Bölüm 545: Kumandan

avatar
393 6

Xian Ni - Bölüm 545: Kumandan


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Wang Lin havada generale doğru ilerlerken uzun saçı arkasında dalgalandı. Soğuk ifadesinde bir parça acımasızlık olan bir şeytan tanrısı gibiydi. Yedinci çöküşü kırdıktan sonra generalden yalnızca 15 metre uzaktaydı.

 

Sol kanat generalinin ifadesi, Wang Lin'e bakarken çok ciddiydi.

 

O an sekizinci çöküş boşluktan sel gibi akıp dünyaya girdi.

 

Bu sekizinci çöküş, maddesel olmama halinden maddesele dönüşüp Wang Lin'e doğru gerçek bir sel gibi çarparken benzeri görülmemiş bir miktarda güç açığa çıkardı.

 

Bedeni şeytani ruhsal enerjiyle çevriliyken Wang Lin'in gözleri parladı ve doğrudan sekizinci çöküşe doğru yürüdü. Bedeni sekizinci çöküşe değdiği an etrafındaki şeytani alev aniden şiddetlendi. Sonra direkt gökleri delen bir şeytani auraya dönüştü. Şu anda tüm dünya bir şeytani aurayla dolu gibiydi.

 

Sekizinci çöküş henüz yok edilmemişti ancak dokuzuncu çöküş sessizce ortaya çıktı.

 

Wang Lin hafifçe kaşlarını çattı. Bir şeytana dönüşmüş ve bir şeytanın düşüncelerine sahip olsa da dao kalbi hala kararlıydı. Ancak daha da şeytanileşmeye devam ederse dao kalbinin etkilenmemesi zor olurdu.

 

Wang Lin, şeytani yolda yürümenin dezavantajlarını çok iyi biliyordu.

 

O an sekizinci ve dokuzuncu çöküş vardı. Wang Lin hızla seçimlerini değerlendirdi ve hemen bir karar aldı. Artık yalnızca 10 metre uzakta olan şeytan generaline baktı!

 

Nefesini verdikten sonra ilerlemektense geri çekildi. O kadar hızlı geri çekildi ki bedeni tamamen ortadan kayboldu ve ortaya çıktığında 3 kilometreden uzaktaydı.

 

Sol kanat generali şaşırdı. Gözleri haifçe parladı ve yüksek sesle güldü. "Ne zaman geri çekileceğini biliyor ve ne zaman doğru kararı vereceğini anlıyorsun. Güzel!" Sonra sağ eliyle uzandı ve gümbürtü sesleriyle on çöküş yumruğu ortadan kayboldu. O an göklerle yer normale döndü.

 

"On çöküş yumruğumu aşamasan da bir kumandan olacak kadar güçlüsün! Ben, sol kanat generali Yun Lihai, sana Antik Şeytan Şehri'nin kumandanı pozisyonunu ve 10.000 şeytan askeri veriyorum!" General konuşurken sağ eli uzandı. Bir yeşil nişan aniden belirdi ve onu Wang Lin'e fırlattı.

 

Wang Lin'in ifadesi doğaldı. Nişanı yakaladıktan sonra ellerini kavuşturup konuştu, "Teşekkürler, General!"

 

"İlk önce şehirde dinlenebilirsin. Yedi gün sonra biri gelip seni kışlaya götürecek!" Yun Lihai bir parça takdirle Wang Lin'e baktıktan sonra bedeni titredi ve iz bırakmadan kayboldu.

 

Tüm bunları gördükten sonra Yao Xixue konuşmak üzereydi fakat Wang Lin ona hiç bakmadan arkasını dönüp ayrıldı.

 

Yao Xixue'nin güzel kaşları, homurdanıp ayrılırken çatıldı.

 

Wang Lin gelişigüzel bir şekilde uzağa yürüdü ve yürüdükçe etrafındaki şeytani aura yavaşça kayboldu. Çoktan Antik Şeytan Şehri'nin merkezindeydi, yarım saat sonra büyük sokaklar ve uzun binalar Wang Lin'in önünde belirdi.

 

Wang Lin bir handa oturup sessizce yetişim yaptı.

 

Orada toplam dört gün dört gece oturdu!

 

Saçları yavaşça küçülüp eski haline geri döndü. Şeytani yolda yürümek büyülerinin eşsiz güç seviyelerine ulaşmasını sağlasa da dezavantajları da çok büyüktü!

 

Wang Lin'in daosu şeytani dao değildi, bu yüzden bedeni şeytani düşüncülerle dolu olduğunda dao kalbiyle eşleşmiyordu. Bu çok uzun sürerse dao kalbi etkilenirdi ve tamamen bir şeytani yetişimci haline gelirdi. Ayrıca dao kalbiyle olan uyumsuzluk nedeniyle zihni şeytani düşünceler tarafından ele geçirilirdi. Sonrasında akılsız bir canavar haline gelirdi.

