Bölüm 382 : Ultra Açlık Yardım Hapı!

avatar
2198 0

A Will Eternal - Bölüm 382 : Ultra Açlık Yardım Hapı!


Çevirmen : Clumsy 

 

“Sonucunda bir felaket olsa bile umurumda değil. İşler zaten yeterince kötü. Korkacak neyim var ki? Açlığı uzun vadede önleyecek bir ilaç yapacağım. Hatta adını çoktan buldum! Ultra Açlık Yardım Hapı!!” Kanlı gözlerle çantasını tokatlayarak bir hap fırını ve alev taşları çıkarttı. Sakinleşmek için derin bir nefes de aldıktan sonra tüm düşüncelerini üretmek istediği Ultra Açlık Yardım Hapına odakladı.

 

Bazı insanlar baskı altında daha iyi performans sergilerdi ve Bai Xiaochun tam da o tipte bir insandı. Hatta bu kişilerin arasında bile sıra dışı bir yere sahipti.

 

Doğrusu bu şehirde hayatta kalmak bilhassa Altın Öz yetişimcileri için Bai Xiaochun’un tahmin ettiği kadar zor değildi. Hatta nispeten basitti. Yapması gereken tek şey arada bir birkaç tehlikeli göreve çıkmak veya günlük olarak ufak, basit görevler yapmaktı. Bu metotlardan herhangi biriyle birkaç yılda sarı cüppeli olup gökkuşağı alanına geçecek erdem puanını toplayabilirdi. Tabii ki biraz tutumlu olması gerekecekti ama yapılamayacak şey değildi.

 

Ama Bai Xiaochun tehlikeden hoşlanmıyor ve hiçbir görev yapmak istemiyordu. Yalnızca önünü zar zor görecek raddede acıktığı zaman yaratıcılık ve mucitlik patlaması yaşayacağı noktaya gelebilmişti.

 

Sonraki dört günü uyumadan ve dinlenmeden geçirdi. Kalan azıcık yemeğini yedi, hatta ruh bitkilerinden birazcık kemirdi ve en sonunda Ultra Açlık Yardım Hapını zihninde tamamladı.

 

“Ultra Açlık Yardım Hapım yer ve göğün en özlü kısmının konsantrasyonu olacak! Onu tüketen kişi geçici yenilenme alacak ve sıradan enerji tüketiminin doğurduğu baskıdan kurtulacak, hatta bedenindeki ruhsal gücün daha narin ve çalışılması daha kolay olduğunu fark edecek!” Bai Xiaochun heyecandan titriyordu ve artık bir hayli sıskalaşmış olsa da gözleri ışıl ışıldı. Ultra Açlık Yardım Hapı formülünü tamamlamış olarak aceleyle üretim kısmına geçti.

 

Altı saatin sonunda ilk seriyi tamamlamış ve sadece üç hap üretmiş olsa da yaydıkları koku dahi açlığını yatıştırmaya yetmişti!

 

“Hahaha! Ben gerçekten bir dâhiyim. İşe yaradı! Ultra Açlık Yardım Hapım işe yaradı!” Heyecanı kabararak üç hapı fırından çıkarttı ve tam tüketecekken aklına geçmişte ilaç üretirken yaşadığı tüm o tuhaf şeylerin gelişiyle tereddüde düştü.

 

“Belki de önce birkaç test yapsam daha iyi olur.” Dişlerini sıkarak ruh meskeninden ayrıldı ve birkaç tıbbi bitki satarak elde ettiği erdem puanlarıyla bir ruh tavuğu satın aldı.

 

Meskene döndüğünde Ultra Açlık Yardım Haplarından birini tavuğa verip dikkatlice olanları gözlemledi. Tam bir günün geride kaldığında hiçbir terslik olmadığına ikna olmuştu, tavuk gayet iyi görünüyordu. O noktada Bai Xiaochun’un gözlerinde heyecan alevleri belirdi.

 

“Anlaşılan gerçekten başarmışım!” Böylece başını arkaya atıp kükrercesine bir kahkaha patlattı ve sıradaki seriye başladı. Çok geçmeden birkaç düzine Ultra Açlık Yardım Hapı olmuştu.

 

“Şimdi düşündüm de bu hapları kendim tüketerek ziyan ederim. Ruh besinlerini tıbbi haplardan daha çok seviyorum zaten.” Biraz düşündükten sonra hapları satmaya çalışmakta karar kıldı. Ve beklenti dolu bir şekilde ruh meskenini yeniden terk etti.

 

Hapları belli bir dükkanda satmak yerine doğu kısımdaki en kalabalık meydanlardan birine giderek biraz vakit geçirdi ve tezgahını kurmak için uygun bir konum buldu. Standa üç hap şişesi yerleştirdikten sonraysa yetişim basamağı gücünden bir yeşim kağıda aktararak üzerinde ışıl ışıl, rengarenk bir şekilde parlattı. Kağıtta dört kelime parlıyordu…

 

Ultra Açlık Yardım Hapı!

 

Ardından müşterilerini beklemeye koyuldu.

 

Bekleyişi çok sürmedi. Sonuçta ‘Ultra Açlık Yardım Hapı’ son derece göz alıcı bir isimdi ve çok geçmeden insanlar etrafında toplanmaya başlamıştı.

 

“Ultra Açlık Yardım Hapı mı? Daha önce o haptan hiç duymamıştım.”

 

“Gök Şehrindeki işleyişe bakınca bu herifin açlık yardım hapı satmaya cüret ettiğine inanamıyorum. Ya bir dolandırıcı ya da psikopat olmalı.”

 

“Hmph. Burada açlık yardım hapları iş görmez!”

 

Toplananların ve meseleyi tartışanların sayısı giderek artıyor ama hiçbiri hap almaya yeltenmiyordu. Bai Xiaochun’un belirttiği fiyatın 100 erdem puanı olmasıysa bunu iyice düşünülesi kılıyordu.

 

Bai Xiaochun’un gerilmesi çok sürmemiş ve fiyatı düşürsem mi diye düşünmeye başlamıştı. Fakat o sırada kalabalıkta bir yetişimci belirdi. Tamamen sıskalaşmıştı fakat boyu bir zamanlar çok kaslı olduğunun göstergesiydi. Ayrıca gözlerinde herkesin tespit edebileceği soğuk bir ışıltı ve öldürücü bir aura mevcuttu.

 

Yalnız da değildi. Yanında solgun suratlı ve cansız gözlü genç bir oğlan yürüyordu.

 

Uzun adamın belirişiyle kalabalık sessizleşmiş, hatta pek çoğu bir miktar gerilemişti. Onu tanıdıkları ve gücendirecek bir şey yapmak istemedikleri ortadaydı.

 

“Ultra Açlık Yardım Hapı mı? 100 erdem puanı, ha...?” Uzun adamın kısılan gözleri önce haplara, sonra da Bai Xiaochun’a çevrilmişti. Şehirdeki herkes yetişim basamaklarını bastırdığı için adamın Xiaochun’un yetişimini tespit etmesi imkansızdı. Fakat onun Kuruluş Kadrosu veya üzerinde olduğunu düşünmekteydi. Gözleri soğuk ışıltılar taşıyarak şöyle dedi: “Bu şey cidden işe yarıyorsa kesinlikle 100 erdem puanına değer. Ama… yaramıyorsa ya bana on katını geri ödersin ya da sana uzun süre unutamayacağın bir ders veririm!” Ardından Bai Xiaochun’a tepki verme fırsatı tanımadan uzandı, şişelerden birini yakalayıp parçaladı ve içindeki hapı yanındaki çocuğa fırlattı.

 

Oğlan da öylece ağzını açıp hapı yuttu.

 

Tabii ki herkes olacakları yakından takip ediyordu. Bai Xiaochun’unsa ifadesi hiç değişmemişti fakat gerginliği tavan yapıyordu. Ona kalırsa adam sadece Kuruluş Kadrosunun büyük çemberindeydi ve şu anki halinden daha aç olsa bile onu rahatlıkla alt edebilirdi.

 

Kendisini geren şey hapın etkinliğinden emin olamayışıydı…

 

Herkesin bakışları altında oğlanın ifadesi ansızın titreşti. Gözleri açıldı, bedeni fark edilir şekilde titredi ve seyircinin olacakları görmek için boyunlarını iyice uzatmasına yol açtı.

 

Ve önce gözlemcilerin gözleri irileşmeye, sonra da hayret ve şaşkınlık nidaları yükselmeye başladı.

 

“N-ne… oluyor!?!?”

 

“Cennetler! Bu Ultra Açlık Yardım Hapının gerçekten işe yaradığına inanamıyorum!!”

 

“Bu nasıl mümkün olabilir?!?!”

 

Bu tarz cümleler göğü doldururken genç adamın sıska bedeni bir anda etlenmeye başlamıştı. Sadece birkaç nefeslik sürede sağlıklı bir oğlana dönmüş, hatta biraz tombul bile olmuştu!

 

Her yanda hayret nidaları ve iç çekişler işitilmekteydi. Hapı alan uzun adamsa gözlerinde şaşkınlık ışıltılarıyla titriyordu.

 

“Ölümsüz ilaç! Bu bir ölümsüz ilaç!!” Adam çabucak kalan iki şişeyi de kavramak adına uzandı fakat bunu yapamadan önce Bai Xiaochun’un soğuk bakışıyla karşılaştı.

 

Zihni gümbürdeme sesleriyle dolarken eli ansızın duraksadı. İçi ölümcül bir kriz hissiyatıyla dolmuş, içinden bir ses o hapları çalmaya tenezzül ederse ani bir ölümle karşılaşacağını söylemişti!

 

“O hapları ölmeyen buğday çimlerinden üretmek için ne acılar çektim.” dedi Bai Xiaochun. “Çok pahalılar. Az önce 100 erdem puanı teklif etmemin tek sebebi kimsenin o haplarla ilgilenmeyeceğini, onların gerçek olduğuna bile inanmayacağını bilmemdi. Ama artık hapların tanesi 300 erdem puanına çıktı!”

 

Uzun adam derin bir nefes alarak cevap verdi: “Peki, ilk hap ve bu ikisi için 900 erdem puanı veriyorum!”

 

Ve hiç tereddütsüz yeşim kağıdını çıkarıp 900 erdem puanını Bai Xiaochun’a transfer etti. Sonra da hapları alıp aceleyle uzaklaştı.

 

Kalabalıktakiler hapları almak istese de hiç kimse bir şey yapamamıştı. İşte o sırada Bai Xiaochun boğazını temizleyerek çantasından üç şişe daha çıkarttı…

 

Ve bir tütsülük süre içerisinde otuz Ultra Açlık Yardım Hapı sattı. Standa koyduğu tüm hapları sattıktan sonraysa gururlu bir şekilde, kollarını arkasında kavuşturarak orayı terk etti.

 

“Hmmmmmph. Usta Tanrı-Kahin üçkağıtçılıkla gruptan ayrıldı ama Bai Xiaochun’un neredeyse hiç çaba sarf etmeden 9,000 erdem puanını toplayabileceğini hayal edemedi!” Kimlik madalyonunda toplanan onca erdem puanını görmek kalbini tam bir tatminle doldurmuştu.

 

“Şu anda kırmızı cüppeliyim, yani turuncu cüppeli olmak için 100,000 erdem puanına ihtiyacım var. Gök Şehrinden ayrılıp gökkuşağı alanına geçmem içinse sarı cüppeli olmam lazım, o da 1,000,000 erdem puanına mal olacak.

 

“Çok fazla değil…” Kendisiyle oldukça gurur duyarak karnını ovuşturdu ve aceleyle yakınlardaki bir ruh restoranına yöneldi. Beş kişilik yemek sipariş ettikten sonraysa bir yandan tıka basa doyarken bir yandan da hayat ne kadar mükemmel diye düşünmeye koyuldu. Patlayacak kadar doyduktan sonra da ruh meskenine dönerek yeniden ilaç yapımına başladı.

 

#Aa bizimki ortalığa zarar vermeden hap yaptı, işe de yaradı. Başımıza taş yağmasa bari 
Vallahi beni öyle korkutmuş ki bütün bölüm bir terslik olacak mı diye kalbim ağzımda bekledim 
Ama bu defa sorunsuzca haplarını yaptı ve satmaya başladı. O zaman hesaplayın bakalım 1,000,000 erdem puanı için kaç hap satması gerekiyor  Hadi okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18354 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr