Bölüm 398 : ***

avatar
2203 0

A Will Eternal - Bölüm 398 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun’un Gök Çeyreği tepe lordunun verdiği yedi renkli bayrağı çıkartıp çöle saplamasıyla birlikte 5 kilometrelik alandaki her şey şahsi mülkü haline gelmişti. Bu mesele de Gök Şehrinde büyük bir kargaşa doğurmuştu.

 

Haberler kontrol edilemeyen bir yangın misali yayılıyordu, en sonunda tüm şehir halkı tam bir şokla bu meseleyi konuşur olmuştu.

 

“Şahsi mülk mü?! Nasıl… bu nasıl mümkün olabilir?!”

 

“Gök Şehrinde şahsi mülk sayılan yerlerin sayısı ondan az ve onlar da sadece Gökkuşağının Gök Çeyreği için inanılmaz hizmetler sergileyenlere ödül olarak verildi!! Mavi Ejder Cemiyetinin güçlü bir destekçisi olduğu kesin!!”

 

“Ben de öyle diyorum! Herkes Mavi Ejder Cemiyetinin İlahi Gök Cemiyetine ne cesaretle meydan okuduğunu merak ediyordu, artık öğrendik! Patron Mavi Ejder inanılmaz gizemli ve akıl sır ermez biri. Onun yanında da bir deva varsa şaşırmam!”

 

Bu sözler şehre yayılmaya devam etmiş ve bunu işiten İlahi Gök Cemiyeti liderleri şaşkınlıktan sersemlemiş bakışlarla karşılık vermişti.

 

Mavi Ejder Cemiyetiyle hem fiziksel mücadeleye hem de akıl oyunlarına girişmişlerdi. Şimdiyse Bai Xiaochun ölümcül bir karşı hamlede bulunmuş, toparlanma fırsatı bulmadan yenilmişken her şeyi tersine çevirmişti. İlahi Gök Cemiyeti bu durumu kabullenemiyordu.

 

“Şahsi mülk mü!?!?!?” İlahi Gök Cemiyeti sayısız şok çığlığıyla dolmuş, pek çok üye acıya ve tereddüde kapılmıştı.

 

Kısacık bir sürede herkesin Mavi Ejder Cemiyetine yönelik görüşleri değişmişti. Neticede artık kent harabesinin girişi onların kontrolündeydi.

 

Mavi Ejder Cemiyetini yakın zamanda terk etmiş olanların kalpleriyse pişmanlıkla dolmuştu lakin yapılacak bir şey yoktu. Mavi Ejder Cemiyeti üye alımı yapmıyor ve üyeliğe başvurma inisiyatifini alanlar reddediliyordu.

 

Çok geçmeden batıdaki çölde, harabenin girişinin hemen yanında 100ü aşkın Mavi Ejder Cemiyeti üyesi tarafından bir taverna kuruldu.

 

Çoklu yapılardan oluşan devasa tavernanın dışında bile oturma alanları mevcuttu. Mavi Ejder Cemiyeti üyeleri ruh çayı satmakta uzmanlaşan garsonlara çevrilmişti.

 

Artık harabeye girmek isteyenler bunu bir İlahi Gök Cemiyeti komuta madalyonuyla yapmıyor, ruh çayı almak zorunda kalıyordu.

 

Taverna yalnızca birkaç gün içerisinde inşa edilip işler hale gelmişti. Tabii ki Gök Şehri Gökkuşağının Gök Çeyreğinin bir parçasıydı ve oradan bu meseleyle ilgili hiçbir haber gelmemişti. Belli gökkuşağındaki hiç kimse burada olanları umursamamıştı ve bu da Patron Mavi Ejderin gizemli destekçisi konusundaki tahminleri iyice ateşlemişti.  

 

Vakit geçmiş ve İlahi Gök Cemiyeti durumla baş etmeye mecbur kalmıştı. Çok geçmeden harabeye girenlerin sayısı normale dönmüş, Mavi Ejder Cemiyetinin sadece yüzde on kar almasıysa göreve gidenlerin sayısını iyice arttırmıştı. En nihayetinde harabeye girenlerin sayısı günde 100,000i aşar olmuştu.

 

Bu sayıya bakınca Mavi Ejder Cemiyetinin meşguliyeti insanı şaşırtmıyordu. Dışarıdaki oturma alanları bile kalabalığı kaldıramıyor hale gelmiş, daha fazla tesis oluşturma zorunluluğu doğmuştu.

 

Kazanılan erdem puanını hesap etmek Bai Xiaochun’un nefesini kesiyordu. Buradaki karları Fantezi Hapı sattıkları zamankinden çok daha fazlaydı ki bu da dehşet vericiydi.

 

“İlahi Gök Cemiyeti çılgınca zengin olmalı!!” dedi yutkunarak. Yanındaki Büyük Şişman Zhang da erdem puanları raporlarına baktı, gözleri parıldarken İlahi Gök Cemiyetini kınıyor gibi bir hali vardı.

 

Erdem puanı karını bizzat tutan yoktu. Bu kar bir bütün halinde organizasyona ait olan bir komuta madalyonunda toplanıyordu. Böylece toplanan milyonlarca erdem puanı istemeyen hiç kimseyi kazara sarı cüppeli olmaya zorlamıyordu.

 

Doğrusu Bai Xiaochun da bir gün kaza eseri sarı cüppeli olacak diye çok korkuyordu. Böyle bir şey olursa muhtemelen ölümüne ağlardı. Bu yüzden kendi üzerinde birkaç yüz binden fazla erdem puanı taşımama konusunda çok dikkatli davranıyordu. Erdem puanlarının çoğunu Mavi Ejder Cemiyetinin ortak komuta madalyonunda tutuyordu.

 

Birkaç gün geçmiş ve taverna popülerlik patlaması yapmaya, İlahi Gök Cemiyetinin geliriyse azalmaya devam etmişti. Fantezi Hapları kaybedilmiş, harabenin kontrolü ellerinden kaçmıştı. Ve bolca tartışma sonunda Mavi Ejder Cemiyetiyle anlaşma niyetiyle birileri gönderildi.

 

Bai Xiaochun ise bu pazarlıklar için Usta Tanrı-Kahin ve Xu Baocai’yi görevlendirdi. Doğal olarak Mavi Ejder Cemiyeti hiçbir taviz vermeyi kabul etmedi ve en nihayetinde İlahi Gök Cemiyeti yetişimcileri geri gönderildi.

 

Bai Xiaochun durumundan çok ama çok memnundu. Gök Şehri gerçekten evi gibi hissettirmeye başlamıştı, erdem puanı karındaki payıysa gayet tatmin ediciydi.

 

“Ah, işte hayat budur.” diye düşünerek tavernasının balkonunda oturuyor, aşağıdaki kalabalığı izliyordu.

 

Onu daha da memnun eden şeyse yetişimindeki gelişmeydi, bir ilerlemenin kıyısındaydı. Ona kalırsa Altın Özün ortasına ulaşmasına yalnızca birkaç gün kalmıştı.

 

Bu yüzden dış meseleleri bir kenara bırakarak olabildiğince hızlı ilerleme umuduyla tavernanın gizli bir odasında inzivaya çekildi.

 

Bu inziva seansı bir ay sürdü.

 

Bai Xiaochun’un gözleri bir noktada açılmış ve o gözbebeklerinde parlak, mavi bir ışık görünmüştü. Aynı zamanda etrafında da yoğun frijit qi akımları dolanmaktaydı.

 

O frijit qi çok geçmeden tüm alanı doldurdu ve salondaki ısıyı çabucak düşürdü. Ardından çatlama sesleri eşliğinde duvarlar, tavan ve çatı buzla kaplanmaya başladı.

 

“Frijit Müritleri frijit soğukluk büyüsü salabiliyor ve frijit gölgeleri oluşturabiliyor. Frijit Uzmanlarıysa 3,000 metre alandaki her şeyi dondurabiliyor!” Bu sözler eşliğinde elini salladı.

 

O el ansızın kristal netliğine döndü, öyle ki teninin altındaki damarların akışını görmek mümkündü. Salondaki soğukluğun onu hiç etkilemediği ortadaydı.

 

“İlerleme zamanı.” dedi. Ayağa kalktı, çemberden çıktı ve hiç kimse geçtiğini fark edemeden tavernadan uzaklaştı.

 

Bir ışık huzmesi şeklinde çölün derinliklerindeki bir noktaya ulaştı. Burası hiçbir hayat belirtisi taşımayan, Gök Şehrinden tek bir yetişimci dahi barındırmayan ıssız bir alandı. Zaten böyle uzak bir noktaya pek az kişi gelirdi.

 

Yoğun sıcaklıkla dolu bu mekan Cennetkarışı Nehri ve Denizine olan yakınlığına rağmen çöl olarak kalmıştı ve sıcaklık öylesine yüksekti ki hava çarpıklaşmış, herhangi bir şeyi net olarak görmek zorlaşmıştı.

 

Orada dikilen Bai Xiaochun’un gözlerindeki mavi ışık giderek yoğunlaşmaktaydı. Etrafta gerçekten hiç kimse olmadığını teyit ettikten sonraysa gözlerini ansızın kapattı ve 300 metrelik alanı yoğun bir frijit qi ile doldurdu. Ansızın çölün kavurucu sıcaklığı toparlandı ve zemin donmaya başladı!

 

Hatta sıcak ve soğuğun ani birleşimiyle göğü gök gürültüleri doldurdu. Fakat işler bununla da kalmamıştı. Bai Xiaochun yetişim basamağını hareketlendirdi ve Frijit Okulu İrade Gelişim Büyüsünün gücü kabarırken iki elli bir büyü hareketi gerçekleştirerek 300 metrelik alandaki soğukluğu hızlıca yoğunlaştırdı.

 

GÜÜÜÜÜÜMMMM!!

 

600 metre. 900 metre… 1,500 metre!

 

Lakin bununla da sona ermiş değildi! Bai Xiaochun’un saçları etrafında hareketlenmişti ve gözleri kapalı olsa da mavi ışığı gözkapağından sızarak dört bir yana yayılıyordu. İki eli de kristal şeffaflığındaydı, buzdan yapılı gibi bir görünüm almışlardı!

 

Frijit qi alanı çabucak 2,100 metreye ulaştığında çatlama sesleri çölün ısısını kovmuştu. Frijit qi taşıyordu ve yayıldığı mesafe 2,700 metreye ulaşmaktaydı!

 

Ardından 2,760 metre. 2,850 metre. 2,940 metre. Ve birkaç nefeslik sürede frijit qi dolu alan 2,997 metreye ulaştı!

 

Yalnızca üç metre kalmıştı!

 

Frijit Uzmanlığı seviyesine üç metre!

 

“Frijit Uzmanlığı!” diye kükreyen Bai Xiaochun’un gözleri alabildiğince açıldı. Yetişim basamağından yoğun gümbürdemeler yankılanırken Cennet-Daosu Altın Özü genişlemeye devam ediyordu.

 

İşte o anda frijit qi kaplı alan 3,000 metreye ulaştı!! Alandaki soğukluk tüm zemini buza döndürecek kadar yoğundu, ortalık dondurucu buzlarla çevrili bir dünyaya dönmüştü!

 

Ve Bai Xiaochun’un Cennet-Daosu Altın Özü başlangıçtan orta seviyeye ulaştı! Eşzamanlı olarak dört bir yana Cennet-Daosu aurası yayıldı.

 

3,000 metrelik alanın dışındaki çöl her zamanki sıcaklığındaydı. Fakat bitişiğindeki yoğun soğuğun varlığı havayı dağıtıyordu. Tamamen şok edici bir manzaraydı.

 

Bai Xiaochun’un gözleri heyecanla dolup taşarak titreşmiş, 3,000 metrelik alanda her biri tıpatıp kendisine benzeyen pek çok illüzyon yansıma doğmuştu. Bunlar frijit gölgelerdi!

 

Xiaochun ansızın onlardan biriyle yer değiştirdi. İşin içinde hız yoktu, çünkü ışınlanma gibi bir şey söz konusuydu. Bai Xiaochun’un bunca versiyonunu görmenin herkesi şok edeceği kesindi.

 

Bir müddet sonra o gölgeler birleşti ve Bai Xiaochun’un gerçek formu ortaya çıktı. Kolunu sallayan Xiaochun alandaki soğukluğu dağıttı ve sıcaklığı tekrar çekti. Sonucunda doğan fırtınayla saçları savrulurken de başını arkaya atarak içten bir kahkaha patlattı.

 

Bölüm 398 : Altın Öz Ortası

#Böylece bir ilerlemeyi daha tamamlamış bulunuyoruz. Bu gölge yaratıp onunla yer değiştirme olayı bayağı havalı, bunu öğrenmişken yakın zamanda bir mücadelede kullanır herhalde diye düşünüyorum. Ama şimdilik işler sakin ilerliyor, kiminle mücadele eder pek bilemedim doğrusu.
O zaman ilerlememiz bununla sınırlı kalmış mı ve bundan sonra neler olacak sorularının cevabı için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18131 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37399 Bölüm Sayısı


creator
manga tr