Bölüm 171 : ***

avatar
3495 0

A Will Eternal - Bölüm 171 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun şaşkına dönen klan topluluğuna bakıp ne kadar da şaşaalı bir durum diye eğlenmeye başlamıştı. Hou Yunqing’in yüzündeki şaşkın ifadeyse arkadaş olduğu kişinin kimliğini yeni fark edermiş gibiydi. Bai Xiaochun bu tavrı biraz hakir görse de karşılaştığı muameleden memnundu.

 

Kuru bir şekilde öksürüp Hou Yunqing’in sırtını sıvazlayarak şöyle dedi: “Hadi artık, bu kadar rol yeter. Büyük Kardeşin Hou Yunfei bir süre önce bana senden bahsetmişti.”

 

Hou Yunqing bu cümleler sonrasında biraz utanarak ayaklandı. Gerçek şu ki Hou Klanındaki pozisyonu sayesinde Bai Xiaochun’u dükkâna adım attığı saniyede tanımıştı. Hou Klanından Bai Xiaochun ile ilgili bilgi alalı çok olmuştu.

 

Hou Yunqing, klandaki kız ve erkek kardeşinin Bai Xiaochun’la samimi olduğunu biliyordu ve kendisi de onunla dost olmak istemiş ama bunun için fırsat bulamamıştı. Ansızın Bai Xiaochun gibi önemli bir isimle karşılaştığındaysa hemen harekete geçmesi gerekmişti. Tabii ki birini öyle alenen pohpohlamak olmazdı. Bunu dolambaçlı olarak gerçekleştirmek hem pohpohlayan hem de pohpohlanan taraf için daha rahatlatıcı olurdu.

 

Ve haliyle ziyafete gelene dek bu şekilde rol kesmişti… Doğrusu Bai Xiaochun’un bu rolü fark etme ihtimalinin de bilincindeydi. Zaten arada bir karşılaştığı muammalı gülümsemelerin sonucunda oyununun anlaşıldığını görmüş ama buna rağmen olabildiğince övgü sıralamayı kesmemişti.

 

Bu sırada Bai Xiaochun ve Du Lingfei birbirine bakmaktaydı. Ancak oturup eski günleri yad edecek zaman yoktu. Klan üyeleri Bai Xiaochun’un etrafında kümelenip fazlasıyla saygılı tonlarla selamlarını sunmaya, giderek daha da heyecanlanmaya başlamıştı.

 

Onca kişinin bir tanışma fırsatı için koşturuşunu ve Bai Xiaochun’un ellerini ardında kavuşturup takındığı gururlu pozu gören Du Lingfei, gülümsemeden ve Luochen Klanı tarafından kovalandıkları günü anımsamadan edememişti.

 

Gözlerinde karmaşık duygular belirirken iç çekti. Ancak bu iç çekişin ortasında ifadesi ansızın titreşmiş ve adımları Bai Xiaochun’a yönelmişti.

 

Tabii o adımını attığında Bai Xiaochun da bir şeyleri sezerek başını kaldırmıştı. Gökten, ürpertici bir hızla yaklaşmakta olan üç ışık huzmesi mevcuttu.

 

Bunlar iki erkek ve bir kadının oluşturduğu üç kişilik bir yetişimci topluluğuydu. Her biri öldürme güdüsüyle dolup taşıyordu ve şaşırtıcı bir şekilde hepsi de Kuruluş Kadrosuna aitti.

 

“Ölmeye hazır ol, Bai Xiaochun!” Alana yaklaşan üçlü üçgen bir formasyon almış ve hem imha gücüyle dolup taşan hem de zehirli, siyah bir sis taşıyan saldırılarını salmıştı.

 

Şekillenen siyah sisin içerisinde bir uçan kılıç, bir savaş baltası ve bir de davul mevcuttu. Bu güçlü büyülü nesnelerin üçü de Bai Xiaochun’u hedeflemişti.

 

Çevredeki klan üyeleri şok olarak korkuyla titremeye başlamıştı. Üç Kuruluş Kadrosu yetişimcisini görmek alarm çığlıkları doğurmaktaydı.

 

“Kuruluş Kadrosu!!”

 

Bai Xiaochun’un da ifadesi titreşmiş, tüyleri diken diken olurken bedeni ölümcül bir kriz hissiyatıyla dolmuştu. Gözleri irileşirken gözbebekleri kısıldı ve aklı Düşmüş Kılıç Dünyası ile Luochen Klanı olaylarına kaydı. Bir an önceki o gururlu rahatlığın yerini yine çelikten damarlar almıştı adeta.

