Bölüm 307 : Hedef... Bai Xiaochun!

avatar
2786 0

A Will Eternal - Bölüm 307 : Hedef... Bai Xiaochun!


Çevirmen : Clumsy 

 

“Demek on kat ruh güçlendirme böyle bir korkunçluktaymış!!” Engin Akım Tarikatı başpapazları neredeyse gözlerine inanamayacaktı, tamamıyla sarsılmışlardı. Onlar bile böyle bir tepki verirken Altın Öz yetişimcilerinden bahsetmeye gerek dahi yoktu, kafatasları şaşkınlıktan karıncalanmıştı.

 

Kan Akımı Tarikatı yetişimcilerinin bile zihinleri bulanmıştı. Cennetboynuz Kılıcının ciddiye alınması gereken bir şey olduğunu bilen başpapazlarsa Ruh Akımı Tarikatının imzası olan kılıcı hafife aldıklarını kabul etmek zorundaydı!

 

“Demek on kat güçlendirme efsanesi gerçekmiş.” dedi Kan Akımı Tarikatı nihai başpapazı. “On kat güçlendirme şok edici bir dönüşüm sağlar… Gerçek bir ruh hazinesi olmasına ramak kalmış!”

 

Ruh Akımı Tarikatıyla güçlerini birleştiren Kan Akımı Tarikatı onların gerçek güçlerini gizleme konusunda ne kadar iyi olduğunu daha iyi anlar olmuştu. Ruh Akımı Tarikatı hala Kan Akımı Tarikatı kadar güçlü sayılmazdı fakat gerçekten savaşmış olmaları durumunda galip Kan Akımı olsa da bu uğurda ağır bir bedel ödeyecekleri barizdi. Hatta savaş sonrasında Orta Sahalara girecek halleri kalmaması kuvvetle muhtemeldi.

 

Zaten bunun için bir şansları olsa bile karşılarına Engin Akım Tarikatı çıkar ve şu anki durumun tam tersi yaşanırdı.

 

Herkes Cennetboynuz Kılıcı ve siyah zırhlı yıldız böceği arasındaki çarpışmayı izlemekle meşguldü. Bu bilhassa şehir duvarlarındaki kişiler için geçerliydi. Hatta duvarlardan alandaki böceğin etrafına kilitlenmiş bir ruhsal enerji öbeği mevcuttu…

 

Cennetboynuz Kılıcı yeniden havalanırken böceğin iki yarısı kenarlara devrilmiş ve savaş alanı mutlak bir sessizliğe boğulmuştu. Hemen ardından tüm Ruh Akımı Tarikatı yetişimcilerinden çılgın tezahüratlar yükseldi.

 

Engin Akım Tarikatıysa kıymetli hazineleri olan siyah zırhlı böceğin ikiye ayrılışını tam tersi şekilde dehşetle izlemiş, her yöne siyah kanlar fışkırırken sarsılan Engin Akım Tarikatı yetişimcilerinin başları yavaşça eğilmişti. Pek çoğu hiç olmadığı kadar düşünceliydi.

 

Bu sırada insanlar böceğin cesedinin içerisindeki garip görünümlü kristali fark etmeye başladı ve ona bakanların sayısı giderek yükseldi.

 

Fakat kristalden esas etkilenenler iri gözlerle bakakalan savaş yaratıklarıydı.

 

“Bir yaratık kral kristali!” dedi Kan Akımı Tarikatı nihai başpapazı. Ama hemen ardından gözleri titreşti ve yüzü düştü. “Yo, dur, sahteymiş!”

 

Sözler ağzından çıkarken herkesin önüne ufak bir figür sıçradı. Bu figür bir el boyutuna küçülmüş ve şok edici bir hızla böceğin cesedine uçmuş olan Karayağızdı.

 

Gözleri deliliği andıran bir özlemle yanıp tutuşuyordu ve öyle hızlı hareket ediyordu ki renkli bir bulanıklıktan farksızdı. Bai Xiaochun’un ağzı açık kalmıştı ve ansızın durumda bir gariplik olduğunu fark etti. Fakat tepki veremeden önce…  

 

Havayı kendini tekrarlayan bir ses doldurdu, kaynağı Engin Akım Tarikatı şehri duvarlarıydı. Ses ansızın öylesine kulak tırmalayıcı bir hal almıştı ki herkesin kalplerini ürpertmişti.

 

Bunu siyah bir ok takip etti ve şehirden atılan ok göz açıp kapayıncaya dek inanılmaz bir hızla siyah zırhlı böceğin olduğu noktaya yöneldi!

 

Hedefi Karayağızın ta kendisiydi!!

 

Titremeye başlayan Karayağız ani ve yoğun bir kriz hissiyle doldu. Kaçmaya veya karşılık vermeye kalkışacakken bir kükreyiş koyuverdi fakat tüm çabaları nafileydi; okun alnına saplanmasına ramak kalmıştı!

 

Bai Xiaochun delirecek gibiydi. Hemen boğuk bir sesle havalanarak Cennetkarışı Dharma Gözünü açtı ve üçüncü gözünün çıkarttığı kontrol gücüyle oku ivmesini kesecek şekilde görünmez bir elle sarmaladı.

 

Ardından toplayabildiği tüm güçle böceğin cesedine atıldı; gözleri, burnu, kulakları ve ağzından kan sızmaya başlamıştı. Neyse ki çabalarının sonucunda oku anlık olarak duraklatabilmişti!

 

O anda ürperen Karayağız yan tarafa sıçradı ve Bai Xiaochun rahat bir nefes alırken ok kendi etrafında dönerek Karayağız veya Bai Xiaochun yerine doğruca kristale yöneldi!

 

Önceki kadar inanılmaz bir hızla ilerliyordu ve ani ivmesi Bai Xiaochun’un kontrol gücünü aşmıştı…

 

Tüm bunları tarif etmek zaman almış olsa da her şey fazlasıyla hızlı gerçekleşmiş, tepki verebilenlerin sayısı dahi birkaç kişiyle sınırlı kalmıştı. Bu kişilerden biri olan Kan Akımı Tarikatı nihai başpapazının kafatası patlama düzeyinde karıncalanmaktaydı.

 

“Karamahzen, geri dön!” diye bağırdı. “Hedef sensin!!”

 

Diğer başpapazların suratları da olanları fark edince asılmıştı ve hepsi Bai Xiaochun’u kurtarmak adına bir şey yapmak istese de vakit yoktu.

 

Xiaochun'un önceden karşılaştığı durumlar da tehlikeli olmuştu ama o seferlerde başpapazlar daima yakınındaydı, durum kontrolünden çıktığı takdirde müdahale edebilirlerdi.

 

Ancak şimdi işler çok hızlı gelişmiş ve Engin Akım Tarikatı fırsatı kararlılıkla değerlendirmişti. Bai Xiaochun Karayağızın içerisinde bulunduğu tehlikeyle harekete geçmiş ve Ruh ile Kan Akımı Tarikatının Xiaochun’u koruma kabiliyeti ansızın sonlanmıştı!

 

Gelişen bu fırsatı fark edenlerin sayısı sınırlı olabilirdi ama Engin Akım Tarikatının Başpapaz Kızılruhunun bunu fark etmemesi mümkün olabilir miydi? Bu onun bizzat yol açtığı bir durumdu!

 

Bai Xiaochun’un gözbebekleri kısılmıştı fakat bir sonraki eylemini düşünecek vakti yoktu. İçi ölümcül bir krizle dolmaktaydı ve kendisini savunabilecek pek az yolu vardı. Bağırarak çabucak Karayağızı kavradı ve siyah bir ışığın parlayışıyla kaplumbağa tavası belirdi. Ardından kendisini olabildiğince küçük bir top haline getirerek tavanın içerisine kıvrıldı.

 

Tam da o anda ok, böceğin cesedindeki siyah kristale saplandı ve çıkan büyük patlama her yöne 90ar metre yayılan siyah bir şok dalgası doğurdu. Şok dalgasının geçtiği her noktada çimler de dahil olmak üzere dokunduğu her canlı yok oluyor, yetişimcilerin bağırmaya dahi fırsatı olmuyordu.

 

Böceğin cesedi de anında yok olmuş, zeminde kocaman bir krater oluşmuştu!

 

Çok geçmeden uçsuz bucaksız siyah ışıklar silindi ve geriye tek bir şey kaldı: kraterin köşesinde hareketsiz bir şekilde duran siyah bir tava.

 

Herkesin bakışları altında tava titreşti ve Bai Xiaochun’un suratı yavaşça gözler önüne serildi. Öylesine dehşete düşmüştü ki tir tir titriyordu. Az önce atlattığı tehlike yanaklarını gözyaşlarıyla ıslatmıştı.

 

“Engin Akım Tarikatı,” diye bağırdı, “aramızdakiler sonlanmadı. S-s-siz… cidden beni tekrar pusuya düşürmeye mi çalıştınız!?!?” Kalbinde hala korku hakimdi. Kaplumbağa tavası sayesinde kurtulmuş olsa da ölmek üzere olduğu düşüncesi silinmemişti.

 

Yine de Bai Xiaochun tarafından kullanılan ruh güçlendirme tavası fazlasıyla güçlüydü. O olmasaydı zavallı küçük hayatını yitirmiş olacaktı. Kalbi bu düşünceyle küt küt atıyordu ve korkusu yüzünden dizlerinin bağı çözülmekteydi.

 

Tavasının altından emekleyerek çıktı ve kollarındaki Karayağıza dönerek şöyle dedi: “Karayağız, neredeyse babanın ölümüne sebep olacaktın, farkında mısın!?!?”

 

Karayağız ağlamak üzere gibiydi; hatasının farkındaydı.

 

Bu tepkiyi gören Bai Xiaochun’un yüreği daha fazla üzerine gitmeye elvermedi ve gözlerinde yükselen öfke alevleriyle ayaklanarak şehir duvarlarının tepesinde koca bir yayla dikilmekte olan yaşlı adama döndü.

 

“Lord Bai’yi bekle de gör seni yaşlı osuruk!” diye bağırdı avazı çıktığınca. “Ben... Ben o yayı istiyorum!!”

 

“Ölmediğine inanamıyorum!!” diyen Başpapaz Kızılruh devasa yeşil yayını eğdi. Engin antiklikte bir Cennet-Daosu aurası yayan bu yay, Engin Akım Tarikatının ikinci kıymetli hazinesi olan Cennet Yayının ta kendisiydi!

 

Az önce salınan ok bizzat bu yaydan çıkmıştı!

 

Engin Akım Tarikatı Bai Xiaochun’un Altın Öz yetişimcileri tarafından bile doğrudan öldürülmesinin imkânsız olduğunu fark etmişti, onu öldürmek için başpapazlardan biri öne çıkmalıydı. Çünkü Ruh ve Kan Akımı Tarikatı Bai Xiaochun konusunda fazla korumacıydı.

 

Başpapaz Kızılruh başından beri Bai Xiaochun’u indirmek için bir fırsat kollamış ve en sonunda siyah zırhlı böceği feda edip içerisine kattığı yaratık kral aurasıyla Karayağızı avına düşürmek şeklinde bir plan geliştirmişti. Bai Xiaochun Karayağızı kurtarmak için bir hamle yapmasaydı bu plan boşa gidecekti. Ama Bai Xiaochun o hamleyi yaparsa… siyah kristali patlatacak ve Xiaochun da dahil olmak üzere alandaki her şey imha edilecekti!

 

Bai Xiaochun’un ölümü Ruh ve Kan Akımı Tarikatları için ölümcül bir darbe olacak ve aralarında bir ayrım doğuracaktı. Bu durumda Engin Akım Tarikatı teslim olsa dahi ileride yeniden yükselme şansları bulunacaktı!

 

Fakat onca plana rağmen Bai Xiaochun ölmemişti ve suratında son derece nahoş bir ifade beliren Başpapaz Kızılruhun kalbi acımaktaydı.

 

Bu sırada Bai Xiaochun’un kurtulduğunu gören Ruh ve Kan Akımı Tarikatı başpapazları rahat birer nefes aldı. Az önce korkudan donakalan Li Qinghou ve Xiaochun’un diğer arkadaşlarıysa sarsılmış haldeydi.

 

Öfkeleri iyice alevlenen iki tarikat çabucak harekete geçti. Cennetboynuz Kılıcı formasyona saldırırken Ruh ve Kan Akımı Tarikatının diğer kıymetli hazineleri de salındı.

 

Kan rengi kocaman bir ağacı bir kan aynası takip etti ve aynı şekilde sayısız güçlü obje de yeri göğü sarsacak güçlerle Engin Akım Tarikatına yöneldi!

 

#Karayağızı kandırıp böceği yem ederek Xiaochun'u öldürme şeklinde detaylı ve sinsi bir plan hazırlanmış. Bizimkinin kaplumbağa tavası olmasaydı başarılı olacakları da kesindi. Neyse ki süper şanslı kaplumbağamızın kendisini koruyacak süper güçlü nesneleri var. 
Bu tehdidi de atlattığımıza göre Engin Akım Tarikatının yenilgisi çok yakındır. Bakalım tepesi atan tarikatlarımız cevabını nasıl verecek, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18182 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr