Bölüm 399 : Song Que'nin Hayali...

avatar
2232 0

A Will Eternal - Bölüm 399 : Song Que'nin Hayali...


Çevirmen : Clumsy

 

Orada yaşananları görebilen olsaydı derinden sarsılırdı. Bu sıradan bir Öz Formasyon ortası yetişimcisinin, hatta Seçilmiş neslinin en iyi on üyesinin bile başarabileceği bir şey değildi!

 

Üstelik burası nehir kaynaklı Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatıydı, buranın Seçilmişleri Aşağı veya Orta Sahalarınkinden çok daha iyiydi. Ancak Bai Xiaochun’un az önce yaptığı şey tüm Seçilmişleri şok edebilecek düzeydeydi.

 

Ve Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsünün kudreti potansiyelini sergilemeye daha yeni başlıyordu!

 

“Bu… bu yalnızca Frijit Uzmanı seviyesi. Frijit Efendisi olduğumdaysa…” diyen Bai Xiaochun’un gözleri tekniğin tanıtımını düşündükçe beklentiyle ışıldıyordu.

 

“Frijit Efendileri gerçek klonlarla dolu 30,000 metrelik bir frijit alanı yaratabiliyor! Bunlarsa sadece frijit gölgeleri, gerçek klon değil!” Bu noktada Frijit Abideliği seviyesini düşünmeden edememişti!

 

“Frigit Abideleri Cennetkarışı Nehrinden kesitler bile dondurabiliyor!” Bai Xiaochun’un elleri yumruğa çevrilmiş, gözlerindeki beklenti güçlenmiş, ışıl ışıl bir hal almıştı. Fakat yetişim seansı henüz sona ermiş değildi ve ilerleyişi Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsüyle sınırlı olmayacaktı. Sıra Ölmeyen Tendonlardaydı!

 

Bakışlarını tendonlarını arıtmayı tamamladığı sol bacağına çevirdi, artık o bacak vücudunun en güçlü ve en esnek parçası halini almıştı.

 

Gözleri ışıldayarak kaldırdığı ayağını Ölmeyen Tendonların tüm gücüyle yere geçirdi. Ve daha ayak temas etmeden zemin sarsıldı, sayısız kum tanesi havalandı.

 

Bai Xiaochun bununla tatmin olmamıştı. Ayağı zemine temas ettiğinde ışıldayan gözlerle bağırdı: “Ölmeyen Uğursuzluk!”

 

Her yöne çatlaklar yayılmaya başlamış ve doğal bir kısıtlama büyüsünü andıran bir şey doğmuştu. O anda etraftaki her şey eşzamanlı olarak mühürlenip yok edildi. Bai Xiaochun’un etrafındaki zemin çökmeye başlamış, bol miktarda toz kalkmıştı.

 

Dört bir yanda yankılanan boğuk gök gürültüsü misali ses ise Gök Şehrinin dolu alanlarına bile ulaşmıştı.

 

Bu esnada Bai Xiaochun acı bir çığlık eşliğinde kum ve tozların arasında alçalmaya başladı. Bir müddet sonra, tozlar yatıştığında 300 metrelik geniş bir kraterin dibindeydi!

 

Krateri kaplayan birbirine girmiş haldeki altın çizgilerse Boğaz Ezici Kavrayış ve Dağ Sarsan Darbenin ardından gelen Ölmeyen Uğursuzluk ilahi kabiliyetinin ilanıydı!

 

Bu şekilde her şeyi ve herkesi mühürleyebilirdi!

 

Kraterin dibinde tozlarla kaplı halde duran Bai Xiaochun ayağa kalkma mücadelesi veriyor, gülse mi ağlasa mı bilemiyordu. Çölde olduğunu, ayaklarının altında yalnızca gevşek kumlar bulunduğunu unutmuştu. Böyle bir zafer anında ansızın düşüp toza toprağa bulanmanın utanç verici olduğu kesindi ama kraterden yukarı tırmanıp ortalıkta kimsenin olmadığını teyit edince rahat bir nefes alabilmişti. Sonra da kendini toparlayıp bir ışık huzmesi halinde tavernaya yöneldi.

 

Onun ayrılışından bir müddet sonra bazı Gök Şehri yetişimcileri olup bitenleri görmek adına alana geldi. 300 metre genişlikteki krateri görmekse hepsini şoka soktu.

 

“Bu... bu çöl buraya Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı tarafından yerleştirilmişti, değil mi?!?!”

 

“Sıradan bir güç böyle bir zarar veremezdi. Birinin böyle bir krater yaratmayı başardığına inanamıyorum. Acaba Yıldızlı Gök Dao Polaritenin Süper Starlarındaki ünlü Seçilmişlerden biri eğitim için buraya inmiş olabilir mi?”

 

“Bir Öz Formasyon yetişimcisi bile böyle bir şey yapamaz. Kesin en iyi 1,000 Yıldızlı Gök Dao Polaritenin Süper Starından biridir!” Yıldızlı Gök Dao Polaritenin Süper Starları konusunun açılması oradaki yetişimcilerin suratlarına bir kıskançlık ifadesi yerleştirmişti.

 

Yıldızlı Gök Dao Polaritenin Süper Starları Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı için çok önemliydi; bu kişiler Ruhun Başlangıcının altında bulunup güçleri ve kabiliyetlerine göre sıralanmış olan elit bir yetişimci grubuydu. O listedeki herkes tek başına doğu yetişim dünyasını sarsabilecek kapasitedeydi.

 

Bu mesele hakkında tartışmalar süregelirken içerisinde yakışıklı bir genç bulunan bir ışık huzmesi belirdi. Berduş ve yol yorgunu görünse de gözleri ışıl ışıldı ve şaşırtıcı bir şekilde yetişimi Kuruluş Kadrosunun büyük çemberini bir adım geçmişti; Öz Benzeri aşamasındaydı!

 

Ona atılan tek bir bakış yalnızca ruhsal denizlerini kristalize ederek Öz Formasyona adım atacağını onaylamaya yeterdi. Daima bir başarısızlık olasılığı mevcut olsa da ondan yayılan dalgalanmalar muhtemelen onun için öyle bir ihtimal olmadığının göstergesiydi.

 

Ayrıca öldürücü bir aurayla kuşatılmış oluşu ve suratında taşıdığı yara izleri onu yaklaşılması zor biri olarak göstermekteydi.

 

Bu kişi Song Que’den başkası değildi!

 

Bai Xiaochun’la yollarını ayırır ayırmaz tarikat dışındaki görevlere başlamıştı. Pek çoğunu yapmış, yaklaşık yarım yılda bir sürü ölümcül durumla karşılaşmıştı. Yine de görevlerinin çoğunu tamamlamayı başarmış, geriye yalnızca birkaç tane bırakmıştı ki onlar da kent harabesinin içerisindeydi. O görevleri de tamamladığı zaman on binlerce erdem puanı biriktirmiş olacaktı.

 

Alanı geçerken krateri fark etmiş ve durup bir bakmadan edememişti.

 

“Bu krateri her kim yaptıysa sıra dışı olduğu kesin… bir gün ben de onun kadar harika olacağım!”

 

Bu sırada diğer yetişimciler ona temkinli bir şekilde bakmaktaydı. Sonuçta gözlerindeki tehlikeli ışıltı, öldürücü aurası ve genel uğursuz havası kışkırtılmaması gereken biri olduğu izlenimi doğuruyordu. Ölümle çevrili bir hayat sürmüş gibi görünüyordu.

 

Kendisine çevrilen gözlerdeki korkuyu gören Song Que gizliden gizliye sevinmiş, hatta birazcık da gururlanmıştı. Şu son yılda yeni bir insana dönüştüğünü ve çok daha güçlendiğini hissediyordu. Ona kalırsa sarı cüppeli olmasına da ramak kalmıştı.

 

“Diğer ezikler şimdiye açlıktan öldüyse şaşırmam. Hmph!” Bu kibirle Usta Tanrı-Kahin, Xu Baocai ve Büyük Şişman Zhang’ın hiçbir işe yaramayacağını düşünmeden edememişti. Yalnızca Chen Manyao’nun biraz potansiyeli vardı.