 

“Sizler... beni öldürmek mi istiyorsunuz?” derken gözleri ışıldıyordu. Aslında üç suikastçının saldırılarından kaçınması mümkündü lakin etrafı sayısız gözlemci ve Du Lingfei ile çevriliydi. Üstelik etraftaki herkes Qi Yoğunlaşmadayken gelen üç suikastçı…

 

Kuruluş Kadrosu uzmanlarıydı!!

 

Yalnızca Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosu aşamasında olsalar da yetişimleri Kuruluş Kadrosu başlarının büyük çemberine yaklaşmıştı!  

 

Du Lingfei’nin önüne geçen Bai Xiaochun’un gözleri kanlanmış, görünümü Luochen Klanı ile yüzleştiği o anları andırmıştı. Kaçınmayacak veya kaçmayacaktı. Bunun yerine sağ elini kaldırıp tüm bedeninden kör edici bir altın ışık çıkarttı. Dokuz ruhsal denizinin ve Cennet-Daosu Kuruluş Kadrosunun doğurduğu güç patlamasıyla olduğundan çok daha büyük görünüyordu!

 

Akabinde altın rengi iri, illüzyon bir avuç önünde maddeleşmiş ve yaklaşan saldırıları durdurmak adına ilerlemeye başlamıştı!

 

Ve şok edici bir şekilde üç Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosu yetişimcisinin ortak saldırısını tek başına engellemeyi başarmıştı!

 

Du Lingfei sersemlemiş bir şekilde olanları izlemekteydi. Adeta etrafındaki dünya silinmiş, yeniden Luochen Klanı kovalamasına dönmüştü.

 

Karmaşık bir ruh halindeydi ve o anda kıyafetinin içerisindeki sağ eli ansızın bir nebze bulanıklaştı. Bir an sonra ise her zamanki güzel görünümüne geri döndü.

 

Bu yaşananları tarif etmek zaman almış olabilirdi lakin bir kıvılcım çıkışı kadar dahi sürmemişti. Bai Xiaochun karşı atağa geçerken korkunç gümbürdeme sesleri yankılanmış, suikastçıların doğurduğu siyah sis muazzam bir dağla buluşmuş gibi olmuştu.

 

Patlamalar yankılanmayı sürdürürken Bai Xiaochun’un altındaki zemin çatırdayarak ufalandı ve otuz metre çaptaki herkes sendeledi, hatta bir kısmı kan kustu. Ancak ölen yoktu.

 

Bizzat Bai Xiaochun tarafından korunan Du Lingfei en ufak bir zarar görmemişti. Ancak etraftaki masalar, çam ağaçları, dekoratif kayalar… her biri tamamen yok olmuştu.

 

Bu esnada siyah sis dağıldı ve içerisindeki uçan kılıç, davul ve savaş baltası bir kenara fırlatıldı.

 

Bai Xiaochun’un tek bir avuç saldırısıyla engellemiş olduğu üç suikastçı bariz bir şekilde şoktaydı. Ancak tam yeni bir saldırıya geçeceklerken Bai Xiaochun’un öfke dolu sesi işitildi: “Siz insanlar canınıza susamışsınız!”

 

Ardından hiç tereddütsüzce üçlü gruba doğru havaya atıldı.

 

Erkeklerden biri gerilemeye çalışmıştı ancak çok yavaştı. Kanatlarının yardımını alan Bai Xiaochun hemen hemen aynı saniyede adamın önünde belirmiş ve Boğaz Ezici Kavrayışın gücünü alan iki parmağını birleştirmişti.

 

Parmakların boğazla buluşması sonucunda çatırdama sesleri işitildi ve adamın gözleri irileşti. Parçalanan boğazından kanlar fışkıran adam Bai Xiaochun tarafından kenara fırlatıldı, hedefi uçan kılıcı ve savaş baltasını almaya çalışan diğer ikilinin önünü kesmekti.

 

Ceset bir patlama sesiyle birlikte parçalarına ayrılırken her yana kan pıhtıları yayılmaktaydı. Bu sırada arkasını dönen ve kan bulutunu yarıp geçen Bai Xiaochun’un ifadesi eşsiz bir gaddarlıktaydı.

 

Şu anda içerisinde patlama yapan öldürücü aurayı daha önce Luochen Klanı sayesinde edinmiş, sonra da Düşmüş Kılıç Uçurumundaki sayısız düşmanı katlederken pekiştirmişti. Hedefi… öldürmekti!

 

Kalan Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin kafatasları korkuyla karıncalanmaktaydı. Bai Xiaochun’un sergilediği güç beklentilerini tamamıyla aşıyordu.

 

“Demek Cennet-Daosu Kuruluş Kadrosu böyleymiş...” İkili acı bir bakış eşliğinde kaçmaya yeltendi. Bai Xiaochun’u öldürmek olasılık dışıysa yapılacak tek şey kaçmaktı. Ancak Bai Xiaochun’un buna izin vermeye niyeti yoktu.

 

İkilinin kaçmaya yeltendiği anda Bai Xiaochun, daha da kanlanan gözlerle hızlanmıştı. Kuruluş Kadrosu yetişiminin tüm gücü Bataklık Krallığı eşliğinde patlak vermişti. Gök kararıyor, şok edici bir baskı alçalıyor ve kaçmakta olan suikastçılar çığlıklar atıyordu.

 

Ardından Bai Xiaochun'un kanatları çırpıldı ve ardışık görüntüler bırakarak erkek yetişimciye yöneldi. Yüzü düşerek kendini savunmaya yeltenen adamınsa ölümlülüğün ilk prangasını aşan birinden gelen yumruktan hızlı olması mümkün değildi.

 

Yumruk gök gürültüsü misali patlarken adamın göğsü kelimelere dökülemeyecek bir güçle buluştu. Ve akabinde gözleri, organları, kemikleri ve eti parçalanırken kanlı parçacıklar dört bir yana yayılmaya başladı.

 

Geriye yalnızca kadın suikastçı kalmıştı. Dehşet çığlıkları atan kadın kaçmaya çalışmış ve hatta 300 metre kadar uzaklaşmıştı. Ancak Bai Xiaochun bu noktada dönerek sağ işaret parmağını salladı.

 

“Menekşe Qi Kazanı... Çağırma!”

 

Uçsuz bucaksız bir menekşe qi bu komutla birlikte kadının üzerinde dönerek muazzam bir kazana çevrildi.

 

Ve Bai Xiaochun yumruğunu sıktı!

 

Kazanın parçalanmasıyla oluşan yoğun patlama kadını anında baskılamıştı.

 

Göz açıp kapayıncaya dek bedenen ve ruhen işi bitirilmişti!

 

Ortamda sessizlik hüküm sürmekteydi. Bai Xiaochun’a dönük gözler şaşkınlık ve huşu doluydu. Cennet-Daosu Kuruluş Kadrosunun gücünü işitmişlerdi ancak bu Kuruluş Kadrosu suikastçılarının bu güç karşısında bırakın hedeflerini tamamlamayı, kendilerini dahi savunamadan ölmelerini beklememişti!

 

Herkes nefesi kesilerek bakakalmışken Du Lingfei son derece kasvetli bir ifadeyle şöyle dedi: “O üçü buraya nasıl geldi? Doğu Korusu Şehrinin ulu büyü formasyonunun aktif olmadığına inanamıyorum. Hemen hangi klanın sorumlu olduğunu görmek için kayıtları inceleyin. Bu şehrin resmi temsilcisi olarak bu meseleye bir açıklık getirilmesini talep ediyorum!

 

“Yetişim klanları tüm şehirde detaylı bir araştırma gerçekleştirecek. Şüpheli görünen herkes sorgulanacak. Suikastçılar o üçlüden ibaret olmayabilir!”

 

Bu sırada yukarıda sayısız ışık huzmesi belirmişti. Bai Xiaochun’un şehirde olduğunu işiten başpapaz ve liderler sırasıyla kendilerini göstermekteydi.

 

Aşağıdaki kanlı sahne başpapazların ifadelerini dalgalandırmıştı. Du Lingfei'nin sözlerini işitmekse her birinin öldürme güdülerini canlandırdı. Son birkaç aydır formasyondan sorumlu olan klanın başpapazı özellikle rahatsız görünmeye başlamıştı.

 

“Yoldaş Daoist Bai, Tanrıça Du: Li Klanı bu meseleyi kesinlikle sonuna dek araştıracak. Güneş ve ay şahidimiz olsun ki Ruh Akımı Tarikatına sonuna dek sadığız!!”

 

Bölüm 171 : Bai Xiaochun'a Suikast

#Bizimki Kuruluş Kadrosu falan tanımayacak bir güce erişmiş. Artık sıradan yetişimcilerin onun karşısında hiçbir şansı yok belli ki.
Bu arada bölüm arasında Du Lingfei'nin elinin ansızın bulanıklaşması detayını kaçırmadığınızı umuyorum. Kaçırdıysanız da hatırlatmış oldum 
Okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18130 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37399 Bölüm Sayısı


creator
manga tr