Bölüm 546: Şeytan Askerleri

avatar
403 6

Xian Ni - Bölüm 546: Şeytan Askerleri


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Bir ölümlü olarak yaşadığı o on yıllar hayatının en huzurlu yıllarıydı ve yetişiminin büyük ölçüde arttığı bir dönemdi.

 

Üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa da o zaman yaşadığı şeyleri unutamıyordu. Da Niu'yu düşünmek, bardağındaki tüm şarabı bir yudumda içerken iç çekmesine neden oldu.

 

Bu şarabın mayalanma şekli içtiğinde onu çok güçlü yapıyordu fakat sonrasında gerçekten unutulmaz bir tat vermişti. Da Niu'nun ona getirdiği şaraba çok benziyordu.

 

On Üç hala sessizdi. Wang Lin'in aklına bir şey takıldığını fark etmiş gibiydi. Elinden gelen tek şey, bardak boşaldığında Wang Lin için şarap doldurmaktı.

 

Hu Pao uzun bir süre direndi ve çok miktarda salya yuttuktan sonra nihayet daha fazla dayanamadı. Wang Lin'e baktı, sonra sessizce bir şişe aldı, mührü kırdı ve kendine bir bardak şarap doldurdu. Bardağı kaldırıp tek yudumda içti ve anında şaşırdı.

 

Tam bir bardak daha koyacaktı ki On Üç'ün kendisine soğukça baktığını gördü. Yanlış yapmış gibi hissetti ve sonra düşündü, 'Tek istediğim biraz şarap içmek. Ata bile bir şey demiyor, sana ne oluyor be?'

 

İçinden bunu düşünüyor olsa da hiç dışa yansıtmadı.

 

Wang Lin hiç durmadan şarap içmeye devam etti ve yüzündeki nostaljik ifade, Suzaku Gezegeni'nde yaşanan her şeyi düşünürken derinleşti.

 

İçini aniden güçlü bir bu Şeytan Ruh Diyarı'ndan ayrılma, Tian Yun Gezegeni'ni terk etme ve kendisini doğurup büyüten yere geri dönme dürtüsü kapladı.

 

Bu dürtü, tüm aklını ele geçirene dek güçlendi. Bardak avucunda parçalandı ve parçalar elini deldi. Ancak nostaljisine daldığından Wang Lin bunu hiç umursamadı.

 

O anda bir yetişimci Wang Lin'i görseydi şok olurdu. Sonuçta yetişimciler güçlü dao kalpleri için çok çaba sarf ederdi, nasıl olur da kendilerine bu dürtülerin kontrolü ele almasına ve böyle nostaljiye dalmalarına izin verirlerdi?

 

On Üç anında bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti. Aniden Wang Lin'e dönüp endişeyle dolu bir yüz sergiledi.

 

Hu Pao da bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti. Yüzündeki endişenin On Üç'ünkinden aşağı kalır yanı yoktu.

 

Tam o an restoranın dışından zırh çınlama sesleri geldi ve bu sesi gürültülü koşuşturma sesleri takip etti. Kısa süre sonra yedi sekiz siyah zırhlı asker restorana girdi.

 

İfadeleri çok kibirliydi. Garsonlardan biri yanlarına gider gitmez garsonu ittiler ve konuştular, "En iyi şarabınızı ve yemeklerinizi getirin, derhal!"

 

Garson yere düştü. Ayağa kalktıktan sonra gülümsedi başını sallayıp hızla gitti.

 

Restoranın içindeki birçok müşteri çabucak hesabı ödeyip gitti, kalmaya cüret etmedi.

 

Bu yedi sekiz civarı zırhlı insan bazı masaları birleştirdi, oturdu ve yüksek sesle konuşmaya başladı.

 

Bu insanlardan biri lider pozisyonunda oturuyordu. 30'lu yaşlardaydı, yüzü kasvetliydi ve baskıcı bir aura yayıyordu.

 

Şarap ve yemekler geldikten sonra o adam şişeyi kavradı, mührü kırdı ve tek seferde tüm şişeyi içti. Sonra şişeyi fırlattı ve kasıtlı mı değil mi bilinmez, şişe Wang Lin'in masasının yanında parçalandı.

 

On Üç ciddileşen gözlerle dönüp onlara baktı. Sonra derin bir nefes aldı ve yavaşça başını geri çevirdi. Sessiz kaldı.

 

Hu Pao da kaşlarını çattı fakat Ata'da bir sorun olduğunu biliyordu. Şu anda bela çıkarmak iyi bir fikir değildi, bu yüzden öfkesini bastırdı.

 

Siyah zırhlı iriyarı adamlardan biri yüksek sesle konuştu, "Efendi kumandan, endişelenmeyin. O kişi yarından sonra geldiğinde birlikleri toplayacağız ve ona gerçek kumandanın kim olduğunu göstereceğiz!"