 

Tabii ki Bai Xiaochun’u düşünmek bile dişlerini sıkmasına yetiyordu. Bai Xiaochun onu önce Düşmüş Kılıç Uçurumunda yenmiş ve Cennet-Daosuna ulaşma şansını çalmıştı ki bu ömrü boyunca unutamayacağı bir pişmanlık kaynağıydı. Sonra da Kan Akımı Tarikatında neredeyse delirmesine yol açacak onca şey yaşanmıştı. İşlerin Nehre Meydan Okuyan Tarikattaki seyri bile neredeyse katlanamayacağı düzeydeydi.

 

“Bai Xiaochun, beni Düşmüş Kılıç Uçurumunda aptal yerine koydun, Kan Akımı Tarikatında iki kat beterini yaptın, Nehre Meydan Okuyan Tarikattaysa üç katını. Que’er şöyle, Que’er böyle demeyi kesmedin. Sarı cüppeli olmamı bekle de bana yaşattığının on katını sana yaşatayım!!” Konuştukça gözlerinin ışıltısı daha da artıyordu.

 

Planladıklarını tamamıyla gerçek kılacağına olan güveni mutlaktı.

 

“Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı benim kısmetim oldu. Buraya gelmeden önce klan başpapazı benim burada Ruhun Başlangıcına ulaşacağımdan emin olduğunu söylemişti!!” Başını eğen Song Que bu noktada çantasına vurarak mavi bir komuta madalyonu çıkarttı.

 

Büyük değildi ama son derece önemliydi. Önceleri tarikat dışında göreve çıktığında Gök Şehrinin başka bir yetişimcisine denk gelmiş ve ondan ağır bir bedele satın almıştı. Bu komuta madalyonu İlahi Gök Cemiyetinin yönetimindeki harabeye girmek için gereken madalyonun ta kendisiydi.

 

“Sarı cüppeli olmak için gerekli erdem puanı bulup bulamayacağım harabede neler olacağına bağlı. Umarım terfi edecek kadar toplarım da gökkuşağı alanına geçebilirim!” Düşüncelerinde bu noktaya ulaştığında gözleri tutku ve beklentiyle yanmaya başlamıştı.

 

“Önce harabeleri biraz turlayacağım. Sonra da görevi bitirmek için birtakım özel hazırlıklar yapacağım.” deyip gülümsedikten sonra da kentin girişine yöneldi.

 

Çok geçmeden, hedefine yaklaşmışken, görüşüne hedefinin etrafına inşa edilmiş oldukça büyük bir taverna girdi.

 

Ayrıca dışarıdaki tesisleri, oturma alanlarını ve beyaz kıyafetli, garsonu andıran yetişimcilerin koşturuşunu gördü.

 

Aynı şekilde sıradan yetişimcilerin harabeye girip çıkışını da…

 

“Ehh, kesinlikle Gök Şehrinin en iyi organizasyonu olarak anılmayı hak ediyorlar. Sadece arkasında bir deva olan İlahi Gök Cemiyeti gibi bir oluşum böyle bir taverna inşa edebilirdi.” İç çekerken aklına İlahi Gök Cemiyetinin bu alanı kontrol ederek kazandığı gelir geldi ve gözleri kıskançlıkla ışıldadı. Ne yazık ki yapacak bir şey yoktu.

 

“Bahse varım bir günde benim bir yıllık birikimimden fazlasını kazanıyorlardır…”

 

Tüm yılı tarikat dışı görevlerde geçirdiği için bu süreçte şehirde olup bitenlerden haberi yoktu. Bu yüzden kıskançlıkla iç çektikten sonra İlahi Gök Cemiyeti madalyonunu çıkartarak tavernaya yöneldi.

 

#Canım yaa, bu çocuğa da biraz üzülüyorum doğrusu. Başına gelmeyen kalmamış gibi bir de şimdi bu iş çıktı. Özendiği, bir gün onun gibi harika olacağım dediği kişinin Xiaochun olduğunu öğrense kendisini hangi uçurumdan aşağı atar acaba 
O zaman bırakalım da gidip tavernanın bizimkinin eseri olduğunu görsün, olup bitenleri öğrensin. Hadi okumaya devam!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18099 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37357 Bölüm Sayısı


creator
manga tr