Bölüm 327 : Yetişim İlerlemesi

avatar
2732 0

A Will Eternal - Bölüm 327 : Yetişim İlerlemesi


Çevirmen : Clumsy 

 

Cennetkarışı Denizi dünyanın tam merkezindeydi. Özel tasarlanmış büyülü bir nesne olmadıkça Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileri bile bu uçsuz bucaksız altın sulara girmeye cesaret edemezdi.

 

Yalnızca Deva Alemi üyeleri denizi aşmaya teşebbüs edebilirdi ki bu onlar için dahi zor olurdu.

 

Cennetkarışı Denizinin doğu, batı, kuzey ve güney kesimlerinde denizin döküldüğü açıklıklarla dört koca nehir yaratılmıştı. Bu nehirler dünyanın tüm köşelerine ulaşamasa da yakın oldukları söylenebilirdi.

 

Dört nehrin de denizle buluştuğu noktalarında birer tarikat bulunurdu. Doğu nehrinin kontrol ettiği tarikat Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatıydı. Nehir belli bir mesafe kat ettikten sonra dört ufak dala daha ayrılırdı.

 

O dallar yetişim dünyasında Orta Sahalar olarak bilinir ve Yıldızlı Nehir Kortu, Gök Nehir Kortu, Dao Nehir Kortu, Polarite Nehir Kortuna ev sahipliği yapardı!

 

Bu dört tarikat doğu Orta Sahalarda dominanttı. Hepsi de etrafındaki ufak tarikatlar ve sayısız yetişim klanı üzerinde tamamen üstünlük kuracak güçteydi.

 

Aşağı Sahalardaki dallar da dört güçlü tarikattan oluşurdu lakin onların birleşimi dahi Orta Sahaların büyük tarikatlarına denk olamazdı. Bunun da tek bir sebebi vardı!

 

Aşağı Sahalardaki tarikat başpapazlarının her biri Ruhun Başlangıç Aşamasındayken Orta Sahaların başpapazları Deva Alemindeydi!

 

Deva Alemi Ruhun Başlangıç Aşamasından tamamen farklıydı. Hayal dahi edilemeyecek bir güç söz konusuydu ve Deva Aleminin Ruhun Başlangıç Aşamasıyla arasındaki fark Ruhun Başlangıç Aşaması ve Altın Öz arasındaki farktan bile fazlaydı!

 

Aradaki uçurumu idrak etmek dahi imkânsız sayılırdı!

 

Bu gücün oluşturduğu tehdit nedeniyle olağanüstü bir durum olmadıkça hiçbir Aşağı Saha tarikatı bir Orta Saha tarikatına başkaldırmaya cüret edemezdi. Ayrıca Aşağı Sahalardan bir Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcisinin deva alemine geçme şansı da çok düşüktü.

 

İçsel yeteneği çok yoğun olanların bile böyle bir fırsat elde etmesi çok zordu. Bir sebep Aşağı Sahalardaki Cennetkarışı Nehri ruhsal gücünün ve tekniklerin farklı oluşuydu. Daha da büyük bir sebepse Deva Sıkıntısına bir Dharma koruyucusu olmaksızın karşı koymanın imkânsız sayılmasıydı!  

 

Fakat en büyük sebep farklıydı. Hiçbir Orta Saha tarikatı içlerinden birinin deva olmasına izin vermiyordu! Çünkü bu, kendi pozisyonları için bir tehdit oluştururdu!

 

Ama bu defa hiçbir koşulun önemi kalmamış, Gök Nehir Kortunda fazlasıyla nadir bulunacak bir fırsat doğmuştu.

 

Gök Nehir Kortu her nedense Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatını sinirlendirecek bir şey yapmış ve sonuç olarak Gök Nehir Kortunun Deva Alemi başpapazının hükmünü vermek için iki deva gönderilmişti. Sözüm ona dünyada nadir bulunan, çok kıymetli bir şey yaratmak adına onun ruhundan bir parça çıkarılmıştı: bir deva ruhu.

 

Bunun üzerine Gök Nehir Kortu yetişimcilerinin yüzde yetmişinden fazlası da öldürülmüştü ki buna saklı güçler ve kıymetli hazineler de dahildi.

 

İstedikleri takdirde tüm Gök Nehir Kortunu rahatlıkla imha edebilirlerdi. Ama yerinde kalması konusunda önemli bir karar verilmişti!

 

Gök Nehir Kortunun varlığını sürdürebilmesiyse Aşağı Sahaların dört tarikatı arasında savaşların başlamasına yol açmıştı.

 

Ağır şekilde güçsüzleşen Gök Nehir Kortunun varlığı Aşağı Saha tarikatları için bir hedef olmuştu. Tabii ki Gök Nehir Kortu da öylece oturup ayağının kaydırılmasını beklemeyecekti. Aşağı Saha tarikatlarının saldırısından sağ çıkabildikleri takdirde Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının koyduğu kurallar doğrultusunda varlıklarını devam ettirme şansları olacaktı!

 

Ve ileride yeni bir Deva Alemi yetişimcisi doğurabilirlerse bu da önceki ihtişamlarına kavuşmalarına olanak tanıyacaktı.

 

Dört tarikatın güçlerini birleştirdiğinden haberdarlardı. Bunu biliyor ama müdahale etmeye cesaret edemiyorlardı. Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının koyduğu kurallar doğrultusunda Aşağı Saha tarikatlarının işlerine karışma hakları yoktu. Tek şansları öylece durmak ve Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının son cezasını beklemekti!

 

O ceza da Aşağı Saha tarikatlarının işgalinden başka bir şey değildi!

 

Gök Nehir Kortu karargahları bizzat Cennetkarışı Nehrinin üzerindeydi. Aşağı Sahalardaki tüm tarikatların en az on katı boyutunda olduğu için o alandan nehrin diğer tarafını görmek imkânsız sayılırdı.

 

O konumun çok daha aşağılarında da nehir dörde ayrılır ve yetişim dünyasının Aşağı Sahaları gelirdi.

 

An itibariyle bu dört nehir dalından birinde yarı yarıya nehre batık muazzam bir dev ilerlemekteydi. Attığı her adımda etrafa sular fışkırtıyor, sayısız gaddar yaratığın canını kurtarmak için kaçışmasına yol açıyordu.

 

Nehirde yaşayan en güçlü varlıklar bile hissettikleri güç karşısında saklanmayı tercih edip devin öylece geçmesine müsaade ediyordu.

 

Arada bir de devin omuzlarında seken bir tavşan görülüyordu.

 

Devin ardında suları yaran 300,000 metrelik bir Cennetkarışı Savaş Gemisi ilerliyordu. Bu gemide göze çarpan yetişimcilerin çoğu bağdaş kurarak yaklaşan mücadele adına formlarının zirvesine ulaşmaya çalışıyordu. Gemide kasvetli ve ciddi bir aura hakimdi.

 

Daha gerilerdeyse biri 210,000, öteki ise 90,000 metrelik iki gemi daha bulunuyordu. Onlardaki hava da ilk gemi kadar ciddiydi.

 

Bai Xiaochun Kan Atasının kontrolünü almak adına bir sürü yetişimcinin bilincini birleştirmişti. Gözleri parıldayarak nehir sularında ilerlemekteydi. Etrafındaki dünyanın uçsuz bucaksızlığını seziyor ve kendisine çarpan sular çok iyi hissetmesini sağlıyordu. Harikulade hissetmeden edemiyordu.

 

“Bir gün bu hissi tatmak için Kan Atasının bedenini kullanmama gerek kalmayacak!” Bu düşünceyle bir adım daha atarak binlerce metre ilerledi.

 

Kan Atası ve Cennetkarışı Savaş Gemilerinin hızları sayesinde engelsiz nehri aşıp yukarı ve daha geniş kısımlara ulaşmak yalnızca bir iki gün almıştı!

 

Önlerinde ufka doğru uzanan devasa nehri bugüne dek yalnızca başpapazlar görebilmişti, o da her altmış yıllık döngüde bir gerçekleşen resmi Gök Nehir Kortu ziyaretlerine denk geliyordu. Diğer yetişimcilerse böylesine büyük bir nehri ilk defa görüyordu; burası alışık oldukları Cennetkarışı Nehrinden on kat daha genişti.

 

“Orta Sahalar Cennetkarışı Nehri!!”

 

“Bu da Cennetkarışı Nehri mi? Çok büyük!!”

 

“Bu nehre kıyasla bizimki basit bir akıntıdan farksız!” Cennetkarışı Savaş Gemilerindeki üç grup da buradaki ruhsal enerjinin Aşağı Sahalardakinin on katı olduğunu anında fark etmişti.

 

Pek çok kişi derin nefesler alırken bedenlerinden çatırdama sesleri yükselmeye başladı. Daha önce böylesine güçlü bir ruhsal enerjiyle karşılaşmamışlardı, bu sayede pek çoğu çoktandır takılı kaldıkları yetişim engellerini aşmaktaydı.

 

“Bu... bu Orta Sahalar! Yetişim basamağım…”

 

“Gök Nehir Kortunu devirmenin tek yolu onları savaşta mağlup etmek. Eğer burada yetişim yapmaya devam edersem kesinlikle bir Ruhun Başlangıç Aşaması başpapazı olurum!!”

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat başpapazları bile heyecandan nefes nefese kalmıştı. Hatta onların hisleri diğer yetişimcilerinkinden daha kuvvetliydi. Çünkü onlar en sonunda nihai hedeflerine yaklaşıyordu: birer deva olmaya!

 

Orta Sahalara kök salabildikleri takdirde buradaki kaynaklar ve ruhsal güçle Deva Alemine adım atmak bir hayal olmaktan çıkabilirdi. Üstelik ilerleme noktasına geldiklerinde hiç kimse de onlara müdahale etmezdi; sonuçta Orta Saha tarikatları için Deva Alemi uzmanına sahip olmak bir gereklilikti!

 

Bai Xiaochun başpapazların heyecanını hissedebiliyordu. Kan Atasının bedenini kontrol ederken derin bir nefes alarak yerdeki ve gökteki her şeyi sarstı. Ardından delicesine bir ruhsal enerji akımı kendisine akın etti, bir karadelikten farkı kalmamıştı. Ruhsal enerjinin Kan Atası bedenine girişiyle de bir kısmını kendine ayırdı, kalanıysa Kan Akımı grubu yetişimcilerine yönlendirdi.

 

Dokuzuncu ruhsal denizinin kristalleşmesine ramak kalmıştı. Şimdiyse gerekli olan tek şey bir nefesti!

 

Denizin tamamıyla kristalize oluşunun ardından Bai Xiaochun uçsuz bucaksız bir güç artışıyla titredi.

 

Dokuz ruhsal denizin kristalize oluşuyla Cennet-Daosunun büyük çemberine ulaşmıştı!

 

“Orta Sahalar...” diye düşünürken heyecan içerisindeydi. Ansızın kaderinin Orta Sahalara bağlı olduğu hissine kapıldı; öyle olmasa neden buraya girdiği anda ilerleme kaydedecekti ki?

 

Kan Atasının içerisinde olmasına rağmen ruhsal enerjiyi hiç ziyan etmeden içine çekebiliyordu. Adeta sonu yoktu.

 

Gözleri titreşerek Kan Atasını ileri sıçrattı ve yoğun bir gümbürdeme eşliğinde havalanan dev, doğu nehrinin sularını kabarttı!

 

GÜMM!

 

İşte her yöne suların sıçradığı ve devasa dalgaların kabardığı o anda üç Cennetkarışı Savaş Gemisi de Orta Sahalardaki yerini almış oldu!

 

#Kan Atamız ve gemilerimiz Orta Sahalara adım atmış durumda! Ve oraya ulaşır ulaşmaz pek çoğu ilerleme kaydetti, kaplumbağamız da sonunda ruhsal denizlerinin kristalize oluşunu tamamlayarak büyük çembere ulaştı. Daha ilk adımlarında böyle ilerlemişken buraya yerleştikleri takdirde ne kadar güçlenebileceklerini hayal etmek zor olmasa gerek. 
Adım adım savaşa gidiyoruz, o zaman bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr