Bölüm 656 : Bir Sürü!

avatar
1617 14

A Will Eternal - Bölüm 656 : Bir Sürü!


Çevirmen :  Clumsy 

 

Chen Klanı deva başpapazı liderliğindeki siyah zırhlı Ruhun Başlangıç aşaması hayaletler sonik patlamalar eşliğinde Bai Xiaochun’un peşine takılmıştı.



Başpapaz Bai Xiaochun’un devalar için tehlikeli yöntemleri olma olasılığından korkmasa peşine tek başına düşerdi. Ama bu riski almaya razı gelememişti…


Bai Klanı başpapazının trajik kaderi gözlerinin önünde sergilenmişti. Başpapaz birazcık daha yavaş davransa ve anın sıcaklığından faydalanıp klanının güvenliğine kaçmasa Cai Klanı başpapazı tarafından yakalanacağı kesindi. O durumda Cai Klanı başpapazı Bai Klanı başpapazı ve klanını imha etmese de Bai Klanı başpapazını hayatta kalmak adına ağır bir bedel ödemeye zorlayacağı kesindi.



Chen Klanı başpapazı tüm bunlardan ötürü risk almak istemiyordu. Gözlerinde soğuk ışıklarla büyüsünü yaparak siyah zırhlı hayaletleri iyice hızlandırmıştı.



Bu sırada Bai Xiaochun’un korkudan kafatası karıncalanıyor, kalbi küt küt atıyordu. Omzunun ardından bakarak siyah zırhlı hayaletleri görmüş ve gerginliği iyice artmıştı. Dev Hayalet Kralın suratı da çeşitli duygularla titreşmekte ve kalbini bir önsezi teslim almaktaydı.



Bu tedirginlikle şöyle demeden edemedi: “Sana taş kaplumbağaya dönelim demiştim ama hayır. Hayır, sen gittin--”



“Kapa çeneni!” diye öfkeyle bağıran Bai Xiaochun arkasından savrulan büyü teknikleri ve ilahi kabiliyetlerden kaçmak için zikzak çiziyordu. Ardından yeni bir hız patlamasıyla havayı delip geçerek yakınlardaki bir sokağa daldı.



Etrafa hızlıca baktıktan sonraysa hiç tereddütsüz yanındaki duvarda bir delik açtı ve ötedeki avluyu gözler önüne serdi. Bu konutun zengin bir aileye ait olduğu ortadaydı. Çünkü Bai Xiaochun içeri adımını atar atmaz dehşete düşen köleler çığlıklar eşliğinde sağa sola kaçışmaya başlamıştı.



Stresli bir şekilde zar zor nefes alan Bai Xiaochun hızla avlunun köşesindeki gölete ulaştı ve orada bir yumruk daha savuruşuyla ansızın bir ışınlanma başladı.



Bu sırada yakınlardaki siyah zırhlı hayaletler ölümcül bir edayla havayı yarıp ilerlemekte ve yine aynı gölete ilahi kabiliyetlerini göndermekteydi.



Gölet tamamen düzleşmiş, dört bir yana sular savrulmuştu. Fakat bu gerçekleştiğinde Bai Xiaochun çoktan ortadan kaybolmuştu!

 


Aynı anda yaklaşık 9,000 metre ötedeki terk edilmiş bir bina yeni ışınlanma ışıklarıyla doldu ve Bai Xiaochun ile kral tekrar maddeleşti.



“Lanet olsun!” diye düşünüyordu Bai Xiaochun. “Neden hala 50,000 kilometre uzağa açılanı bulamadım!?” Tam formasyonu aktive edip ışınlanacakken aynı binaya ışınlanan Chen Klanı deva başpapazının homurdanışı işitildi. Az önce Bai Xiaochun’un bilinmedik bir metotla ışınlandığını görünce siyah zırhlı hayaletleri onu takip etmeleri için dağıtmıştı.



Bai Xiaochun’un çoklu ışınlanma formasyonlarını kullandığını fark edinceyse çok kötü bir hisse kapılmıştı. Fakat oturup düşünecek vakit yoktu. Öldürücü bir aura salarak çabucak bir avuç saldırısı gerçekleştirdi.



Kocaman illüzyon bir el açığa çıkmıştı ve etrafındaki her şeyi anında yok edebilecek güçte bir saldırıyla Bai Xiaochun’a doğru ilerlemekteydi.



El ilerlerken Bai Xiaochun’dan tiz bir çığlık yükseldi ama ışınlanma formasyonunu çoktan aktive etmişti. Işınlanma ışıklarının belirişiyle avuç inene ve her yeri küle çevirene dek Bai Xiaochun ve kral ortadan kaybolmuştu.



“Bu ışınlanma formasyonları da nereden çıktı!?!?” diye düşünen Chen Klanı başpapazının ifadesi sertti. Bir deva olarak sıradan ışınlanmaları etkisiz kılacak şekilde havaya müdahale edebilirdi. Ama bu formasyonları etkisiz hale getiremiyordu.



“Kaçamayacaksın!” diye kükredi. Ve öfke saçan gözlerle elini sallayarak önünde Dev Hayalet Şehrini kuşbakışı gösteren illüzyon bir ekran belirtti.



Baktığı ekranda ansızın parlak bir ışık belirince de soğuk bir homurtu eşliğinde ekrana adımını attı.



Işınlanma ışığının belirdiği nokta, önceleri tıklım tıklım olan bir sokaktı. Fakat şehirdeki kaos gereği orası bomboş bir hal almıştı. Işıklar silinirken Bai Xiaochun ve Dev Hayalet Kral sokaktaki dükkanlardan birinin önünde açığa çıktı.



Bu noktada kral şunu sormadan edemeyecek hale gelmişti: “Kaç... kaç ışınlanma formasyonu yerleştirdin?!”



Kendi bilgisi dışında şehrine kaç formasyon yerleştirildiğini hayal edemiyordu.



“Bir sürü.”
dedi Bai Xiaochun kalbi küt küt atarak. Artık gerçekten de endişelenmeye başlamıştı. Yanıtı abartılı değildi ve şu anda bildiği yüzlerce formasyon arasındaki belli bir tanesini körü körüne aramak zorundaydı. Vaktini boşa harcamaya cesaret edemeyerek hızlıca yeri tekmeledi.



Gümbürtüler eşliğinde ışınlanma formasyonu aktive olunca da kralla birlikte ortadan kayboldu. Aynı anda hava dalgalandı ve Chen Klanı başpapazı açığa çıktı. Ardından elini sallayarak formasyonu yok etti.

 


Ama suratında nahoş bir ifade mevcuttu ve yine çok geç kaldığını fark etmek gözlerindeki öfkeyi iyice derinleştirmişti.



“Formasyonların tükenene dek daha kaç kez ışınlanacağını gerçekten merak ediyorum!”


Bu sözlerle birlikte ortadan kayboldu. Bir tütsülük sürede Dev Hayalet Şehrinin pek çok yerini patlamalar doldurmuştu. Bai Xiaochun kralla birlikte bir formasyondan diğerine geçip duruyordu. Her ortadan kayboluşlarında Chen Klanı deva başpapazı da arkalarından geliyor ve kullanmış oldukları formasyonu yok ediyordu.



Bai Xiaochun biraz daha yavaş olsa başının büyük bir derde gireceğini biliyor ve bu gerçek onu delirtiyordu. Aynı zamanda eylemlerini olabildiğince etkili kılmak için elinden geleni yapıyordu.



Buna rağmen hala şehrin 50,000 kilometre dışına açılan formasyonu bulabilmiş değildi.

 


İyice kafayı yiyecek gibi oluyordu ama aynı şey Chen Klanı başpapazı için de geçerliydi. Başpapaza kalırsa Bai Hao şehirde sayısız tünel kazan ve gizemli bir şekilde içlerinden hızla kaçan bir farenin tekiydi…



Bir an doğuda oluyordu, bir an kuzeyde. Ve başpapazın gerginliği de öfkesiyle birlikte artıyor, bir yandan da elinde olmadan avının ne başarmaya çalıştığını merak ediyordu…

 


“Kaçmak istiyormuş gibi görünmüyor. Daha ziyade bir şey arıyor gibi. Bu formasyonlardan biri uzun menzilli bir ışınlanma sağlıyor olmasın?!”
Bu düşünce onu iyice germişti. Çabucak öne çıkarak Bai Xiaochun ile kralın en son belirdiği noktaya ulaştı. Formasyonu anında yok ettikten sonraysa başını arkaya atarak tüm şehri dolduracak yükseklikte bir sesle konuşmaya başladı.

 

“Bai Hao, neden Dev Hayalet Kral için canını riske atıyorsun? Seninle üç büyük klan arasında büyük bir düşmanlık yok! Neden işimize müdahale ediyorsun!?

 


“Bize Dev Hayalet Kralı teslim et, Bai Hao! Korkma, güvenliğini bizzat sağlayacağımı garanti ediyorum!



“Bai Klanıyla sorunlarını çözmene de yardım edebilirim. Yeni bir başlangıç yapabiliriz! Bize kralı verirsen kendi yoluna gidebilirsin!


“Hatta sana onun için ödeme bile yapabiliriz!”



Sözleri şehirde yankılanırken Bai Xiaochun başka bir ışınlanma formasyonunda belirmişti.



Saçları karman çormandı ve oldukça bitap düşmüştü. Başpapazın sözleri karşısında bir hayli sarsılmıştı ve bu cümlelerin oldukça kışkırtıcı olduğu da ortadaydı.



Dev Hayalet Kralınsa gözleri irileşmiş, gerginliği iyice artmıştı. Bilhassa Bai Xiaochun’un tereddüt eder gibi görünmesi iyice paniklemesine yol açmıştı.


“Hiç iyi değil!” diye düşündü. “Bu Bai Hao yalnızca kendi çıkarını düşünen acımasız biri. Bu küçük serseri tehlikede olduğunu hissederse beni teslim etme konusunda ikinci kez düşünmeyecektir…”



Dev Hayalet Kral bir fikir üretmeye çalışırken Bai Xiaochun dudaklarını yalayarak başpapazın teklifinin fena olmadığını düşünüyordu. Ancak kralla bir anlaşma yapmıştı ve sözünden dönerse hem onurunu yitireceği hem de kendisini kötü hissedeceği kesindi.


“Bu Chen Klanı başpapazı gerilmeye başlamış gibi görünüyor. Tek yapmam gereken doğru formasyonu bulmak, o zaman 50,000 kilometre uzağa gidebileceğim. Erişebildiğim hızı da düşününce yeterli zamanı kazanabilecek olmalıyım. Yeterince direnirsem sağlam bir kar elde edeceğim…” Düşüncesiyle gözleri ışıldayarak yalnızca mecbur kaldığı takdirde taviz vermekte karar kıldı.



En önemlisi üç büyük klana da Dev Hayalet Krala da güvenemeyeceğinin farkına varmıştı. Yine de kısıtlayıcı büyüsü sayesinde kralla olan ilişkisi birazcık daha istikrarlıydı.



Düşüncelerinde bu noktaya vararak kralı tarafına çekmek için mükemmel bir an olduğunda karar kıldı ve ışınlanma formasyonunu aramayı sürdürürken adil bir tavırla, “Nefesini boşa harcamayı bırak. Ben, Bai Hao, sözlerini tutan biriyim! Ayrıca bana gösterilen nezaketin de karşılığını veririm. Dev Hayalet Kral bana cömertlik etti, ben de onu güvende tutacağıma dair söz verdim. Nasıl sözümden dönebilirim ki!?!? Ben, Bai Hao, kollarımda derman olduğu müddetçe Dev Hayalet Kralı elimden almanıza müsaade etmeyeceğim!” diye bağırdı. Sözleri olabilecek en adil ve asil havayla yankılanmıştı.



Dev Hayalet Kralsa Bai Xiaochun’a acı bir gülümsemeyle bakmaktaydı. Tecrübeli, kurnaz bir tilki olarak bu sözlerin ardındaki gizli imayı çözmemesi mümkün değildi. Yine de kalbinde beliren minnetin önüne geçememişti.

 

#Aferin evladım, böyle böyle kralın gönlünü kazan ki gücünü kazanırsa ilk işi seni öldürmek olmasın. E malum adamı tokat manyağı ettin, kalkan olarak kullandın, bağırdın çağırdın, etmediğini bırakmadın.
Gerçekten koskoca yarı tanrı tüm bunları affederse çok şaşıracağım.
Hadi okumaya ve doğru ışınlanma formasyonunu aramaya devam arkadaşlar!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20708 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40075 Bölüm Sayısı


creator
manga tr