Bölüm 304 : Güçlü Beden!

avatar
2817 0

A Will Eternal - Bölüm 304 : Güçlü Beden!


Çevirmen : Clumsy 

 

Lin Mu menekşe kuklanın sol elini savururken ay dondurucu bir soğukluk yayarak ilerlemekteydi. Hatta Bai Xiaochun’a doğru dökülen kar taneleri söz konusuydu.

 

Kuklanın sağ elinden güneş, sol elindense ay çıkmıştı. Artık bir tanrı misali yoğun enerjilerle havada süzülüyordu. Güneş Bai Xiaochun’un Büyülü Bitki Cephaneliği tarafından bağlanmış olsa da ay herkesi titretecek öldürücü bir aura ile yükleniyordu.

 

Lin Mu, “Ölme vakti Bai Xiaochun!!” diye boğuk bir sesle kükredi.

 

Bai Xiaochun’un gözleri bu sıra dışı güç gösterisi karşısında irileşmişti. İçerisinde bulunduğu tehlikeyi sezebiliyor ama bir yandan da delicesine bir öfke duyuyordu.

 

“Ölen sen olacaksın!” diye kükredi ve sağ eliyle bir büyü hareketi gerçekleştirerek Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğinin güç patlaması yapmasını sağladı. Kan qi’sini yoğunlaştırdı, göz açıp kapayıncaya dek kan rengi bir kılıç doğurdu ve yaklaşan aya doğru savurdu.

 

Ardından Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü sayesinde ruhsal denizlerinden bir damla Cennetkarışı Nehri suyu çekti ve kan qi’sinin bir miktarına katarak yumruk ebadında bir kan küresi doğurdu, onu da kan kılıcına kattı.

 

Kan küresi, gören tüm yetişimcileri tamamıyla sarsmıştı. Kalplerinde derin bir tehlike hissi yükselmekteydi.

 

“O şey…”

 

“Cennetkarışı Nehri suyu aurası mı?!”

 

Şaşkınlık nidaları yükselirken Bai Xiaochun’un kan rengi kılıcı yankılanan gümlemeler eşliğinde Lin Mu’nun ayıyla buluştu.

 

Her şey delicesine titrerken dört bir yanda kuvvetli bir rüzgar patlak verdi, bu sırada kan küresi Lin Mu’ya doğru ilerlemeyi sürdürmekteydi.

 

Kürenin göz kamaştırıcı ışıltıları savaş alanının uzaklarından dahi görülüyordu. Baş kıdemliler ve miras kesimi yetişimcileri olup bitenleri iri gözlerle izliyordu!

 

Bu kişiler şu anda Öz Formasyondaydı fakat Kuruluş Kadrosunda olduğu süreçte Bai Xiaochun veya Lin Mu’yla kapışmaları mümkün değildi. Süregelen mücadele tamamıyla şok ediciydi. Bai Xiaochun ve Lin Mu büyü formasyonu ve kuklaya bel bağlıyor olsa da yaptıkları şey sıradanlığın fazlasıyla ötesindeydi. Kuruluş Kadrosunun zirvesinde oldukları barizdi.

 

Devasa bir şok dalgası yayıldı. Bai Xiaochun’un Cennetsel Şeytan Bedeni çarpıklaşırken Xiaochun birkaç adım geriledi. Lin Mu’nun menekşe kuklası da aynı şekilde çatırdama sesleri eşliğinde yüzeyinde yayılan çatlaklarla geriledi.

 

İkisi de ağır ağır nefes alıyordu. Lin Mu güçlü bir rakiple karşı karşıya olduğunun farkındaydı. Gözleri ışıldarken başını arkaya atarak delicesine bir kahkaha koyuverdi.

 

“Anlaşılan Dokuz-Adadan bile güçlüymüşsün. Ama pek yazık, Bai Xiaochun. Yine de öleceksin!” Menekşe kukla bu sözler sonrasında sıçradı ve kollarını göğe dokunacakmışçasına yukarılara kaldırdı.

 

Ardından gözlerinde beliren garip bir ışıkla sol ve sağ ellerini alnının önüne dokundurdu. Aynı anda kuklanın sesi işitildi: “Güneş ve ay birlikte ışıldasın!”

 

Hemen hemen aynı saniyede hem güneş hem de ay yeniden menekşe kuklanın ellerine döndü. Birleşimleri ateşin ve suyun karışımı gibiydi. Yoğun bir yırtıcı gücün oluşumuyla ikili, her şeyi sarsacak güçte parlak ışıklara dönüştü!

 

Göz açıp kapayıncaya dek 300 metre çaptaki her şey bu ışıklarla kuşatıldı. Önce dondurucu soğuk, sonra da yakıcı sıcak geldi ve güçlerin birleşimiyle her şeyi eritebilecek kapasitede tuhaf bir güç doğdu!

 

Engin Akım Tarikatı da dahil olmak üzere alandaki yetişimciler kan dondurucu çığlıklarla yok olmaya başlamıştı.

 

Bai Xiaochun’un Cennetsel Şeytan Bedeni de istikrarsızlık sergilemekte, parlak ışığın sarmalayışıyla alevlerle buluşan kartopu misali erimekteydi. Bai Xiaochun’un hesaplarına göre Cennetsel Şeytan Bedeni ve büyü formasyonu devinin küle dönmesi için birkaç nefes yeterli olacaktı.

 

Bu kritik anda gözleri tamamıyla kanlandı. Düzinelerce yoldaşının öldürülüşü kalbini paramparça etmişti. Hiç tereddüt etmeden çantasına vurarak yüzün üzerinde parlak küre çıkarttı!

 

Bu küreler yerçekimi ve tepkinin döngüsel güçlerini çekerek yaratılmış ve alabildiğince zehirli gazla doldurulmuştu!

 

Bai Xiaochun çıkarttığı küreleri hiç vakit kaybetmeden elinden geldiğince sert şekilde menekşe kuklaya fırlattı.

 

Işık huzmeleri halinde inanılmaz bir hızla Lin Mu’ya giden küreler alandaki ışıktan hiçbir şekilde etkilenmiyordu. Tek bir küre dahi en ufak bir erime belirtisi göstermemişti.

 

Ardından küreler patlamaya başladı ve menekşe kuklanın içine bolca gaz akın etti!

 

Tüm bunları tarif etmek zaman almış olsa da her şey fazlasıyla hızlı gerçekleşmişti. Bai Xiaochun kükrerken Cennetsel Şeytan Bedeni güneş ve ay tarafından tamamen eritilmiş, içerisindeki büyü formasyonu devi yarı yarıya yok edilmiş şekilde açığa çıkmıştı.

 

Dev silinmek üzereyken Bai Xiaochun kalan son gücüyle bağırdı: “Formasyonu dağıtın!”

 

Bu emirle formasyon dağıldı ve etrafa Ruh Akımı Tarikatı çırakları dağıldı. Bai Xiaochun da havaya sıçrayarak Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama gücünü canlandırdı. Teni altındı ve defans gücü Cennetsel Şeytan Bedeninden geliyordu. Şok edici hızı sayesinde yıkıcı ışıktan rahatlıkla kaçabilmişti!

 

Bu sırada menekşe kukla titremeye, içerisindense bir kahkaha ve bolca çığlık yankılanmaya başlamıştı. Bir müddet titreşen kukla patladığında da içerisinden delirmiş bir Engin Akım Tarikatı grubu döküldü. İçlerindeki Lin Mu solgun bir suratla bağırdı: “Bai Xiaochun!!”

 

Lin Mu saçları darmadağın bir şekilde havada süzülmekteydi. Az önce teknikleriyle ya Bai Xiaochun’u öldüreceğinden ya da formasyonu yok edip onu kuklanın gücü karşısında savunmasız bırakacağından emindi.

 

Her şeyin geri tepeceğini asla hayal edemezdi. Formasyon tamamıyla erimenin eşiğindeyken kendi kuklası lanet olasıca bir gazdan etkilenmiş ve işe yaramaz hale gelmişti!

 

Artık iki denk rakip formasyon ve kuklalarını yitirmişti. Gözleri buluşan ikiliden Bai Xiaochun Lin Mu’nun gözlerindeki öldürme güdüsünü, Lin Mu da Bai Xiaochun’un gözlerinde titreşen deliliği görebiliyordu.

 

Lin Mu içten içe ürpermişti. Bai Xiaochun’un beden gücünün sıra dışı olduğundan ve kendi üstünlüğünün büyü tekniklerinden geldiğinden haberdardı. Bu düşünceyle kaçmaya yeltenirken Bai Xiaochun öldürücü bir aurayla ileri atılarak Dağ Sarsan Darbeyi saldı. Bulanık ardışık görüntülere dönüşen Xiaochun gümbürdemeler eşliğinde Lin Mu’ya yaklaşmış ve elini yumruğa çevirmişti!

 

“Büyü tekniklerinin zamanı doldu. Bakalım kimin bedeni daha güçlüymüş!”

 

Lin Mu kaçınmak istemiş lakin Bai Xiaochun’dan yavaş olduğunu fark etmesi çok kısa sürmüştü. Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniği yetişimi yapan birine denk olamazdı; Bai Xiaochun avına atılan vahşi bir hayvan gibiydi. Lin Mu çabucak dilini ısırarak bir ağız dolusu kan tükürdü.

 

Kanla şekillenen kan rengi bir kalkan Xiaochun’un yumruğuyla buluşmak adına ileri atıldı.

 

Karşılığında yumruk tarafından yok edilmese de dönerek geriledi ve Lin Mu’nun göğsüne çarparak bir ağız dolusu daha kan kusmasına yol açtı. Şok olan Lin Mu gerilemeye başlamıştı.

 

“Öylece kaçabileceğini mi sandın?” diyen Bai Xiaochun, kovalamaya başladığı Lin Mu’yu kaldırdığı sağ bacağıyla omzundan sertçe tekmeledi. Lin Mu dişlerini sıkıp savrulurken kıyafetleri kanla ıslanmaya başlamıştı.

 

Aşağılandığını hissediyordu fakat yapabileceği bir şey yoktu. Yetişim basamağı bağlamında Bai Xiaochun’dan korkmuyordu, söz konusu büyü teknikleri olduğunda da aralarında bir farklılık bulunmuyordu. Ama beden kuvveti konusunda Bai Xiaochun’la yarışmasına imkân yoktu.

 

Artık menekşe kuklası yoktu ve fiziksel bir mücadele için yeterli güçte değildi. “Lanet olsun! Bizim gibi yetişimciler ilahi kabiliyetlerin pratiğini yapar! Büyük Daoları arar ve sonsuza dek yaşamak için sıkı çalışırız! S-s-sen… s-s-sen sadece bedenin için yetişim yapmışsın!!”

 

“Sonsuza dek yaşamanın tek yolu ölmemek!” dedi Bai Xiaochun özgüvenli bir şekilde. “Tabii ki ölmeyen bir beden için yetişim yapacağım!” Lin Mu’nun buna verebilecek bir yanıtı yoktu. Aldığı yeni darbelerle daha çok kan kusarak savaş alanı boyunca geriletilmekteydi.

 

Bai Xiaochun öldürme güdüsü dolu gözlerle saldırırken Lin Mu’nun gözleri boyun eğmez bir ışıltı ve hatta delilik barındırıyordu. Kollarını sallayan genç, bir hap fırını yaratarak Xiaochun’a fırlattı.

 

Bai Xiaochun ise soğuk bir şekilde homurdandı ve bir an olsun duraksamadı. Hatta doğruca fırının üzerine atıldı. Fırın güçlü bir büyülü hazine olmasına rağmen Bai Xiaochun’un karşısında etkisizdi, anında fırlatılmış ve havada yay çizerek bir ölüm habercisi gibi Lin Mu’ya doğru ilerlemeye başlamıştı!

 

#Kapışma tam hızıyla devam ediyor. Büyü tekniklerinin ve kuklanın saf dışı kalışıyla üstün taraf Xiaochun olmaya başladı. Bu saatten sonra galibiyet elde etmesi kolay olacaktır diye düşünüyorum.
'Sonsuza dek yaşamanın tek yolu ölmemek' konusunda da son derece haklı, kaplumbağamıza diyecek laf yok.
O zaman mücadelenin sonucu için bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18180 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr