Bölüm 433 : On İki Saat

avatar
1932 0

A Will Eternal - Bölüm 433 : On İki Saat


Çevirmen : Clumsy 

 

Sima Feiru’nun sesinin yankılandığı an sarnıçtan Öz Formasyon sonlarına ait bir yetişim basamağı gücü yükseldi.

 

Eşzamanlı olarak Sima Feiru’nun takipçileri olan on figür de farklı noktalardan atıldı. Suratlarında soğuk gülümsemeler görünmekteydi; Genç Lordun yetişimini bölen kişinin her kim olursa olsun tüyler ürpertici bir kaderle karşılaşacağını düşünüyorlardı.

 

Bu ne Sima Feiru’nun bir yetişim alanını sahiplendiği ne de birinin ona müdahale etmeye kalktığı ilk seferdi. Ancak bugüne dek hiçbir başarılı teşebbüs olmamış, herkesin sonu oradan kovulmak olmuştu.

 

Bai Xiaochun stres ve öfkeye yenik düşmüş bir şekilde, gözlerinde titreşen soğuk ışıklarla sağ elini kaldırarak dondurucu sarnıca doğru bir büyü hareketi gerçekleştirdi.

 

“Kapa çeneni!” diye bağırarak sağ işaret parmağından Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsünü saldı ve Frijit Uzmanlığının sınırındaki frijit qi’si anında açığa çıktı.

 

Sarnıçtan çıkmaya hazırlanan Sima Feiru frijit qi’nin bir ışık huzmesi şeklinde akın edişiyle yeniden suya yapıştırıldı. Ve çıkan çatırdama sesleriyle birlikte tüm sarnıç kaskatı kesildi!

 

Sadece sarnıç da değil, devasa surat ve hatta sudan çıkmaya çalışan Sima Feiru bile donmuştu.

 

Sima Feiru’nun suratı asıldı; henüz mücadele verme fırsatı bile bulamadan yerinde kalakalmış, korkunç frijit qi’nin bedenine girişiyle buzdan bir heykele dönmüştü…

 

Ağzı alabildiğince açık, gözleri tam bir hayretle kocamandı.

 

Alandaki takipçilerininse solukları kesilmiş, gözleri irileşmişti.

 

“Bu... bu nasıl mümkün olabilir?!?!”

 

“Bai Xiaochun mu o? Cennetler! Sadece 490larda değil miydi? Parmağını tek sallayışıyla Sima Feiru’yu durdurduğuna inanamıyorum!!”

 

Sima Feiru’nun takipçilerinin zihinleri bulanırken Bai Xiaochun onları aşıp geçmekteydi.

 

Hızı sayesinde İblis Katledenler Salonuna ulaşması çok sürmedi ve ulaşır ulaşmaz da hiç tereddütsüz içeri daldı. Dışarıda pek ünlü olmayabilirdi ama bu salonda herkesten nihai saygı görürdü. Feng Youde’den gördüğü ilgi sayesinde istediği hemen hemen her şey olurdu. Haliyle hiç kimse ona müdahale etmemiş ve hızlıca ana tapınağın önüne varabilmişti.

 

Tapınağa girer girmez gözüne en köşede oturmakta olan Feng Youde takıldı. Ve aceleyle önüne gidip kollarını kavuşturarak iyice eğildi. “Bai Xiaochun selamlarını sunar, Daoist Efendisi! Bir hayat kurtarmanız için size yalvarıyorum!!”

 

“Bu defa ne oldu?” dedi Feng Youde birazcık gönülsüzce.

 

Bai Xiaochun çabucak Büyük Şişman Zhang durumunu anlattı ve bu süreçte defalarca eğilip yardım dilemeyi de kesmedi.

 

Feng Youde’nin ifadesi hızlıca ciddileşmişti. Daha önce Bai Xiaochun’u bu kadar içten davranırken görmemiş, durumu sindirip bir an düşündükten sonraysa kaşlarını çatmıştı.

 

“Bir İrade Özü, ha? Peki, gelip bir bakacağım.” Bu sözler eşliğinde ayaklandı ve hala eğilmekte olan Bai Xiaochun’u alarak ışınlandı.

 

Tekrar belirdiklerinde 500 kilometre kadar uzaklaşmışlardı. Ardından bir ışınlanma daha gerçekleştirdi ve Büyük Şişman Zhang’ın ölümsüz mağarasının dışında belirdiler. Böyle bir ışınlanmaya bizzat tanık olmak Bai Xiaochun’u hem sarsmış hem de birazcık kıskandırmıştı.

 

Feng Youde’nin mağaraya girmekte olduğunu gören Usta Tanrı-Kahin, Chen Manyao ve Xu Baocai çabucak eğilerek geri çekildi.

 

Feng Youde Bai Xiaochun’u umursuyor olsa da diğerlerini hiçbir şekilde umursamamıştı. Büyük Şişman Zhang’a ilerleyerek elini alnına yerleştirdi ve ilahi hislerini gönderdi. Bir müddet inceledikten sonraysa ifadesi iyice kasvetli bir hal aldı.

 

Bunu gören Bai Xiaochun’un kalbi küt küt atmaya başlamış, suratındaki kan çekilmişti.

 

“Sahiden de bir İrade Özü…” diyen Feng Youde elini çekerek somurttu. Ve iç çekerek Bai Xiaochun’a baktı. “Yarım ay önce olsaydı yardım edebilirdim. Ama şu anda rüzgârda titreşen bir mum gibi ve ölmesine ramak kalmış. Onu kurtaracak gücüm yok.”

 

Bai Xiaochun balyozla vurulmuşa dönmüştü. Kalbi delice atıyordu, suratı bembeyaz kesilerek birkaç adım geriledi. İçi keder dolmuş, yığılıp kalmaya çok yaklaşmıştı.

 

Hemen hemen o saniyede aklına Büyük Şişman Zhang’la paylaştığı tüm anılar gelmeye başlamıştı.

 

“Başka bir yol yok mu?” derken bakışları bir cesedi andıran Büyük Şişman Zhang’a çevrildi.

 

“O senin neyin oluyor?” diye soran Feng Youde’nin gözlerine derin bir ışıltı yerleşmişti.

 

“O benim En Büyük Kardeşim!” diye yanıtladı Bai Xiaochun. Gözlerindeki bakış Büyük Şişman Zhang’ı kurtarmak için her türlü bedele razı olduğunu gösteriyordu. Bu kararlılık Feng Youde’yi sarsmıştı.

 

Şu ana dek Bai Xiaochun’u kollamasının tek sebebi Cennetkarışı elçisine verdiği sözdü. Ama şimdi, o bakışı gördükten sonra Xiaochun’da çoktandır fark etmediği bir hassasiyet sezmişti.

 

“Kim bu çocuğun dostlarını bu kadar önemseyeceğini düşünürdü ki?” diye mırıldandı içinden. Yetişimi ve yıllara dayalı tecrübesi sayesinde Bai Xiaochun’un şov yapmadığından emindi.

 

Bir müddet düşündükten sonra Büyük Şişman Zhang’ı daha detaylı inceledi. Ve yarım tütsülük sürenin sonunda şöyle dedi: “En Büyük Kardeşini kurtarmak için bir şansın olabilir. Fakat Ruhun Başlangıç Aşaması işini görmez. Kıdemli nesilden bir Deva Alemi yetişimcisine ihtiyacın var. Ya bir Devaya ya da bir deva gücüne. Yalnızca o şekilde İrade Özünü kuşatan kaos dağılabilir ve öz tamamıyla şekillenebilir!”

 

Bai Xiaochun’u bir titreme teslim almış ve gözleri ışıldamıştı. Hiç tereddüt etmeden karşılık verdi: “Bir deva gücü mü? Ona nasıl erişirim?! Gerekirse tüm erdem puanlarımı veririm!”

 

Usta Tanrı-Kahin, Chen Manyao ve Xu Baocai bile sesindeki sarsılmaz kararlılığı çözebilmişti.

 

Feng Youde kafasını salladı. “Bir deva gücünü kullanmak yalnızca kudretli bir deva toplayıcısının aurasını bir tılsıma toplayışı ve bir büyülü nesneye dönüştürüşüyle mümkün olabilir. Devalar genellikle bu tarz tılsımları bir tür koruma olarak çıraklarına verir.

 

“Bunları üretmek yıllar alır ve bedelleri astronomiktir. Yani erdem puanıyla satın alabileceğin bir şey değil.”

 

Usta Tanrı-Kahin içine derin bir nefes çekerken bakışlarını Xu Baocai’ye çevirdi. Duyduklarından anladığı kadarıyla normal şartlarda deva çırakları için ayrılan bu nesneleri sıradan çıraklar elde edemiyordu.

 

Bai Xiaochun’unsa beti benzi iyice atmış olsa da hala bir umudu vardı.

 

“Bir deva gücü istiyorsan,” diye devam etti Feng Youde, “bir Devayı Ustan olarak seçebilirsin. Ya bunu yapar ya da süperstar sınavlarına meydan okuyarak mor kısma geçersin. O noktada tarikattan bir ödül talep etme şansın olur, sen de bir deva gücü talep edersin!”

 

“Gökkuşağının mor kısmı mı?” dedi Xu Baocai belli belirsiz. “Bu mümkün mü ki?”

 

Xu Baocai gökkuşağına yeni gelmiş olsa da süperstarlarla ilgili bolca şey öğrenmişti ve mor kısma ulaşmanın tarifsiz güçlükte olduğundan haberdardı.

 

Mor sınav sonuncuydu ve şu anki nesilde bunu başaran kişi sayısı çoktandır sekizdi. Gongsun Wan’er ise yakın zamanda dokuzuncu kişi olmuştu.

 

Biri daha eklenirse sayıları on olacaktı!

 

Afallayan tek kişi Xu Baocai değildi. Usta Tanrı-Kahin ve Chen Manyao da şoktaydı. Hepsi Bai Xiaochun’a güveniyor olsa da bir deva gücü için mor kısma ulaşması gerektiğini işitmek suratlarını düşürmüştü.

 

Bai Xiaochun birkaç nefeslik süre için sessizce durduktan sonra kafasını kaldırdı. “Ne kadar vaktim var?”

 

Feng Youde iç çekti. “Demek kararını verdin. Peki. En Büyük Kardeşini göz kulak olmak için İblis Katledenler Salonuna götüreceğim. Yine de en fazla on iki saatin olacak!”

 

Bai Xiaochun’un gözlerindeki bakış bıçak keskinliğine erişmişti. “Çok teşekkürler Daoist Efendisi. Hemen gidiyorum!”

 

Bu sözlerin ardından hiç tereddüt etmeden mağaradan çıktı ve ışınlanma portalına yöneldi!

 

#Bizimkinin söz konusu dostları olduğunda neler yapabildiğini, nelerden vazgeçebildiğini iyi biliyoruz. Büyük Şişman Zhang ise onun en yakın dostu, yani onun için yapamayacağı herhangi bir şey olduğunu sanmıyorum. Ama yine de on iki saat çok kısa bir zaman dilimi, bu sürede bir aksilik olmadan mor kısma geçmeye çalışacak olmsaı biraz ürpertici. Ve sanırım mor sınava geçmek için en son heykelini bırakan kişiyi yenmek gerekiyordu. O da 'şekerim'... O zaman bakalım bizi nasıl bir sınav süreci bekliyor, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18099 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37357 Bölüm Sayısı


creator
manga tr