"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Yıldızlar Kralı - Bölüm 54 : Kavuşma


 

 

Saniyeler içinde aralarında olan mesafe sanki hiç yokmuşcasında kapanmıştı. Mely'nin hızı ile insanlar gözleri genişlemiş halde gerçekleşen olayları izliyordu.

Mely, Ersa'nın yanına geldiğinde üzerinde bulunan kanları umursamadan sıkıca kendisine sarıldı. O kadar sıkı sarıldı ki Ersa'nın vücudu hafif bir ağrı hissetti.

''Neden bu kadar geç kaldın?'' Mely'nin ağlamaklı sesi Ersa'nın kulaklarına güzel bir melodi gibi gelmişti.

Mely'e sarıldı ve saçlarını okşadı. ''Üzgünüm. Seni endişelendirdim. Sadece beklediğimden uzun sürdü.''

Ersa'nın sesini dinleyen Mely içinde hoş bir his yaşadı. Özlediği bir sesti bu. Dakikalarca Ersa'ya sarılı duran Mely, onlarca kişinin hayretler içerisindeki bakışları altında hiçbir şeyi umursamıyordu.

İzleyenlerin ise neredeyse dilleri tutulmuştu. En fantastik hayallerinde bile böyle bir durumu hayal etmemişlerdi. Buz gibi kişiliği olan kişi, yanına kimseyi yaklaştırmayan kişi inisiyatif kullanarak birine sarılmıştı ve ağlıyordu.

Mely’nin yanına bu zamana kadar hiçbir erkek yaklaşamamıştı. Cesaret eden ise kötü hazin bir sonuçla karşı karşıyaydı. Akademideki kızlar bile Mely ile çok yakın olamıyordu.

Bu nedenle bomba gibi zihinlerine düşen bu sahne gözlerini ovuşturmalarına sebep olmuştu.

''Beni çimdikle. Bu bir rüya olmalı.''

Bir genç yanındaki arkadaşını dürttü ve bunun hayal olmasını umdu. Birkaç dakikanın ardından Ersa, bakışların arasında daha fazla kalmak istemediğinden Mely'nin kulağına fısıldadı. ''Hadi başka bir yere gidelim. Burada birçok insan var.''

Mely, Ersa'yı isteksizce kollarının arasından bıraktı ve güzel gözleri ona çevrili halde sordu. ''Nereye gideceğiz?''

Ersa gülümseyerek üstünü gösterdi. ''İlk önce duş alıyım. Buluşma yerinde buluşalım.''

Mely, şaşkınlıktan Ersa'nın kanlı vücudunu unutmuştu. Endişeli bir sesle sordu. ''Yaralı mısın? Neyin var?''

Ersa gülümsedi. ''Hayır, benim kanım değil bu. Tamamen iyiyim.''

Ersa'nın rahat ifadesini gören Mely rahatlamıştı.

İkili herkesin bakışları altında ayrıldılar. Mely, buluşma yerine geçerken Ersa duş almaya geçmişti. Odasına geçtiğinde kimse yoktu. Muhtemelen Berk ve Ray dersteydiler.

Mely beklediğinden dolayı çabucak duş aldı ve siyah bir kıyafet giydi. Sonrasında hemen buluşma alanına doğru yola çıktı.

Buluşma yerlerine vardığında sabırsız bir bedenin alanda dolandığını gördü. ''Mely.''

Nazik bir sesi duyan kız, mutlu yüzünü çocuğa çevirdi.

Ne diyeceğini bilemiyordu. Neredeyse altı aydır görmüyordu Ersa'yı. Yaşadığı konusunda da çok endişeliydi. Hayatında değer verdiği çok insan yoktu ve onlardan birini kaybetme korkusu onu çok tedirgin etmişti.

Ersa, Mely'nin sessiz halini görünce gülümseyerek yanına gitti. ''Ne oldu?''

''Bir daha böyle bir şey yaparsan kesinlikle bende geleceğim.''

Mely'nin kesin konuşmasını duyan Ersa, şaşırmıştı.

''Ama ge-''

''Ama falan deme. Hiçbir bahane duymak istemiyorum. Bu konuda tartışmak istemiyorum.''

Mely'nin ilk defa böyle sinirli olduğunu gören Ersa söylediği şeyi kabul etmekten başka bir şey yapamamıştı. ''Tamam. Söz veriyorum, bir daha böyle bir şeye kalkışırsam seni de yanıma alacağım.''

Mely istediği sözleri duyunca hoş bir gülümseme verdi.

İkili karşılıklı çapraz bacaklı oturdu. ''Yolculuğun nasıldı? Hiçbir şeyi atlamadan anlatmanı istiyorum.''

Mely'nin böyle bir istekte bulunabileceğini bilen Ersa, derin bir nefes aldı. Yabani yol macerasında yaşadığı tecrübeleri düşündü. İnsanlara olan inancı bile bu yolculukta sarsılmıştı. Uyku düzeni bozulmuş, tam bir uykuya dalamaz olmuştu.

''... Yabani yolun dış kesimindeki hanlara ulaştığımda, ilk günümü plan yaparak geçirmek istediğim için bir oda kiraladım...''

Ersa olayları anlatırken, Mely'nin ifadesi sürekli değişiyordu. Özelikle ona saldıran üç haydutu öğrendiğinde kızgınlık ve endişe dolu bir ifadesi vardı. Ersa'nın yaralandığını da duyduğunda duygularının yoğunluğu daha da artmıştı.

O üç adamın Ersa'ya saldırdıktan sonra bir grup insana saldırdığını da öğrendiğinde ve Ersa'nın ifadesindeki suçluluğu gördüğünde kalbinde onun için acı hissetti.

