Bölüm 455 : Büyük Kız Kardeş, Beni Dinle

avatar
1865 0

A Will Eternal - Bölüm 455 : Büyük Kız Kardeş, Beni Dinle


Çevirmen : Clumsy

 

Bai Xiaochun’un çoktan seçimini yapmış olduğunu gören Zhao Tianjiao diğerlerini kovarak seçilmiş olan ikiliye döndü.

 

“Bu ömrümdeki en önemli şeylerden biri,” dedi, “ve tamamen siz ikinize bağlı!”

 

İki yetişimci anında gerilmiş ve kötü bir şeyler olacağını hissetmeye başlamıştı. Birbirlerine hızlı bir bakış atmalarına rağmen seçim şansları olmadığı için başlarıyla onay vererek ne yapmaları gerektiğini sordular.

 

Zhao Tianjiao’nun her şeyi açıklayışı sonrasında takipçilerin bakışları şaşkınlıktan boşlaştı. Kötü adam kılığına girip Zhao Tianjiao tarafından dövüleceklerini öğrenince Bai Xiaochun’un kin besleyişi karşısında içten içe söylendiler. Nasıl hala onca zaman önceki küçücük bir olayın intikamını almayı umursayabilirdi ki? Lakin Zhao Tianjiao’nun bu mesele konusunda çok ciddi olduğu barizdi, bu yüzden onun takipçileri olarak kabullenmekten başka şansları yoktu.

 

Zhao Tianjiao kollarını kavuşturup eğilerek devam etti: “Endişelenmeyin. Size saldırırken oldukça sert görünsem de çok sert olmayacak. Kaçacak bolca vaktiniz olacak.”

 

İki takipçi dişlerini sıkarak Bai Xiaochun’a kaçamak bakışlar attı. Bu noktada ikisi de bir daha asla onu kışkırtacak bir şey yapmamakta karar kılmıştı; hiçbir şeyin peşini bırakmaması ve intikamını karmakarışık yöntemlerle alması gerçekten ürperticiydi…  

 

Bai Xiaochun kenardan kocaman gülümsüyordu. İçten içeyse soğuk bir şekilde homurdanıyordu; gerçekten de kin gütmüştü ve bu yetişimcilerden birinin 1,000,000 erdem puanı isteyişini diğerinin de beş yıl beklemesini söylediğini düşündükçe öfkelenmeden edemiyordu.

 

İki takipçi planın üzerinden bir iki kez geçtikten sonra acınası bir şekilde kamaradan ayrıldı. Zhao Tianjiao beklenti dolmuştu. Bai Xiaochun’a göre daha fazla geciktirmeleri mümkün değildi ve planı bu gece gerçekleştirmeleri gerekliydi. Başarılı oldukları takdirde Zhao Tianjiao Chen Yueshan’a yaklaşma konusunda hatırı sayılır bir ilerleme gerçekleştirecekti.

 

“Kesinlikle işe yarayacak!” Zhao Tianjiao kendi kendine bu sözleri sarf ederek hazırlanmak adına oradan ayrıldı.

 

Dışarıdaki gök kararırken Chen Yueshan’ın kamarasının önüne koca bir formasyon serisi yerleştirerek yetişim basamağının tüm gücünü kullandı.

 

Chen Yueshan’a olan sevgisinden ötürü her şey bir oyun olsa bile formasyonlar konusunda çok titiz davranmış, hiçbir şeyini esirgememişti. Hatta formasyonların ruhsal varlıklara karşı özellikle etkili olması için özel materyaller bile kullanmıştı.

 

Çok geçmeden gece karanlığı çöktü. Usta Tanrı-Kahin ve diğer Dao koruyucuları da izlemeye gelmek istemiş ama kalabalık çok dikkat çekeceği için Zhao Tianjiao’nun beraberinde 2. güverteye getirdiği tek kişi Bai Xiaochun olmuştu.

 

“Benim burada olmam lazım.” demişti Bai Xiaochun sessizce. “İşleri doğru düzgün yönlendirmemin tek yolu bu. Bu gece işleri şansa bırakamayacağımız kadar önemli!” Zhao Tianjiao tamamen ikna olmuştu. Bai Xiaochun olmasa ne yapacağı hakkında en ufak bir fikri olmazdı.

