdu, Chu Mu'nun bu kadar açık sözlü olmasını beklemiyordu.

 

"Peki, dikkatli ol. Bu adam hem nüfuzlu hem de güçlü biri. Kafa kafaya gelmemeye çalış." Prenses Jin Rou Chu Mu'ya karışık duygularla baktı.

 

Sonra da başını salladı. Chu Mu'nun gözleri de Prenses Jin Rou üzerindeydi. Aslında sormak istediği bir sorusu vardı. Bir süre düşündükten sonra bunu sormaya karar verdi, "Neden yüzünde hep peçe var?"

 

Bu soru Prenses Jin Rou'yu şaşırtmamıştı. Gülümseyerek açıkladı, "Bir gelenek işte. Belli şeyler ortaya çıktığında peçemi çıkarırım."

 

Chu Mu başını salladı ve Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanının sırtına atlayarak tehlikeli dolu ormanın derinliklerine daldı.

 

Prenses Jin Rou Chu Mu'nun gidişini izlerken kendini daha az güvende hissetti. Ancak ayrılmış olmalarından pişman değildi. Farklı düşünceleri vardı ve doğal olarak farklı tercihleri. Ayrılmak doğru karardı.

 

"Yani o sizin korumanız değil miydi Prenses? Ya kimdi peki?" Diye sordu Chu Mu'nun Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı ve Şeytan Ağacı Askeriyle gittiğini gören Liu Zhang.

 

Prenses Jin Rou sakince cevapladı, "Muhtemelen tanıyorsundur, Ruh Sarayından Chu Chen."

 

"Chu Chen!" Liu Zhang şaşırmıştı. Bu adamın meşhur Ruh İttifakından Chu Chen olduğunu bilmiyordu. Kademeler arası meydanlar okuyan, en yüksek onuru kazanan Chu Chen!!

 

"Öyle yetenekli olmasına şaşmamak gerek... Söylentilere göre dokuzuncu seviye Büyüleyici Dünyayla eşdeğer yerlerde avlanmış!" Liu Zhang şaşırmakla birlikte sonunda bu adamın nasıl katillerin tuzağından yakalanmadan geçtiğini de anlamıştı.

 

Chu Mu'nun Prenses Jin Rou'yla ayrılmak için başka bir sebebi de vardı; katillerin arkasında kim olduğunu öğrenmek istiyordu.

 

Bu katiller hiç yoktan belirmişti ve Saray Ustası Yu'nun bahsettiği şeylerle bir alakası olabilir diye düşünüyordu. Eğer bu doğruysa çocukken karşılaştığı genç kızı bu insanlar aracılığıyla bulabilirdi.

 

Ayrıca Prenses Jin Rou vahşi doğaya uygun değildi. Birlikte devam etseler Chu Mu'yu da etkileyecekti. Prenses'e alemi geçmek yettiği için ayrılmaları en doğru karardı.

 

Toplamda yirmi katil vardı. Tabii ki Chu Mu hepsini tek tek halledemezdi. Katillerin liderlerini ele geçirmenin bir yolunu bulması lazımdı. Ancak o zaman bilgi elde edebilirdi.

 

Chu Mu karanlıkta katillerin gücünü gözlemliyordu. Her üyenin üç ya da dört tane dokuzuncu faz yüksek evre komutanı vardı. Kafa kafaya çarpıştıklarında Chu Mu ancak üçüyle başa çıkabilirdi. 

 

Chu Mu yalnız yakaladıklarına suikast düzenlerse fark ettirmeden onları öldürebilirdi. 

 

Ancak sorun şuydu ki katillerin liderleri ormanın merkezindeydi. Chu Mu saldırırsa en azından beş katilin dikkatini çekerdi. Bu çok tehlikeli olurdu.

 

Sonunda Chu Mu katillerin üssünde saklanıp saldırmak için bir fırsat beklemeye karar verdi. Böylece bir lider ele geçirme şansı daha yüksek olacaktı.

 

Chu Mu aurasını tamamen gizlediğinde Kutsanmış Kök Kutlu Bölgede bile elini kolunu sallayarak dolaşabilirdi. Katillerin oluşumu sıkıydı sıkı olmasına ancak ormanı iyi bilen biri yine de fark edilmeden aralarından geçebilirdi.

 

Gece yaklaştığında Chu Mu çoktan havzanın ortasında, üç komutanın üssüne yaklaşmıştı. Bir canavar gibi gizlenmişti; bir ağacın tepesine tünemiş düşmanlarını izliyordu.

 

"Bazıları geri gelmedi. Gerçek bir ikinci kademe uzmanı işlerini hâlletmiş olabilir." Çadırdan bir adam sesi duyuluyordu.

 

"Hayır Heng. Hepsine dedim, güçlü biriyle karşılaşırsanız geçmelerine izin verin diye!" Daha keskin bir adam sesi daha geldi.

 

"Büyük liderim, efendi çoktan rakiplerinin önünde. Efendimizin hâlâ neye ihtiyaç duyduğunu anlayabilmiş değilim. Eğer efendimiz en yüksek onuru elde etmek istiyorsa sırf yedinci aleme bu kadar çaba harcamanın bir anlamı yok, değil mi?"

 

"Çok soru sorma, deneni yap..." Büyük lider denen kişi daha fazla sözü uzatmadı.

 

Bunu duyan Chu Mu kaşlarını çattı. Adamlar konuşmaya devam etse daha önemli bilgiler elde edebilirdi.

 

"Görünen o ki gerçek amaçlarını öğrenmek için işe bu büyük liderle başlamak lazım." Dedi Chu Mu.

 

Daha fazla beklerse vaktini harcamaktan başka bir şey yapmış olmayacaktı, ancak diğerlerini engelleyen bu efendi oldukça önemli biri olmalıydı.

 

Chu Mu hemen risk almaya karar verdi!!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18192 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37535 Bölüm Sayısı


creator
manga tr