"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Yıldızlar Kralı - Bölüm 8 : Geri Dönüş


Ersa öğretmenle konuştuktan sonra akademinin bahçesine çıktı. Sanki hiçbir şey duymuyor gibiydi. Robota benzer bir şekilde ilerliyor, elleri hareket etmiyordu. Çevre hassasiyetini yitirmişti. Biraz bahçede fırtınada sallanıyormuşcasına yürüyünce en son olduğu yerde diz çöktü. 

Etraftaki kişiler şaşırarak ona baktı.

Ersa onlar yokmuş gibi davranıyordu. Kafasını kaldırdı ve gökyüzüne baktı. Kalbine bıçaklar saplanıyor gibiydi.

''Hey, Ersa! İyi misin?'' Ersa'yı bu halde gören Ray yanına koşarak seslendi.

''...''

''Ersa! Ersa!''

Seslenmeler ışığında Ersa kafasını Ray'e çevirdi.

''Ray'' yumuşakça seslendi.

''Evet, benim. Neden burada duruyorsun. Hadi kalk odaya geçelim.''

Ray, Ersa'ya yardım etti ve beraber odaya geçtiler.

Odaya geçince Ray, Ersa'ya ne olduğunu sordu ama Ersa'nın cevaplamak istemediğini görünce daha fazla bir şey söylemedi. Ersa'nın yatağa uzanmasına yardım etti.

''Ersa benim şuan için işlerim var. Bir yere ayrılma olur mu?''

Ersa boş gözlerle tavana bakıyordu. Ray uzun bir iç çekti ve dışarı çıktı.

Ersa'nın zihni karmakarışık olmuştu. Hayalini kurduğu yetiştirme yolunda ilerleyemiyordu. Uzun süre olduğu yerde yattı. Akşam Ray ve Berk geldi. Ray, Berke neler olduğunu anlatmıştı ve ikisi de endişeliydi.

Ersa, anlamsız gözlerle yatağa uzanmış sanki hiçbir şey düşünmüyordu. Ertesi günde böyle devam etti. Ray ve Berk ne kadar Ersa ile konuşmaya konuşmaya çalışsa da karşılık alamıyorlardı. İkisi de işleri olduğu için odayı terk etti. Ersa ise tepkisiz durmaya devam etti. Ne kadar sürdüğü belli olmayan bir anda gözlerinde bir ışıltı vardı. ''Tıp yolunda öyle bir seviyeye geleceğim ki kendi çekirdeğimi tedavi edicem.''

Yatağından kalktı ve karnının guruldamasını duydu. Yemekhaneye gidip bir şeyler yedi ve direk kütüphaneye geçti. Yaşlı adama selam verdikten sonra kütüphanenin üçüncü katına geçti. Saatlerce kütüphanede durdu. Gökyüzünü karanlık sardı ve karanlığı ışık sarmaladı ama Ersa hala kütüphaneden çıkmamıştı. Ara sıra yemek için dışarı çıktı ve kıyafetleri için odaya uğradı. Zamanının çoğunu kütüphanenin tıp ve simya bölümünde harcadı.

Ersa tüm yıl boyunca bir çok teori üretti ve sürekli teorilerini üzerinde denedi. Hiç bıkmadan çalışıyordu. Her gün sadece bir kaç saat uyuyor, geriye kalan vaktini çekirdek sorununa ayırıyordu. Ray ve Berk, çok nadir Ersa'yı görmeye başlamıştı. Ersa kütüphanenin bir parçası olmuş gibiydi. Yıl boyunca sayısız denemeler gerçekleştirmiş ama yine de hiçbiri işe yaramamıştı.

Tüm vaktini çalışmayla geçirmişken, yaz gelmişti ve herkes evlerine dönmeye başlamıştı. Ersa, donuk bir ifadeyle eşyalarını aldı ve akademiden çıktı. 

Karmela gelmiş dışarıda Ersa'yı bekliyordu. Uzun süre beklemenin ardından kapıdan çıkan Ersa'yı gördü. Yüzünde gülümseme ile ona baktı ama tuhaf durumu hemen hissetti. Ersa'nın hiç enerjisi yoktu. Yetiştirme yolunda hiç ilerlememesi nasıl mümkün olabilirdi?

Karmela hızlıca Ersa'nın yanına gelmesini beklemeden önüne çıktı. ''Ersa sorun ne? Neden hiç enerjin yok?''

Ersa, sakin bir ifade ile yanıtladı. ''Çekirdeğimde bir sorun var baba. Görünüşe göre yetiştirme yolunda ilerleyemiyorum.''

Bu sözler kulağına ulaşınca sanki Karmela'nın kalbi yerinden çıkmıştı. Acı içinde çocuğuna baktı. Ersa'nın sakin halini görünce kalbindeki acı daha çok artıyordu. Karmela'ya büyük bir saçmalık olarak geliyordu bu durum. Akademinin testinden geçmişti. Nasıl çekirdeği sakat olabilirdi?

''Ersa bana her şeyi, hiçbir şey atlamadan anlatmanı istiyorum.''

Ersa babasına anlamsız gözlerle bakarak yaşadığı her şeyi anlattı. Çekirdeğinin enerjiyi geri teptirmesini, yetiştirme yolunda ilerleyememesini, bu nedenle tıp yolunda ilerleyişini ama hala bir çözüm bulamadığını.

Ersa'yı dinledikten sonra Karmela'nın nutku tutuldu bir an. Anlattığı çekirdek sorununu hiç duymamıştı ama enerjiyi reddettiğine göre gerçekten de yetiştirme yolunda ilerleyemeyeceğini biliyordu. Enerjinin her şeyin temeli olduğunu en iyi bilenlerden biri kendisiydi. 

Oğlunun en büyük isteğinin yetiştirme yolunda ilerlemek olduğunun farkındaydı ama bunu da gerçekleştiremiyordu. Cennetler neden bu kadar acımasızdı? Ersa'ya yaklaştı ve sıkıca sarıldı. Ersa tepkisiz kaldı.

Karmela, Ersa'yı belinden tutup eve götürdü. Eve vardıklarında Alvina'nın küçük bedeni evin önünde dolanıyor ve sürekli gökyüzüne bakıyordu. Ela da evin önünde olan masada oturmuş oğlunu bekliyordu.

Gökyüzünde göründüklerinde Alvina heyecanla bağırmaya başladı. ''Abi! Abi! Anne abim geldi!''

Ersa yere inince Alvina koşarak sıkıca abisine sarıldı. Ela da, oğlunun yanına gidecekken bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti ve durup Karmela'ya baktı. Yüzündeki acıyı görünce kalbinde tuhaf bir endişe duygusu oluştu.

Karmela, Ela'nın yanına gitti. ''Şuan için bir şey sorma. Sana sonra anlatıcam.''

Bu sözleri duyunca Ela, Ersa'ya döndü ve kalbindeki kötü his arttı. O da Ersa'nın bedeninden enerji hissetmemişti.

Ersa o sırada Alvina ile ilgileniyordu. ''Hahah, Abiyi özledin mi?''

''Mnn'' Alvina daha sıkı sarıldı. Ersa samimi bir kahkaha attı. O da kardeşini özlemişti ve sıkıca kız kardeşine sarıldı.

Birbirlerine sarılmayı bırakınca Ersa, annesinin yanına geldi. ''Anne ben geldim.''

Ela, oğluna karmaşık duygularla baktı. Yakınlaşıp sarıldı. ''Hoşgeldin.'' Anne ve oğul birbirlerine sarılarak hasret giderdiler. O sırada Ela'nın kalbi yoğun bir baskı altındaydı. Oğlunun durumunun çok ciddi olduğunu fark etmişti.

Aile buluşmasından sonra Ersa odasına geçti ve Alvina da arkasından onu takip etti.

Çocuklar gidince, Ela, sesi biraz titrek iken sordu. ''Sorun ne?''

Endişeli gözlerle Karmala'ya bakıyordu. Karmela derin bir iç çekti ve en başından her şeyi anlatmaya başladı. Ersa'nın yaşadıklarını duydukça Ela ağlamasını engelleyemedi. ''Neden böyle bir şey oldu? Tüm yıl boyunca yalnız başına bu acıyla mı kaldı? Onun en büyük isteği nasıl böyle yok olabilir?''

Karmela güven veren gözlerle Ela'yı teselli etti. ''Ağlama. Şuan da oğlumuza destek olmalıyız. Seni bu halde görürse içinde tuttuğu duygular açığa çıkarak, durumunu kötüleştirebilir. İlk olarak imparatorluğa gidip en iyi doktorlara başvurucam. Bu konuya kesinlikle çözüm bulucam.''

''Mnn. Ne zaman gideceksin?''

''Hemen şimdi. Bir kaç güne dönerim.'' daha konuşurken Karmela havalandı ve gökyüzündeki silueti kısa sürede kayboldu. Ela bir süre olduğu yerde kaldı. Gözünden damlayan gözyaşları tükenince evin içine geri döndü.

Ela, Ersa'ya çekirdek sorunu hakkında soru sormadı. Oğlunu üzmek istemiyordu. Sadece ailece oturup samimi bir sohbet gerçekleştirdiler. Alvina, abisini özlediğini belli edercesine yanından ayrılmıyordu. Abisine neler öğrendiğini, günlerini nasıl geçirdiğini anlatıyordu. Hava kararana dek sohbet edince Ela, Ersa'nın dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyip Alvina'yı uzaklaştırmasıyla Ersa anca yalnız kalmıştı.

Ersa, odasında durup çevresine baktı. O an gerçekten evini özlemiş olduğunu hissetti. Yatağına uzandı ve 1 yıl boyunca yaptıklarını düşündü.

Her gün tıp ve simya çalışıp, yetiştirme yolu hakkında kitaplar okumuştu. Buna rağmen bir çözüm bulamamıştı. Bugün ailesiyle buluşunca onlardaki acıyı ve endişeyi fark etti. Uzun bir iç çekti ve kaderini kabullenmesi gerektiğini düşünmeye başladı. Sonuçta hala yapacak bir sürü şey vardı. Tıp ve simya da kendini geliştirip sadece bedensel dövüş sanatları yolunda çalışabilirdi.

Bedensel dövüş sanatları onu fazla ileri taşımazdı ama en azından iyi bir çalışma ile kalfa seviyesinde dövüş gücünü elde edebileceğini düşünüyordu.

...

Karmela gittiğinden beri iki gün geçmişti. Ersa bu vakitte annesi ve kız kardeşi ile zamanını geçirdi. İki günün sonunda güneş zirveye ulaştığında Karmela yanında yaşlı bir adam ile eve geldi.

Umutla Ersa'ya seslendi. "Ersa yanıma gelir misin?" Ersa babasının sesini işitince şaşırarak odasından çıktı. Bu sırada herkes oturma odasında toplanmıştı.

Ersa, babasının yanındaki yaşlı adamı görünce onu kısa bir süre inceledi. Beyaz sakallı, uzun saçlı bir yaşlı adamdı. Gözlerinde kendisini öne çıkaran belirgin bir sükunet duygusu vardı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1219

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14816 Üye Sayısı
  • 454 Seri Sayısı
  • 19477 Bölüm Sayısı


creator
manga tr