Bölüm 336 : Öz Formasyonla Dövüş!

avatar
2435 0

A Will Eternal - Bölüm 336 : Öz Formasyonla Dövüş!


Çevirmen : Clumsy 

 

Ses sıradanın tamamıyla ötesindeydi ve ona eşlik ederek her yanı sarsan kuvvetli bir de rüzgâr mevcuttu. Bai Xiaochun’un etrafındaki zemin çatırdamış, ortamdaki pek çok obje patlamıştı.

 

Bai Xiaochun bile fena halde sarsılmış, kendisini sesin gücüyle birkaç adım sendeler halde bulmuştu.

 

Yüzü titreşerek kafasını çevirdiğinde kendisine doğru uçmakta olan genç bir adamı gördü. Uzun, dağınık saçlı gencin gözleri ilerledikçe öldürme güdüsüyle alevlenmekteydi.

 

Hızı tam olarak Altın Öz Aşamasında sayılmasa da Kuruluş Kadrosu üyelerinin çıkabileceğinden çok daha fazla olduğu aşikardı. Bu göz kamaştırıcı manzara iki tarafın Kuruluş Kadrosu yetişimcilerini de tamamıyla sarsmıştı.

 

Çok geçmeden alarm çığlıkları yükselmeye başladı: “Bir Altın Öz yetişimcisi!!”

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat Altın Özdeki düşmanları bulup Kuruluş Kadrosu yetişimcilerine saldırmalarını engellemek adına bir grup dağıtmıştı.

 

Fakat her nedense ve nasılsa burada bir Altın Öz yetişimcisi ansızın beliriverip tüm öldürme güdüsünü Bai Xiaochun’a odaklamıştı. Biraz arkasındaysa yolunu kesmeye çalışarak tam hızla ilerleyen bir Nehre Meydan Okuyan Tarikat Altın Öz yetişimcisi vardı.

 

Lakin Nehre Meydan Okuyan Tarikat Altın Öz kıdemlisi Gök Nehir Kortunun genç üyesine müdahale etmek üzereyken genç adam elini sallayarak arkasına yeşil bir ışık huzmesi gönderdi. Ve bir an sonra ışığın içerisinden kocaman bir gök incir ağacı askeri çıktı!

 

Ağaç asker genç adamın silahıydı, yani normal şartlarda canı kadar özenmesi gereken bir şeydi. Ancak silahını çağırdıktan sonra yaptığı şey zıvanadan çıkmış bir sesle bağırmak oldu: “Bedeli canın olsa bile bana on nefeslik süre kazandır!!”

 

Bunu işiten ağaç asker, bedenini teslim alan titremeye rağmen bir an olsun tereddüt etmeden patlak verdirdiği enerjiyle ileri atılarak Nehre Meydan Okuyan Tarikat Altın Öz kıdemlisinin önünü kesti!

 

Genç adam ise neredeyse kanayacak derecede kırmızı gözlerle ve öldürücü aurası tavan yapmış şekilde Bai Xiaochun’a ilerlemeye devam etti. Daha Altın Öze ulaşalı sadece yarım yıl kadar olmuştu fakat bir Kuruluş Kadrosu yetişimcisini on nefeslik sürede öldürebileceğinden fazlasıyla emindi!

 

Genç kadının kesik başının görüntüsü içini yoğun bir acıyla doldurmuştu. Çünkü kadın onun Daoist partneriydi ve onun ölümünden sorumlu kişiyi elleriyle öldüreceğine yemin etmişti.

 

“Geber!!” diye bağırarak tokadını Bai Xiaochun’a savurdu. Elini savuruşuyla Altın Öz başlangıcı gücünü taşıyan siyah bir avuç, çığlık sesi eşliğinde Bai Xiaochun’a ilerlemeye başladı.

 

Hiçbir Kuruluş Kadrosu yetişimcisinin direnmesi mümkün olmayan korkunçlukta bir aura yayıyor, ilerlerken havayı dahi çarpıklaştırıyordu.

 

Bu öldürücü aura karşısında Bai Xiaochun’un gözbebekleri kısılmış, anında gerilemeye başlamıştı. Ölümcül bir kriz hissiyatıyla dolarken eti ve kanı bu inanılmaz tehdit karşısında adeta çığlıklar atmaktaydı!

 

Durup düşünecek vakit yoktu ve birinin yardımına bel bağlayamayacağını da biliyordu. Eninde sonunda onu kurtarmaya gelen biri olacaktı ama o zamana dek dayanmak zorundaydı.

 

An itibariyle aklında tek bir düşünce vardı…

 

“Burada ölemem. Yaşamak istiyorsam savaşmak zorundayım!!” Bai Xiaochun bu düşünceyle çabucak gerilerken iki elli bir büyü hareketi gerçekleştirerek üç koca menekşe kazan ve bolca büyülü uçan kılıç çıkartarak yaklaşmakta olan ele savurdu.

 

BOOM!

 

Üç kazan Kuruluş Kadrosu aşamasına göre göz kamaştırıcı bir güçte olsa da Altın Öz üyesinin eli karşısında teker teker yok edilmişti. Uçan kılıçlarsa ele dokundukları saniyede dağılıp gidiyordu.

 

El, kılıçları buz küplerine vuran bir çekiç misali yok ederek Bai Xiaochun’a ilerliyordu!

 

Yoğun gümbürdemeler işitilirken Bai Xiaochun’un ağzından kanlar fışkırmaya başlamıştı. Tüm bedenini Ölmeyen Teninin altın ışıklarıyla titreterek o güçle Altın Öz saldırısına direnmeye çalıştı. Geriye doğru savrulmuş olsa da ölmemeyi başarmıştı!

 

Genç adamın gözlerindeki öldürme güdüsü ise iyice kuvvetlendi. Tek bir kelime dahi etmeden ilerlemeyi sürdürerek karanlık bir rüzgâr doğurdu. O rüzgârın dönüştüğü siyah ejder ise kuvvetli bir kükremeyle Bai Xiaochun’a atıldı.

 

Düşünecek veya plan yapacak vakit yoktu. Bai Xiaochun da kükreyerek Cennetkarışı Dharma Gözünü açtı ve menekşe ışıklar doğurdu. Aynı zamanda çoklu ruh güçlendirme etkisiyle göz kamaştırıcı gümüş ışıklar saçan ahşap kılıcını da çıkarttı. Yalnızca kendisini savunmayacak, karşılık da verecekti!

 

Cennetkarışı Dharma Gözünün gücünü ejdere kilitleyişiyle ejder kükreyerek mücadele etmeye başladı. Bai Xiaochun ise gözüne saplanan yoğun acıya rağmen ejderin tam bir yıkım belirtisi sergileyeceği ana dek gücünü salmaya devam etti.

 

Genç adam dudakları alaycı bir şekilde seğirerek şöyle dedi: “Minicik bir ateş böceği ayın ihtişamıyla yarışmaya cüret mi ediyor?!”

 

Bu sözlerle tekrar harekete geçti. Ve gümbürdeme sesleri eşliğinde irileşmeye başlayan ejder Cennetkarışı Dharma Gözünün etkilerinden kurtuldu. Karşılığında Bai Xiaochun biraz kan kustu, hatta üçüncü gözünden bile kan sızmaya başlamıştı.

 

Bu sırada küçük ahşap kılıç havayı yararak siyah ejdere çarptı ve bir patlama sesi işitildi. Kılıcın ejderi yarıp geçişi Altın Öz üyesinin gözlerini irileştirmişti.

 

Fakat bu basit bir kılıç yarasıydı. Bai Xiaochun ve genç adam arasındaki yetişim farkı ise çok büyüktü. Haliyle siyah ejder hiç duraksamadan yeni bir kükremeyle Bai Xiaochun’a yöneldi.

 

Henüz bedenine dokunmamış olmasına rağmen Xiaochun’un her yanı acı içindeydi. Kemikleri bile çatırdıyormuş gibi hissediyor, qi ve kanı kaosa sürükleniyordu. Gözlerinde bir delilik yükselmeye başlamıştı.

 

Bu esnada uzaklardan aceleyle yaklaşan bir iki ışık huzmesini gördü; bu kişiler onu kurtarmaya gelen başpapazlar olmalıydı.

 

Ne yazık ki henüz çok uzaktaydılar ve biraz daha direnemezse başpapazların ona yardım etmesi mümkün olmayacaktı. Ölümden korksa da korkunun ecele faydası olmayacağının bilincindeydi!

 

“Asura Bedeni!” diye kükreyişiyle Ölmeyen Altın Teni tam güçle ortaya çıkarak her yönde altın ışıltılar doğurdu. Aynı anda Ölmeme Kodeksinin ikinci kısmının belirtisi olan Asura Bedeni de ortaya çıktı. Böylece Xiaochun’un beden gücü yaklaşan siyah ejder karşısında tavan yapmıştı.

 

Ejderin göğsüne çarpışıyla yoğun bir patlama sesi işitildi. Bai Xiaochun’un ağzından kanlar sızarken ejder de siyah sis öbekleri şeklinde dağıldı. Xiaochun geriye savrulurken yığılacak derecede titriyordu. Bu sırada genç adam öfke dolu bir bağırış eşliğinde ejderin kalıntılarını Bai Xiaochun’a savurdu.

 

Ve göz açıp kapayıncaya dek genç adamın avcu Bai Xiaochun’un göğsünün dibine ulaştı!

 

Çarpma anından hemen öncesinde başpapazların öfke dolu bağırışları işitildi. Yerin ve göğün şiddetle sarsılışıyla Altın Öz genci de titremeye başladı. Fakat etrafını tamamen hiçe sayıp dişlerini sıkarak avcunu ilerletmeyi sürdürdü.

 

“Öldün sen!!”

 

Bai Xiaochun’un gözlerini delilik teslim almıştı. Bu darbeden kaçınmanın imkânsız olduğunu biliyordu. Bu yüzden sağ elini kaldırıp baş ve işaret parmaklarını birleştirerek siyah ışıklar eşliğinde genç adama Boğaz Ezici Kavrayışını gönderdi!

 

Ancak genç adam çıkan gümbürdemeler eşliğinde Bai Xiaochun’un sağ elini kendi sol eliyle yakalayarak büktü. Çatlama sesleri eşliğinde kemiklerinin kırılışıyla Bai Xiaochun yoğun bir acıyla doldu. Yüzü delilikle seğirmişti; tamamen çığırından çıkmak üzere olduğu belliydi. Sağ eli bükülüp kırılmışken ve göğsüne inmek üzere olan bir avuç varken Dağ Sarsan Darbeyi kullandı!

 

Adeta ‘Ben ölecek olsam bile senin de canının acıdığından emin olacağım’ diyordu.

 

Dağ Sarsan Darbenin gümbürdemelerle salınışı esnasında Bai Xiaochun da ileri atıldı. Ne elinin kırılmasını engelleyebilmişti ne de yaklaşan avcu durdurabilmişti. Bu yüzden seçimi gayet düz bir şekilde vücudunu Altın Öz gencine geçirmek oldu!

 

Yıkıcı avuç saldırısı göğsüyle buluştuğunda siyah bir ışıltı eşliğinde onu savunan kaplumbağa tava göründü. Ağzından kanlar fışkıran Bai Xiaochun yaralansa da ölmemişti!

 

“Elinden gelen bu mu?!” diyen Bai Xiaochun ağzından sızan kanlara rağmen gülümsedi. Görüşü bulanıklaşmıştı ve zar zor ilerleyebiliyordu. Ve madem öyle kalan son güç kırıntılarımı da kullanayım diyerek dokuz ruhsal denizini kaynaşmaya zorladı!

 

Bunu yaparsa Altın Öze ulaşabilirdi!

 

Normal şartlarda bunun için sağlam bir hazırlık gerekirdi fakat Bai Xiaochun bunu zorla yapmaya teşebbüs edecekti!

 

Bu sırada Dağ Sarsan Darbeyi yiyen Altın Öz rakibi geriye savrulup koca bir ağız dolusu kan kusmuştu. Bai Xiaochun’a çevrilen gözlerindeyse tam bir şok ve şüphe mevcuttu.

 

“Bir Kuruluş Kadrosu yetişimcisi beni yaralayabildi, ha? Ve o tava da benim imha saldırımı yok etti!” Bai Xiaochun’un ölmediğini fark eden genç adamın öldürme güdüsü iyice yükselmişti. Gözlerinde delilik ışıltılarıyla dişlerini sıktı ve insanların gelip müdahale etmesine ramak kaldığını bile bile Altın Özün tüm gücünü çekerek Bai Xiaochun’a atıldı.

 

Bai Xiaochun’un ağır yaralı oluşu sayesinde son bir saldırıyla işini bitirebileceğinden emindi!

 

Bu öldürülmeden önce onu öldürebilmek için son şansıydı!

 

“Ben ölecek olabilirim ama ilk ölen sen olacaksın!” diye kükrerken iyice hızlanmıştı.

 

#Bizimki kader anında Altın Öze geçme denemesi yapıyor, canını kurtarabilmesinin tek yolu bunda başarılı olması.
Rakibi ise az sonra başpapazlar tarafından öldürüleceğini biliyor ve ölmeden önce bizimkinin canını almaya kararlı.
Peki bu denemenin ve karşılaşmanın sonucu ne olacak, cevaplar için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18130 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37395 Bölüm Sayısı


creator
manga tr