Bölüm 330 : ***

avatar
2476 1

A Will Eternal - Bölüm 330 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat için bu mücadelenin bir kilit noktası vardı.

 

Uğursuz Gök İncir Ağacı!

 

Cennetkarışı Savaş Gemilerinin yaptığı saldırıların da belirgin bir amacı vardı: Bai Xiaochun’un yolunu açarak Uğursuz Gök İncir Ağacına ulaşmasını sağlamak.

 

Üç ışık huzmesi bambuyu doğrayan keskin bıçaklar misali önlerine çıkan her şeyi kesiyordu. Uğursuz Gök İncir Ağacına ulaştıklarındaysa ağaç titreyerek acı bir çığlık attı ve etraftaki tüm yetişimcilerin ağızlarından kanlar döküldü.

 

Kan Atası ise hiç etkilenmedi. Bai Xiaochun’un kontrolünde havaya sıçrar sıçramaz doğruca antik ağacın önünde belirdi. Ve devasa bir yumruk şekillendirerek on dağ kuvvetini ağaca geçirdi.

 

Şiddetli bir patlama gerçekleşmiş, ağaç daha da şiddetle titremeye başlamıştı. Ardından Cennetkarışı Nehri yüzeyinde muazzam dalgalar oluştu ve 30 metre genişlikte bir kök belirdi. 3,000 metre uzunluğu ve jilet keskinliğiyle ıslık sesleri çıkartarak Kan Atasına yöneldi.

 

PAT!

 

Karşılığında Kan Atası yaralanmamış olsa da pek çok Kan Akımı grubu üyesinin ağızlarından kanlar fışkırdı ve yetişim basamaklarını kontrol etmeleri zorlaştı. Bai Xiaochun zamanının kısıtlı olduğunu biliyordu, dolayısıyla çabucak yeni bir yumruk saldırısı gerçekleştirdi.

 

Bu, bir Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcisini bile ağır yaralayacak bir saldırıydı lakin Uğursuz Gök İncir Ağacının pes etmesine yetmedi!

 

Yine de Kan Atasının tehdit edici gücü antik ağacı şok etmeye yetmişti, bunun gücünün yalnızca bir kısmı olduğunun da farkındaydı. Kan Atası tüm gücünü saldığı takdirde tek bir yumruğuyla Uğursuz Gök İncir Ağacını rahatlıkla paramparça edebilirdi!

 

Ağaç o deve zarar verebileceğinden emin değildi. Fakat içerisinde bulunarak onu kontrol eden kişiyi öldürebileceğinden şüphesi yoktu!

 

An itibariyle bunu yapmak için her türlü bedeli ödemeye razıydı! Bai Xiaochun hücuma geçerken ağaç yerinde sallanmaya başladı. Gök Nehir Kortu yetişimcileri tam bir şok içerisindeydi ve gözleri kanlanan topluluk müdahale etmek üzereydi.

 

İşte bu kriz anında önce ikinci, sonra da üçüncü ve dördüncü kökler Kan Atasına atıldı.

 

Havayı ıslık sesleri doldururken Bai Xiaochun dişlerini sıktı. Kalp oyuğunda olduğu için saldırıların ağırlığını başkaları üstleniyordu ama buna rağmen ağzından kanlar sızmaya başlamıştı. Üstüne üstlük saldırıların gücü giderek artıyordu.

 

Kısa bir süre sonra beşinci kök de ortaya çıktı ve bu durum sekizinci köke dek devam etti. Artık Kan Atasının içerisindeki yetişimciler güçlerini muhafaza etmekte zorlanıyordu ve pek çoğu bilincini yitirmekteydi. Sonuç olarak Bai Xiaochun’un Kan Atası üzerindeki kontrolü de azalıyordu.

 

Fakat Kan Atasının devamlı saldırısı da Uğursuz Gök İncir Ağacının gövdesinde bir boşluk yaratmayı başarmıştı!

 

“Böyle devam edemem!” diye düşünen Bai Xiaochun’un gözleri titreşti. Avazı çıktığınca bağırarak Kan Atasının ellerini uzattı ve açmış olduğu boşluğa sokup tüm kuvvetiyle boşluğu genişletmeye başladı!

 

Bunu kulak tırmalayıcı bir yırtılma sesi takip etti ve nehrin iki yakasındaki sayısız Gök Nehir Kortu yetişimcisinin kan dondurucu çığlıkları işitildi. Havada mücadele etmekte olan Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileri bile şoktaydı.

 

Bai Xiaochun boşluğu öncekinin iki katına çıkartmış ve Uğursuz Gök İncir Ağacından yükselen çığlıkların göklerde yankılanmasını sağlamıştı.

 

Ağaç bu şekilde mücadele ederken Cennetkarışı Nehri suları kabarmaya başladı ve kocaman dalgalar eşliğinde devasa bir kök daha havadaki yerini aldı.

 

Kökün Kan Atasına çarptığı saniyede Bai Xiaochun bayılmak üzere olduğunu hissetti. Kan Atasının içerisindeki yetişimcilerin de çoğu kan kustu. Bai Xiaochun Kan Atası üzerindeki kontrolünün elinden giderek kaydığını fark edebiliyordu.

 

İşte o anda 30,000 metrelik iki kök daha ansızın Cennetkarışı Nehrinden yükseldi.

 

Diğer köklerden farklı oldukları barizdi; onlar Uğursuz Gök İncir Ağacının ana kökleriydi! Devasa sütunlar misali biri soldan, diğeri sağdan Kan Atasına ilerliyordu!