Uzun ve acı dolu tecrübesinin her anını dinledi ve Ersa'nın ilk kez insanların saldırısına uğramasını, ilk kez bir insanı öldürmesini dinledi.

Karşısındaki çocuk büyük bir değişim geçirmişti. Mental olarak çok daha ileri seviyedeydi ve acı dolu değişiminde yanında olmadığı için daha çok pişmanlık duyuyordu.

Ersa saatlerce neler yaşadığını anlatırken güneş, aya yerini emanet etti ve karanlığı aydınlatma görevini verdi. Ama Ersa ile Mely hala konuşuyorlardı.

Uzun mu uzun bir sohbetin ardından Ersa, Mely'nin günlerinin nasıl geçtiğini dinledi, ancak Mely çok fazla bir şey yaşamamış günleri sade eğitimlerle geçmişti.

Artık çok geç olduğunu fark ettiklerinde Ersa ve Mely odalarına geçmek için oturdukları yerden kalktılar. ''Yarın akşam burada olacağım.''

Mely'nin sözlerine karşılık Ersa gülümsedi. ''O zaman yarın görüşürüz.''

Mely odaya geçtiğinde uyumadan onu bekleyen iki kız bulunuyordu. Kapının açıldığı sesini duyduklarında hemen ayaklandılar. ''Mely?''

Mely iki arkadaşına şaşkın bir bakışla baktı. Çok geç olmuştu ve uyumamışlardı. ''Evet?''

İki güzel kızda meraklı bakışlarla Mely'i süzüyordu. ''Tüm akademide konuşulanlardan haberin var mı?''

Mely neden bahsettiğini anlamadı. Bir süre durduktan sonra aklına Ersa ile olan sarılması geldi. O an kızarmasını engelleyemedi. Yoksa?

''Ersa adlı çocuğa herkesin içinde sarılmışsın. Hatta ağlamışsın.''

Mely, dediğinin doğru çıktığını öğrendiğinde bu durumun sıkıntılı olacağını düşündü. Neden kendisini tutamamıştı?

''Doğru mu?'' İki kızda sanki anlaşmış gibi konuştuklarında Mely öylece ikisine bakmıştı.

Uzun bir bekleyişin ardından doğruyu söylemeye karar verdi. Hem bu şekilde Ersa ile olan arkadaşlığını saklamak zorunda kalmazdı. Ayrıca düşündüğünde bunu saklamak da istemiyordu. Neden saklamalıydı?

''Doğru.''

İki kız afallamıştı. Bu soruyu sormalarına rağmen doğru olmasını beklemiyorlardı. ''Sen, şaka yapıyorsun değil mi?''

''Evet, evet. Mely şaka yapıyor olmalısın.''

Mely çok ciddi bir ifade takındı. ''Hayır, söylentiler doğru. Ersa benim çok yakın bir arkadaşım. Uzun süre görmediğimden dolayı endişelendim ve ona sarıldım.''

İki kızda böyle bir itiraf beklemiyorlardı. ''Sadece arkadaşın mı?''

Mely, biran suskun kaldığında iki kızında kalp atışları yükselmişti. ''Evet, sadece yakın bir arkadaşım.''

Mely'nin soğuk kişiliği ile bir erkeğe sarılması ikiliyi hala çok şaşırtsa da, arkadaş olduklarını duyunca şaşkınlıkları daha hafiflemişti.

...

Ersa, odasına girdiğinde onu bekleyen iki arkadaşı da vardı. Akademinin tamamında dolaşan dedikodularla hayrete düşmüşlerdi. Mely'nin, Ersa'ya sarılması? İmkansızdı. Ersa'nın Mely ile alakası olmadığını biliyorlardı.

Ersa içeri girince hemen onu çektiler ve sorguya aldılar. ''Ersa, bugün Mely ile sa- sarıldığınız doğru mu?''

Ersa şaşkınlıkla arkadaşlarına baktı. Kendisinin gelişi için bir şey demiyorlardı ama ilk önce böyle bir şeyi mi soruyorlardı.

İç çekti ve ''Doğru.'' dedi.

''Neeee!?''

''Hey, hey! Bizi mi kandırıyorsun dostum. Senin o kızla bir ilgin olmadığını biliyoruz.''

Ersa, iki arkadaşına gözlerini devirdi. ''Sonradan tanıştım ve yakın arkadaş olduk.''

Ersa'nın ciddiyetle konuştuğunu gören Ray ve Berk'in şaşkınlıklarından ağızları açık kalmıştı.

''Sen ciddisin!''

''İnanamıyorum. Hayallerin perisi Ersa ile çok yakın arkadaş. Hatta ona sarıldı!''

Berk ve Ray'in şebek hallerini gören Ersa ikiliye sadece kafasını iki yana sallayarak bakmakla yetindi.

Ray ve Berk, konuyu derinlemesine konuşmak istediler ama Ersa'nın kişiliğini biliyorlardı. Ne kadar ısrar etseler de bu konulardan bahsetmeyecekti. Hatta üstün körü bahsetmişti. 'Sonradan tanıştım.' diyerek.

Ersa'yı sorguya çektikten sonra iki çocukta kendisine bir anda sarıldı ve gülümsedi. ''Geri döndüğüne çok sevindik dostum.''

Ersa ne dese bilememişti. Bu ikilinin tepkileri çok tuhaf değil miydi? Şimdi mi bundan bahsediyorlardı?

Bu duruma nutku tutuldu.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 465

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17780 Üye Sayısı
  • 486 Seri Sayısı
  • 24183 Bölüm Sayısı


creator
manga tr