Bölüm 456 : Gizemli Beyaz Gölge

avatar
1820 0

A Will Eternal - Bölüm 456 : Gizemli Beyaz Gölge


Çevirmen : Clumsy 

 

Zhao Tianjiao Bai Xiaochun’un bakışları altında başını arkaya atarak kükredi ve çift elli bir büyü hareketiyle sayısız yıldırımı avuçlarında birleştirerek birer metrelik bir çift küre şekillendirdi.

 

Yıldırımlar gümüş başlasa da göz açıp kapayıncaya dek altın rengine dönmüş ve doğruca beyaz gölgeye atılmıştı.

 

Ve “Yok ol!” diye bağıran Zhao Tianjiao’nun enerjisi öylesine şok edici bir şekilde açığa çıkmıştı ki Bai Xiaochun bu manzara karşısında soluksuz kalmanın önüne geçememişti.

 

“Çok sert!” diye düşünen Bai Xiaochun tamamen sarsılmıştı. Göz kamaştırıcı yıldırım küreleri kör edici parlaklıktaydı ve yaydıkları korkunç güç inanılmaz şaşırtıcılıktaydı.  

 

Beyaz gölgeyi net olarak çıkartmak zordu, sanki cismani değilmiş de ışıktan ibaretmiş gibiydi. Ancak ansızın çarpıklaşarak beyaz bir ele dönüştü ve inanılmaz bir hızla Zhao Tianjiao’ya atıldı.

 

Gece karanlığında yankılanan yoğun gümbürdemeler tüm gemiyi doldururken Bai Xiaochun Zhao Tianjiao’nun amacının gemidekileri ayaklandırmak olduğunu fark etti. Eğer mücadeleye katılanların sayısını arttırabilirse gelenler güçlerini birleştirip beyaz gölgenin işini temelli bitirebilirdi.

 

Lakin Zhao Tianjiao beyaz gölgenin gücünü hafife almıştı. Devasa elin ışık küreleriyle temas ettiği anda küreler parça parça olurken Zhao Tianjiao’nun ağzından kanlar fışkırdı.

 

Bai Xiaochun daha önce yıldırımın bu şekilde yok olduğuna hiç tanık olmamıştı; sayısız kıvılcıma çevrilerek dört bir yana dağılmış, koridorun duvarlarına vururken çatırdamayı andıran çat pat sesleri çıkmıştı.

 

Beyaz gölge güçlüydü ama yine de Zhao Tianjiao’nun tüm gücünü kattığı saldırı karşısında sarsılmış, birkaç metre gerilemiş, hatta bir nebze soluklaşmıştı. Ancak hemen ardından silkindi ve dokuz farklı parçaya bölünerek her biriyle Zhao Tianjiao’ya atıldı, niyeti ya ona sahip olmak ya da onu tüketmekti.

 

Eşzamanlı olarak gölgeden, ruhları dondurabilecek kapasitede görünen frijit bir soğukluk yayıldı.

 

Zhao Tianjiao’nun içinde bulunduğu tehlikeyi gören Chen Yueshan’ın suratı asılmıştı. Hemen ileri sıçrayarak sağ elini yumruğa çevirdi ve yaklaşmakta olan gölgelere roket hızıyla atıldı. Bir yandan da sol eliyle bir büyü hareketi gerçekleştirerek ay ışığı huzmelerini etrafında birleştirdi, dolunay imgesine dönüştürdü.

 

Tuhaf ışıklar saçan ayı da yeni bir büyüyle birlikte bedenine katarak beyaz gölgelere atılmayı sürdürdü.

 

Şok edici bir şekilde ilerleyişiyle zaman gücü patlak vermekteydi, ay ışığı dokunduğu her şeyi yaşlandırıyor gibiydi!

 

Bu kritik tehlike anında Zhao Tianjiao’nun gözleri öfkeyle alevlenmişti. Derin bir nefes alarak ellerini önünde birleştirdi ve gök gürültüleri eşliğinde etrafında koca bir altın yıldırım küresi serisi şekillendirdi.

 

İşler bununla sona ermiş de değildi. Zhao Tianjiao’nun iki takipçisi de savaşa katılmış, dişlerini sıkarak cesur bir şekilde illüzyon görünümlü beyaz gölgelere doğru atılmışlardı.

 

Herkes güçlerini birleştirirken Bai Xiaochun bir kenarda dişlerini sıkmış haldeydi. İnsanlar birlikte mücadele ettiği için onlara katılmadığı takdirde bir daha asla Zhao Tianjiao ve diğerlerinin yüzüne bakamayacağını biliyordu. Bu yüzden kükreyerek görünmezlik pelerininden çıktı ve beyaz gölgelere hücum etti.

 

Başka birinin yardıma gelmeyişi gerilmesine yol açmıştı. Fakat işin doğrusu gölgenin ortaya çıkışından bu yana yalnızca on nefeslik süre geçmişti.

 

Herkes güçlerini birleştirirken dokuz ayrı beyaz gölge yön değiştirmeye başladı. İkisi Zhao Tianjiao’nun takipçilerine, ikisi Chen Yueshan’a, ikisi Bai Xiaochun’a yönelmişti, kalan üçlüyse Zhao Tianjiao’ya doğru ilerlemeye devam etmekteydi.

 

Yeni gümbürdeme sesleri yankılandı. Beyaz gölgelerin iki takipçiye çarpışıyla takipçiler ağızlarından kanlar fışkırtıp titreyerek sendeledi. Dudakları mora dönmüş, bedenlerindeki tüm tüyler beyaza dönmeye başlamıştı. Bai Xiaochun’u en çok şaşırtansa ruhları tükenmenin eşiğindeymiş gibi boş bakışlara kavuşmaları olmuştu.

 

Chen Yueshan da bunu fark etmişti, öfkeli bir şekilde bağırdı. Bir yandan da Ay Zamanı Diskini iki beyaz gölgeye çarptırdı ve çıkan patlamayla yerinde sarsıldı. Ayaklarının altındaki zeminde çatlaklar doğdu. Aynı zamanda her tarafı sayısız buz mızrağıyla doldu ve yolu tıkanırken kımıldaması imkansız hale geldi. Ağzının kenarlarından kanlar sızarken bağırdı: “Dikkatli ol Büyük Kardeş Zhao! Bu bir ruh saldırısı!!”

 

Eşzamanlı olarak yeni büyü hareketleri gerçekleştirdi ve parmağını çeşitli akupunktur noktalarına bastırarak yaralarının kötüleşmesini engelledi.

 

Bu sırada iki beyaz gölgeye yaklaşmakta olan Bai Xiaochun da sağ eliyle bir büyü hareketi gerçekleştirerek Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsünü salmıştı. Ansızın Frijit Uzmanı gücü dört bir yana yayıldı; soğuğa soğukla karşılık veriyordu!

 

Gümbürdemeler yayılırken Bai Xiaochun görünür şekilde titredi; an itibariyle Altın Özün son evresindeydi ve bu nedenle frijit qi’si inanılmaz şok ediciydi. Artık Cennetkarışı Nehri sularında bile buz yaratabilirdi. Fakat beyaz gölgelerin doğurduğu frijit soğukluk onunkinden de Gongsun Wan’er heykelininkinden de farklıydı. Bu, insanın ruhunu derin bir uykuya yatıracak tipte bir soğukluktu!

 

Sahiden de… bir ruh saldırısıydı!

 

Kendisine akan ve kafasına hücum eden frijit qi’yi hisseden Bai Xiaochun’un suratı asılmıştı.

 

Bu kriz anında güçlü bir kükreyiş koyuvererek Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğine başvurdu ve sol ayağını kaldırarak yere geçirdi!

 

Saldığı şey inanılmaz beden gücünden ziyade… Ölmeyen Uğursuzluktu!

 

Üstelik Ölmeyen Uğursuzluğu rakibi üzerinde değil, kendi üzerinde kullanıyordu!

 

Çatırdama sesleri yankılanırken teninin yüzeyinde çatlaklar oluştu, bu çatlaklar içten dışa gibi görünüyordu. Göz açıp kapayıncaya dek çatlaklar tarafından tamamen örtüldü ve ruhunun frijit qi tarafından işgal edilmesini önledi.

 

Her şey çok hızlı yaşandığı için tepki verecek vakti olmamış, Ölmeyen Uğursuzluğu kullanımı da dahil olmak üzere her şeyi içgüdüsel olarak gerçekleştirmişti.

 

Savaş içgüdüsünü Luochen Dağlarındayken edinmişti. Sebep belki ölüme yönelik duyduğu dehşet belki de sonsuza dek yaşayabilme konusundaki yoğun takıntısıydı ama her halükârda bu tarz kriz anlarında içgüdüleri daha iyi devreye giriyordu.

 

Ölmeyen Uğursuzluğun etkileri yayılırken dışarıdaki frijit qi işgalinin engellendiğini, içeridekilerin de dışarı çıkmaya zorlandığını fark etti.

 

Tam rahat bir nefes alırken de gözlerinin üç gölgenin saldırısı altındaki Zhao Tianjiao’ya takılmasıyla suratı seğirdi. Gölgeler yıldırım küreleri tarafından kolaylıkla yok edilmiş ve beyaz bir kılıç şeklinde tekrar birleşerek genç adamın alnına saplanmak adına harekete geçmişti.

 

Zhao Tianjiao’nun suratı asılırken ayaklarının altındaki zemin donmaya başladı. Bai Xiaochun bu nihai tehlike anında Cennetkarışı Dharma Gözünü açarak uçan kılıca doğru kontrol gücünü gönderdi.

 

“Orada dur bakalım!!” diye bağırarak üçüncü gözünden Öz Formasyon sonlarıyla desteklenen menekşe bir ışık gönderdi. Beyaz kılıcı çevreleyen ışık, kılıcın Zhao Tianjiao’nun tam önünde duraksamasını sağladı.

 

Bu anlık duraksama tam da Zhao Tianjiao’nun ihtiyacı olan şeydi. Öncesinde darbeden kaçınabileceğinden emin olamamış ve kılıcın alnına saplanmasına izin verip anın avantajından faydalanarak rakibi ruhuna saldırırken farkı bir yöntemle karşılık vermeyi düşünmüştü. Bunu başarabileceği konusunda kendisine güvense de tehlikeli bir hamle olacaktı. Ama şimdi Bai Xiaochun’un yardımını almıştı ve hiç tereddütsüz harekete geçebilirdi, gözleri tamamıyla titreşen, altın bir yıldırıma dönmüştü!

 

“Yıldırım İnfilakı!” diye kükredi. Ansızın gözlerinden yayılan kör edici bir ışık dört bir yanı teslim aldı. Beyaz kılıç hemen parçalara ayrılmaya başladı. Sonra da o geri çekilirken diğer beyaz gölgeler ona doğru uçarak bir insan şekli aldı. Ardından Zhao Tianjiao ve Bai Xiaochun’a attığı anlamlı bakışlarla ortadan kayboldu.

 

Gönlünce gelip gidebiliyor gibi bir hali vardı!

 

#Beyaz gölge tehdidi şimdilik atlatıldı. Ehh bizimkilerin sahte saldırı planı da bir şekilde başarıya ulaşmış oldu, abimiz gücünü sergiledi. O zaman sevdiği kızın kalbini çalması için bu kadar minik bir çarpışma yeterli olacak mı yoksa sırada saçma sapan yeni planlar var mı sorusunun cevabı için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18129 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37393 Bölüm Sayısı


creator
manga tr