 

Aklını yalnızca Situ Nan gibi kalbini şeytani yola adadığında koruyabilirdi.

 

Wang Lin zihinsel gücü sayesinde böyle bir hata yapmazdı. Şeytani yola girdiğinde içinden ne kadar süre geçtiğini hesaplıyordu. Sürekli olarak dao kalbini etkilemeden şeytani duruma girmenin yollarını düşünüyordu...

 

Bu yüzden sekizinci ve dokuzuncu çöküşler geldiğinde geri çekilmeye karar vermişti. Dövüşemeyeceğinden değildi, dövüşmeye devam ederse dao kalbinin etkileneceğinden dolayıydı.

 

Ayrıca Wang Lin'in şeytani aşamaya girmeye karar vermesinin nedeni inancın gücünü öğrenmenin dışında bir dış pozisyon elde etmekti. Gücünü gösterdikten sonra sekizinci çöküşü geçemese bile generalin ona öylece bir kıdemli pozisyonu vermeyeceğini biliyordu.

 

Bu Yun Lihai o kadar kör olsaydı Wang Lin anında Antik Şeytan Şehri'nden ayrılıp kabileye geri dönerdi. En fazla sonrasında geri dönüp bu şehri fethederdi!

 

Handa dört gün dört gece geçirdikten sonra Wang Lin nihayet bedenindeki şeytani düşünceleri bir noktaya sıkıştırıp oraya mühürledi. Bu şeytani düşünceyi ortadan kaldırması imkansızdı ve Wang Lin, düzgünce kullanıldığında gücünü bayağı artırabileceğinden onu yok etmek istemedi.

 

On Üç'le Hu Pao bir gün önce hana varmış ve Wang Lin'in odasının yanındaki iki odaya yerleşmişti. İkisinin onu bulabilmesinin nedeni, Wang Lin'in onları ilahi hissiyle çağırmasıydı.

 

Birkaç günlük yetişimden sonra Wang Lin, beşinci gün hemen arkasında On Üç ve Hu Pao'yla handan çıktı.

 

Antik Şeytan Şehri'nin yollarında yürürken Wang Lin farklı bir dünyadaymış gibi hissetti. Burayla yetişim dünyasının arasında birçok fark vardı, binalardan tut çevreye kadar her şey farklıydı.

 

'Bu Doğu Şeytan Ruh Denizi kendi içinde bir dünya, bu da onu çok gizemli kılıyor. Acaba bu yer nasıl oluştu? Buranın Semavi Alem çökmeden önce güçlü bir semavi imparatorun yetişim mağarası olduğu doğru olabilir mi ki?..' Wang Lin buna inanamadı. Söylenti gerçekten doğruysa o zaman bu semavi imparatorun yetişimi inanılmazdı. Koca bir dünya boyutunda kendi yetişim mağaranı yapabilmeyi hayal etmek çok korkunçtu.

 

'Söylenti olsa da söylentiler yoktan çıkmaz. Burası gerçekten bir semavi imparatorun yetişim mağarasıysa bu yer kendisinin yarattığı bir krallıktır. Öyleyse yerliler nereden geldi?..' Wang Lin şehirde yürürken düşünmeye başladı.

 

'Yoksa...' Wang Lin'in kalbi titredi ve aklına çılgınca bir fikir geldi. Köyündeyken köylülerden bazıları çamurla bir alan yaratırlar ve orayı hayvancılık için kullanırlardı.

 

Wang Lin önündeki dünyaya baktı ve sonra başını kaldırıp göğe baktı. Aniden o çamurdan kafeslerden birinin içinde olduğunu ve etrafındaki insanlarla kendisinin besi hayvanları olduğu yanılsamasına kapıldı.

 

Wang Lin başını iki yana sallayıp acı acı gülümsedi. Kendisine çok düşündüğünü söyledi fakat bu fikir aklında kaldı ve kaybolmadı.

 

On Üç'le Hu pao Wang Lin'i takip etti. On Üç'ün ifadesi hep soğuktu ve bakışları daima Wang Lin'in etrafındaydı. Şüpheli biri olursa anında harekete geçerdi.

 

Hu Pao ise çok düşünmüyordu. Bakışları binalar ve tezgahlar arasında gidip geliyordu. Gözleri bazen parlıyordu, bu az önce ilgisini çeken bir şey fark ettiği anlamına geliyordu.

 

Wang Lin, Antik Şeytan Şehri'ne hiç ilgi duymadı. İki saat yürüdükten sonra insanlarla dolu bir restorana vardı.

 

Bir yetişimci olduktan sonra Wang Lin yavaş yavaş ölümlü yiyeceklerine ilgisini kaybetmişti, artık bedenin ihtiyaçlarını karşılamak için tek yapması gereken yetişimdi.

 

Yalnızca yiyecek Wang Lin'in ilgisini çekmek için yeterli değildi, restoranın dışında dev şarap şişeleri vardı. Bu şarap şişeleri 10 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğindeydi. Şişelerin etrafında personelin tırmanıp şarap aldığı merdivenler vardı.

 

Şarap şişelerini görünce Wang Lin durdu ve bu restoranın adına baktı.

 

Yeşil Bambu Restoranı!

 

Ayrıca restoranın kapısının yanında bir çift mısra vardı.

 

"Bambu ve orkide kokusu konukları ağırlar."

 

"Erik ve kasımpatı aroması efendileri uğurlar."

 

Wang Lin kapıya ilgiyle baktı. O an kapıdaki çalışanlardan biri hızla yürüyüp gülümsedi. "Efendim, küçük restoranımın yeşil bambu şarabı dokuz ülkede ünlüdür, gelip birkaç bardak içsenize? Bugün yeni bir şişe açtık ve restoran sahibi sarhoş olmadan on küçük şişe içebilenlerin şarap hesabını ödemek zorunda olmadıklarını söyledi. Böyle bir fırsat kaçmaz, gelip tadına baksanıza?" Bu çalışanın gözleri çok iyiydi. Wang Lin hakkında anormal bir şey göremese de On Üç'le Hu Pao'nun sıradan olmadığını anlayabilmişti. Bu ikisi açıkça korumalardı, yani Wang Lin'in daha yüksek bir mevkisi vardı!

 

Wang Lin bu kişinin dediklerine ilgi duydu, bu yüzden gülümsedi. "Öyleyse bu yeşil bambu şarabı hakkında bu kadar özel neymiş tatmama izin ver!" Sonra restorana girdi.

 

On Üç'le Hu Pao çabucak takip etti.

 

Restoranın için çok zarifti ve boyut açısından ortaydı. Şu anda içeride konuşup gülüşen birçok konuk vardı.

 

Wang Lin'in grubu girdiğinde çalışan da hızla içeri girdi ve bağırdı, "Üç onur konuğu!"

 

Bağırmasını bitirdiği an bir garson çabucak gelip konuştu, "Beyefendiler, lütfen beni takip edin. En iyi kalite cam kenarı bir masa var, sizi oraya götürmeme izin verin!"

 

Sonra yolu gösterdi. Pencerenin yanındaki masaya geldiğinde dirseğindeki havluyu kullanarak onu sildi.

 

Wang Lin oturdu. On Üç'le Hu Pao tereddüt etti fakat Wang Lin'in başını salladığını gördükten sonra karşısına oturdular.

 

Garsonun iyi gözleri vardı ve hemen Wang Lin'e sordu, "Beyefendi bir şey yemek ister mi?"

 

Wang Lin usulca konuştu, "Bana yeşil bambu şarabınızdan üç küçük şişe getir!"

 

"Peki!" Garson havluyu dirseğine atıp gitti. Çok geçmeden üç şarap şişesiyle döndü ve birkaç şarap bardağı koydu.

 

On Üç çabucak bir şarap şişesini alıp onu mühürleyen balçığı çıkardı. Wang Lin'e bir bardak şarap koydu ve kendisi hiç içmedi. Hu Pao sertçe yutkundu. On Üç içmediğinden kendisinin içmesi uygunsuz olurdu.  İçinden homurdandı ancak dışarı hiçbir şey aktarmadı.

 

Wang Lin şarap bardağını kaldırıp bir yudum aldı. Bir şarap aroması istemsizce kalbine girdi. Wang Lin bu tür bir şarabı daha önce bir kez içmişti ve o da Suzaku Gezegeni'nde bir ölümlüye döndüğü zamandaydı. Da Niu'nun atasının bıraktığı şaraptı.

 

Onlarca yıl boyunca Da Niu sık sık ona şarap getirmişti. Yavaşça Wang Lin bu şaraptan dolayı geçmişi hatırlamaya başladı.

 

'Zaman her şeyi değiştirir. Suzaku Gezegeni hala huzurlu mu acaba?.. Zaman kalpsizdir ve Dai Ni'nun ölümlü nesli uzun zaman önce öldü. Torunları hala hayatta olmalı...' Wang Lin'in gözleri nostaljiyle doluydu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18317 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37541 Bölüm Sayısı


creator
manga tr