 

Düşünmeye vakit olmayan kritik bir andı. Bai Xiaochun’un gözleri kıpkırmızı kesilmişti ve tamamen içgüdülerine dayanarak hareket ediyordu. Kan Atasının sol elini sol kökü kavramak adına uzattı ve onu Kan Atasının sol koltukaltına sıkıştırdıktan sonra sağ eliyle de sağ kökte aynı şeyi tekrarladı!

 

Sağdan ve soldan gümbürdemeler yankılanıyordu. Ve Bai Xiaochun kâğıt beyazlığına erişmiş suratıyla elinden gelen son kontrol gücünü kullanarak… Kan Atasının bacaklarını büktü!

 

“Seni öldüremeyebilirim ama hareketini kesebileceğim kesin!” diyen Kan Atası iki ana kökü sımsıkı kavradıktan sonra nehre batmaya başladı!

 

Kan Atası iki kökle birlikte nehirde battıkça yoğun sesler işitiliyordu. Uğursuz Gök İncir Ağacıysa ne kadar mücadele ederse etsin yaşananların önüne geçemiyordu.

 

ROARRR!!

 

Uğursuz Gök İncir Ağacı çıldırsa da nafileydi. Göz açıp kapayıncaya dek Kan Atasının batışıyla o da alçalmaya başlamıştı.

 

Artık yerine sabitlenmişken bırakın en güçlü ilahi kabiliyetleri salmayı, mücadele etmesi bile zordu. Bai Xiaochun bu durumu fırsat bilerek nehir yüzeyinin altındaki Kan Atasının ağzından şok edici bir kükreme koyuverdi.

 

Ansızın suda bir tünel oluştu ve sayısız Kan Akım grubu yetişimcisi ortaya çıktı. Altın Öz yetişimcileri, Kuruluş Kadrosu üyeleri, başpapazlar ve hatta bolca İç ve Dış Kesim çırağı kendisini göstermişti.

 

Her biri yaralı olsa da Hap Akımı kazanının ışığı tüm yaralarını iyileştirmeye başlamıştı. Açığa çıkışlarını diğer üç grubun yardıma koşuşu takip etti ve pek çoğu Kan Akımı grubunun savaş formasyonlarında gruplaşmaya koyuldu.

 

Usta Tanrırüzgarı, Başpapaz Limitsiz ve Song Klanı başpapazının da dahil olduğu Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileri bir ağızdan kükreyip ışık huzmelerine dönüşerek mücadelelere katıldı.

 

Hepsi yaralı olsa da onların katılımlarıyla Ruhun Başlangıç Aşaması mücadeleleri Altın Öz mücadelelerine dönmüş, Nehre Meydan Okuyan Tarikat fayda görmüştü!

 

Altın Öz mücadeleleriyse iyice tek taraflı hale gelmişti.

 

Kan Atasının ağzından çıkan son kişi ağzından kanlar fışkırtan Bai Xiaochun oldu. Ve ortaya çıkar çıkmaz sekiz Ruh Akımı yetişimcisi tarafından çevrelendi.

 

Xiaochun bu sekizliye yabancı değildi. Bu kişiler Dao Tohumu Dağı dokuzuncu formasyondaki yoldaşlarıydı. Her birinin tereddütsüzce Bai Xiaochun’a yaklaşmasıyla bir büyü formasyonu ışığı belirmişti.

 

“Şekil alınsın!” diye kükredi Bai Xiaochun. Ve ansızın dokuz kişinin üzerinde yükselen ışıkla 300 metre uzunlukta bir dev, havaya sıçradı. O havada ilerlerken sağ eline de kan rengi bir kılıç yerleşti. Bu kılıç Orta Tepe yetişimcilerinin kan qi’lerinden şekillenmişti!

 

Bai Xiaochun kılıcı havaya kaldırdı ve yakınındaki bir gök incir ağacını ikiye ayırmak adına tekrar indirdi!

 

GÜMMM!

 

Her şey delice titrerken etraftaki herkes Nehre Meydan Okuyan Tarikatın sergilediği hazırlık ve başarılı iş birliği karşısında sarsılmıştı.

 

Bu bilhassa yetişim klanları ve ufak tarikatlar için geçerliydi. Zihinleri allak bullak olmuş, kafatasları şaşkınlıkla karıncalanmıştı.

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikatın sergilediği güç ve kararlılık ruhlarına dokunmuştu.

 

Kan Atası ve Uğursuz Gök İncir Ağacı arasındaki mücadele ömürleri boyunca unutamayacakları bir şeydi. O mücadelede de Ruhun Başlangıç Aşaması veya Altın Öz mücadelelerinde de dezavantajlı tarafın Gök Nehir Kortu olduğu barizdi!

 

Tüm klan ve tarikat yetişimcilerinin soluğu kesilmiş, gözlerine garip ışıklar yerleşmişti.

 

Bölüm 330 : Uğursuz Gök İncir Ağacının Hareketini Kesmek!

#Ağacımız şimdilik etkisiz hale getirildi ve Kan Akımı grubu dışarıdaki yerlerini aldı. Yani artık kaplumbağamızı Kan Atasının içinde değil de dışarıda göreceğiz. Peki açığa çıkmışken onu neler bekleyecek? Herkesin hedefi olma ihtimali çok yüksek. Bakalım kendisini bekleyen tehlikelerin üstesinden gelebilecek mi, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18356 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37574 Bölüm Sayısı


creator
manga tr