Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Yıldızlar Kralı - Bölüm 9 : Bedensel Dövüş Sanatları


Ersa gelince babası yanına giderek elini omzuna koydu. "Ersa bu kişi ülkemizde tıp yolunda zirvede bulunan biri. İnsanlar yeteneklerinden dolayı ona Büyük Tıp 
Azizi olarak sesleniyor. Senin durumuna bir bakmasını istiyorum. Olur mu?"

Ersa içinde yayılan sıcaklığı hissetti. Babasının onun için olan çabası kalbina yanan bir orman gibi yayıldı. Tıp azizinin onun durumunu düzeltebileceğini düşünmüyordu. Kendisi tıp da bulunan her yolu okumuş ve teoriler üretmişti buna rağmen sonuç yoktu.

Yinede babasına bunu söylemek istemedi. ''Evet baba.''

Ersa kabul edince Tıp Azizi ve Ersa, Ersa'nın odasına geçti. Diğerleri de dikkat dağıtmamak için dışarıda kaldı. Tıp Azizi, Ersa'nın odasına girince odanın görüntüsü karşısında kısa bir süre afalladı. Odanın içinde sayamadığı kadar çok kitap vardı. Şaşırtıcı şey bu kitapların seviyeleriydi. Tıp, simya, yetiştirme yolları...

Usta seviyesinde okunabilen kitaplar her yerdeydi.

Tıp Azizi karmaşık bir ifade ile Ersa'ya baktı ama yine de bu konu hakkında bir şey söylemedi. ''Evlat, gel yanıma otur. Durumunu kontrol edeyim.''  Tıp Azizi, odada boş olan bir alana geçip bacaklarını çaprazlayarak oturdu. Ersa da bir şey söylemeyip Tıp Azizi'nin dediğini yaptı.

Tıp Azizi elini Ersa'nın alnına koydu ve enerji aktarımına başladı. Vücudunda bir sorun bulamadığı için bir miktar şaşırdı. Elini alnından alıp, Ersa'nın çekirdek noktasına bastırdı. Tekrar enerji yolladı ama bu sefer yolladığı enerji, çekirdeğin durumunu kontrol etmek içindi.

Çekirdeğin orada olduğunu kontrol ettikten sonra daha fazla şaşırdı. Sorun yok gibi gelmişti. ''Evlat, çekirdeğe enerji çekmeni istiyorum. Durumun ne olduğunu kontrol etmeliyim.''

Ersa kabul edip çevredeki enerjiyi hissetmeye çalıştı. İlk seferinde otuz dakika da hissettiği halde ileri zamanlarda çok kez denediği için enerji hissiyatı çok artmıştı ve on dakika içinde enerji ile temasa geçti. Yavaşça enerjiyi çekirdeğine yönlendirmeye başladı. Enerji tam çekirdeğe çekilecekken çekirdekten yükselen bir siyah ışık enerjiyi geri itti.

Bunları hisseden sadece Ersa idi. Tıp Azizi yüzeysel olarak bir şeyler hissediyordu sadece. Ersa çekirdeğin tepkisinden sonra gözlerini açtı. ''Enerjiyi kabul etmiyor.''

Tıp Azizi düşünceli bir şekilde birkaç dakika durdu. Ardından ayağa kalkıp odadan dışarı çıktı. Karmela'yı dışarıya çağırdı ve gölün yanına ilerlediler.

Karmela umutlu gözler ile Tıp Azizi'ne bakıyordu. ''Sorun nedir? Tedavi edilebilir mi?''

Tıp Azizi sıkıntıda gibi görünüyordu. ''Hayatımda böyle bir şeyi ilk defa gördüm. Sorunun ne olduğunu çözemedim bile. Çekirdek nedenini bilmediğim bir şekilde enerjiyi reddediyor.'' bir süre bekleyip kısa bir iç çekti ve devam etti. ''Sanırım hayatı boyunca yetiştirme yolunda ilerleyemeyecek.''

Son sözleri duyduğu zaman Karmela'nın vücudu titredi. Kalbinde tarif edilemez bir acı yayılmaya başladı, acısının en büyük nedeni önündeki kişinin ülkenin en iyi doktoru olmasıydı. Eğer bu kişide tedavi edilemez diyorsa, tedavi olsaydı bile, bulmak neredeyse imkansız olmalıydı. ''Geldiğiniz için teşekkür ederim Tıp Azizi.''

Tıp Azizi'ne daha fazla bir şey sormadı ve vedalaştı. Tıp Azizi ayrıldıktan sonra odanın içine döndü. Ersa, Ela ve Alvina evde bekliyorlardı. Ersa, babasının durumunu fark etmişti ve ümitli de değildi. Babasına doğru yaklaştı. ''Baba, sorun değil. Yetiştirme yolunda ilerleyememem önemli değil. Benim ilgimi çeken başka şeylere yönelebilirim. '' babasına geniş bir gülümseme verdi.

Karmela, oğlunun tesellisini duyunca kalbindeki acı azalmak yerine artmaya başladı. Bu durumuna rağmen ailesini düşündüğü için böyle konuştuğunu biliyordu. Ersa'nın insanı sakinleştiren yakışıklı yüzüne baktı, gülümsemesini izlerken onu ilk bulduğu zaman aklına geldi. O zaman yeşillikler üzerinde uzanırken insanlara verdiği tarifsiz rahatlığı hatırladı.

Şimdi büyümüş ve çok yakışıklı bir erkek olmuştu. Gülümsemesi kalbine huzur veriyordu. ''Mnn. Oğlumun güçlü olduğunu ve bununla yılmayacağını biliyorum.''

Ela yanlarına geldi. '' Hep birlikte olduktan sonra hiçbir şey önemli değil.'' konuşurken Ersa'ya sıkıca sarıldı. Karmela da onlara eşlik edip ikisine sarıldı. ''Hey! Beni niye dışlıyorsunuz?'' Alvina alınmış bir sesle konuşup yanlarına koştu ve aralarına girerek onlara sarıldı.

Ersa, ailesinin sıcaklığı karşısında gerçekten yetiştirme yolunun değersiz olduğunu hissetti. Ailesine sahip olduktan sonra çekirdeğinin olmamasının oldukça önemsiz olduğunu düşünerek ailesine daha sıkı sarıldı.

...

Ersa odasına geçince gözleri parlıyordu. Artık boş durmak istemiyordu. Kütüphanede okuduğu yetiştirme yolu kitaplarını düşündü. Eğer bedensel dövüş sanatlarına, yetiştirme yolunda ekleme yaparsa ne olacağını düşünüyordu. Bu düşünceyi bir uzman bilseydi o kişinin kesinlikle deli olduğunu düşünürdü.

Ersa, zihninde yapacaklarını toparladıktan sonra babasının yanına gitti. Babası gölün yanında yetiştirme yoluna çalışıyordu. Genellikle babasının hep boş zamanlarında çalıştığını görüyordu. Evde olmadığı zamanlarda çok oluyordu. Ersa, evde olmadığı zamanlarda babasının yetiştirme yolu için bir yerlere gittiğini tahmin ediyordu. Hep babasının seviyesini merak etmiş ama hiç sormamıştı. En azından gökyüzü evrimi seviyesinde veya daha yüksek olması gerektiğini biliyordu. Öbür türlü uçabilmesi imkansızdı.

'' Baba? " Ersa'nın seslenmesi ile Karmela, oğluna döndü ve yüzünde bir gülümsemeyle konuştu." Ne oldu, Ersa?"

Ersa kısa bir iç çekti. "Baba ben uzun süre düşündüm ve bedensel dövüş sanatlarında ilerlemeye karar verdim." Ersa kararlı bir şekilde konuşarak, kendinden emin gözler ile Karmela'ya baktı.

Karmela, Ersa'nın isteğini duyunca kısa bir süre afalladı. Bedensel dövüş sanatlarını biliyordu. Yetiştirme yolu hem iç, hemde dış dövüş sanatları üzerinde odaklanırdı ama bu yola öncülük eden iç enerjiydi.

Bedensel dövüş sanatları ise sadece dış vücuda odaklanmış durumdaydı. Enerji kullanımı yoktu, vücudu zorlu yöntemlerle arıtarak bu yolda ilerlenilirdi. Bu yolun zorluğu o kadar fazlaydı ki başlayan kişiler dayanamaz ve çalışmayı bırakırlardı. Yetiştirme yolundan onlarca kat zordu. Buna rağmen kalfa seviye dövüş gücünün ilerisine ilerlenemiyordu. Bu seviye bedensel dövüş sanatlarının sonuydu.

Bu nedenle Ersa'nın söylediği şey karşısında bir süre konuşamadı. Ersa, babasının durumunu fark etti ve konuşmaya başladı. "Baba endişelenmene gerek yok. Bedensel dövüş sanatlarında ilerlemenin çok zor olduğunu biliyorum. Kalfa evre dövüş gücünden fazlasını elde edemeyeceğimin de farkındayım ama ben- ben denemek istiyorum. En azından bir şeyler yapmak istiyorum. Öylece durup kaderimi kabullenemem. Beni durdurmaya çalışmak yerine yanımda olmanı istiyorum baba. " Ersa'nın söylediği her kelime Karmela'nın kalbine bir darbe vuruyordu. Ersa'ya sevgi dolu gözlerle baktı." Anladım oğlum. Sana inanacak ve yanında duracağım. "

" Beni yok saymıyorsunuz değil mi? " o sırada gelen ses ile iki kişide sese yöneldi. Ela karşılarında durmuş, gözlerindeki yaşlar ile onlara bakıyordu.

"Anne." Ersa yumuşak bir ses ile mırıldanarak karmaşık bir ifade ile annesine döndü. "Hahaha, gerçekten de benim ailemsiniz." Karmela içten gelen bir kahkaha attı ve konuşmaya devam etti. ''Ersa, bir saat içinde şehre gidip, sana bedensel dövüş sanatları için kitaplar alıyım. Ne dersin?''

Ersa'nın gözleri parıldıyordu. ''Evet baba. Teşekkürler.''

Karmela gülümsedi ve eğitimine geri döndü.

Bir kaç saat sonra Karmela onlarca kitapla geri döndü. Ersa, kitapları aldıktan sonra odasına kapandı ve dayanamayarak kitapları okumaya başladı. Kitapları yavaş yavaş okudu ve hepsini zihninde karşılaştırarak, bir deftere not almaya başladı. Kendi düşüncesine göre en iyi çalışma planını oluşturuyordu. Bedensel dövüş sanatlarında genel bir ilke vardı. Kendini aşırı zorlamak!

İnsan vücudundaki tüm kasları zorlaman lazımdı. Buna iç kaslarda dahildi. Beslenme ise arkasından geliyordu. Düzenli bir şekilde besin alınmalıydı ki verilen çabalar boşa gitmesin.

Bedeni aşırı zorlayarak, yapılan eğitimden sonra dış yardım alınırdı; haplar. Alınan enerji hapları vücudun yapısını yeniden oluşturarak, bedeni arındırırdı ve gücü arttırırdı. Ama en zor kısım eğitimdi. Bir insanın dayanabileceği sınırlar sürekli aşılıyordu. Her gün ağrı dolu bir beden ile eğitim sürüyordu.

İnsanlar böyle acı dolu bir eğitimi pek tercih etmiyorlardı. En azından yetiştirme yolu varken hiç tercih ediliyordu. Bu nedenle unutulmuş, kullanılmayan bir sanattı; bedensel dövüş sanatları.

Bir kaç gün boyunca kitapları okuyup, analiz ettikten sonra Ersa eğitime başlamaya karar verdi. Onun eğitimi için çevresinde bulunan ortam çok uygundu. Orman, dağ, şelale ve bir çok şey daha vardı. Sabah beş civarında kalktı. Hazırlanıp, iyi bir kahvaltı yaptı. Ardından koşu eğitimine başladı. Ormana doğru yola çıktı ve hedefi dağın zirvesiydi. 

On beş dakika civarında koştuktan sonra nefes nefese kalmıştı. Göğsü yanıyordu ama kendini aşırı zorlamak ilkesine göre hareket ettiği için pes etmedi ve koşmaya devam etti. Beş dakika daha devam ettikten sonra neredeyse nefes alamıyordu. Göğsünde hissettiği acı çok fazlaydı, kusma hissi boğazından yükselişe geçmişti. Koşma hızı da bariz bir oranda azalmıştı ama yinede koşmayı bırakmadı. Acı hissini bastırarak on dakika daha koşmaya devam etti.

Gözleri on dakikadan sonra titriyordu. Ayakları adım atamayacak hale gelmişti ve bir an içinde istemsiz bir şekilde yere düştü. Durmadan öksürüyordu. Kusma hissi o kadar fazlaydı ki kendisini berbat hissediyordu ve hala dağın eteğine varamamıştı. Gökyüzüne baktı yüzü ifadesizdi. Kendine geldikten sonra ayağa kalkarak sırada yapacağı şeye geçti.

Yüzmek! Yüzme sırasında tüm vücudu gelişecekti. Ormanda bulunan şelaleye geçti, kıyafetlerini çıkararak şelaleye atladı ve yüzmeye başladı. Yüzmenin ilk kısımlarında sorun yoktu ama zaman geçtikçe kolları, ayakları, omzu vücudunun her yeri ağrıyordu. Yine de yüzmeye devam etti. Neredeyse kaslarının yırtılmasını hissediyordu. Vücudunun her yerinde keskin bir ağrı ve yanma hissi vardı.

Daha fazla yüzmeye devam ederse artık halsizlikten boğulacağını düşünüyordu. Bu yüzden kendini aşırı zorlayarak şelaleden çıktı. Çıktığı gibi kendini toprağa bıraktı. Gözlerinin kapanmasını iradesi ile zar zor engelliyordu. Vücudunun her yerinden keskin bir acı hissediyordu.

Bir süre kendine gelmeyi bekledi. Nefes alış verişi ve ağrısı biraz hafiflediğinde ayağa kalktı. Ayağa kalkarken her kasında yaşadığı ağrı ile gülümsedi. Şuanda çektiği ağrılar ona göre bir şey değildi. Sadece bu ağrılardan sonra neler kazanacağını düşünüyordu.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1303

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1112

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 685

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 663

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16700 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22429 Bölüm Sayısı


creator
manga tr