Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Yeşil Karga - Bölüm 208 Farklı Yöne İlk Adım


Bölüm 208 Farklı Yöne İlk Adım

Parça 1


 Melri'nin gözleri sevinçle parlıyordu. Hemen karşısında hava da duran ustası ise oldukça ciddi gözüküyordu. Ustası yani Kazeru derin bir nefes alıp konuşmaya başladı.


'Hava da konuşmak pek rahat olmayacak gibi şu tarafta yeterince büyük bir ağaç var onun dallarını kullanabiliriz.'


Melri başıyla onaylandı. Büyük ağcın dallarından en güçlü ve tepe de olana yan yana oturdular. Kazeru yapraklar arasından görebildiği gökyüzüne bakarken konuşmaya başladı.


'Çok fazla sormak istediğim soru var ama önce sen başla eminim ki konuşmak istediğin çok konu vardır. Ayrıca çok beklediğini de düşünürsek senin başlaman adil olur.'


Melri tekrar başıyla onaylayıp heyecanlı bir ton da cevap verdi.


'Usta artık hat-- ov ov ov'


Heyecandan dilini ısırmayı başardığı için konuşması kesildi. Kazeru endişeli bir şekilde ona bakarken konuşmaya başladı.


'İyi misin?'


Birkaç saniye sonra Melri cevap vermeyi başarabildi.


'Evet iyiyim her neyse soruma dönelim. Beni hatırlıyor musun?'


'Çok fazla değil ayrıca hatırlamaktan çok gördüm diyelim. Üzgünüm ama benim hafızam da sana dair bir şey olmadığına eminim. Daha da önemlisi usta dediğin kişinin ben olmadığını da söyleyebiliriz. Onunla aynı bedene sahip olabiliriz ama tek benzerliğimiz bu.'


Melri üzgün bir şekilde gülümsedi.


'Biliyorum ama senin yanında olunca emin olduğum bir şey var. Etrafında ki hava, bakışların, konuşma tarzın hiç farklı değil. Korkunç derece de aynı. Aranız da ki tek fark farklı hayatlar yaşamanız ama temelde aynı kişisiniz.'


Melri sözlerine devam etmek üzereyken yüzünü acı bir ifade kapladı göz yaşlarını dökmemek için ellerini sıkarken devam etti.


'Hep söylemek istedim. Özür dilerim usta özür dilerim.'  Durduramadığı yağmur başladığında Melri sözlerine devam etti. Acısı sesinden bile hissedilebiliyordu.


'Özür dilerim hiçbir şey yapamadığım için, özür dilerim yanında olamadığım için, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim, özür dilerim,

 özür dilerim...'


Göz yaşları içinde durmak bilmez bir şekilde özür dilemeye devam etti. Kazeru bütün şüphelerine rağmen Melri'ye nazikçe sarılıp başını alıp göğsüne yaslarken kafasını okşadı.


'Eğer seni rahatlatacaksa  seni affediyorum. Yani özrün kabul edildi.'


Melri Kazeru'ya sıkıca sarıldı ve uzun bir süre böyle kaldılar. Birkaç saat sonunda Melri kendini toplayabildi. Kazeru şaşkındı çünkü bu kadar güçlü birinin bu kadar kolay bu hale gelmesi fiziksel ve büyüsel gücün bile ötesinde bir gücün olduğunun net kanıtıydı.


Kazeru Melri'nin gözünde kalan son yaşları da eliyle silerken konuşmaya başladı.


'İyi misin?'


'Evet'


'O zaman başka sorun yoksa benim sıram.'


Kazeru ellerini çekerken Melri cevap verdi.


'Evet sor usta'


Kazeru sakin bir ifadeyle ilk sorusu için harekete geçti.


'Neden Arnus'u yerle bir ettin?'


Melri düşünmeden cevap verdi.


'Fark ettiniz mi bilmiyorum ama Azul'ların burası hakkında, planlarınız hakkında bilgisi vardı. Siz hiçbir şey yapmadan direk saldırı başladı bunun tek nedeni Arnus'un kendi güvenlikleri karşılığında her türlü bilgiyi onlara vermesiydi. Yani sizi sattılar. Tek sorumlu kralları değildi orada yaşayanların hepsinin haberi vardı. Kimse karşı çıkmadı. Kendi güvenlikleri için Meravir'in geri kalanı sattılar bu yüzden onları cezalandırdım.'


Kazeru'nun yeşil gözleri öfkeyle parıldadı. Yani yarı-insanların ölmesi, Felina acı çekmesi, adada ki olayların bir an da başlaması. Onu lider olarak gören kuzeyde ki kasabanın zarar görmesi. Her şey ama her şey onların suçuydu. Kazeru öfkesi giderek yükseliyordu ama duraksadı ve bu öfkeyi şimdilik durdurdu. Ondan kurtulmak istemedi çünkü doğru an geldiğinde bu öfke onun gücü olacaktı. Kazeru öfkesini bir kenara itip cevap verdi.


'Benim için yeterli bir cevap.'


'İkinci soruma gelirsek Azul'larla birlikte misin?'


Melri yine düşünmeden cevap verdi.


'Hayır ama küçük bir anlaşma yaptık. Seni benden önce bulurlarsa sana zarar vermeden bana haber vereceklerdi ve bende yanına gelecektim. Artık anlaşma bittiğine göre onlarla aramda en ufak bir bağ kalmadı.'


'Yani bizi-- hayır benim tarafımda olduğunu varsayabilir miyim?'


'Ölene kadar senin tarafındayım. Bana kılıç çekip saplasan bile yapacağım tek şey senin kollarında yavaşça ölürken gülümsemek olur.'


Kazeru Melri'nin bağlılığını delilik derecesi de tanımladı ama bir yandan mutlu hissediyordu böyle güçlü birinin yanında olacak olması güven vericiydi.


'Azul'lar hakkında bildiklerine de duymak istiyorum ama burada değil herkesle bir araya geldiğimiz de anlatman daha iyi olacaktır bu yüzden bunu beklemeye alalım. Ayrıca bu kadar ne zamandır ne yapıyordun? nasıl yaşıyordun? eğer söyleyeceksen bilmek istiyorum.'


Melri gülümsedi.


'Birazcık sürebilir.'


'Dinliyorum'


Onların bu muhabbetlerini Kazeru'nun saçları arasında yatan Riraru kulak misafiri oluyordu. Yüzünde düşünceli bir ifade vardı.



Parça 2


Kazeru aralarından ayrıldıktan birkaç dakika sonra Melia dışarı da ileri-geri yürüyüp duruyordu. Kendi kendine söylenirken duyduğu tanıdık sesle irkildi.


'Endişelenme Melri'ye güvenebilirsin en azından Yuu etraftayken.'


Melia kızıl gözlerini arkasından gelen sese çevirdi.


'Bu sefer ne oldu anne?'


Aiko masumane bir şekilde gülümserken cevap verdi.


'Kızımı görmek için bir nedene mi ihtiyacım var?'


'Hadi ama ikimiz de öylesine gelmeyeceğini biliyoruz.'


Aiko sol elinin işaret parmağını yanağına koyup kafasını o yöne doğru hafif yatırdı.


'Yaşlı anneni üzüyorsun ama haksız sayılmazsın. Öncelikle seni son gördüğümde şapkan yok edilmişti şu an giydiğin ise'


Aiko'nun devam etmesine olanak vermeden cevap verdi Melia.


'Reiko verdi. Gri cadının zindanından aldığımız eşyalardan biri'


Aiko karanlık bir şekilde gülümsedi.


'Cadıların her bir eşyası güç taşır Melia. Özellikle şapkaları ve pelerinleri çok fazla güç taşır ama herkes kullanamaz. O şapkanın gücüne erişmen imkansız çünkü sana uygun değil ama o iki kişilikli sarışın kullanabilir.'


'İki kişilik mi?'


Aiko Melia'nın sorusunu görmezden gelerek devam etti.


'Bu yüzden şapkayı ona geri ver ve bunun karşılığında bunu alabilirsin.'


Aiko sözlerinden sonra kendi mor şapkasını çıkartıp Melia'ya uzattı. Melia şaşkındı çünkü annesinin o şapkayı ve pelerini ne kadar sevdiğini biliyordu. Melia'nın eli yavaşça şapkaya uzanıyordu ama tereddütü hareketlerine de yansıyordu. 


'Endişelenmen gereken bir şey yok bu şapkayı ne kadar sevsem de bir gün vazgeçmem gerekecekti ve o gün geldi.'


Melia şapkayı yavaşça aldı. Elinde çevirerek inceledi ve  gri şapkayı çıkartıp annesinin mor şapkasını taktı. Şapka anında hafif bir kızıllık kazandı ama morun içinde ki bir kızıllıktı bu, hafif ama orada olduğu belli oluyordu.


'Teşekkürler anne ama şimdi birkaç soruya cevap vermelisin'


Melia sözlerinden sonra annesinin parça parça ortadan kaybolduğunu gördü en son ise koca gülümsemesi ortadan kayboldu. İç çekip konuşmaya başladı.


'Yine klasik hareketiyle ortadan kayboldu ama içimden bir ses kısa süre ortaya çıkacak diyor ve kolay kolay yanıldığım olmadı.'


Melia farkında değildi ama şapkayı taktığı an gözleri mor bir ışıkla parıldadı ama bu parıltı hızlı bir şekilde kayboldu. Yine de dikkatli bakılırsa kızıl gözlerinin derinliklerin gizlenen mor renk görülebiliyordu...




Devam Edecek.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1485

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 795

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17338 Üye Sayısı
    • 779 Seri Sayısı
    • 35945 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr