Bölüm 502 : Bu Nasıl Mümkün Olabilir?

avatar
1630 0

A Will Eternal - Bölüm 502 : Bu Nasıl Mümkün Olabilir?


Çevirmen : Clumsy 

 

Kabile şefinin altında Bataklık Krallığı uzanıyordu. Etrafı frijit qi ile çevrelenmişti ve yukarısında da Bai Xiaochun’un yaşayan dağ gücü vardı. Tüm bu faktörlerin birleşimi Bai Xiaochun’un son kurtulma umudu olarak ölümcül bir kumar olmuştu. En güçlü kozları ortadaydı!

 

Önceleri bunun gibi üstün bir tehlikeyle karşılaşacağını varsayarak beden gücünün ve ruhsal gücünün bir kısmını o an için saklamıştı!

 

Ayrıca Tanrısal Eser Hapları sayesinde hayatta kalabilme konusunda kendisine oldukça güveniyordu. Bu yüzden her şeyini ortaya koyması gerektiğini de biliyordu!

 

Ölümden korksa da yaşam gücü alevlerinin her an çalınabileceği bu tarz anlarda korkunun faydası dokunmazdı. Ölmek istemiyorsa hayatını riske atmak zorundaydı!!

 

Tedbir elden bırakılmalıydı!

 

Düşünme şekli buydu. O alçalırken deliye dönen kabile şefi de gücünün her damlasına başvurarak bu beklenmedik ölümcül krize karşı koymaya çalışmaktaydı. Tüm durumun en inanılmaz kısmı, adamın bir Ruhun Başlangıç uzmanı oluşuydu. Yalnızca ilk aşamasında olsa da yine de Ruhun Başlangıcındaydı!

 

Ve Bai Xiaochun’un ne kadar güçlü olursa olsun henüz yalnızca Öz Formasyonun son evresinde olduğunu, büyük çembere bile ulaşmadığını sezebiliyordu!

 

Buna, yani Öz Formasyon sonlarında oluşuna rağmen, şefin hem aşağılanmış hissedecek hem de dehşete düşecek derecede yoğun bir tehlike hissine kapılmasına yol açmıştı.

 

Fakat ne düşünmeye ya da plan yapmaya ne de tartışmaya vakit vardı. Kabile şefi yetişim basamağı gücünü canlandırarak bedensel gücünü cennetsel bir kral görünümüne kavuşacak derecede yükseltti!

 

Vahşi devler çoğunlukla bedensel yetişime odaklanışlarıyla ruh yetişimcilerinden ayrılırdı. Bu kabile şefinin birtakım büyü teknikleri de vardı lakin gücünün esas temeli fiziksel kuvvetine dayalıydı.

 

“Beni öldürmek mi istiyorsun?!?!” diye kükreyen şef, iki elini de Yaşayan Dağ Büyüsünü dağıtmak adına yukarı kaldırdı.

 

“Aynen öyle!” Bai Xiaochun da kükreyerek verdiği karşılıkla Yaşayan Dağ Büyüsünün, Bataklık Krallığının ve Frijit Efendiliğinin tüm gücünü saldı.

 

BOOOOOOOOOMMM!

 

Dört bir yanda rüzgarlar esiyor, parlak ışıklar yeri göğü aydınlatıyordu. Tüm savaş alanı titremiş ve iki tarafın yetişimcileri de aynı anda ne olduğunu görmek adına aynı yöne dönmüştü.

 

Diğer kabile şeflerinin gözleri de o manzaraya kilitlenmişti, zihinleriyse şok dalgalarıyla dövülüyordu. Ruh büyücüleri ve beş lejyonun en güçlü uzmanları bile Bai Xiaochun’u izliyordu!

 

Tamamıyla ilgi odağıydı!

 

Herkesin bakışları altında yeri göğü dağıtıcı bir patlama gerçekleşti. Ve bir an sonra Frijit Efendisi aurası silinmeye, Bataklık Krallığının uçları ortadan kalkmaya başladı.

 

Yukarıdaki Bai Xiaochun tir tir titreyerek ve kan kusarak geriliyordu. Çatırdama sesleri eşliğinde yaşayan dağ formu da dağılmaya başlamıştı. Çok geçmeden gerçek formu açığa çıktı ve bir ağız dolusu kan daha kusarak ağzına yeni bir Tanrısal Eser Hapı fırlattı!

 

Ardından saldırısının sonucunu görmeye vakit ayırmadan kalkana doğru hücuma geçti.

 

Bu sırada Yaşayan Dağ Büyüsü, Bataklık Krallığı ve Frijit Efendisi aurasının yavaşça silinişiyle Ruhun Başlangıcındaki kabile şefi yavaşça gözler önüne serildi.

 

Başta tamamen hareketsiz şekilde dikiliyordu fakat bir rüzgârın esişiyle bedeni titredi. Sonra da parçalanarak küle dönüşmeye başladı, bu etki ayaklarından başlayarak tüm bedenine doğru yayıldı!

 

Fiziksel bedeninden ruhuna dek bütünüyle yok edilmişti!!

 

Ölüm anında gözlerindeki dehşet ve meydan okuma silinmemişti. Lakin rüzgâra karışıp yok olup gidişini engellemek adına yapılabilecek hiçbir şey yoktu…

 

Savaş alanı bir anlığına sessizleşti ve bunu önce soluk alış sesleri, sonra da kuvvetli bir kargaşa takip etti.

 

“İmkânsız!!”

 

“Cennetler! Bir Öz Formasyon sonu yetişimcisi bir Ruhun Başlangıç uzmanını öldürdü!!”

 

“Bu… bu… O sıradan bir Ruhun Başlangıç uzmanı da değildi, Yabani kabilelerinden birinin şefiydi! Beden gücü şok edici olmalı!!”

 

“Bu Şeytan Bai… Lanet olsun, sağ kurtulmakla kalmadı, rakibinin de sonunu getirdi! Ne muhteşemlik ama!!”

 

Şaşkınlık nidaları yükselirken alandaki 10,000i aşkın yetişimci de sevinç çığlıklarıyla Bai Xiaochun’u çevreleyerek kalkana doğru ilerlemeye başlamıştı.

 

Alandaki diğer dev ve ruh yetişimcileriyse tamamıyla sarsılmış haldeydi. Bai Xiaochun yaklaştıkça betleri benizleri atıyor, onu en ufak bir karşı koyuşla kışkırtmaya cesaret edemeyerek dağılıyorlardı!

 

Bai Xiaochun haddinden fazla devi ve ruh yetişimcisini öldürmüştü. Şimdi bir de kabile şefinin canını almıştı. Onun yoluna çıkmayı nasıl düşünebilirlerdi ki!?

 

Bu sırada devasa göz ışık huzmelerini daha sık bir şekilde gönderiyor, diğer kabile şeflerinin yaklaşmasını imkânsız kılıyordu. Ayrıca Bai Xiaochun’un kendi taburu da giderek yaklaşıyordu. Zaten başından beri ona katılmak ve onu korumak için ona ulaşmaya çalışıyorlardı.

 

Neticede Bai Xiaochun onlara daima iyi davranmıştı ve savaştaki son başarılarıyla terfi alacağı da kesin sayılırdı. Ondan etkilenmemeleri mümkün müydü hiç?

 

Büyü formasyonu kalkanı da Bai Xiaochun’a doğru ilerlemeyi sürdürüyordu, tüm vahşiler, ruh yetişimcileri ve hatta kabile şeflerinin gördüğü üzere… Bai Xiaochun'un kalkana ulaşmasına ramak kalmıştı!

 

İçeri girdiği andaysa bedenini bir titreme aldı ve az önceki tüm cesaretiyle kahramanlığı silindi, yerini bir korku aldı. Beti benzi atık şekilde arkasına dönerek kalkanın ardından dişlerini sıkan vahşilere baktı.

 

“Lord Bai’nin geri dönüp size bir iki şey göstermesini bekleyin bakalım!”

 

Kalkanın içerisindeki Bai Lin ve diğer üst düzey uzmanlar hala ruh büyücülerinin ruhlarıyla çarpışmaktaydı. Ruh büyücülerinin çoğu ağır yaralar almış, suratlarına nahoş ifadeler yerleşmişti. Bai Xiaochun’un kalkana ulaşışıyla birlikte birbirine bakan ruhlar ona doğru hücuma kalktı.

 

Peki Bai Lin ve diğer uzmanların buna izin vermesi mümkün müydü? Tümgeneraller ve diğer Ruhun Başlangıç uzmanları hiç tereddüt etmeden ileri atıldı ve çarpışmaya katıldı. Bir müddet sonra ruh büyücüsü ruhları dağılmıştı, amaçlarıysa Bai Xiaochun’a saldırmak değil, kalkanın dışına kaçmaktı.

 

Hepsi farklı yönlere dağılmıştı, bir kısmı Bai Xiaochun’a rastgele saldırılarda bulunabilecek kadar yakın olsa da etrafındaki yetişimcilerin çokluğunu ve az önce kabile şefine yaptıklarını düşününce hepsi ürkek şekilde ayrılmayı tercih etmişti.

 

Tabii Bai Xiaochun bu esnada temkinliliğini sürdürmüştü. Ruh büyücüleri çabucak gittikten sonraysa rahat bir nefes alabildi ve etrafındaki tüm yetişimcilerle birlikte Büyük Sete yöneldi.

 

Duvara ulaştığında enerjisi tükenmişti. Kalbi küt küt atıyor, mücadele esnasında olanları düşünüyor ve canını ucuz kurtardığını hissetmeden edemiyordu.

 

**

 

En nihayetinde akşamın çöküşüyle Chen Hetian ve kırmızılı kadın savaşmayı kesti. Günün sona erişiyle geride yalnızca savaş alanındaki ceset yığınları kalmıştı.

 

Yabaniler ağır kayıplar almış olsa da beş lejyon da onlardan farksızdı. Dinlenmeyle geçen gecenin ardından sabah vakti mücadele aynı sertliğiyle tekrar başladı.

 

Üç ay bu şekilde savaş halinde ilerledi. Bu süreçte vahşiler de beş lejyon da sürekli destek kuvvetler almıştı. Dünya Şehrinin yetişimcileri durmaksızın Büyük Sete takviye gönderiyor, setin kuvvetlerinin zayıflamayacağı garanti altına alınıyordu.

 

Savaş kredileri sayesinde de her geçen gün yeni bir isim ünleniyordu. Tabii ki bunların en çarpıcısı Bai Xiaochun’du.

 

Bu üç ay içerisinde savaş alanına dönmemiş olsa da cesareti ve çelik damarları sayesinde 10,000i aşkın yetişimciyi güvenli alana geri döndürmesi sayesinde saygı ve huşu konusu olmuştu.

 

Ayrıca beş lejyondaki hiç kimsenin aklında tam bir sayı olmasa da savaş kredisi yükselmeye devam ediyordu!

 

Bu esnada Yabani güçleri arasında da benzer bir durum yaşanıyordu. Şiddetli mücadeleler arasında her geçen gün başka bir uzman ünleniyordu, çoğunluklarıysa… ruh büyücüleriydi!

 

Bir ay önce ruh büyücüleri ruhlarını bir silah olarak gönderme taktiğinden vazgeçmiş, bizzat savaşmaya başlamıştı. Bu da saldıkları saldırılarla herkesi şok etmelerini sağlamıştı.

 

Çünkü kuşandıkları büyülü nesneler kıymetli hazine seviyesinde olmasa da minimum yedi kat ruh güçlendirme dizaynına sahipti!

 

Hatta on katlılar bile mevcuttu!!

 

En şok edici olanlarsa Ruhun Başlangıcının son evresinde bulunan üç ruh büyücüsüydü. Büyülü nesnelerinin şok edici güçleri sayesinde diğer Ruhun Başlangıcındakileri rahatlıkla öldürebiliyor, hatta Bai Lin gibi Deva Alemi Benzeri üyelere bile meydan okuyabiliyorlardı.

 

İşte bu ruh büyücülerinin kuşandığı büyülü nesnelerin üzerinde tam on üç gümüş dizayn mevcuttu. Yani şok edici bir şekilde on üç kat ruh güçlendirme geçirmişlerdi!

 

Beş lejyon yetişimcileri, bilhassa Bai Xiaochun bu durum karşısında şoktaydı. Hatta Xiaochun bunu öylesine inanılmaz bulmuştu ki bizzat tanık olmak için duvara çıkmıştı.

 

“Bu nasıl mümkün olabilir?!?!”

 

#Bizimki sonunda savaş alanından kurtulmayı başardı. Bu savaştan sonra şöyle güzel bir terfi alacağı kesin gibi görünüyor, zaten savaş kredileri de ünü de bayağı arttı. Tühh, ünlenmeyi de hiç sevmezdi halbuki 
Peki yabaniler on üç kat ruh güçlendirmeli nesnelere nasıl sahip? Acaba onların da mı özel bir yöntemi var bizimkinin kaplumbağa tavası gibi? Bunun cevabını da er geç alırız herhalde diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum. Orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18340 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37571 Bölüm Sayısı


creator
manga tr