 

Kasvetli yüzlü adam ağzından şarabı sildi ve ciddi bir seste konuştu, "O kişinin geçmişini buldunuz mu?"

 

Başka bir siyah zırhlı adam usulca konuştu, "Kendisi bir yabancı. Duyduğuma göre general tarafından test edilmiş ve gereksinimleri karşılayamamış ancak bir istisna olarak kumandan pozisyonuna atanmış!"

 

"Hıh!'' Kasvetli ifadeli adam başka bir şarap şişesini ağzına götürdü ve büyük bir yudum aldı.

 

"Efendi Kumandan, o kişi geldiğinde ona meydan okuyup gücüne bakacağım. Ordu kurallarına göre, gücü yeterli değilse general tarafından atanmış olsa bile askerlerin komutasını kazanamaz."

 

"Doğru diyorsun. Neden Lord General, komutanı komutan yardımcılığına düşürüp bu yeni kişiyi komutan yaptı ki!? Buna sunulabilecek hiçbir neden yok ve kimse oturup böyle bir şeyin gerçekleşmesine izin vermez!"

 

"Yeter!" Kasvetli yüzlü adam bir büyük yudum daha aldı ve konuştu, "Bu kişinin nasıl yetenekleri olduğunu görmek istiyorum! Yabancılar... İki tür yabancı vardır, güçlü ve zayıf! Bizzat kendim birkaç yabancı öldürdüğümden biliyorum! Eğer bu kişi güçlüyse Ölümsüz Katletme Formasyonu'nu kullanırız!"

 

Bunu dedikten sonra etraftaki siyah zırhlı askerlerin hepsi sustu.

 

"Ha?" Kasvetli yüzlü adam kaşlarını çatıp konuştu, "Korktunuz mu yoksa?"

 

İnsanlar hala hesaplarını ödeyip ayrılıyordu. Kısa süre sonra yalnızca iki dolu masa kaldı. Şeytan askerlerinin masası dışında bir de Wang Lin'in masası vardı.

 

Wang Lin'in elindeki bardak çoktan kırılmıştı fakat yüzündeki nostalji görünümü daha da güçlendi. Semavi ruhsal enerji yavaşça bedeninden dışarı yayılmaya başladı ve içindeki bastırılmış şeytani düşünceler güçlenip yayıldı.

 

On Üç usulca seslendi, "Ata!"

 

Şeytan askerlerinin masasındaysa kasvetli yüzlü adam konuştu, "Korkuyorsanız hemen şimdi toz olun!"

 

Yanındaki şeytan askerlerinden biri çabucak konuştu, "Efendi Kumandan, bizim tarafımızda olan biri üzerinde Ölümsüz Katletme Formasyonu'nu kullanırsak Efendi General bizi cezalandırabilir..."

 

"O kişi o zamana kadar ölmüş olacak ve ben de pozisyonumu geri alacağım. Ceza verse bile ben üstleneceğim, siz etkilenmeyeceksiniz." Kasvetli yüzlü adam o şarap şişesini içmeyi bitirdi ve şişeyi tekrar fırlattı.

 

Bu şarap şişe, doğrudan Wang Lin'in masasına çok hızlı bir şekilde uçtu. On Üç'ün gözleri soğuklaştı ve şişeyi yakaladı. Aynı anda ifadesi aniden değişti ve kenara itildi, altındaki sandalye de hemen parçalandı.

 

On Üç'ün bedeni adımlarca geriye savruldu. Kendini zorlayıp ağzındaki kanı yuttu ve dengesini sağladı.

 

Kasvetli yüzlü adam hemen bağırdı, "Kaybolun! Bugün keyfim yerinde değil! Gözünüz yok mu da sadece sizler kaldınız?!"

 

Hu Pao soğuklaşan gözleriyle şeytan askerlerinin masasına baktı. Her birinden gelen güçlü şeytani ruhsal enerjiyi hissedebiliyordu. Aralarından sadece biriyle dövüşürse kazanabileceğini fakat ikisine karşı zor bir savaş vereceğini biliyordu. Ve şarap şişesini fırlatan kişi diğerlerinden çok daha güçlüydü. Hu Pao'nun gözleri bu adamınkilerle karşılaştığında anında kalbinde acı hissetti ve çabucak bakışlarını çekti.

 

On Üç derin bir nefes aldı, sonra şarap şişesini koydu, Wang Lin'in yanına yürüdü ve usulca konuştu, "Ata!"

 

Wang Lin orada hareketsiz otururken hiçbir şeyi fark etmemiş gibiydi.

 

Kasvetli yüzlü adam restorana ilk girdiğinde Wang Lin'i fark etmiş ve onu çok garip bulmuştu. Sanki bu kişinin bedeninde ölümüne savaşan iki tür güç var gibiydi.

 

İlk şarap şişesinin amacı Wang Lin'i yoklamaktı. Bu ikinci şişenin anlamıysa gayet açıktı!

 

Şeytan askerleri Wang Lin'in üç kişilik grubunun hala ayrılmadığını görünce keyifsizlendi. Askerlerden biri bağırdı, "Ölecek yer arıyorsunuz!"

 

Sonra Wang Lin'e doğru yürüdü.

 

Kenardaki On Üç'ün gözleri buz kadar soğuklaştı ve direkt bir yumruk attı. Şeytan askerinin tepkisi yavaş değildi ancak biraz şok oldu. Karşılık olarak elini yumruk yaptı ve bedenindeki şeytani ruhsal enerjiyi döndürdü. Bir şeytani ışık aniden yumruğunun etrafında belirdi, sonra ışık vahşi bir kaplana dönüşüp yumruğuna girdi ve yumruğu On Üç'ünkiyle çarpıştı.

 

Boğuk bir ses duyuldu ve şeytan askeri kan kusup kuvvet tarafından vurulmuş gibi geriye uçtu. Bir masaya indi ve ağzından kan fışkırırken masayı tamamen parçaladı.

 

On Üç birkaç adım geri gitti ve ağzının köşesinden kan çıktı. Şarap şişesini yakaladığında zaten yaralanmıştı ve şimdi de gücünü zorla kullanmıştı, bunlardan dolayı yaraları daha da kötüleşti. Ayrıca sağ eli tamamen uyuşmuştu.

 

Beden arıtma yöntemi aslında tam değildi, bu yüzden onu yetiştirirken gücü doğal olarak eksik oluyordu.

 

Hu Pao On Üç'ün harekete geçtiğini gördüğünde cübbesine uzandı ve bir düzineden fazla küçük bayrak çıkardı. Onları sallarken soğuk, uluyan bir rüzgar hemen ortaya çıktı.

 

Şeytan askerleri aralarından birinin yaralandığını gördükten sonra hepsi ayağa kalktı ve öldürme niyetiyle doldu. Bu insanlar uzun zaman savaş alanında bulunmuştu ve öldürme niyetlerini açığa çıkardıklarında güçleri birkaç kat artardı.

 

Yalnızca kasvetli yüzlü adam hareket etmeden oturuyordu. Bakışları hala Wang Lin'deydi.

 

"Siz yabaniler Antik Şeytan Şehri'nde sorun çıkarmaya cüret mi ediyorsunuz?!" Şeytan askerleri alayla gülümsedi ve sonra vahşi kaplanlar gibi saldırıya geçti.

 

Altı şeytan askeri aynı anda saldırdı, Hu Pao'nun küfretmesine neden oldular. Hu Pao hemen ruh bayraklarının içindeki ruh parçalarını serbest bıraktı ve ruh parçaları restoranı doldurdu.

 

On Üç'ün bedeni ruh parçalarına karıştı ve dövüşmeye başladı.

 

Şeytan askerlerinden biri hemen bağırdı, "Şeytani büyü! Kardeşlerim, kırmak için hemen şeytani ruhsal enerji kullanın!"

 

Bu altı şeytan askeri çok yetenekliydi, hepsi de kendi şeytani ruhsal enerjilerini yaydı. Bir anda çok güçlü altı şeytani ruhsal enerji şeridi öfkeli ejderhalar gibi atıldı. Bu altı şeridin her biri en az 30 kademe şeytani ruhsal enerjiye sahipti. Restoranda hareket ederek altı şerit ruh parçalarını geri püskürttü.

 

On Üç'ün yüzü çok solgundu ve Hu Pao gizlice küfretti. Birbirlerine baktılar ve ikisi de diğerinin gözlerindeki kararlığı gördü!

 

Ölseler bile Ata'nın güvenliğini sağlamalıydılar!

 

O an Hu Pao aniden On Üç'ün sinir bozucu olmadığını hissetti!

 

Kasvetli yüzlü adamın ifadesi aniden değişti ve bağırdı, "Şeytani ruhsal enerjinizi geri çekin! Hemen!"

 

Bunu bağırdığı an altı şeytani ruhsal enerji şeridi kontrolden çıktı. Altı şeytan askerinin karmaşık bakışları arasında altı şeytani ruhsal enerji şeridi Wang Lin'e doğru ilerledi ve alnına girdi.

 

O an Wang Lin'in gözlerindeki nostalji bakışı kayboldu, sonra uzunca nefesini verdi ve gözleri tekrar netleşti.

 

"Ne güçlü bir şeytani düşünce!" Wang Lin'in gözleri bir parça şok gösterdi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18317 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37541 Bölüm Sayısı


creator
manga tr