Bölüm 383 : İlgi Çekme

avatar
2140 0

A Will Eternal - Bölüm 383 : İlgi Çekme


Çevirmen : Clumsy 

 

Gece çökerken Bai Xiaochun eskisinden tamamen farklı bir üretim yöntemine takılmıştı. Güneş doğduğundaysa üretmiş olduğu 50 Ultra Açlık Yardım Hapını alıp meskeninden çıkarak aceleyle meydana koşturdu.

 

Bu defa daha standını kurup haplarını çıkartamadan önce koca bir kalabalık toplanmış, herkes hapları alabilmek için birbirini delice itip kakmaya başlamıştı.

 

Haliyle 50 Ultra Açlık Yardım Hapının tükenmesi hiç vakit almadı. Bai Xiaochun tamamıyla afallamıştı. Fakat biraz düşündükten sonra haplarının bu kadar hızlı satılıyor olma sebebini çözdü.

 

Hapları şehirdeki anlamsız pahalı ruh besinlerine kıyasla çok ucuz kaçıyordu. Üstelik hiç kimsenin etkilenmeden edemeyeceği kadar da etkiliydi. Ama yine de biraz düşündükten sonra hapların fiyatını arttırmamakta karar kıldı. Ona kalırsa şehirde yaşam zaten fazlasıyla zordu. Hem böyle de gayet iyi bir kar elde edebiliyordu.

 

Ancak ertesi gün rastgele bir dükkanın önünden geçerken tam 3,000 erdem puanına Ultra Açlık Yardım Hapı sattıklarını gördü!

 

Merkeze vardığındaysa daha yerine bile oturamadan ilk sırayı kapmak adına kapışan sekiz yetişimciyle karşılaştı. Üstelik hepsi de tüm hap stokunu almak niyetindeydi.

 

Artık gözünü açmış olan Bai Xiaochun bu yetişimcilerin doğu alanındaki dükkân sahipleri olduğunu anlamıştı. Belli ki hapları düşük fiyata alıp kar elde etmek adına tekrar satıyorlardı.

 

Bai Xiaochun bu durumdan hiç memnun değildi ve hemen yeni satış kuralları koydu. Her müşterinin normal fiyattan sadece tek hap alma imkanı olacaktı. İkinci hap iki katı pahalıydı, aynı şey üçüncü hap için de geçerliydi. Fakat bu yeni kural da pek etkili olmadı. Sonuçta Gök Şehri yetişimcileri çok ahlaksızdı…

 

Bai Xiaochun bunu hiçe sayarak yedi gün boyunca hap satışlarını sürdürdü. Artık 100,000 erdem puanına yaklaşmıştı.

 

Bu sırada Ultra Açlık Yardım Hapı meselesi büyük bir sohbet konusu olmuş, konu güçlü organizasyonlar da dahil olmak üzere pek çok kişi tarafından işitilmişti.

 

Gök Şehrinde özünde yetişimci çetesi olan bu tarz bolca grup mevcuttu. En büyükleri ve güçlüleriyse dükkanların yüzde seksenine yakınını kontrol eden İlahi Gök Cemiyetiydi. Hemen hemen tekel oluşları ve bir deva klanı tarafından desteklenişleri nedeniyle de hiç kimse onları kışkırtmaya cesaret dahi edemiyordu.

 

Doğu alanında İlahi Gök Cemiyetinin tek bir sorumlusu yoktu, turuncu cüppeli üç ünlü kişi söz konusuydu. İşte o üçlü an itibariyle gizli bir konumda ciddi ifadelerle bir çalışma yürütmekteydi… bir Ultra Açlık Yardım Hapı!

 

Hepsi hapı sırasıyla alıyor ve her açıdan inceliyordu. Hiçbiri konuşmuyordu, bir müddet sonraysa gizli salonlarının dışından bir selam işitildi.

 

Gelen kişi bembeyaz saçlı yaşlı bir adamdı. Güçlü bir tıbbi aromayla çevrili olan adam içeri girer girmez ayağa kalkan üç turuncu cüppeli yetişimci tarafından saygıyla selamlanmıştı.

 

Yaşlı adam hiçbir sözü ziyan etmeden Ultra Açlık Yardım Hapını işaret ederek lafa girdi: “Bu hap 123 farklı türde tıbbi etki barındırıyor. Bunca tip etkinin kombinasyonu sınırsız varyasyona yol açabilir… Ömrüm boyunca böyle bir şey görmemiştim.

 

“Malzeme bağlamında on dokuz farklı türde tıbbi bitkiye sahip ve kaynaştıklarında o 123 farklı tıbbi etki doğuyor. Tahminlerimde haklıysam hapı üretmek için eşsiz bir üretim metodu kullanılmış demektir!

 

“Bu hapı her kim üretmişse ilaçların Daosunda bana rakip olamasa da karşılıklı artırım ve bastırım konusunda benden üstün olduğu kesin!” Bu yaşlı adam hapı araştırmaya birkaç gününü ayırmış ve gördükleri karşısında tamamen sarsılmıştı.

 

Turuncu cüppeli çıraklardan biri şunu sormadan edemedi: “Kendi başımıza üretebilmemiz için formülü ve tekniği çıkartmanız mümkün mü?”

 

“Belli ki ne söylediğimi anlamamışsın. Bir de şöyle ifade edeyim: Daha önce bir Ultra Açlık Yardım Hapına denk gelmedim, üstüne üstlük araştırmalarıma dayanarak garanti edebilirim ki formülü daha önce gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Bazı kusurları olsa da tüketmek hatırı sayılır bir zarar vermez. En kötü ihtimalle yaşamsal enerjide geçici bir zarar doğurur. Ama o zarar da çabucak telafi edilir. Hapı tüketen yetişimci enerji tüketimini yarım aylığına durdurabiliyor. Son analizimle ikna oldum ki… bu formül biri tarafından yakın zamanda icat edilmiş!

 

“Gerçekten daha yeni icat edilmiş böylesine güçlü bir formülü basit bir analizle yeniden üretebileceğimi mi düşünüyorsun? Öyle bir yeteneğe sahip değilim!”

 

Yaşlı adam ışıl ışıl gözlerle devam etti: “Fakat var olan hapı alıp birden çok hapa bölebilirim. Ne yazık ki… bu kaliteyi düşürüp yan etkileri kötüleştirir.”

 

Turuncu cüppeli üç çıraktan yanıt gelmedi. Hepsi de hapların üretilmeye devam edilip Gök Şehri halkına satılmasıyla ruh besini satışının ciddi bir zarar göreceğinden haberdardı. Hatta endüstrileri tamamen işlevsiz hale gelebilirdi.

 

İlahi Gök Cemiyetinin bu tarz bir statü değişikliğini arzulamadığı da ortadaydı.

 

Fakat hap formülünü elde edebildikleri takdirde duruma el atabilir, belki de hapın üretilmesini engelleyebilirlerdi!

 

Çıraklar birbirlerine baktıktan sonra iki tanesinin bakışları üçüncüye çevrildi.

 

“Cinayet Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı kurallarına aykırı,” dedi ikiliden biri, “bu yüzden mümkün oldukça bundan kaçınmalıyız. Ana karargâhlar bile bunda hemfikir olacaktır.” İki adam da kollarını saygılı bir şekilde kavuşturmuştu. “Bu yüzden, Yoldaş Daoist Zhou, hapı satan yetişimciyle irtibata geçip formülü bir şekilde ele geçirmen mümkün olur mu? Değilse, ehh… sanırım iş birliği metodunu da kullanabiliriz!”

 

Bu esnada Bai Xiaochun son yedi gününü hayatın tadını çıkararak geçirmişti. Erdem puanı birikiminin artışı karşısında hem şaşırıyor hem de memnun kalıyor ve en pahalı ruh besinlerini tüketmeye devam ediyordu. Hatta Büyü Tesisine bile gitmiş ve bolca büyülü nesneyle defansif hazine almıştı.

 

Onu en çok heyecanlandıran şeyse Gök Şehrinde binek yaratıkları satan belirli dükkanlar oluşuydu. En pahalısı milyonlarca erdem puanı olan bu yaratıkların en ucuzu bile 100,000i aşıyordu.

 

Bai Xiaochun bir binek yaratığına sahip olma fikrine anında aşık olmuştu. Sonuçta şehirde bineklerle gördüğü yetişimcilerin hepsi sıra dışı figürlerdi. Böylece kalbinde bir arzu kabarmıştı ama ne yazık ki bir bineği karşılayamayacağı konusunda endişeliydi. Bu yüzden birkaç gün daha geçirdi ve daha fazla dayanamadığı noktada 100,000in üzerinde erdem puanını bir bineğe harcadı.

 

Şehirdeki çoğu yaratık için bu tip yaratıklar lüks görülürdü. Tam 90 metre uzunluktaki bu yaratık bir tür timsahtı. Üç gözü, zırh benzeri pulları ve Kuruluş Kadrosu başlarına denk bir yetişimi vardı.

 

Timsahın üzerine oturan Bai Xiaochun kendisini son derece etkileyici ve görkemli hissediyordu. Yaratık gök gürültüsü misali bağırıyor, Xiaochun ise kıskançlıkların hedefi olduğundan emin halde meskeninden çıkıyordu.

 

“Birkaç güne kalacak yeni bir yer bulacağım.” diye düşünüyordu. “Bu mesken artık bana uymuyor. Bir ölümsüz mağarasına ihtiyacım var! Hem de en iyisine!” Gözleri gururla ışıldarken meskenin dışarısında, kollarını arkasında kavuşturmuş şekilde bekleyen turuncu cüppeli bir çırağın varlığını fark etti.

 

Etrafıysa enerjik ve dövüşe hazır halde görünen kırmızı cüppeli yedi sekiz çırakla çevriliydi. Yetişimlerini bastırmadıkları takdirde meskenin etrafındaki tüm alanı ağır bir baskıyla dolduracakları kesindi.

 

Fakat turuncu cüppeli çırak bile sadece Kuruluş Kadrosunun büyük çemberindeydi. Diğer Kuruluş Kadrosu üyeleriyse Bai Xiaochun için en ufak bir tehdit teşkil etmiyordu, bu yüzden onları hiçe saymıştı.

 

Onlar Xiaochun’a, Xiaochun da onlara bakıyordu. Bai Xiaochun’un suratına bakan turuncu cüppeli çırağın ifadesiyse son derece ciddi bir hal almıştı.

 

Genellikle şehirdeki herkes yetişim basamaklarını bastırırdı. Fakat bu turuncu cüppeli çırak dikkatli bir gözlem sayesinde karşısındaki kişinin kendisinden güçlü mü güçsüz mü olduğunu tespit edebiliyordu. Değer biçemediği kişilerse Kuruluş Kadrosu büyük çemberi ve ötesinde olanlardı.

 

Ve an itibariyle Bai Xiaochun’a hiçbir şekilde değer biçemiyordu…

 

Fakat Bai Xiaochun’un Öz Formasyonda olabileceğine ihtimal vermiyordu… Çünkü Gök Şehri ne kadar dolu olsa da içerideki Öz Formasyon yetişimcisi sayısı pek azdı.

 

Sonuçta… Altın Öz yetişimiyle birkaç göreve gidip gökkuşağı alanına geçecek erdem puanını kazanmak nispeten kolaydı.

 

“Ehh, bu bir problem doğurabilir…” diye düşünen turuncu cüppeli çırağın kaşları çatılmıştı. Bai Xiaochun’u soruşturmasına rağmen hakkında soyadı dışında bir bilgi edinememişti. Biraz düşündükten sonra yetişimini de göz önünde bulundurarak lafı dolandırmamakta karar kıldı. Ultra Açlık Yardım Hapı çok önemliydi ve bu yüzden bu durumla baş etmenin en iyi yolu üreticisiyle iş birliği yapmayı denemekti. Böylece asık çehresine bir gülümseme yerleştirdi.

 

Ve Bai Xiaochun yaklaşırken kollarını kavuşturarak eğildi.

 

“Kardeş Bai’yle görüşüyorum sanırım? Ben mütevazı hizmetkarın Zhou Tao, İlahi Gök Cemiyetinde bir liderim. Seninle Ultra Açlık Yardım Hapı meselesini konuşmak isterim. İş birliği yaparsak sağlam bir kar elde edebileceğimizi düşünüyorum!”

 

#Bizimki haplar sayesinde çabucak puanı biriktirip gökkuşağına geçer diyordum ama bir süre burada hüküm sürmeye karar vermiş belli ki. Zaten gösterişi ne kadar sevdiğini biliyoruz, hemencecik bastı puanı aldı timsahı  Şimdi de gözü en pahalısından bir mağaradaymış...
Bu arada şehirdeki en sağlam çetenin dikkatini çekmiş durumda. Bakalım bu durumla nasıl baş edecek ve bizi neler bekliyor, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18100 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37369 Bölüm Sayısı


creator
manga tr