Bölüm 599 : Atasal Arazi Açılıyor!

avatar
1331 0

A Will Eternal - Bölüm 599 : Atasal Arazi Açılıyor!


Çevirmen : Clumsy 

 

"Bugün aldığım tüm yanıtlar arasında analiz etmesi ve değerlendirmesi en zor olan seninkiydi. Ayrıca en çok hoşuma giden de oydu!



"Aferin, Bai Hao, gerçekten aferin!"
Ulu kıdemlinin ağzından çıkan keyif dolu kahkaha Bai Hao’yu ne kadar takdir ettiğini gayet iyi anlatıyordu.


Bai Hao’nun bundan böyle insanların gözünde çok daha farklı bir değer taşıyacağı barizdi. Bai Qi yalnızca dişlerini sıkabiliyor, klan şefinin ifadesiyse giderek daha da sertleşiyordu. Tüm klan üyelerinin kalplerinde farklı düşünceler var olurken ulu kıdemli kolunu sıvayarak, "Bai Hao, ruh büyücülüğü sanatları pratiği yapmak adına en uygun ortam olmasa da yetişimin için faydalanabileceğin resmi bir konuta sahibim ve onu sana vermek isterim. Umarım bir an önce Öz Formasyona geçebilirsin." dedi.



İşin doğrusu ulu kıdemli, Bai Hao’nun henüz Öz Formasyona ulaşamamış olmasından ötürü birazcık hayal kırıklığı duyuyordu. Öz Formasyona geçebilmiş olsaydı daha başlarında olsa dahi onu klan şefinin tüm itirazlarına rağmen resmi olarak kanatlarının altına alabilirdi.



Ne yazık ki Bai Hao'nun yetişimi yalnızca Kuruluş Kadrosu başlarındaydı ki bu da çok düşüktü. Bu yüzden ona resmi bir konut armağan etmiş ve böylece hem iyi niyetini belli etmiş hem de klan şefinin niyetlerini daha kolay anlayabilecek hale gelmişti.



Bai Xiaochun bir iki defa gözlerini kırpıştırdı ve düşünceli bir şekilde kafasını kaldırdı. Ona kalırsa bir konutun gerçekten faydası dokunmayacaktı, hatta acaba konut yerine kinci ruh mu istesem diye düşünmeye başlamıştı. Fakat o noktada klan şefi buz gibi bir sesle müdahale etti.



"Bu biraz fazla olur, Ulu Kıdemli. Herhalde aynı şeyi ben de oğluma sağlayabilirim."



Demiri kesebilecek bir netlikle konuşmuştu, sesiyse ulu kıdemliyi sessizleştirecek derecede hoşnutsuzluk ve öfkeyle doluydu. İtiraza yer bırakmadığı ortadaydı.


Bai Xiaochun kollarını kavuşturarak, "Çok teşekkürler, Ulu Kıdemli." dedi. Sonra da klan şefine kısacık bir bakış attı.


"Hiçbir şeyin Bai Hao’nun gönlünce ilerlediğini görmeye katlanamıyorsun, ha?" diye düşündü soğuk bir gülümsemeyle. "Ehh, o konutu ben de istememiştim zaten. Benim istediğim şey bir deva ruhu! Yarın atasal arazi açılsın da otuurp klanının deva ruhunu burnunun ucundan alışımı izle!"



"Seremoni sona erdi!"
dedi klan şefi yüksek sesle. Bu atasal adak seremonisi ona sivrisinek yutmuş gibi hissettirmişti. Parmağını şaklatıp bir ışık huzmesine dönüşerek anında oradan ayrıldı.



Adalet İşleri ulu kıdemlisiyse onun gidişini izleyerek iç çekti. Bai Hao’nun klandaki kırılgan konumu çok acınasıydı. Ona dönerek cesaretlendirici bir şekilde başını salladı.


"Bai Hao, babanın başka planları olduğu için müdahale etmeyeceğim. Fakat yetişimle ilgili herhangi bir sorun olursa istediğin zaman tavsiye almaya gelebilirsin."
Ulu kıdemli bu sözlerle oradan ayrıldı, diğer klan kıdemlileri de aynı şeyi yaptı. Bai Xiaochun ise onların gidişini izliyordu. Şu ana dek üzerinde iyi bir izlenim bırakan birkaç kişi olmuştu ve Adalet İşleri ulu kıdemlisi de onlardan biriydi.


"Bai Hao’nun piç olduğunu ve babası tarafından sevilmediğini biliyor. Buna rağmen iyi niyetini sergiledi. Belli ki Bai Hao’ya birazcık koruma sağlamak istedi. Ehh, öyleyse ben de Bai Hao’nun o korumadan faydalanmasını sağlayayım."


Seremoni sonlandığına göre Bai Xiaochun da gitmekte özgürdü. Gelirken hiç kimse tarafından fark edilmemiş olsa da gidişi tam tersi etki doğurmuştu. Artık herkesin gözü ondaydı fakat Bai Xiaochun’un umurunda değildi.



Bai Klanındaki baskılarla baş ettiği vakit sona ermek üzereydi…



"Yarın her şey netleşecek!"
Bu sözlerle akşam göğünün altında kuzey kesime dek uçmaya başladı.



O gece Bai Klanının hiçbir ferdi uykuya dalamamıştı. Bai Hao’nun ani yükselişi herkesi bütünüyle sarsmıştı. Bai Qi’nin öfkesi, Madam Cai’nin delice çığlıkları, klan şefinin kasvetli sessizliği; bu görüntüler tüm klan üyelerinin kalplerinde ilelebet baki kalacaktı.


Hepsinin yanı sıra o sabah klanın atasal arazisi açılacaktı. Araziye girecek olanların hazırlanmak için son gecesiydi. Müsabakaya katılmayı pek de istemiyor olan beşinci genç leydi bile formunun zirvesine ulaşmak için meditasyon yapmaktaydı. Sonuçta orada deva ruhu dışında ödüller de olacaktı ve bir kısmının faydasını görebilirdi.



Tabii ki Bai Lei’nin hedefi deva ruhuydu. Bai Qi onun doğrudan rakibiydi ve başarmasının pek mümkün olmadığını bilse de denemeye can atıyordu.



Ve bir de Bai Qi vardı. Planı kalbinde biriken tüm öfkeyi kullanıp Bai Hao’yu atasal arazide öldürmekti. Tüm geceyi nefes egzersizlerine harcamış, kendisini çarpışmak için en uygun kondisyona kavuşturmuştu.



"Atasal arazi senin mezarın olacak! Girmemek için yalvarsan bile başka bir şansın olmadığından emin olacağım. Gerekirse seni bizzat içeri sürükleyeceğim!"



Bai Klanındaki herkes son hazırlıklarını yaparken Bai Xiaochun da gece karanlığını ve maskenin güçlerini fırsat bilerek pek çok noktaya ruh katili dikenlerini yerleştirmeye başlamıştı.



Klanı dolaşıp sabotaja en uygun noktaları seçeli çok olmuştu. Şimdiyse arazinin açılmasından önceki son gece planını uygulamaya koyuyordu.


Tabii ki tek yaptığı dikenleri yerleştirmekti. Doğru an gelene kadar bekleyecek, sonra hepsini aynı anda patlatarak Bai Klanının defansif büyü formasyonunu tamamıyla sarsacaktı.



Gece olaysız şekilde tamamlanmıştı…



En nihayetinde gecenin en derinleri de kendisini gösterdi, şafak vakti gelmek üzereydi. O noktada Bai Xiaochun’un gözleri açıldı ve kılıç misali bakışları kulübesinin etrafını taradı.



Uzun süredir burada olmasa da tecrübe ettiği her şeyin sonunda Bai Hao’nun nasıl bir hayat yaşadığına dair net bir anlayış edinmişti.



"Eğer ruhun buralardaysa, Bai Hao,"
diye mırıldandı, "Umarım ölümünden bu yana olup biten her şeyi biliyorsundur. Belki ölümünden sorumlu kişilerin icabına bakılmasını istiyorsundur. Ehh, Ustan dövüşme ve öldürme işlerinden pek hoşlanmasa da bu defa tam da bunu yapmak istiyorum. Ve bunu senin için yapacağım."

 

Çok geçmeden çanlar çalmaya başladı, atasal arazi açılmak üzereydi!



Çanların dokuz defa çalışıyla pek çok klan üyesi havalanarak merkezdeki atasal mabedin taş geçidine yönelmişti.



Bai Xiaochun da onlara katılarak hızlıca taş geçidin önüne ulaştı. Ve oraya varır varmaz pek çok göz ona çevrildi.



