Bölüm 332 : Birileri Kesin Beni Kolluyordur

avatar
2552 0

A Will Eternal - Bölüm 332 : Birileri Kesin Beni Kolluyordur


Çevirmen : Clumsy 

 

Nehrin sağ yakasındaki ormanda büyük bir krater oluşmuştu.

 

Orada parçalanmış bir gök incir ağacı görünmekteydi. Ağaç ölüydü fakat içerisinde az önce Bai Xiaochun’la konuşmuş olan kibirli genç Seçilmiş kıvranıyordu.

 

Yüzünde delilikten ve kibirden eser kalmamıştı, mevcut tek duygu dehşetti. Kısa bir tereddütten sonraysa Bai Xiaochun’a saygılarını sundu.

 

Bai Xiaochun halinden son derece memnundu. Kan Atasından çıktığında içeride geçirdiği sürecin özellikle Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniği için fazlasıyla faydalı olduğunu anlamıştı. Devin içerisinde çektiği güç sayesinde ikinci asurasını maddeleştirme noktasına ulaşmıştı.

 

Tabii ki savaş alanının ana hedeflerinden biri olduğunu biliyor ve birinin kendisine pusu kurmaya çalışmasını bekliyordu. Ne zaman biri ona sataşırsa o zaman acımasızca karşılığını verecekti.

 

Kibirli Seçilmişi savaş alanından tamamen elediği ve o genç gıkını çıkarmadığı için de içi iyice rahat etmişti.

 

“Bakalım şimdi kim bana saldırmaya cesaret edecek!” dedi gururla.

 

Etraftaki Gök Nehir Kortu yetişimcilerinin gözlerine bir dehşet yerleşmişti ve bu sözler sonrasında hiçbiri ona yaklaşmaya cesaret edemedi. Dağ Sarsan Darbenin kullanımı etraftaki ufak gök incir ağaçlarını bile titretmişti.

 

Yetişimcilerse rahatsızlıklarını kalplerine gömmek zorunda kalmış ve Xiaochun’un çevresindeki formasyon dağılsın da açığa çıksın diye umut etmeye başlamıştı. Bu sayede korunmasız dövüşmenin nasıl olacağını ona gösterme fırsatları olacaktı!

 

“Lanet olsun! O formasyonu daha fazla tutabileceğine inanmayı reddediyorum!”

 

Hmph! Hele bir açığa çıksın, gerçek savaş gücü nasılmış görürüz!” İçten içe lanet okusalar da Gök Nehir Kortu yetişimcilerinin Bai Xiaochun’dan kaçmaktan başka çaresi yoktu.

 

“Hey,” diye bağırdı Xiaochun böbürlenerek, “kaçmayın! Ben acı sona dek dövüşmeye hazırım! Hadisenize!” Fakat bu şekilde bağırmasına rağmen insanların kaçışını görüyor ve kendisini hiç olmadığı kadar harika hissediyordu.

 

Bai Xiaochun sayesinde Nehre Meydan Okuyan Tarikat yetişimcileri de anlık olarak rahatlamış ve girdikleri çıkmazdaki defansları sağlamlaşmıştı.

 

Kısa bir süre içerisinde Nehre Meydan Okuyan Tarikat Altın Öz yetişimcileri de avantajlarını arttırabilir hale geldi. Ve yüzlerce Altın Öz yetişimcisi güçlerini birleştirerek yarattıkları kılıç formasyonuyla Gök Nehir Kortunun halihazırda yaralı ordusuna saldırdı.

 

Gök Nehir Kortu Altın Öz yetişimcilerinin bir kısmı zaten hayatını yitirmişti ve çok geçmeden kalanlar da grup halinde geri çekilmeye başladı. Aşağıdaki halk ise Gök Nehir Kortu Altın Öz yetişimcilerinin Nehre Meydan Okuyan Tarikat tarafından savaş alanı boyunca takip edilişini izliyordu.

 

En sonunda Nehre Meydan Okuyan Tarikatın baş kıdemlilerinden biri saldırı vaktinin geldiğini belirtti ve dört grup heyecanlı bir şekilde nehir sularının üstünden hücuma geçti.

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikatın nehrin üstünde olma inisiyatifini kullanışı karşısında Deva Alemine girmesine ramak kalmış olan Gök Nehir Kortu Ruhun Başlangıç Aşaması uzmanı, Usta Tanrırüzgarı, Frijit Tarikat, Kızılruh ve Hap-Elek karşısında kollarını sıvadı, sonra da keder ve öfke karışımı bir kükreyişle Uğursuz Gök İncir Ağacına döndü. “Karargahları koru! Ulu büyü formasyonunu aktive et!”

 

Kelimelerinin gök gürültüsü misali yankılanışıyla muazzam ağaçtan yeşil bir ışık alanı yayıldı ve güçlü bir yerçekimsel kuvvet doğdu.

 

O kuvvet Gök Nehir Kortu yetişimcilerine kilitlendi ve göz açıp kapayıncaya dek Altın Öz yetişimcileri ve Kuruluş Kadrosu uzmanları da dahil olmak üzere hepsini ağaca çekti.

 

Formasyonun aktive edilişiyle nehrin o kısmı tamamen mühürlenmişti. Artık Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ilerlemek için hatırı sayılır bir efor sarf etmesi gerekecek, bu sayede Gök Nehir Kortu da rahat bir nefes alacaktı!

 

Fakat ne yazık ki ağacın formasyonu eksikti. Şaşırtıcı bir şekilde kalkanda biri sol, diğeri sağda olmak üzere iki koca delik görünüyordu!

 

Belli ki şu ana dek bekleme sebepleri formasyonun güçsüzlüğüydü! Şimdiden kusurları vardı.

 

“Cennetkarışı Nehrini terk edin!” dedi Başpapaz Frijit Tarikat. “İkinci saldırı vakti. Gök Nehir Kortu karargahlarına ormandan saldırıyoruz!” Önceden yapılan planlar doğrultusunda en güçlü grup olan Kan Akımı grubu en zayıf grup olan Hap Akımı ile birleşti ve nehrin sol yakasına yönelerek ormana akın etmeye başladı.

 

Ruh Akımı ve Engin Akım gruplarıysa sağ yakadan aynı şeyi yapmaktaydı.

 

Orman saldırısı zamanıydı!

 

Orman çok sıkışık ve kalabalık olduğu için burada formasyon devlerini veya Engin Akım kuklalarını kullanmak uygun olmazdı. Yani orman saldırısında çıraklar kendi güçlerine bel bağlamak zorundaydı.

 

Sayısız yetişimci iki yakadan saldırıya geçmişti, tam gaz Gök Nehir Kortu karargahlarına ilerleniyordu. Gök Nehir Kortu güçlerininse dinlenecek çok az vakti vardı. Tüm yetişimciler, hatta Altın Öz uzmanları bile Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ilerleyişini duraklatmak adına etrafa yayılmıştı.

 

Ve Ruhun Başlangıç Aşaması başpapazları arasında yeni bir mücadele patlak vermekteydi!

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat başpapazları gerçek ölümcül savaştan önce İç ve Dış Kesim çıraklarının daha güvende olmaları adına gemilere çekilmesi emrini vermişti.

 

Bu mücadeleye yalnızca Kuruluş Kadrosu ve üzeri katılacaktı. Sonuçta onları koruyacak formasyonlar olmadıkça güçsüz çırakların tüm yaraları ölüme sebebiyet verebilirdi.

 

Bu bir savaştı!

 

Başpapazlar üyeleri teşvik etmek adına tüm savaş ganimetlerinin bulana ait olacağını, tarikata sunulması gerekmeyeceğini söylemişti!

 

Yoldaş üyeler arasında çarpışmaksa kati surette yasaklanmıştı. Herkes heyecanlıydı ve aynı zamanda hiç kimsenin kuralları ihlal etmeye cesareti yoktu.

 

Bai Xiaochun’un formasyonu dağıldığında sekiz yoldaşı da birbiriyle göz göze gelmiş, herkes kollarını kavuşturarak saygıyla selam vermiş ve ağızlarını açmadan ormana doğru harekete geçmişti.

