Bölüm 397 : Sonsuz Yaşam Tavernası

avatar
2127 0

A Will Eternal - Bölüm 397 : Sonsuz Yaşam Tavernası


Çevirmen : Clumsy 

 

Çöle pek uzak olmayan bir noktada, şehrin altına doğru uzanan eski bir kentin girişi olan tapınağın kalıntıları mevcuttu.

 

Bu kent neredeyse Gök Şehrinin yarısı büyüklüğündeydi. İçeride türlü türlü nadir yaratık, ölümsüz otu ve ruh bitkisi bulunuyor, yetişimciler için bolca kaynak sağlanıyordu.

 

Kent harabesi çırakların Gök Şehri sınırlarında görev yapabildiği tek alandı. Tarikatın çoğu görevi de çırakların buraya gelmesini gerektirirdi.

 

Burası dışarıya nazaran çok daha güvenli olan özel bir yerdi. Gerçekten bir kentin harabesi olsa da çıraklarının eğitim yapabilmesi adına bizzat Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı tarafından yerleştirilmişti.

 

Harabede bazı çırakların tek başına üstesinden gelemeyeceği birtakım yaratıklar ve aşamayacağı alanlar mevcuttu ancak sayıları az, araları açıktı. Ayrıca Gök Şehri Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının içerisinde sayıldığı için pek çok çırak burayı görevler için tercih ediyordu.

 

Tüm bunlar da burayı oldukça kalabalık kılıyordu.

 

Arazi oldukça değerliydi ve İlahi Gök Cemiyeti hariç hiçbir Gök Şehri ferdi burada bir dükkan açacak güçte değildi. Genel konuşursak içeri herkes girebilirdi ama çıkmak için içeride elde ettikleri karın yüzde otuzunu vermeleri gerekirdi. Başka bir seçenek de sorgusuz sualsiz devam edebilmek için İlahi Gök Cemiyetine hatırı sayılır ölçüde erdem puanı ödeyerek özel bir komuta madalyonu almaktı.

 

Böyle bir şeyi yalnızca arkasında bir deva klanı olan İlahi Gök Cemiyeti yapabilirdi. Çoğu kişi harabelerden benzer şekilde faydalanmak istemiş ama İlahi Gök Cemiyeti onlara müsaade etmemişti.

 

Neticede buranın kontrolünü almak için muazzam bir bedel ödemişlerdi ve buradan kazandıkları kar toplam gelirlerinin yüzde ellisini aşıyordu.

 

Böyle bir kar oranı varken burayı fazlasıyla önemsemeleri de normaldi.

 

Yüz küsür kişilik grubuyla çöle ilerleyen Bai Xiaochun’u gören herkes şok olmuştu, tabii şok olanlara İlahi Gök Cemiyeti yetişimcileri de dahildi.

 

“Bu Mavi Ejder Cemiyetinin nesi var?  Burada ne yapacaklarını sanıyorlar?”

 

“Görev yapmaya kent harabesine gitmek istediklerini söylemeyin sakın?”

 

“Öyle yapıyor gibi görünmüyorlar…”

 

Harabenin dışarısındaki kontrol noktası çok sayıda İlahi Gök Cemiyeti yetişimcisi tarafından tutulmuştu ve Bai Xiaochun ile takipçilerini gören üyeler ciddi surat ifadeleriyle ayaklanmaktaydı.

 

Ayrıca görev için harabeye gitmekte olan epeyce kalabalık bir grup da söz konusuydu. Yaklaşan grubu görmek onların suratlarına da meraklı ifadeler yerleştirmişti.

 

Hiç kimse ağzını açmıyordu. Büyük Şişman Zhang ve diğer Dao Koruyucuları da dahil olmak üzere Bai Xiaochun’un peşine taktığı Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerinin hiçbiri ne olup bittiğini gerçekten anlayabilmiş değildi.

 

En sonunda Xu Baocai kendini tutamayarak lafa girdi: “İkincil başpapaz, burada ne yapıyoruz?”

 

“Buraya taşınıyoruz!” diye bağıran Bai Xiaochun ise arkasına bakmaya dahi tenezzül etmedi. Gözleri önüne odaklı bir şekilde ve İlahi Gök Cemiyeti yetişimcilerini hiçe sayarak ilerlemeyi sürdürüyordu.

 

Bu yetişimciler de Bai Xiaochun’un yoluna çıkmaya cesaret edemiyordu. Hem bir Altın Öz yetişimcisi olduğu gerçeği söz konusuydu hem de Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı kuralları gereğince harabelere herkes girebilirdi. Yalnızca çıkarken İlahi Gök Cemiyetine pay ödeme zorunlulukları vardı.

 

Bai Xiaochun İlahi Gök Cemiyeti yetişimcilerini aşarak tapınak yıkıntısına aşağı yukarı 3,000 metre kala durdu. Ve etrafına bir an baktıktan sonra son derece hoşnut bir tavır takındı.

 

“Tamamdır,” diye duyurdu, “yeni evimiz burası!”

 

Usta Tanrı-Kahin gözlerini birkaç kez kırpıştırdıktan sonra sağa sola baktı.

 

Xu Baocai’nin bakışları boşlaştı ve Büyük Şişman Zhang şok içerisinde kalakaldı. Chen Manyao’nun bile ağzı açık kalmıştı.

 

Onlar bu tepkiyi verirken diğer Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerinden bahsetmeye gerek yoktu. Hepsi bomboş, tuhaf bakışlarını birbirine çevirmekteydi.

 

Tabii bu sözleri işiten İlahi Gök Cemiyeti yetişimcileri anında kahkahalara boğulmuştu.

 

“Ne komik. Burada yaşayacaklarını falan mı sanıyorlar? Bu alanın tamamı Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatına ait, herhangi bir bireye değil.”

 

“Mavi Ejder Cemiyeti ne yapacağını sanıyor ki?”

 

Kahkahalarını tutmakta zorlanan farklı kişiler de vardı. Peşlerine takılan kalabalık ve harabeye girmeye hazırlanan yetişimciler de bu durum karşısında kahkahalara boğulmuştu.

 

“Mavi Ejder Cemiyetinin yakın zamanda azarlandığından haberdarım ama gerçekten kafayı yemediler herhalde? Sahiden buraya yerleşebileceklerini mi sanıyorlar?”

 

“Patron Mavi Ejder bir Öz Formasyon yetişimcisi ama o bile burayı ele geçirecek güce sahip değil. Burası İlahi Gök Cemiyetinin can damarı ve arkalarında da bir deva klanı var. Mavi Ejder Cemiyeti buraya yerleşmeye çalışırsa o klan kesinlikle onlara haddini bildirecektir.”

 

Alaycı kahkahalar etrafı sararken Usta Tanrı-Kahinin suratı kızardı ve Xu Baocai son derece tuhaf bir görünüm aldı. Ayrıca Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerinin gözlerindeki karmaşa ve utanç yoğunlaştı.

 

Büyük Şişman Zhang ve Chen Manyao ise kuru kuru öksürdü, bir şey söyleyip söylememek arasında kararsız kaldıkları ortadaydı.

 

“Xiaochun--”

 

O anda Bai Xiaochun çenesini kaldırıp kolunu salladı ve elinde tutmakta olduğu şeyi gözler önüne serdi: yedi renkli, göz kamaştırıcı ışıklar taşıyan ufak bir bayrak!

 

Akabinde alana yoğun bir baskı çöktü ve tüm kahkahalar kesildi. Bai Xiaochun ise halinden son derece memnun şekilde bayrağını doğruca ayağının altındaki zemine sapladı!

 

“Aktifleş!” diye bağırdı. Ve küçük bayrak zemini deler delmez tüm alanı gök gürültüsünü andıran, yeri göğü sarsan bir gümbürdeme kapladı!

 

GÜÜÜÜÜÜMMMMMMMM!

 

Her şey delice sarsılırken küçük bayraktan bir rüzgar yayıldı ve tüm alanı etkisi altına alarak çöken baskıyı iyice yoğunlaştırdı!

 

Dao koruyucuları titreşen suratlarla, soluk soluğa geri çekildi. Tabii etraftaki İlahi Gök Cemiyeti üyeleri, oradan gelip geçenler ve göreve başlamayı uman yetişimciler de gerilemeye başlamıştı.

 

Çöken baskı cennetsel bir kuvvet gibiydi, kaynağıysa Bai Xiaochun’un zemine saplamış olduğu ufak bayraktı!

 

Rüzgar çığlıklar eşliğinde eser ve araziler sarsılırken Bai Xiaochun’un saçları etrafında savruluyordu ve yedi renkli ışık bayrağın etrafındaki 300 metrelik alanı doldurmuştu.

 

Lakin işler bununla sona ermiş değildi. Işık yayılmaya devam ediyordu ve göz açıp kapayıncaya dek 1.5 kilometreye ulamıştı. Ardından 2.5 oldu! Ve son olarak 5 kilometre!!

 

Yedi renkli dalgalanmalar tüm alanı doldurmuş, az önce var olan çöl kumlarının yerini almıştı. Her şey göz kamaştırıcı ışıklar eşliğinde titreşiyor, sessizlik yalnızca alandaki yetişimcilerin iç çekişleriyle bölünüyordu.

 

Fakat hemen ardından, henüz hiç kimse tepki verme fırsatı bulamamışken arazi yeniden titreşmeye başladı ve daha da yoğun gümbürtüler eşliğinde yedi renkli dalgalanmalar zeminle kaynaştı. Ve onlar silinince devasa bir mühür işareti gözler önüne serildi!

 

Kocaman ve kalıcı bir işaret!!

 

Bunu güçlü bir kuvvet takip etti, alandaki hiçbir kuvvet buna karşı koyamazdı ve böylece her şey o kuvvet tarafından kuşatılarak 5 kilometrenin dışına itildi.

 

Herkes şaşkına dönmüştü…

 

“O… Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının şahsi mülk için yarattığı büyü formasyonunun itici gücüydü!!”

 

“Bu imkansız! Nasıl gerçek bir itici güç olabilir ki? Cennetler! Sadece Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının ulu büyü formasyonundan onay alan kişiler böyle formasyonlu bir şahsi mülk sahibi olabilir!!”

 

“Tüm Gök Şehrinde şahsi mülk olan on alan bile yok!!”

 

“Patron Mavi Ejderin bir şahsi mülk elde ettiğine inanamıyorum!!” Etraftaki yetişimcilerin zihinleri yıldırım çarpmışa dönmüş, ağızlarından hayret ve şüphe dolu bağırışlar yükselmişti. Dao Koruyucuları da dahil olmak üzere Mavi Ejder Cemiyeti bile şaşkınlıktan sus pus olmuştu.

 

Fakat tüm bu yaşananlar içerisinde akıllara en çok durgunluk veren şey şuydu; kent harabesinin girişi bu 5 kilometrelik alanın içinde kalmıştı!

 

Şok çığlıkları yükselirken Bai Xiaochun kollarını arkasında kavuşturmuş, çenesi havaya kalkık şekilde dikilmekteydi. Ve kendinden son derece hoşnut bir edayla şöyle dedi: “Öhöm. Buraya ufak bir in yapacağım, ismini çoktan düşündüm. Sonsuz Yaşam Tavernası olacak.

 

“Herkes kente eskisi gibi girmekte özgür. Fakat burası benim evim olduğu için girmeden önce bir fincan ruh çayının tadını çıkarmanızı rica edeceğim. Sonrasında dost sayılacağız!”

 

Akabinde boğazını temizledi, kocaman sırıttı ve devam etti: “Endişelenmeyin, bir fincan ruh çayı çok ucuz. Üstelik kentin içerisindeki kazancınızdan alacağım pay İlahi Gök Cemiyetinin aldığından çok daha az olacak. Yalnızca yüzde on!”

 

İlahi Gök Cemiyeti üyelerinin kalplerindeki şok iyice kabarmıştı. Harabe girişinin kontrolü az önce ellerinden gaddarca çekilip alınmıştı!  

 

Diğer yetişimcilerin gözleriyse ışıl ışıldı. İlahi Gök Cemiyeti yüzde otuz haraç alıyordu, e doğal olarak Mavi Ejder Cemiyeti her şeyi kitleleri mutlu edecek şekilde yürütüyordu.

 

#Bizimkinin günler süren harita çalışmaları meyvesini verecek gibi görünüyor. Gitmiş en sık görev yapılan, en popüler mekanı bulmuş. Ne tesadüf ki aynı zamanda İlahi Gök Cemiyetinin de ekmek kapısıymış 
Böylece hem kendine ait bir mülke sahip olacak hem yeni bir iş kaynağı edinecek hem de intikamını alacak. Yine kahramanımıza yakışan mükemmel bir çözüm diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18130 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37395 Bölüm Sayısı


creator
manga tr