"Bai Hao’nun gelmiş olduğuna inanamıyorum…"



"Dün Bai Qi’nin kendisini öldürmek istediğini görmedi mi? Onun yerinde olsam atasal arazi fırsatlarından kesinlikle vazgeçmiş olurdum… "


"Sanırım fazla özgüvenli küçük piç canına susamış!"



"Hmph. Ehh, istese de vazgeçemezdi ki zaten!"



Şimdiden mabedin dışında toplanan birkaç yüz kişi olmuştu, çoğu Kuruluş Kadrosunda, yalnızca bir düzine kadarı Öz Formasyondaydı. Aralarında hararetli fısıltılar dönmekteydi.



Bai Qi de oradaydı ve Bai Xiaochun’un vardığını görür görmez soğuk gözler ve apaçık bir öldürme güdüsüyle ona bakmıştı.



Yine kalabalığın içerisinde olan beşinci genç leydi ve Bai Lei ise Bai Hao’nun geldiğine şaşırmış görünüyordu.



Bu sırada Bai Xiaochun etrafında dönen konuşmaları duymuyor gibi yapıyor, tamamen ve bütünüyle sakin bir görünümle taş geçide bakıyordu.



Biraz daha vakit geçince gelenlerin sayısı artmıştı, gerçi pek çoğu katılımcı değil gözlemciydi. Bai Xiaochun’un orada dikildiğini görmeleriyle de yeni tartışmalar patlak vermişti.



Diğer iki klanın temsilcileri ve Dev Hayalet Şehri elçisi de oradaydı. En nihayetinde Adalet İşleri ulu kıdemlisi de alana ulaştı ve Bai Xiaochun’u görmesiyle birlikte gözleri irileşti, kaşları çatıldı.



Lakin ulu kıdemli bir şey söyleyemeden klan şefi havada belirerek geçidin üzerinde duraksadı. Aynı saniyede alandaki tartışmalar dindi.



"Demek evlatlığa yakışmayan piç de gelmeyi seçmiş."
diye düşünen adam Bai Xiaochun’a buz gibi bakışlar atmaktaydı. Atasal Arazinin açıldığı vakitlerde Kuruluş Kadrosu ve Öz Formasyon yetişimcileri oraya girmek zorunda olurdu. Yine de girmek istemediğini mabede rapor eden kişiler genellikle içeri girmeye zorlanmazdı.



Aslında araziye girmekten muaf tutulma talebi klan üyeleri için oldukça yaygındı ve hemen hemen her talep kabul edilirdi. Hatta klan şefi de Bai Hao istisnası dışında tüm talepleri kabul etmeyi kafasına koymuştu.


Ama böyle bir talep gelmemişti. Küçük planı işe yaramamış olsa da Bai Hao’nun orada bekliyor oluşu içten içe soğuk kahkahalar atmasına yetmişti.



"Demek ölmek istiyorsun, ha? İyi, hiç değilse ailevi meseleleri bir kenara bırakıp seni ellerimle öldürmem gerekmeyecek!" İlgisini taş geçide kaydırarak bir büyü hareketi gerçekleştirdi, parmağını salladı. Sonra da klanın büyü formasyonundaki dokunuşla geçit parlak ışıklar saçmaya başladı. Geçidin yavaşça açıldığını görmek mümkündü.



İçeriden antik bir aura sızıyor, dört bir yanda güçlü bir rüzgâr esiyordu.



"Atasal arazi resmi olarak açıldı!"
dedi klan şefi ciddiyetle. "Herkes girdikten sonra kapı kendiliğinden kapanacak ve yalnızca biri deva ruhunu aldığı vakit yeniden açılacak. İçeri adımınızı attığınızda ne elde edeceğinizi kendi talihiniz belirleyecek. Atasal arazi tehlikeden muaf değildir; zorlu bir sınavdır ve yıllar içerisinde yaşanan ölümlerden hepiniz haberdarsınız! Şimdi, atasal araziye girişinizi yapın!"

 

#Eveeet, yeni bir zorlu sınav başlıyor! Bizimki bugüne dek pek çok sınava katıldı ve o sınavlarda kendisiyle aynı seviyede insanlarla birlikteydi. Bu sefer ona rakip olabilecek kişi sayısı çok az. Ve ilk defa savaşmak, öldürmek istiyor. Sonuçta işin ucunda hem Bai Hao'nun intikamı hem de dördündü deva ruhu var. Öyleyse herkes hazırsa atasal araziye giriyoruz, tekrar görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18377 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37591 Bölüm Sayısı


creator
manga tr