Bölüm 488 : Hapın Kudreti!

avatar
1696 0

A Will Eternal - Bölüm 488 : Hapın Kudreti!


Çevirmen : Clumsy 

 

Büyük Setin dışarısındaki savaş yarım yılı aşkın süredir devam etmekteydi. Fakat yakın zamanda yaşanan kaos Yabanilerin tepesini attırmıştı. Vahşi kabileleriyse yüzlerini göstermeye cesaret edemiyordu.

 

Savaş alanında çok az dev kalmıştı, onlar da duvarla aralarındaki mesafeyi koruyordu. Yaratık sayısı da azdı. Fakat kinci ruhlar duvar ve kalkana hücum etmeyi sürdürüyordu. Bu saldırı şekli pek etkili olmasa da sayılarının çokluğu kalkanın dalgalanmasına ve ışık yaymaya devam etmesine yol açıyordu.

 

Kinci ruhların Büyük Setin defansını aşma ümidi taşımadığı ortadaydı. Mütemadiyen büyülü gülleler atılıyor ve beş lejyon yetişimcileri cerrahi bir hassasiyetle saldırıyordu. Sonuç olarak yakındaki ruhların çoğu yok edilmişti.

 

Büyük Set var oldu olalı böyle bir mücadele gerçekleşmemişti. Kaç kinci ruhun yok edildiğini tespit etmek imkansızdı. Yine de daima yerlerini alacak yeni ruhlar oluyordu.

 

Üstelik Yeraltı Nehrinin kullanılışıyla kinci ruh sayısı sürekli artıyor gibi görünüyordu.

 

Bai Xiaochun derin bir nefes almıştı ve beklentiyle ışıldayan gözlerle duvarın kenarına yürümekteydi. Ardından altın Ruh Yaklaştırma Hapını fırlattı ve hap, altın bir ışık huzmesi şeklinde ruhların arasına doğru ilerledi.

 

Yere çarptığındaysa önceki versiyondaki gibi parçalara ayrılmadı. Bunun yerine dört bir yana yayılan altın, dalga dalga ışıklar doğurdu.

 

Ansızın hem duvardaki yetişimcilerin hem de Yabani vahşilerin gözlerine 3,000 metreyi dolduran altın dalgalanmalar takıldı!

 

O 3,000 metredeki tüm kinci ruhlar titremiş ve bir sesle birlikte hepsi, hiçbir şey yapamadan tek bir noktaya çekilmeye başlanmıştı.

 

Ruh Yaklaştırma Hapı bir karadelik gibiydi ve göz açıp kapayıncaya dek sayısız çığlık işitilmiş, alandaki 10,000i aşkın ruh, ışık huzmeleri şeklinde hapa çekilmişti.

 

Fakat bu kısımda etkileyici bir şey yoktu ve Bai Lin’in kaşları çatılmıştı. Bu Ruh Yaklaştırma Hapının gücü patlayan hap fırınlarıyla boy ölçüşemezdi.

 

Fakat o, bu meseleye daha fazla kafa yoramadan önce 3,000 metredeki tüm ruhları çekmiş olan altın Ruh Yaklaştırma Hapı ansızın renk değiştirdi ve kırmızıya çevrildi!

 

İşte o anda inanılmaz bir gümbürdemeyle birlikte Ruh Yaklaştırma Hapının ikinci ölümcül etkisi devreye girdi. Hap delice bir şekilde patlayarak tam 30,000 metreyi kırmızı dalgalanmalarla doldurdu!!

 

Bu yaşanırken kırmızı dalgalanmalarla kuşatılan kinci ruhlar bir şeyden kurtulmaya çalışır gibi delice sallanıyordu. Ardından gözlerindeki gaddarlık silindi ve bedenleri fırtınadaki duman misali çabucak silinip gitti! Ayrıca siliniş anlarında gözleri etrafa bakıyor ve her şeyi net olarak görüyor gibiydi!

 

O netlikte rahatlama benzeri bir şey mevcuttu…

 

Savaş alanı bir kez daha sessizleşmişti. Vahşi devler bariz şekilde on patlayan fırın gücünde olan korkunç tıbbi hapa bakarak titremeye başlamıştı. Ardından hiç düşünmeden geri çekildiler.

 

Bai Lin de dahil olmak üzere Büyük Setteki her birey de yeni hapın yaklaşık on patlayan fırın gücünde olduğunu fark ederek soluksuz kalmıştı.

 

Ve bu yalnızca tek bir haptı!!

 

Bai Lin Bai Xiaochun’a heyecanlı bir şekilde bakarak sordu: “Büyükusta Bai, bunlar yalnızca senin kullanabileceğin haplar mı yoksa başkaları tarafından da kullanılabilirler mi?!”

 

“Bai Xiaochun bir hap üretirse tabii ki herkesin kullanabileceği şekilde yapar!” Bai Xiaochun bile duvarın dışında yaşananlar karşısında biraz şok olmuştu. Bilhassa kinci ruhların silinmeden önceki rahatlamış görünümleri Bai Xiaochun’a kendisini çok tuhaf hissettirmişti.

 

O bile hapın diğer bir inanılmaz kullanım alanından habersizdi. Belli ki bu haplar etkiledikleri ruhları arındırabiliyordu.

 

Bu esnada hiç kimsenin fark etmediği bir şey daha olmuş, bulanık bir figür gökte belirerek aşağı bakmaya başlamıştı. Bu figür yaşlı bir adama aitti ve yüz hatlarını çıkarmak zor olsa da Bai Xiaochun yakınlarda olsaydı onu anında tanırdı. Çünkü o kişi mezar bekçisinin ta kendisiydi!!

 

Etrafını çevreleyen sahte, dalgalanan sıvıysa Yeraltı Nehri suyuydu.

 

Bai Xiaochun’a uzun uzun bakan adam arkasını dönerek Yeraltı Nehri suları içerisinde gözden kayboldu.

 

Bu sırada Büyük Setteki Bai Lin’in gözleri güneş gibi ışıldamaktaydı.

 

“Harika. Toplu üretim yapabilir misin?”

 

Bai Xiaochun gözlerini birkaç kez kırpıştırdı ve savaş alanına baktıktan sonra elini kovarcasına salladı. “Tabii ki yapabilirim. Ama muhtemelen sizin de söyleyebileceğiniz üzere yeterli tıbbi bitkim veya hap fırınım yok.” 

 

Neşe dolan Bai Lin başını arkaya atarak kükrercesine güldü.

 

“Hiç sorun değil. Bin hap fırını yeterli olur mu?! Tıbbi haplara gelince, seni Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatındaki bağlantımla görüştürebilirim. Taleplerin aşırıya kaçmadıkça sana yardımcı olacaktır.”

 

Bai Xiaochun Bai Lin’in fazla açgözlü davranmamasını anımsattığını anlayıp kıs kıs gülerek, “Tabii ki…” derken bir yandan da hangi tıbbi bitkileri isteyeceğine karar vermeye çalışıyordu.

 

Bai Lin heyecanını kontrol altına almak için derin bir nefes alarak Deri Yüzücülerdeki tüm askerlerin her an fırlatabileceği bir Ruh Yaklaştırma Hapına sahip olması nasıl olur diye düşünüyordu. Bu, savaşın seyrini tamamıyla değiştirirdi!

 

Hatta kendisini Yabanilerin akınını yok eden ilk Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı generali olarak bile görebiliyordu!

 

Gerçekleştireceği büyük hizmet ve elde edeceği ihtişamla yıllar boyunca adından bahsedilecekti. Bu düşüncelerle kalbinin küt küt atışına engel olamayarak bakışlarını savaş alanından Bai Xiaochun’a çevirdi.

 

“Xiaochun, deva başpapazı bu Yabani saldırısının geçmiştekilerden farklı olduğunu düşünüyor. Şu anda geri çekiliyor gibi görünseler de önümüzdeki birkaç ay içerisinde bugüne kadarki en büyük hücumlarını gerçekleştirecekler!

 

“O mücadele esnasında kudretli Deva Alemi uzmanlarının mücadeleye katılması kuvvetle muhtemel. Tabii ki Kıdemli Chen de mücadeledeki yerini alacak ve bizim pek yardımımız dokunmayacak. Fakat o devasa savaşın kalanında inanılmaz miktarda vahşi ve ruhla karşılaşacağız.

 

“Bu yüzden hem acele edip olabildiğince çok Ruh Yaklaştırma Hapı üretmeli hem de öncekilerden birkaç kat güçlü patlayan fırınlar üretmenin bir yolunu bulmaya çalışmalısın. Patlama ne kadar büyük olursa o kadar iyi!!”

 

Bai Xiaochun, Bai Lin’in sözleri karşısında bir müddet düşünceli bir şekilde dikildi. Doğrusu sırf fırınları patlatma niyetiyle hap üretmek istemiyordu. Sonuçta o bir simyacıydı ve simyacıların ilaç üretmesi gerekirdi, fırın patlatması değil. Patlayan fırınları yalnızca üretim sürecinin beklenmedik bir sonucuydu.

 

Büyük Set Şehrine vardığında bunu reddedemeyecek kadar gergindi fakat şimdi biraz cüretkâr bir hal almış ve kararını vermişti. O bir büyükustaydı, değil mi?! Bu yüzden Bai Lin’e bakarak kafasını salladı.

 

“General Bai, korkarım ki siz benim--” Fakat o henüz cümlesini bitirememişken ikisinin kulaklarına da sayısız alarm çığlığı ulaştı.

 

Büyük Setin uzaklarında yüzü aşkın ışık huzmesi inanılmaz bir hızla çığlıklar atarak ve tüm tehditleri hiçe sayarak harekete geçmişti. Yaklaştıkça her biri en az 60ar metre uzunlukta devler oldukları görünmekteydi. Ebatları ve yaydıkları inanılmaz dalgalanmalar da kabilelerinin güçlü uzmanları olduğunu gözler önüne seriyordu.

 

Duvardaki yetişimciler anında yaklaşmakta olan devlere odaklanmıştı. Çok geçmeden devler inanılmaz seslerle kendilerini patlatmaya başladı. Lakin bu daha çok yetişimcinin dikkatini çekerken farklı bir yönde havayı yaran oklar misali üç ışık huzmesi Büyük Sete ulaşmak için o devlerin kendilerini patlatışının gücünden faydalandı.

 

Çok geçmeden netleştiği üzere bu seferki ışık huzmeleri devlere değil, ruh yetişimcilerine aitti!!

 

Gelen iki erkek ve bir kadın, anında kocaman bir el şekli alan şeytani, yeşil bir ışık doğuran tuhaf bir ilahi kabiliyet saldı. Karşılığında gözleri titreşen Bai Lin sağ elini sallayarak üç ruh yetişimcisine güçlü bir enerji akımı gönderdi. Aynı anda Bai Xiaochun bakışlarını çevirdi.

 

Üç ruh yetişimcisiyle arasında kalkan vardı ama buna rağmen üçü de zehirli bir nefretle doğruca kendisine bakmaktaydı. Ve Bai Lin’in ilahi kabiliyeti henüz ulaşamadan üçü de kendini patlattı!

 

İki dalga saldırganın da kendisini patlatmasının ardında iyi bir sebep olmalıydı!!

 


Kalbi küt küt atan Bai Xiaochun yavaşça gerilemeye başladı.

 

#Önce devler sonra da yetişimciler kendisini patlatarak feda ettiğine göre sahiden de arkalarından daha kötü bir şey gelecek olmalı. Bu ani saldırı nereden çıktı, devamı nasıl gelecek, kötü bir şeyler olur mu sorularının cevabı için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18182 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr