Bölüm 176 : Tek Gizli Miras

avatar
3758 0

A Will Eternal - Bölüm 176 : Tek Gizli Miras


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun cihazına ruhsal güç aktardığı anda yüz küsür yolun her biri göz kamaştırıcı ışıklarla aydınlanmıştı.

 

Kör edici ışıklar yayılırken gümbürdeme sesleri işitiliyor, mağarada cennetvari bir aydınlık oluşuyordu.

 

Bai Xiaochun’un ağzı açık kalmış, Zhou Xinqi’nin gözleri ise şüphe ve hayretle irileşmişti.

 

“Bu nasıl mümkün olabilir?!?!” dedi Zhou Xinqi.

 

Her biri bir mirası temsil etmekte olan yüz küsür yol da Bai Xiaochun’a açılmış görünüyordu. Yani Bai Xiaochun istediği herhangi bir mirası seçebilecekti.

 

Bu şok edici manzara Zhou Xinqi’yi afallatmıştı. Kendisi için sadece bir yol aydınlanmıştı, Hayalet Diş ise yirmi civarı yolla tüm tarikatı sarsmıştı.

 

Ama Bai Xiaochun gelmiş ve yüz küsür yolun da aydınlanmasını sağlamıştı…

 

Zhou Xinqi şok olmakla meşgulken yeni bir farkındalıkla sarsıldı; yollar aydınlanmanın yanı sıra yerçekimsel bir güç de yaymaya başlamıştı, adeta Bai Xiaochun’un ilgisini çekmeye çalışıyorlardı.

 

Bai Xiaochun’u etkilemeye çalışan yüz küsür miras yolunun hayret uyandırıcı manzarası Zhou Xinqi’nin zihnini uyuşturmuştu.

 

Bai Xiaochun da aynı derecede şaşkındı. Bu esnada Dao Tohumu Dağının baş kıdemlileri olanları sezerek şok olmakla meşguldü. Hatta başpapazlar da olan biteni fark edip gözlerinin irileşmesinden nasibini almıştı.

 

“Son Cennet Daosu Kuruluş Kadrosu yetişimcisi bile böyle bir şey yapamamıştı...”

 

“Bu tek bir şeyi ifade ediyor olabilir: Bai Xiaochun Qi Yoğunlaşma aşamasının akıl sır ermez yüksekliklerine erişmiş!”

 

Dao Tohumu Dağı dışarısında yüzün üzerinde ışık sütunu yükselmiş, bulutlara çıkan bu sütunlar çıraklar arasında da bolca ilgi uyandırmıştı. Neticede benzer bir manzara bir ay önce Hayalet Dişin sağladığı yirmi küsür sütunla da ortaya çıkmıştı.

 

Tabii ki bu defa yüz küsür ışık sütunu oluşu tüm Ruh Akımı Tarikatı çıraklarının dilini bağlıyordu.

 

An itibariyle inzivada olan Hayalet Diş, kendisini teslim alan bir titremeyle bakışlarını göğe çevirmişti. Meseleyi bir an için dahi irdelemesine gerek yoktu.

 

“Bai Xiaochun...”

 

Shangguan Tianyou, Beihan Lie, Lu Tianlei ve diğer Seçilmişler de sarsılmıştı.

 

Atasal Karatüneldeki Bai Xiaochun güzelce yutkunup gözlerini kırpıştırdı, kalbi küt küt atıyordu. Yanındaki Zhou Xinqi ise ahşap bir tavuğa dönmüştü, çıt çıkartamıyordu. Bai Xiaochun en sonunda çenesini kaldırıp kollarını sıvadı.

 

“Ai” diye mırıldandı. “Parmağımı bir şaklatışımla Ben, Bai Xiaochun, yüzün üzerinde mirasa kendimi kabullendirdim. Resmen mükemmel. Tabii bir yandan da baş ağrıtıcı. Nasıl seçim yapacağım şimdi?”

 

Tabii ki sesini Zhou Xinqi’nin duyabileceği yükseklikte tutmuştu. Yüzü kararan kızın kalbi, birbiriyle çatışan sayısız hisle dolmaktaydı.

 

Ansızın, duvarın boş bir kısmı gibi görünen bir alanda bir çatlak belirdi ve mağaranın içi kör edici, güneşimsi bir ışıkla dolmaya başladı.

 

Buna eşlik eden inanılmaz baskı diğer yüz mirası tamamıyla aşmaktaydı. O çatlaktaki mirasın diğerlerinden çok daha güçlü ve baskıcı olduğu kesindi!

 

Yoğun bir yerçekimsel kuvvetle sarmalanan Bai Xiaochun, göz açıp kapayıncaya dek o çatlağa doğru sürüklenmeye başladı. Şok edici bir şekilde içeriye çekilmesi an meselesiydi.

 

Tabii diğer miraslar da pes etmeye gönüllü olmuyor, kendi kör edici ışıklarını göndermeye devam ediyordu. Ancak durumu değiştirmek için yapabilecekleri hiçbir şey yoktu ve yavaşça sakinleşmeye başlamışlardı.

 

Tüm bunlara tanık olan tek kişi Zhou Xinqi idi ki o da öylesine sersemlemişti ki buradan ayrılması gerektiğini bile unutmuştu. Aklındaki tek şey yüz küsür mirasın tedirgin ve hevesli bir şekilde ortaya çıkışı ve açılan son yolun orijinal gurubun bir parçası gibi bile görünmüyor oluşuydu.

 

Bai Xiaochun’un bu güçlü ve dominant miras tarafından çekilişi esnasında Ruh Akımı Tarikatının dokuzuncu tepesinde yer alan beş başpapaz tamamen sarsılmıştı.

 

Çoktandır Bai Xiaochun’a dikkat kesilmişlerdi, bu dikkat son şok edici gelişmelerden önce de mevcuttu. Hatta ilahi bir iradeyle ona en iyi tekniği seçmesi konusunda yardımcı olmaya hazırlanıyorlardı.

 

Sonuçta Bai Xiaochun, bir Cennet Daosu Kuruluş Kadrosu yetişimcisi olarak tarikat için fazlasıyla değerliydi.

 

Ama hemen ardından orijinal gruba ait olmayan bir yol doğmuş ve başpapazlar ilahi iradelerini salamadan Bai Xiaochun’u kendine çekmişti.

 

“O şey...”

 

“Bai Xiaochun ne biçim bir kadere sahip!?!?”

 

“O miras yıllardır kendisini göstermemişti! Oranın tek gizli mirasıydı!”

 

Herkes şok olurken Bai Xiaochun da yerçekimsel kuvvet tarafından çekilmiş ve en nihayetinde kendisini taş bir odanın içerisinde bulmuştu.

 

Az önce en karanlık geceden dahi karanlık olan oda, adımını atışıyla parlak ışıklarla kaplanmıştı.

 

Bai Xiaochun tereddütlüydü, bu yaşananların ne ifade ettiğinden emin değildi. Sonuçta o bir miras seçmemişti; bu miras kendisini seçmişti. Yine de toparlanıp etrafını incelemeye başlaması çok sürmedi.

 

Taş oda pek büyük sayılmazdı ve tam ortasında taş bir kitap mevcuttu!

 

“Bu da ne?” diye mırıldanarak ilerlemeye başladı. Ve hemen hemen aynı saniyede kitabın üzerinde göz alıcı bir şekilde yazılı bulunan kelimeleri fark etti.

 

“Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü!” Bai Xiaochun’un gözleri irileşmişti. Tek başına isim bile son derece etkileyiciydi, kitabın ne kadar sıra dışı olduğunu hayal edebiliyordu.

 

“Güney yaka Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatına ve kuzey yaka da Cennetkarışı Şamanik Kontrol Büyüsüne sahip. Acaba bu Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü ikisinin birleşimi olabilir mi?”

 

Bai Xiaochun taş kitabı incelemeye devam etmiş ve tekniğin tanıtımı karşısında soluksuz kalması çok sürmemişti. Genel bir tanıtım olsa da şok edici olduğu şüphesizdi. “Gerçekten Cennetkarışı Nehri suyu kullanılarak mı yetişimi yapılıyormuş?”

 

Tanıtıma göre Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü kişinin bedenine Cennetkarışı Nehri suyu çekmesi ve bu sayede güçlenip gelişmesini içeriyordu. Dört seviyeye ayrılıyordu, başlangıç, orta, ileri ve son olarak Öz benzeri!

 

Üstelik Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü yetişimi yapmak kişiye Cennetkarışı Dharma Gözü denilen bir Daoist büyüsüne erişme şansı tanıyordu!

 

Bu teknik de bir kontrol gücü salabiliyordu lakin seviyesi Qi Yoğunlaşmadan tamamen farklıydı. Qi Yoğunlaşmada kontrol qi kullanımı yoluyla gerçekleşirdi, Kuruluş Kadrosunda ise gözün tek bir bakışı her şey üzerinde kontrol sağlayabilirdi!

 

Bai Xiaochun bilgileri incelemeye devam ederken taş kitap ansızın bulanıklaşmış ve her biri farklı bilgiler içeren dört büyü sembolü kendisini göstermişti. Onlara bakmak ise Bai Xiaochun’un iyice sarsılmasına yol açmıştı.

 

“Cennetkarışı Nehri suyuyla yetişim. İlk seviyede bir damla su yoğunlaşır. İkinci seviyede bir kadeh. Üçüncüde bir taş ve dördüncüde… bir kazan!” Bai Xiaochun öyle şoktaydı ki dili ağzından çıkıvermişti. Zheng Yuandong’un Cennetkarışı Denizi dünyadaki tüm ruhsal enerjinin kaynağıdır deyişini aklından çıkartamıyordu.

 

Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü öylesine üstündü ki Cennetkarışı Nehri suyunu özümseyebiliyordun...

 

Muhtemelen yalnızca Kuruluş Kadrosuna uygun olması iyiydi. Bai Xiaochun, daha ileride kullanılması durumunda ne kadar güçlü olabileceğini hayal dahi edemiyordu…

 

Ansızın elini salladığını ve Cennetkarışı Nehrindeki dört büyük dalı kuruttuğunu görür gibi oldu.

 

Sonra da kendisini havada süzülür ve Cennetkarışı Denizini de kendi ruhsal denizine dönüşürken gördü.

 

“Ne kadar güçlü!!” derken soluğu kesilmişti. Cennetkarışı Dharma Gözü büyüsü ise daha da sarsıcıydı. Tek bakışta her şey üzerinde kontrol sağlayabilmek…

 

“Bu üzerinde çalıştığım İnsan Kontrolü Ulu Büyüsüne çok benziyor!!” Bu teknik sadece Kuruluş Kadrosuna uygun olsa da Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsünün kendisi için yapıldığına kanaat getirmesi çok sürmemişti!

 

Vakit geçmekteydi. Bai Xiaochun uyumuyor veya yemek yemiyordu. Taş odada kalıyor, Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü için aydınlanma yaşamaya çalışıyordu. Bir ayın sonunda başarıya erişememiş ama tekniği zihnine kazımıştı. Bu noktada istemeyerek de olsa ayrılmaya karar verdi.

 

“Eğer doğru düzgün yetişim yapmak istiyorsam Cennetkarışı Nehrinden bir damla suya ihtiyacım olacak!” Bu düşünceyle dişlerini sıktı, cihazını çıkartarak taş odadan ayrıldı. Yeniden ortaya çıktığında Atasal Karatünelin girişindeydi. Hiç tereddüt etmeden orayı da terk etti.

 

Fark etmemiş olsa da o ayrılırken birkaç ilahi irade akışı şok ve beklenti içerisinde titreşmekteydi.

 

Bai Xiaochun, sonraki günleri Dao Tohumu Dağının aşağılarında, Cennetkarışı Nehri yakasında geçirdi. Orada bağdaş kurup oturarak altın suların akıp geçişini izledi. Sudaki ruhsal gücü ve yaydığı korkunç dalgalanmaları sezebiliyordu. Arada bir de iki elli büyü hareketleri gerçekleştirip bir damla su çekmeye çalışıyordu.

 

Ancak bir kez olsun başaramamıştı. Ne yaparsa yapsın suyu etkileyemiyordu. Su öyle ürpertici bir güçteydi ki dokunmaya çalıştığı anda bedenini eritebilirdi.

 

Birkaç gün daha geride kalırken yine en ufak bir başarı tadamadı. Bir süre sonraysa bu konuda Büyük Kardeşi tarikat liderine danışmaya karar verdi ve ondan bir damla Cennetkarışı Nehri suyu içeren yeşim bir şişe teslim aldı. Tarikatın başpapazları arada bir farklı yollarla nehir suyu toplar ve bu sular, farklı amaçlarla kullanmayı hedefleyen Kuruluş Kadrosu yetişimcilerine ödül olarak sunulurdu.

 

Bai Xiaochun, Büyük Kardeşi ile gerçekleştirdiği konuşma neticesinde Cennetkarışı Nehri suyunun Kuruluş Kadrosu yetişimcileri için kritik bir malzeme olduğunu idrak etmişti. Bu suya ihtiyacı olan tek kişi kendisi değildi; tüm miraslar Cennetkarışı Nehri suyu gerektirmekteydi.

 

Ruh Akımı Tarikatının mirasları oldukça karmaşıktı. Yaratıklara, kılıçlara ve ruh güçlendirmeye dayalı miraslar söz konusuydu. Ve bambaşka yollara sapan Kan Akımı Tarikatı, Engin Akım Tarikatı, Hap Akımı Tarikatı da Cennetkarışı Nehri suyu kullanıyordu. Mesela Kan Akımı Tarikatı sudan, ruh kanı yapmak için faydalanıyordu. Engin Akım Tarikatı kendilerine ikinci ruh bedenlerini yaratıyor veya silahlarını dövüyordu. Hap Akımı Tarikatı ise tabii ki ilaç yapımına odaklanıyordu.

 

Son olarak bilinmeliydi ki tüm miraslar bu suyu geçici ve az miktarlarda kullanmaktaydı. Bai Xiaochun’un tekniği olan Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsü ise çok daha dominanttı. O, suya geçici değil kalıcı olarak ihtiyaç duyuyordu!

 

Ödünç almak ve sahip olmak arasındaki farksa dünya ile cennet kadardı!

 

#Yalnızca bizimki için kendisini gösteren gizli miras! İsmen ve tanıtım olarak da son derece uygun görünüyor. Bizleri yine ilginç güçler ve gelişmeler bekliyor, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18144 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37406 Bölüm Sayısı


creator
manga tr