Bölüm 396 : Geri Dönüş Zamanı!

avatar
2140 1

A Will Eternal - Bölüm 396 : Geri Dönüş Zamanı!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun’un gözleri gökkuşağı alanından çıkana dek kafa karışıklığı ve karmaşa izleri taşımıştı. Soğuk kadın yetişimci ise ansızın daha samimi bir hal almış, hatta arada bir göz ucuyla Xiaochun’u incelemişti.

 

Işınlanma portalına vardıklarındaysa gülümseyerek saygıyla eğildi.

 

“Kardeş Bai, önceki saygısızlığım için özür dilerim. Oh, bu arada ismim Qing Xuan.”

 

Ardından aralarındaki ışınlanma ışığı yükseldi, Bai Xiaochun’un görüşü bulanıklaştı ve genç kadının sözlerinin yankısının yerini Gök Şehrindeki kakofoni aldı.

 

Bai Xiaochun neredeyse bir düşten çıktığını düşünecekti. Ama yedi renkli bayrağı çantasından çıkarttığında gözleri heyecanla ışıldamaya başladı.

 

“Bunu bana vermiş olduğuna inanamıyorum!” Gök Şehrinde beş bin kilometrelik bir şahsi mülke sahip olma düşüncesi heyecan vericiydi.

 

Fakat işlerin ilerleyiş şekli hakkındaki şüphelerini de bir kenara atmış değildi. Gökkuşağının Gök Çeyreği yönüne bakarken şu şekilde mırıldandı: “Biri gizliden gizliye bana yardım ediyor… Gök Çeyreği tepe lordunun bana hediye vermeye zorlandığı barizdi. Aksi takdirde neden beni formülü almadan göndersin ki!?!?” Bu düşüncelere dalmış şekilde kuzeye yöneldi. Ancak dalgınlığı çok sürmedi; çünkü çok geçmeden fark ettiği üzere herkes Mavi Ejder Cemiyeti hakkında konuşuyordu.

 

“Duydunuz mu? O şeytani Fantezi Haplarını tüketmek kalıcı beyin hasarına yol açıyormuş! Ne sadistçe!!”

 

“Beyin hasarı vermekle de kalmıyor. Yeterince tükettiğinde içsel yeteneğini çarpıtıyor ve seni yavaşça delirtiyor! Ondan ölenlerin bile olduğunu duydum!”

 

“Daha da fenalar! Bağımlılık yapıyorlar. Bir kere tüketmeye başlayınca durursan kafayı yiyorsun! Mavi Ejder Cemiyetinin böyle sadistçe bir haptan sorumlu olduğunu bilmeliydim!”

 

“İcat eden kişi Mavi Ejder Cemiyetinin lideriydi! Hey millet, Ultra Açlık Yardım Haplarını hatırlıyor musunuz? Onları da o yapmıştı! Ne ahlaksız bir şeytan!!”

 

Bai Xiaochun bu konuşmalardan pek hoşnut değildi. Fantezi Hapları mükemmel olmasa da kimseye kalıcı bir zarar vermiyordu ve pozitif açıları yan etkilerinden çok daha fazlaydı.

 

Ayrıca onları tüketip ölen de olmamıştı.

 

Fakat dedikodular mükemmel şekillendiği için Bai Xiaochun kuzeye varana dek haber diğer bölgelere bile uçmuştu.

 

Bai Xiaochun Mavi Ejder Cemiyeti ve Patron Mavi Ejdere yönelik düşmanlığın artışından ötürü birileri tarafından tanındığı durumda ne olacağından korkmadan edemiyordu. Biri bağırarak onu gösterdiği takdirde etraftakilerin üzerine atılacağı kesindi.

 

Korkudan titrese de olabildiğince güvende kalmak için kalabalığın arasında ilerliyor, bir yandan da avazı çıktığınca bağırarak Mavi Ejder Cemiyetine lanetler okuyordu. Böyle telaşla geçirdiği bir sürenin sonunda Mavi Ejder Cemiyeti karargahına ulaşmayı başarmıştı.

 

Geri döndüğünde herkesin selamıyla karşılaşsa da üyelerin çok gergin olduğu ortadaydı. Xu Baocai ağlamak üzereymiş gibi bir halle lafa girdi: “İkincil başpapaz, o utanmaz İlahi Gök Cemiyeti dedikoduları her yere yayıp Mavi Ejder Cemiyetini karalıyor! Bir sürü üyemiz çoktan üyeliği terk etti!”

 

“Durum tamamen kontrolden çıktı…” diyen Usta Tanrı-Kahinin suratında acı bir gülümseme vardı. Bir karşı saldırıya karşı tetikte olmalarına rağmen İlahi Gök Cemiyeti fazla büyük bir kuruluştu ve onların bağlantıları Mavi Ejder Cemiyetine nazaran çok daha sağlamdı.

 

Büyük Şişman Zhang ve Chen Manyao son derece tedirgindi, diğer Mavi Ejder Cemiyeti yetişimcilerindense çıt çıkmıyordu. Herkesin Bai Xiaochun’un gökkuşağı alanı yolculuğunda neler olduğunu ve pozitif bir sonuç çıkıp çıkmadığını dinlemeyi beklediği ortadaydı.

 

Sonuç pozitifse Mavi Ejder Cemiyetine sadık kalacak ve işlerin gelişmesini bekleyeceklerdi. Değilse de İlahi Gök Cemiyetini gücendirdikten sonra nasıl bir yaşam süreceklerini düşünmeye başlayacaklardı.

 

Bai Xiaochun çok sinirliydi. Sonuçta Fantezi Haplarını satmaya başlayan ilk grup İlahi Gök Cemiyetiydi ve onların versiyonu çalıntı halüsinasyon dumanının değiştirilmiş versiyonundan ibaretti. Şimdi tüm suçu Bai Xiaochun’a atmalarıysa öfke uyandırıcı bir aşağılamaydı. Ardından Ultra Açlık Yardım Hapı meselesini de düşünen Xiaochun’un öfkesi patlama noktasına gelmişti.

 

Büyük Şişman Zhang gözlerinde uğursuz bir ışıkla şöyle dedi: “Dokuzuncu Şişman, İlahi Gök Cemiyeti işleri fazla ileri götürdü. Gidip onlara temelli bir ders verelim!”

 

Son zamanlarda edindiği tecrübenin ona çok daha keskin bir öldürücü aura kazandırdığı ortadaydı.

 

“İkincil başpapaz,” dedi Xu Baocai, “bence de onlara dövüşerek derslerini vermemiz lazım. Ama tarikat kuralları söz konusuyken bunu nasıl yapacağız?”

 

“Yapabileceğimiz hiçbir şey yok!” diye araya girdi Usta Tanrı-Kahin. “Fantezi Hapları yasadışı hale gelmişken geçim kaynağımız kalmadı. Ne yapmamız lazım?!” Diğer tüm yetişimciler tartışma süresince öylece durmuştu. En sonunda turuncu cüppelilerden biri bir adım öne çıkıp kollarını kavuşturarak Bai Xiaochun’un karşısında eğildi.

 

“Patron, gökkuşağı alanına yaptığın yolculuktan bir fayda geldi mi?” Bu sözlerin ağzından çıkışıyla herkes sessizleşmiş ve beklenti dolu bakışlarını Bai Xiaochun’a çevirmişti.

 

Bai Xiaochun öfkesini bastırmak adına aldığı derin bir nefesten sonra yanıtladı: “Tabii ki bir fayda geldi. Ama yine de Fantezi Haplarını satamayacağız.”

 

Sözlerini karşılayan sessizlik az önceki sessizlikten bile derindi.

 

Gruba bir bakış daha atan Xiaochun Gök Şehrinin bir haritasını istedikten sonra arkasını dönerek odayı terk etti.

 

Vakit geçti. Ertesi gün Mavi Ejder Cemiyetinden ayrılan yeni yetişimciler oldu. Ertesi gün daha da fazla… Bu trend her geçen gün yükselerek seyretti.

 

Günler sonra İlahi Gök Cemiyetinin süregelen baskısıyla Mavi Ejder Cemiyetinin yüzde doksanı cemiyeti terk etmişti. Mavi Ejder Cemiyeti çılgınca bir hızla yükselmiş ve bu kişiler başarının zirvesindeyken onlara dahil olmaktan mutlu olsa da düşüşe geçildiğinde orada kalma arzusu taşımamıştı.

 

Cemiyetin şehrin diğer kısımlarındaki alt kolları da dağılmış, onlara katılan küçük klan ve çeteler cemiyetle bağlarını koparmıştı.

 

Şehirde bin bir çeşit dedikodu dolanıyor, İlahi Gök Cemiyeti de bunu fırsat bilerek Mavi Ejder Cemiyetinin eski üyelerini olabildiğince kendi safına çekiyordu. Çok geçmeden Mavi Ejder Cemiyetinin karargahları neredeyse tamamen boşalmıştı.

 

Artık 1,000den az yetişimci kalmıştı ve iki günün sonunda bu sayı daha da azaldı. Dokuzuncu günse 200 üyenin altına inildi.

 

Görkemli Mavi Ejder Cemiyeti yalnızca dokuz günde neredeyse tamamen çökmüştü. Bu mesele tüm Gök Şehrini sarsmış ve iyice kuvvetlenen İlahi Gök Cemiyetinin saygınlığı artmış, kaynakları sağlamlaşmıştı. Bu bir bakıma pek de büyük bir sürpriz sayılmazdı. Mavi Ejder Cemiyetine dair her şey inanılmaz erdem puanı gelirlerine bağlıydı. Gerçek anlamda yerleşmeye zamanları olmamış, tek bir darbeyle dağılabilecek boş bir binadan farkları kalmamıştı.

 

Bai Xiaochun’un yanında kalanların sayısı 100ün birazcık üzerindeydi. Bu kişiler de ya orijinal üyeler ya da son derece sadık şahıslardı. Fakat bu defa Bai Xiaochun’un Dao Koruyucuları kendisini terk etmemiş, Chen Manyao bile yanında kalmıştı. Hepsi mağarada oturuyor, Bai Xiaochun’un kapısının açılmasını bekliyordu.

 

Bai Xiaochun bu dokuz günlük sürede hiç dinlenmemiş, Gök Şehri haritasının her sokağına kafa yormuş, en ince ayrıntısına kadar her noktaya çalışmıştı. En sonunda dışarı çıkışıysa dokuzuncu günün akşamına denk gelmişti.

 

Gözleri kan çanağına dönmüş olsa da heyecanlı bir hali vardı. Mavi Ejder Cemiyetinde kalan kişi sayısının azlığına biraz şaşırsa da anlık bir düşünceden sonra başını arkaya atarak bir kahkaha patlattı.

 

Bu kahkahayı gören üyelerin kalpleri umutla atmaya başlamıştı. 

 

Gözleri gizemli bir ışıkla parlayan Xiaochun derin bir nefes alarak şöyle dedi: “Tamamdır Yoldaş Daositlerim. Çantalarınızı toplayın. Taşınıyoruz!

 

“Mavi Ejder Cemiyeti dağılmış olabilir ama ben bizi öncekinden de öteye taşıyacak yeni bir isim buldum!” Bu şekilde kolunu sıvadı ve başka hiçbir şey söylemedi. Yine de kalan yetişimcileri anında canlandırmıştı. Çantalarını toplamaya başlayan ilk kişi Usta Tanrı-Kahin oldu ve çok geçmeden sayıları 100ü aşan grubun tüm üyeleri mağaradan çıkmaya başladı!  

 

İstikametse kuzey değil batıydı!

 

Yol boyunca onları fark eden pek çok yetişimci olmuş ve Mavi Ejder Cemiyetine ait olduklarını anlayanlar meraklı bir şekilde peşlerine takılmıştı. Herkes bu organizasyonun kalıntılarının ne alemde olduğunu merak etmekteydi. Onları takip edenler arasında İlahi Gök Cemiyetinin gönderdiği kişiler de vardı.

 

Bai Xiaochun ise onları tamamen görmezden gelmişti ve batının tam köşesindeki bir alana, bir an olsun duraksamadan ilerliyordu. Şok edici bir şekilde orası uçsuz bucaksız bir çöldü!

 

Nereye yöneldiklerini fark edenlerin ağızları tam bir şokla açık kalmıştı. Neticede o çölün içerisinde Gök Şehri yetişimcilerinin önemli görevler için sık sık gittiği yıkık bir şehir bulunmaktaydı!

 

#Valla birkaç bölümdür bizimki gökkuşağına geçer diyordum ama burada yapacak daha çok işi var gibi görünüyor. Batının en köşesindeki çölde yer alan yıkık bir şehri seçmiş olmasının altındaki sebebi de öğreneceğiz herhalde 
O zaman kalan yüz küsür sadık üyemizle yepyeni bir macera bizleri bekliyor olmalı diyerek okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18277 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37537 Bölüm Sayısı


creator
manga tr