 

Bai Xiaochun ise derin bir nefes aldı. Ormana baktığında aklına gelen şey Luochen Klanı vakasıydı. Şu anki çevresi o zamanki dağlara bir hayli benziyordu.

 

“Ben çok önemli olduğum için birileri kesin beni kolluyordur…” Bu düşünceye rağmen yeni bir derin nefes aldı, dişlerini sıktı ve çantasını tokatlayarak bolca kâğıt tılsım çıkarttı. Bir an sonra yüzlerce parlak ışık katmanı tarafından kaplanmıştı. Tabii ki sayıları sınırlıydı; fazla kalkan kullanırsa fazla göz alıcı olurdu.

 

Bu işi tamamladıktan sonra hızla harekete geçti. Beden gücünün patlayıcı kuvvetiyle ilerlediği hedef, Gök Nehir Kortunun karargahları ve Uğursuz Gök İncir Ağacıydı.

 

Oldukça rutubetli olan ormanın bazı kısımlarında acınası çığlıklar yankılanıyordu. Bu çığlıkların bir kısmı Gök Nehir Kortu, bir kısmıysa Nehre Meydan Okuyan Tarikata aitti. Bai Xiaochun’un soluğunun kesilmesi çok sürmemişti. Yarım tütsülük bir süreden sonra ifadesi titreşti ve hızlıca yana çekildi. Bu esnada dört Kuruluş Kadrosu yetişimcisi belirmişti. İkisinin avuç saldırılarının hedefiyse Bai Xiaochun’un az önce bulunduğu noktaydı.

 

Diğer iki saldırıysa Bai Xiaochun’un kalkanlarıyla buluşmuştu!

 

Kalkanlar çatırdama sesleri çıkarmalarına rağmen dağılmadı, aksine iki yetişimciye qi ve kanlarını istikrarsızlaştıracak geri tepişler yaşattı. İki yetişimci bu şekilde gerilerken Xiaochun kükreyerek ileri atıldı ve birinin göğsünü hedefledi.

 

İşitilen bir patlamayla birlikte yetişimci tiz bir çığlık attı. Ağzından kanlar sıçrayıp göğsü içe gömüldükten sonraysa birkaç metre geriledi ve son nefesini verdi.

 

Diğer üç yetişimci şok içerisinde bakakalırken Bai Xiaochun’un eli siyah bir ışıkla ve yıldırım hızıyla harekete geçti. Yerçekimsel bir kuvvet patlak verirken kaçmakta olan Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinden biri kendisini Bai Xiaochun’a doğru çekilir halde buldu. Ve hiçbir şey yapamadan önce boğazı Xiaochun’un eliyle buluştu!

 

Boğaz Ezici Kavrayış!

 

Gümbürdeme sesleri eşliğinde Bai Xiaochun’un parmakları birleşti. Gözleri pörtleyen bu yetişimci de canından olmuştu!

 

Bunu gören iki yetişimci irileşen gözlerle, dehşet içerisinde kaçmaya başladı. Xiaochun’u tek başına yakalayınca ona bulaşmak için can atmış ama onun formasyonsuz bile böylesine korkunç olacağını hiç hayal edememişlerdi!

 

Onlar kaçmak için artlarını dönerken Bai Xiaochun sağ elini uzattı, kan qi’si ile 30 metre uzunlukta bir ışık doğurdu ve kılıçların en keskini şeklinde fırlattı.

 

Ürperen iki yetişimci ise bir an sonra kendilerini belden aşağıları kesilmiş halde buldu!

 

#Bizimki gerçekten de kuruluş kadrosunda yenilmez edasıyla önüne geleni doğrayarak ilerliyor. Eski tecrübeleri ve ölüm korkusu sayesinde de bütün tehditleri erkenden fark edebiliyor. Ama bu savaşta er yada geç karşısına dişli bir rakip çıkacaktır, böyle bir karşılaşmayı merakla bekliyorum. 
O zaman okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18101 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37370 Bölüm Sayısı


creator
manga tr