 

Bu yüzden Bai Xiaochun’u tüm koridoru rahatça gören bir köşeye yerleştirmiş ve görünmez olması için deva seviyesinde bir büyülü nesne kullanmıştı. En sonunda da derin bir nefes almış ve planın sonraki evresini beklemeye başlamıştı.

 

Vakit geçiyor ve ikili sessizce bekliyordu. Zhao Tianjiao da Bai Xiaochun da saatler ilerledikçe daha çok geriliyordu. Tabii ki Bai Xiaochun’un gerginliği titizlikle oluşturduğu planın hayata geçişini görmekle alakalıydı.

 

“Aşk Azizi Bai Xiaochun’un parlama zamanı geldi!” diye kendi kendine mırıldanırken gözleri ışıldıyordu. Bir tütsü süresi alan sessiz bekleyişin sonunda iki gölgemsi figür ansızın açığa çıktı, suratlarını örten kapkara cüppeler giymişlerdi. Etraflarındaki belli belirsiz sis de onları ruh yaratıklarına benzetmişti.

 

Tabii ki bu kişiler Zhao Tianjiao’nun takipçileriydi ve yüzleri örtülü olduğu için suratlarındaki acılı ifadeleri görmek imkansızdı. Dişlerini sıkarak tüm hızla Chen Yueshan’ın kamarasına yönelmişlerdi.

 

Yaklaştıkça Bai Xiaochun’un talimatlarını yerine getiriyor, her yönde yankılanan tuhaf, tiz sesler yayıyorlardı.

 

Zhao Tianjiao’nun plandaki rolü kükreyerek atılmak ve Chen Yueshan’ın yaralanmasına izin vermektense ölümüne dövüşmekti.

 

Ancak tam takipçiler tiz çığlıklar atar ve Zhao Tianjiao öfke dolu bir suratla harekete geçmeye hazırlanırken…

 

Beklenmedik bir şey gerçekleşti.

 

Chen Yueshan’ın kamara kapısı ansızın, hiddetli bir şekilde içeriden tekmelenerek açıldı.

 

Ardından Chen Yueshan mavimsi yeşil ışıklarla birlikte ardışık imgelere dönüşerek belirdi. Sağ eliyle bir büyü hareketi gerçekleştirerek Zhao Tianjiao’nun iki takipçisini savuracak bir rüzgâr gönderdi.

 

Adamlardan biri ağzından kanlar fışkırarak, bir dağ tarafından vurulmuşçasına sendeledi. Aynı anda Chen Yueshan soğuk bir homurdanmayla ikinci takipçinin önünde belirdi ve sağ elini yumruğa çevirerek güçlü ve bir şekilde erkeksi bir yumruk savurdu.

 

Kulaklarına çatırdama sesleri ulaşan Bai Xiaochun, irileşen gözlerle iki yetişimcisinin Chen Yueshan’ın şok edici gücüyle dövülüşünü ve ağızlarından kanlar fışkırtışını izliyordu.

 

Soluğu kesilerek kekelemeye başladı: “Bu… bu…”

 

Zhao Tianjiao da aynı oranda sersemlemişti; işler Bai Xiaochun’un planladığı gibi ilerlemiyordu ve şu anda ne yapacağıyla ilgili hiçbir fikri yoktu.

 

Chen Yueshan’ın gözleri öldürme güdüsüyle titreşiyordu; engin bir yetişim basamağına sahipti ve Ji Fang’ın ölümünden pek etkilenmemiş gibi görünse de o günden beri son derece temkinliydi. Zhao Tianjiao inanılmaz yetişimi sayesinde kamaraya tespit edilmeden yaklaşabilmiş olsa da iki takipçiyi yaklaşır yaklaşmaz tespit etmişti.

 

Zhao Tianjiao’nun takipçileri şimdiden kana bulanmış ve yeni bir Cennetkarışı Denizi oluşturabilecek kadar gözyaşı dökmüştü…

 

Onlara kalırsa bu dövüş uzadığı takdirde ikisinin de sonu ölüm olacaktı. Bu yüzden Chen Yueshan saldırılarını sürdürürken ikisi de başlıklarını geriye atarak suratlarını açığa çıkarttı.

 

“Büyük Kız Kardeş, beni dinle…”

 

“Vurma Büyük Kız Kardeş…”

 

Bu sözler dudaklarından kaçarken ikisi de orada ağzı açık bir şekilde kalakalmış olan Zhao Tianjiao’ya bakmadan edememişti.

 

Gözlerinde ışıldayan feryatlar daha bariz olamazdı. Sadece rol demiştin… Sadece sahte darbeler demiştin… Kaçacak bolca vaktiniz olacak demiştin…

 

Bu sırada gözleri ışıldayan Chen Yueshan da homurdanarak Zhao Tianjiao’ya doğru baktı.

 

Zhao Tianjiao’nun alnından terler dökülüyor, kalbi alarm çığlıklarıyla küt küt atıyordu. Üzerine düşünme fırsatı bulamadan görünmezlik peleriniyle örtülü Bai Xiaochun’a doğru baktı. Onun kalbi de küt küt atıyordu; sık sık Zhao Tianjiao’ya bakıp kızaran narin görünümlü Büyük Kız Kardeş Yueshan’ın böylesine şiddetli ve gaddar olabileceğini hiç beklemiyordu.

 

En gerici olansa Chen Yueshan’ın kendisini kışkırtmak için Zhao Tianjiao’yu yönlendirdiğini öğrenme ihtimaliydi. Sinirine kapılıp patlayıcı öfkesini Xiaochun'dan çıkarır mıydı ki?

 

Bu sırada kendini cesaretlendiren Zhao Tianjiao lafa girdi: “Küçük Kız Kardeş, ben--”

 

Fakat açıklamalarına devam edemeden önce 3. güverteden nihai bir dehşet ve tarifsiz bir korku dolu kan dondurucu bir çığlık yükseldi. İşiten herkes anında sarsılmıştı.

 

Bai Xiaochun’un suratı asılmış, Zhao Tianjiao’nun gözbebekleri kısılmış, Chen Yueshan benzer bir ciddiyete erişmiş, Zhao Tianjiao’nun iki takipçisininse soluğu kesilmişti.

 

Henüz hiç kimse tepki verememişken beyaz, gölgemsi bir figür 3. güverteden 2. güverteye uçtu.

 

Net olarak görmek imkansızdı ama dört bir yana yayılan dondurucu bir aurası vardı, her şeyin üzerinde bir buz kütlesi oluşturuyor, herkeste ruhu buza dönüşecekmiş hissi doğuruyordu.

 

Pis şey tam da bu gece… geri dönmeyi seçmişti!!

 

Beyaz gölge belirir belirmez grubun en yüksek yetişimlisi Zhao Tianjiao hızlıca harekete geçti. Bai Xiaochun’un istediği gibi kahramanca davranmıyordu, ölçülemez bir ciddiyetteydi. Öldürücü bir aura yayıyor, beyaz gölgeye atılan bir ölüm tanrısı gibi görünüyordu.

 

İnanılmaz güçlü saldırısıyla gümbürdeme sesleri yayıyordu. Yıldırımlar belirmiş, her biri akıl almaz güçleriyle çatırdamıştı. Böylesi yıldırımlar Ruhun Başlangıcındakilerin bile kaşlarının çatılmasını sağlardı ve Zhao Tianjiao ile birleşirken yeri göğü sarsıcı sesler doğuruyorlardı.

 

Beyaz gölge Chen Yueshan’a ulaşmadan önce Zhao Tianjiao koca bir patlama sesi eşliğinde gölgeyle buluştu!

 

Bai Xiaochun’un soluğu kesilmişti. Zhao Tianjiao’nun Ruhun Başlangıcındakileri öldürecek güçte olduğunu biliyordu ama onu şahsen iş üstünde görmek bambaşka bir tecrübe olmuştu.

 

“Büyük Kardeş Zhao, bu kadar güçlü olduğuna inanamıyorum!!”

 

#Planlar pek de istendiği gibi ilerlemedi. Ama kaderin cilvesi planın çok daha iyi işlemesini sağladı. Acaba 'pis şey' bu plandan haberdar olarak mı bu planı seçti, yoksa tamamen tesadüf mü? 
Ve yine 'pis şey' bu gece can alacak mı? 
Cevaplar için okumaya devam!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18144 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37406 Bölüm Sayısı


creator
manga tr