Bölüm 199 : *** Ölümsüz Mağarası

avatar
3111 0

A Will Eternal - Bölüm 199 : *** Ölümsüz Mağarası


Çevirmen : Clumsy 

 

Usta Tanrı-Kahin dişlerini sıkarak ölümsüz mağarasından ayrıldı ve iyileşmesine olanak tanıyacak tıbbi haplar almak amacıyla bazı tarikat üyeleriyle takasta bulundu. Son olaylara yönelik şikâyetleri işittiğindeyse bizzat kendisine yönelik bir komplo olmadığını fark etti. Ancak bu farkındalık nefretini etkilemedi ve diğer yetişimcilere de bu olayın doğal olmadığını, arkasında kan qi’si çekmek adına bilinmeyen bir yöntem kullanan biri olduğunu kehanetinde gördüğünü anlattı.

 

Usta Tanrı-Kahin Orta Tepede nispeten ünlüydü, haliyle insanlar onun bu açıklamasına inanmıştı. Bu yüzden son iki gecede yaşananlardan en çok etkilenen kişiler suçluyu aramak üzere işe koyuldu.

 

Ancak iki gece geçmesine rağmen hiçbir kanıt bulunamadı. Kan qi’si ise hızla tükenmekteydi. Bu durum öldürme güdülerini canlandırdı ve ortalığı konuşmaların teslim alması çok sürmedi.

 

“Orta Tepedeki gizemli yetişimciyi duydun mu? Her gece çıkıp tüm tepedeki kan qi’sini çalıyormuş!”

 

“Ne psikopat ama! Bir sürü kişi yetişimlerinin ortasında yaralanmış. Artık hiç kimse yetişim yapmaya cesaret edemiyormuş.”

 

“Kim ki bu herif? Canına falan mı susamış? Kim olduğu ortaya çıkarsa tarikat bile öldürülmesine engel olamaz!”

 

Bai Xiaochun da gün içinde bu konuşmaları işitmiş ve birkaç gün köşesine çekilecek kadar korkmuştu. Ancak yetişim hızının yavaşlamaya başladığını görmek tedirgin olarak yeniden sokaklara dökülmesine yol açtı.

 

Tabii pek çok Kuruluş Kadrosu yetişimcisi suçluyu yakalamaya yemin etmiş durumdaydı. Hatta Bai Xiaochun da bu gruplardan birine katılmış, olabildiğince öfkeli görünmeye çalışarak lanetler savurmuştu. Bu yüzden hiç kimse ondan şüphelenmemişti.

 

Akabinde Bai Xiaochun’un gecelerini kan qi’si çekecek yerler aramakla geçirdiği üç gün daha geride kaldı. Ancak suçluyu bulmaya çıkan bir sürü Kuruluş Kadrosu yetişimcisi olduğu için Bai Xiaochun’un arayışları sonuç vermedi.

 

Düşünmeye vakit ayıran Xiaochun, fevri davranamayacağında karar kıldı. Ve birkaç gün sonra geçici Kuruluş Kadrosu birimi dağılmaya başladı. Bai Xiaochun da bu noktada hafif bir şekilde mırıldanarak kan qi’si çekme amacıyla yollara düştü.

 

Çenesi kalkık bir şekilde kollarını sıvayıp üstün bir havayla şöyle diyordu: “Hmph! Bai Xiaochun’la kapışmak mı istiyorsunuz? Ben bu işte herkesten tecrübeliyim bir kere!”

 

O gece sağlam bir hasat elde etti ve bir noktada, diğer yerlerden çok daha güçlü kan qi’si barındıran bir mekâna erişti. Keyifli bir şekilde bir kısmını özümsese de fazla kalmaya cesaret edemedi.

 

İşler yarım ay boyunca bu şekilde devam etti. Ortalıktaki kişi sayısı arttığında duraksıyor, sayı azaldığındaysa daha çok kan qi’si çekmek için yollara düşüyordu. Kan kılıcı giderek daha katı bir hal almış, Ölmeyen Cennetsel Kral gücü ise çoktan yedi mamuta ulaşmıştı.

 

“Yakında on mamuta ulaşırım. O zaman Ölmeyen Cennetsel Kralın ilk seviyesi tamamlanacak ve Dağ Sarsan Darbeyi salabileceğim!!

 

“Ayrıca kan kılıcımın tamamlanmak üzere olduğunu da hissedebiliyorum!!” Bai Xiaochun giderek daha da heyecanlanıyordu.

 

Tabii Orta Tepe yetişimcileriyse kafayı yiyordu. Halihazırda gaddar olan bu kişilerin öldürme güdüleri yarım aylık Bai Xiaochun işkencesi neticesinde iyice alevlenmişti.

 

Yetişim geceleri asla istikrarlı olmuyordu. Çünkü Bai Xiaochun’un ne sabit bir takvimi vardı ne de rotası…

 

Kuruluş Kadrosu yetişimcileri daha fazla dayanamayacakları bir raddeye gelmişti. Bu özellikle de geri tepişler yüzünden kan kusan yetişimciler için geçerliydi.

 

“Kim bu kişi?!”

 

“O herifi öldüreceğim! Lanet olsun! Onu öldüreceğim işte!”

 

“Canına mı susamış bu herif? Yetişim basamağım istikrarsız olsa bile canlı canlı derisini yüzeceğim!!”

 

Tüm Orta Tepe ayaklanmıştı. Ömürleri boyunca böyle bir şey yaşamamış olan Kuruluş Kadrosu yetişimcileri kanlı ve öldürücü gözlerle sokaklara dökülmüştü.

 

Bai Xiaochun ise gördükleri karşısında şoktaydı. Hatta mağarasından adım atar atmaz gözlerini kızarana dek ovuşturmadan edememişti. Tabii sonra da Kan Qi’si Çalan Hırsıza sesli lanetler savurmaya başlamıştı.

 

Vakit ilerliyor ve hiçbir Kuruluş Kadrosu yetişimcisi suçluyu aramaktan vazgeçmiyordu. Kehanet ve alamet üzerine çalışanlar sorumlu kişiyi bulmaya uğraşıyordu. Ama bu sanatlarda sahiden başarılı olanların sayısı pek azdı. En ünlüleri olan Usta Tanrı-Kahin ise yaralarından ötürü kehanet gerçekleştiremiyordu. Haliyle Orta Tepenin alt kesimlerine düşen tek şey öfkeden kudurmaktı.

 

Bai Xiaochun aktivitelerini birkaç günlüğüne duraklatmıştı. Yeniden işe koyulduğundaysa tüm önemli alanlarda Kuruluş Kadrosu devriyeleri olduğunu fark etti. Görünen o ki tarikat halkı bu ortak problem karşısında alışılmadık bir şekilde birlik olmuştu.

 

Bai Xiaochun tamamen şoktaydı. Etrafta biraz dolandıktan sonra teslim olarak iç çekti. Mutsuz bir şekilde sıradaki hamlesine karar vermeye çalışırken de gözüne oldukça sessiz bir nokta takıldı.

 

“Burada devriye yok mu?” Gözlerini kırpıştırarak kimsenin olmadığını teyit etmek istercesine etrafı taradı. Sonra da buranın normalden daha güçlü kan qi’si barındıran bir yer olduğunu ve daha önce de buradan geçtiğini anımsadı.

 

Dolaşırken sıradan görünen bir mağaraya denk geldi. Bilgi toplamak adına yeşim kâğıdını çıkarttığındaysa gözleri ışıldadı.

 

“Daha önce buraya nasıl dikkat etmemişim? Buradaki tüm ölümsüz mağaralarının boş olması gerekiyor. Acaba burası kime ait? Oh neyse, birkaç nefes çekmekten zarar gelmez.” Bu düşünceyle dudaklarını yalayıp derin bir nefes aldı, alandaki kan qi’sinin kendisine akın etmesini sağladı. Büyük bir yığın da bizzat mağaranın içinden gelmişti. Neticede elde ettiği kan qi’si miktarı, normalde iki üç alanda elde edeceğinden fazlaydı.

 

“Burası bir harika!” dedikten sonra aynı yerde uzun süre kalmaya cesaret edemeyerek uzaklaştı. Ancak ertesi gece geri dönerek iki nefes daha çekti. Aynı şeyi üçüncü ve dördüncü gece de tekrarladı. Hiçbir şey yaşanmaması son derece neşe vericiydi, mağaraya gelip giden yoktu. En sonunda, yani beşinci günde, on nefese kadar devam etti.

 

Artık hiçbir problem çıkmadığından, mağarada kimse olmadığından emin olmuştu. Üstelik gün içerisinde yaptığı şeyi umursayan biri de yok gibi görünüyordu. Aynı şey gece için de geçerliydi!

 

“Hahaha! Cennetlerin gözleri var!” Altıncı günün gecesinde erkenden gelip nefes alışlarını başlattı. Artık Ölmeyen Cennetsel Kralın ilk seviyesini tamamlamaya hazırdı!

 

Teknik canlanırken alandaki kan qi’si de bedenine hücum etmekteydi. Elini sallayıp kan qi’si akışını çabucak özümsedi. Bu esnada ölümsüz mağarası sessizce gümbürdemeye başlamıştı. Muazzam miktarlarda kan qi’si çıkıyor, Bai Xiaochun’un Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğine yakıt oluyordu. Xiaochun’un bedeniyse karıncalanıp uyuşmaya başlamıştı ve güç oluşumu çok barizdi.

 

Hiç olmadığı kadar heyecanlanan Bai Xiaochun, elinden geldiğince çok kan qi’si çekme arzusuna kapılmış, herhangi bir önlem almaya gerek görmemişti. İçine akan koca nehir tam bir ölümsüz olduğunu hissettirmekteydi.

 

Doğrusu Bai Xiaochun’un arkasındaki mağara sahiden de boştu. Pek büyük olmayan bu mağara geçici olarak sahipsizdi, içerisinde bulunan tek şeyse kan renkli ufak bir şişeydi.

 

Şişenin ucunda da kan renkli bir erik çiçeği mevcuttu. Kıymetli bir hazine olduğunu anlamak için tek bakış atmak kâfiydi. Şişenin altında, koyulduğu yerin tam merkezinde ise parlak, kırmızı bir büyü formasyonu göze çarpıyordu.

 

Yakından bakılırsa tam ortada, şişenin mükemmel şekilde uyduğu ufak bir açıklığın var olduğunu görmek  de mümkündü!

 

Kan şişesindeki kan qi’si öylesine uçsuz bucaksızdı ki bir sıvı şekli alarak şişenin neredeyse tamamını doldurmuştu.

 

Ve Bai Xiaochun kan qi’si çekmeyi sürdürdükçe şişedeki sıvı hızla azalmaktaydı.

 

Bir tütsülük süreçte sıvının yüzde otuz kadarı tükenmişti. Bai Xiaochun neşeyle kan qi’si çekmeyi sürdürürken ise Kan Akımı Tarikatının farklı bir alanında farklı bir şey yaşanmaktaydı. Ata Tepesinin bir noktasında, erik çiçekleriyle kuşatılmış bir kan gölü mevcuttu. Burası adeta cennet gibiydi.

 

Gölün yanındaysa güçlü bir baskı yayan yeşil kapılı, koca bir mağara vardı. Kapının yüzeyinde de kan renkli bir erik çiçeği kazılıydı.

 

Mağaranın içi savurgan bir şekilde döşenmişti. Lamba görevini parlak inciler yerine getiriyordu, diğer her şey ruh taşlarıyla süslüydü. Ölümsüz mağarasının ortasında kan renkli maskesiyle bağdaş kurarak meditasyon yapmakta olan genç kadın ise Xuemei’nin ta kendisiydi!

 

Kızın gözleri ansızın açılmış ve kaşları çatılmıştı.

 

“Ne oldu? Orta Tepedeki kan şişem neden şok edici bir şekilde azalış gösteriyor?!”

 

Evet, Bai Xiaochun’un kan qi’si çekmekte olduğu mağara, Xuemei’nin nadiren gittiği resmi Orta Tepe konağıydı. Normalde Ata Tepesinde ikamet eden kızın Orta Tepedeki mağarasıysa garip bir mekandı; babası olan Başpapaz Limitsiz oranın eşsizliğini yıllar önce fark etmiş ve oraya kan qi’sini iyice güçlendiren, Orta Tepedeki her yeri aşmasını sağlayan bir büyü formasyonu yerleştirmişti.  

 

Xuemei de bu sebepten ötürü mağaraya, oradaki kan qi’sini yavaşça özümseyecek bir kan şişesi bırakmıştı. On yıl geçmiş ve şişe dolmaya çok yaklaşmıştı. Dolduğu vakit tarikatın gizli bir büyüsü üzerine yetişime başlayacaktı.

 

Kan şişesi zihniyle bağlantılı olduğu için yaşananları sezebiliyordu. Arada bir kan qi’sinde doğal bir azalma olurdu ve bu yüzden son yaşananlara dikkat etmemişti. Ancak şu anda gerçekleşen şok edici azalış haddinden fazla hızlıydı. Göz açıp kapayıncaya dek sıvının yüzde kırkı yok olmuştu.

 

Xuemei ani bir tedirginlikle doldu. Anka kuşunu andıran gözleri öfkeyle ışıldarken ayaklandı ve geceyi yaran bir ışık huzmesi şeklinde Ata Tepesinden Orta Tepeye yöneldi!

 

“Bu ani düşüşün sebebini bizzat görmem gerek!”

 

Bölüm 199 : Xuemei'nin Ölümsüz Mağarası

#Yani tepenin en bol qi barındıran mekanı ve etrafında devriye yok. Bir terslik çıkacağı belliydi. Peki bu gizemli maskeli kızımız geldiğinde bizimkini iş üstünde yakalayacak mı acaba? Umarım kötü bir şey olmaz diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18167 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr