"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Charm of the Soul Pets - Bölüm 204: Prenses’in Gece Yarısı Ziyareti


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 


Bir ruh hayvanı, bir kez mutasyona uğradığında, mutasyon sonrası tür değerini korurdu. Prenses’in muhafızlarına istifini bozmadan on milyonlarca altın değerinde ruh ekipmanları alıp hediye etmesi, hükümdar sınıfı ruh hayvanlarının çok da umrunda olmadığı anlamına gelirdi.


Ama devamlı mutasyona sahip bir ruh hayvanı, tamamen farklıydı. Chu Mu’ya göre, olağanüstü Semavi Camgöbeği Gizli Ejderha bile, değer bakımından Mo Xie ile kıyaslanamazdı.


Böyle bir ruh hayvanı, Kabus Sarayı gibi süper güçlerin bile salyalarını akıtabilirdi.


Chu Mu, Prenses’in de bu karakterde olduğuna inanıyor değildi ama Mo Xie’yi riske atamazdı, bu yüzden hızlı bir şekilde Kabus Sarayı’ndan ayrılmanın bir yolunu düşünmeliydi.


……….


Chu Mu, Prenses’in hizmetçileri tarafından odasına götürülürken ona Prenses’in korumalarından ikisi eşlik etmişti ve iki koruma da Ruh Lordu seviyesindeydi, bu yüzden Chu Mu düşüncesizce davranmaya cesaret edemiyordu. Bu yüzden olağan dışı bir şey yapmadı ve Kabus Sarayı, onun ruh hayvanının mutasyona uğramasını önemsemiyormuş gibi davrandı.


Ama odasına döndükten sonra bu sorunu düşünmeye devam etti. Gecenin geç vakitlerine kadar oturup düşündü ve Beyaz Kabus’u besleme vakti geldiğinde, önce bu olayın sonuçlarını görmeden bu soruna bir cevap bulamayacağında karar kıldı. Sonuçta Prenses’in korumaları buradayken kaçamazdı.


Daha fazla düşünmedi ve gözlerini kapatıp Beyaz Kabus’u beslemeye başladı.


Chu Mu’yu asıl heyecanlandıran şeyse, Mo Xie’nin Şeytani Altı Kuyruklu Alev Şeytanı Tilkisi’nden Kraliyet Alevli Dokuz Kuyruklu Cehennem Tilkisi’ne dönüşmesinden sonra, ruh andacının neredeyse tam bir seviye yükselmiş olması ve Ruh Lordu seviyesine geçmesine çok kalmamış olmasıydı.


Ruh Lordu’ndan sonra ruh andacını yükseltmek çok zordu. Chu Mu’nun sekizinci andaca ulaşmasından bu yana çok zaman geçmemişti. Aslında dokuzuncu andaca ulaşmasına çok zaman vardı ama Mo Xie’nin gücünün büyük ölçüde artmasının, Chu Mu’ya da büyük faydası dokunmuş ve ruh gücü yükselmişti.


“Wuwuwuwu!!!”


Chu Mu, Beyaz Kabus’u ruh gücüyle beslemeye başladığı anda, aniden Chu Mu’nun zihninde Mo Xie’nin çığlıkları ortaya çıktı.


“Nie!!! Nie!!!!!”


Bir sonraki anda ise, hükümdar sınıfı Beyaz Kabus, Mo Xie’nin öfkeli seslerine öfkeli seslerle karşılık verdi!


Chu Mu, Mo Xie’nin Beyaz Kabus’u çok küstah olmaması için uyardığını fark ettiğinde şaşırdı!


Daha önce de, Chu Mu ne zaman Beyaz Kabus’u beslese, Mo Xie, Chu Mu’ya yapılan adaletsizlik karşısında öfkelenirdi. Neden hiç savaşmayan bu parazit bu kadar ruh gücü yiyordu ki? Ama Beyaz Kabus’un dengi olamayacağından, Mo Xie bu parazit şeytanın karşısına çıkmaya cesaret edemezdi.


Ama şimdi, hükümdar sınıfına denk Kraliyet Alevli Dokuz Kuyruklu Cehennem Tilkisi’ne dönüşmüştü. Beyaz Kabus’un karşısında bile korkmasına gerek yoktu, bu yüzden sonuçlarını sallamadan onu uyarmaya başladı!


Artık Beyaz Kabus’a meydan okuyabilme yeteneğine sahip olduğundan kibarlığı falan umursamadan Beyaz Kabus’a karşı zihinsel bir saldırı başlattı.


Beyaz Kabus üstünlüğünün tehlikede olduğunu hissetti ve aynı şekilde Mo Xie’ye karşılık vermeye başladı. Bir anda Chu Mu’nun zihinsel dünyasında bir kargaşa çıktı ve Chu Mu’nun başı dönmeye, midesi bulanmaya başladı!


“İkiniz de kesin şunu!”


Chu Mu’nun bu iki ruh hayvanı normalde hiç konuşmazdı ama iletişime geçtikleri an, Chu Mu’nun zihinsel dünyasında savaşmaya başlamışlardı. İkisi de hükümdar sınıfı ruh hayvanlarıydı, savaşmaya devam ederlerse Chu Mu’nun zihinsel dünyasının hâli ne olurdu kim bilir?


Chu Mu’nun sözleri onları durdurdu. Mo Xie kıskanç bir ‘wuwu’ sesi çıkarırken, Beyaz Kabus şeytani bir şekilde sırıttı.


“Beyaz Kabus, artık yerini bil. Bu seviyeye ulaştıktan sonra daha fazla ruh gücüne ihtiyacın yok. Bugünden sonra ruh gücümü %20 daha az tüketeceksin.” Chu Mu ruh andacını kullanarak hemen Beyaz Kabus’la konuştu.


“Nie!!! Nie!!!” Beyaz Kabus elbette bunu kabul etmedi ve tepki gösteren sesler çıkardı.


Chu Mu dokuzuncu andaç Ruh Öğretmeni olmuştu zaten ve çok güçlü bir ruhu vardı. Beyaz Kabus’un ruh alevlerini kullanabilmekle kalmıyor, aynı zamanda bir dereceye kadar Beyaz Kabus’u kontrol edebiliyordu artık. Mo Xie’nin de ondan korkmadığı gerçeği eklenirse, ikisi beraber aç gözlü Beyaz Kabus’u nasıl bastıramazlardı?


Mo Xie ve Chu Mu’ya, Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı, Şeytan Ağacı Askeri, Buz Perisi ve Mo Ye de eklenince, her zaman kibirli ve zorba olan Beyaz Kabus, beş ruh hayvanı ve bir insan karşısında geri adım atmak ve onların dediğini yapmak zorunda kaldı.


Chu Mu dokuzuncu andaç Ruh Öğretmeni seviyesine ulaşmış, bu yüzden ruh gücü büyük miktarda artmıştı. Beyaz Kabus, Chu Mu’nun ruh gücünün %70 kadarını tüketiyordu, %20 daha az yemeye başladığında, iki günde bir Chu Mu’nun ruh gücünün %50 kadarını tüketecek demekti. Böylece Chu Mu çifte Eriyik Gazap’ın yanından Şiddetli Kan Göz Bebekleri’ni de kullanabilecek ve savaş gücü daha da yükselecekti.


Şimdi Beyaz Kabus onun ruh gücününü %50’sini yedikten sonra, Chu Mu üzerinden bir yük kalkmış gibi hissetti ve biraz rahatladı.


Chu Mu daima kendi gücünün çok yavaş artacağından endişe duyuyordu. Özellikle bir tıkanıklıkla karşılaşırsa, Beyaz Kabus’un durmaksızın gücünü arttıracağından ve ruh gücünün onu beslemek için yeterli gelmeyip sonunda onun tarafından öldürüleceğinden korkuyordu.


Ama şimdi, Chu Mu ve ruh hayvanları, Beyaz Kabus’u dizginlemek için yeterli güce sahip olmuştu ve Chu Mu biraz olsun endişelerinden kurtulabilmişti.


Beyaz Kabus’la daha adil bir anlaşma yaptıktan sonra, her zamanki gibi ruh gücünü yenilemek ve ruh andacını geliştirmek için sessiz yetişime başladı.


Beyaz Kabus’un tehdidi azalmış olduğundan kendini salamazdı. Bir ruh hayvanı eğitmeni yetişimine özen göstermeliydi, yoksa daha güçlü ruh hayvanlarıyla baş edemezdi.


“Dada--------”


Aniden pencereden hafif ayak sesleri duyuldu.


Tetikte olan Chu Mu hemen gözlerini açtı ve Mo Xie’yi her an çağırmaya hazır bir şekilde büyü okumaya başladı.


Pencere açıldığında, Chu Mu karanlığın içinden, odasına zarif bir bedenin çevikçe girdiğini fark etti.


Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’nın sahip olduğu gece görüşü Chu Mu’ya da geçmişti ve bu sayede, Chu Mu davetsiz misafirin kim olduğunu kolayca görebildi. Ama Chu Mu, siyah giysili davetsiz misafirin ‘bu kadın’ olacağını düşünmezdi!


Kadının yüzünde peçe vardı. Zifiri karanlıkta bile, insanların yüzünü görmesine izin vermiyordu. Chu Mu, onun eşsiz tavrından ve unutulmaz gözlerinden, bu kadının Prenses Jin Rou olduğuna emin oldu.


“Prenses Jin Rou?” Chu Mu ayağa kalktı. Selam vermedi, sadece odasına gizlice giyen siyah kıyafetli asil kadını şaşkınlıkla izledi.


Siyah kıyafetler, Prenses Jin Rou’nun kıvrımlı figürünü sıkıca sarmıştı. Onun her zamanki elbiselerinden gelen asalet hissi bu sefer olmasa da, ortaya çıkan kıvrımları daha çekici olmasına neden olmuştu. Siyah kıyafetleri ve arkadan bağlanmış saçlarıyla farklı bir his veriyor, Chu Mu’nun daima koruduğu sakinliğini bile sarsıyordu. Arkasına sakladığı eşsiz güzelliği görmek için peçesini açarsa, daha da mükemmel olacağını düşünmesine neden oluyordu.


“Benim.” Prenses Jin Rou hafifçe doğruldu ve zaten kıvrımlı olan vücudunu daha da mükemmel bir hâle getirdi. Bedenini saran siyah, sıkı kıyafetler bedenini örtse de, insanların o bedenle ilgili çılgın düşler kurmasını engellemiyordu.


“Sorun ne?” Chu Mu, Prenses Jin Rou’nun onun önünde ortaya çıkmasının bir amacı olduğunu biliyordu, zaten ona karşı tetikteliğini yükseltmişti.


“Muhafız Chu, garip olduğunu düşündüğüm bir şey var. Ruh hayvanının böyle bir zamanda mutasyon geçirmesi çok heyecan verici bir olay. Nasıl hâlâ sakin kalabiliyorsun?” Prenses Jin Rou, Chu Mu’ya doğru birkaç adım attı ve gözlerini ona dikerek sordu.


Prenses Jin Rou, durmadan önce Chu Mu’nun bir metre önüne kadar yürüdü. Bu mesafeden, Chu Mu onun gözlerini açıkça görebiliyordu. Gerçekten mücevherler gibi büyüleyiciydiler. Öte yandan, Prenses Jin Rou’nun bedeninden gelen hafif koku, Chu Mu’nun burun deliklerine sızıyordu.


“Heyecan verici mi? Elbette Şeytani Altı Kuyruklu Alev Şeytanı Tilkim’in nadir bir tür mutasyonu heyecan verici bir şey, ama Prenses, benim ruh hayvanım mutasyon geçirdiği için kahkahalar içinde çığlıklar atacağımı mı düşünüyordunuz?” Chu Mu sakince Prenses Jin Rou’ya cevap verdi.


Chu Mu’nun sakinliği, karakteristik özelliğiydi elbette. Doğrusu, Prenses Jin Rou’nun gece yarısı ziyareti ve onun bu kadar yakınında durması, sağlıklı bir erkek olan Chu Mu’ya, güçlü bir cazibe hissinin ona saldırdığını hissettiriyordu. Sonuçta Prenses Jin Rou, herhangi bir erkeğin aklını alabilecek bir bedene sahipti.


Beden ve koku, genç ve zinde bir erkeğin karşı koyamayacağı şeylerdi. Buna ek olarak, peçesinin yarattığı gizem ve belirsizlik, insanın kalbinin onun peçesini tutup açma ve eşsiz güzelliğini ortaya çıkarma arzusuyla dolup taşmasına sebep oluyordu.


“Hayır, öyle bir insan değilsin.” Prenses Jin Rou ağzını hafifçe açtı ve parlak bir gülümseme ortaya çıkardı.


“Öyleyse Prenses’in gece yarısı ziyaretinin amacı nedir? Chu Mu’nun garip sakinliğinin Prenses’in uykularını kaçırması mı? Yoksa…” Chu Mu sorguya çekilmek istemediğinden hemen lafa girdi, yoksa işler boka saracaktı.


Chu Mu’nun garip cümlesini duyunca, Prenses’in yüzündeki gülümseme donuklaştı. Chu Mu’nun bakışlarının bedeninde olduğunu görünce, Chu Mu’nun yarım bıraktığı cümlesini kendince yorumladı ve hafifçe kaşlarını kırıştırıp tatlı bir sesle dedi ki: “Ses tonun biraz arsızca!”


Chu Mu’nun kafası karıştı. Prenses’in bedenine baktığını kabul ediyordu ama cümlesi neden arsızca olacaktı ki?  Bu yüzden merakla sordu: “Neden arsızca konuştuğumu söylediniz? Prenses’e sadece benimle başkalarının duymasını istemeyeceğiniz bir konuda konuşmak için mi geldiğini sormak istemiştim.”


Prenses Jin Rou biraz şaşırdı ve yanlış yorumlamış olabileceğini fark ederek içten Chu Mu’ya baktı. İfadesi iraz değişti ama çabucak kendini toparladı. Hemen aklını kurcalayan konuya geçti. “Gerçekten de konuşacağımız şeyler var.”


Chu Mu başıyla onayladı ve Prenses Jin Rou’nun onu sorgulamasını beklemeye başladı.

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1243

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 816

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 356

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15184 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20098 Bölüm Sayısı


creator
manga tr