Bölüm 469: Bir Yıl

avatar
683 1

Xian Ni - Bölüm 469: Bir Yıl


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Suzaku Gezegeni'nden çok uzakta, Liu Mei ayaklarının altında altın-mor bir ışıkla uzayda uçuyordu. İfadesi çok çirkindi.

 

"Wang Lin..." Uzayda yıldırım gibi hareket ederken Liu Mei alt dudağını sertçe ısırdı.

 

"Ustam gizlice dördüncü ruhu vermemiş olsaydı o dört ana ruha karşı hayatta kalma şansım olmazdı!" Liu Mei'nin alnında bir altın-mor ışık parlaması belirdi. İnce bir iğnenin görüntüsü parlamaya devam etti.

 

'Tekrar karşılaştığımızda öyle kötü bir durumda olmayacağım. Wang Lin, Bin İllüzyonlu Kalpsizlik Alanı On Bin İllüzyonlu İblis Alanı olduktan sonra beni kesinlikle tanıyamayacaksın.' Liu Mei'nin gözleri soğuklaştı ve figürü yıldızlar arasında kayboldu.

 

Liu Mei Suzaku Gezegeni'nden ayrılan tek dişi değildi, şu anda uzayda hızla hareket eden bir kız daha vardı.

 

Bu kız mor bir peçe takıyordu ve gözleri sakindi. Bu kız Zi Xin'di!

 

Suzaku Gezegeni, Chu Ülkesi, Bulutlu Gök Tarikatı.

 

Şu anda uzun zaman önce Li Muwan'ın yaşadığı köşkün içinde oturan bir kişi vardı.

 

Bu kişi beyaz bir cübbe giyiyordu ve siyah saçları arkasında gelişigüzel bir biçimde dağınıktı. Normal gözükse de insanların onu unutması zorlaştıran gizemli bir aura yayıyordu.

 

Gözleri bir çocuğunki gibi sakin ve netti fakat aynı zamanda çok derin görünüyorlardı, insanların onların içinde kendilerini kaybetmelerini kolaylaştırıyordu.

 

O an orada otururken ifadesi sakindi ve camdan dışarı baktı.

 

Dışarıdaki açık alanda tembelce güneşin keyfini çıkaran bir kaplan uzanıyordu. Arada gözleri açılıyordu, alçak bir hırıltı çıkarıyordu, etrafta dolaşıyordu ve karnını da güneşlendiriyordu.

 

Kaplanın yakınındaki gölgede lotus pozisyonunda oturan bir kadın vardı. Bu kadının çok saf bir görünümü vardı, saflığını onu daha da çekici hale getiriyordu. Yetişim yapıyormuş gibi orada oturuyordu, iki beyaz gaz şeridi burnundan çıkıp kafasının üzerinde süzülüyordu.

 

Köşkün içindeki adam Wang Lin'in ta kendisiydi!

 

Bir yıl önce Suzaku Mezarı'ndan çıkıp Chu'ya dönmüştü. Döner dönmez bir yıllığına kapalı kapı yetişimine girmişti.

 

Bir yıllık zamanda Wang Lin Suzaku Mezarı'nda aldığı tüm yaraları iyileştirdi ve yetişim seviyesi biraz yükseldi. Ruh Dönüşümü'nün orta aşamasına daha ulaşmasa da Ruh Dönüşümü'nün ilk aşamasındaki yetişimi artık daha dengeliydi.

 

Yedi gün önce Suzaku Zhou Wutai onu atama törenine davet etti fakat Wang Lin reddetti.

 

Zhou Wutai Wang Lin'in kalmayacağını anlıyordu ve bu yüzden konuyu üstelemedi. Nefes aldığı sürece Wang Lin'in arkadaşlarının huzur içinde yaşayacağına söz verdi!

 

Wang Lin pencereden dışarı baktı ve sonra bakışlarını çekti. Çantasına vurdu ve semavi kılıç dışarı uçup önünde süzüldü.

 

Semavi kılıç ortaya çıkar çıkmaz bir yarımay bıçağı çantadan kendi başına dışarı uçtu. Bıçak çok mutluymuş gibi semavi kılıcın etrafında döndü.

 

"Efendim, dört numara çoktan benim tarafımdan çok itaatkar bir şekilde evcilleştirdi. Dört numara, gel de efendiyi selamla!" Xu Liguo'nun sesi semavi kılıçtan çıktı, sonra siyah duman kılıçtan dışarı süzülüp onun şeklini aldı. Çok gururlu görünüyordu.

 

Yarımay bıçağı sallandı ve sonra bıçaktan koyu mavi bir duman çıkıp bir oğlanın şekline dönüştü. Oğlanın figürü belirgin değildi. Belirdikten sonra bir ilahi his mesajı gönderirken başını Wang Lin'e doğru eğdi. "Selamlar!"

 

Bu kılıcı gördükten sonra Wang Lin derinliklerinde Xu Liguo'yu takdir edemeden yapamadı.

 

Suzaku Mezarı'nda Xu Liguo'yu bulduğunda Xu Liguo'nun ne yaptığını bilmese de yarımay bıçağıyla çok iyi geçiniyordu.

 

Yarımay bıçağı Xu Liguo'nun gideceğini gördüğünde hızla onu takip etmişti. Tüm bunlar Wang Lin'in beklentilerinin dışındaydı.

 

Wang Lin hala onu kontrol edemese veya ilahi hissini ona işleyemese de Xu Liguo tehlikeyle karşılaştığı sürece yarımay bıçağı yardım ederdi.

 

Sonuç olarak, Xu Liguo'nun gururu fırlamıştı. Wang Lin'den korkmasaydı ve Wang Lin hayatını elinde tutmuyor olsaydı Xu Liguo çoktan isyan ederdi.

 

Wang Lin yarımay bıçağının dengi olmadığını biliyordu. Onunla savaşmaya başlasaydı can sıkıcı bir durum olurdu. Ancak nedense yarımay bıçağı Xu Liguo'yu çok seviyordu, bu yüzden Wang Lin onu kontrol etmek için Xu Liguo'yu kullandı.

 

Bu yıl boyunca Wang Lin yarımay bıçağını incelemeye çalışmıştı. Kimin ruh parçası bu bıçağı oluşturacak kadar güçlüydü?

 

Fakat şimdiye kadar hiç ilerleme kaydedememişti ve zaman geçtikçe Wang Lin daha fazla bu konu üzerinde zaman harcamadı.

 

"Efendim, dört numarayı dolaşmaya götüreceğim." Wang Lin'in onaylayarak başını salladığını gördükten sonra hemen camdan dışarı çıktı.

 

Yarımay bıçağı hızla takip etti ve bir dizi bıçak vızıltısı çıkardı.

 

Kılıçla bıçak kafalarına göre gökyüzünde kayboldu.

 

Wang Lin çantasına dokundu. Gitmeden önce hala yapacak bir sürü şeyi vardı. Çantasındaki birçok hazinenin tekrar arıtılması gerekiyordu. Sonuçta Tian Yun Gezegeni'ne yapacağı yolculuk sır perdesiyle çevriliydi, bu sefer ne olacağına dair hiçbir fikri yoktu.

 

Bunu düşünürken çok kibirli bir ses yoktan geldi ve Wang Lin'in kulaklarına girdi.

 

"Wang Lin, gel ve araştırmamı istediğin meseleye bak! Anka Şehri'nin dışındaki Dut isimli bir köydeyim! İleride beni böyle küçük meselelerle uğraştırma. Kral olarak hayatımın tadını çıkarıyorum, sana ayıracak zamanın yok."

 

"Doğru ya, ayrılmak üzereyken bana söyle de birlikte ayrılalım!"

 

Situ Nan'ın sesi sevinçle doluydu ve sonra kayboldu.

 

Wang Lin bir gülümseme takındı. Suzaku Mezarı'ndan çıktıktan sonra Situ Nan'la tekrar buluştuklarında aslında Chu'ya dönüp bazı meseleleri hallettikten sonra birlikte ayrılacaklardı. Fakat Chu yolunda Situ Nan bir ölümlü sarayı gördü ve kral olma dürtüsü belirdi. Hayatta Wang Lin'le Chu'ya gitmezdi ve bunun yerine saraya gitti. Wang Lin hangi yöntemi kullandığını bilmiyordu fakat ertesi gün kral, Situ Nan'ı gerçek krala eşit bir kral yapmıştı!

 

O andan itibaren dertsiz bir hayat yaşıyordu. Fakat gezegenden ayrılma konusunu unutmamış ve Wang Lin'e gitmeye hazır olacağı zaman ona haber etmesini söylemişti.

 

Wang Lin derin bir nefes aldı, ayağa kalktı, kapıyı açtı ve dışarı çıktı.

 

Dışarı çıkar çıkmaz gölgenin altındaki kız güzel gözlerini açtı. Wang Lin'i gördükten sonra gülümsedi, yetişimini sonlandırdı ve mutlu bir şekilde konuştu, "Amca, Rou Er'in yetişim seviyesi hakkında ne düşünüyorsun? Çoktan Qi Yoğunlaştırma'nın ikinci aşamasına ulaştım!"

 

Bu kız Zhou Ru'ydu!

 

Bir yıl önce Wang Lin Chu'ya vardıktan hemen sonra pagodayı çağırdı ve Zhou Ru'yla Küçük Beyaz'ı dışarı çıkardı.

 

Wang Lin Zhou Ru'nun yemesi için pagodada bir sürü yiyecek bırakmıştı.

 

Zhou Ru dışarı çıktıktan sonra Wang Lin'e nasıl yetişim yapılacağını ona öğretmesi için yalvardı. Wang Lin ona karşı kazanamadı, nihayetinde ona Qi Yoğunlaştırma'nın ilahisini verdi.

 

Zhou Ru göz açıp kapayıncaya kadar yetişkin olmuştu. Wang Lin, Zhou Ru'ya baktığında Li Muwan'ı düşünmeden edemedi.

 

"Amca, sorun ne?" Zhou Ru yürüdü ve Wang Lin'e garip bir bakış attı.

 

Zhou Ru'nun Li Muwan hakkındaki bilgisi Wang Lin tarafından silindiğinden onun hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Küçük Beyaz'a gelince, tabii ki de bu konudan ona bahsetmeyecekti.

 

Wang Lin, Zhou Ru'nun saçının bir teline dokunarak nazik bir bakış sergiledi. Bu tür bir bakışın Wang Lin'den gelmesi nadirdi. Zhou Ru'yla aynı yaşta gibi görünse de bu nazik bakış çok doğal gözüküyordu.

 

Wang Lin usulca konuştu, "Amcan yaşlanıyor. Sana bakmak tanıdığım birini aklıma getirdi..."

 

Zhou Ru güldü. Sesi, yumuşak rüzgarda çalan çanların sesi gibiydi. Güldü ve konuştu, "Amca, hiç de yaşlı değilsin. Dün yeni bir küçük çırak kardeş senin ağabeyim olup olmadığını sordu."

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi. Bu çocuk geçen günü tamamen yetişim yaparak geçirmişti, yani küçük çırak kardeş diye biri yoktu. Onu rahatlatmak için böyle demişti.

 

"Amcan çoktan 600 yıl boyunca yetişim yaptı, nasıl yaşlı olamam?" Wang Lin iç çekti.  Gözleri zamanın geçişini sergiledi.

 

600 yılda çok fazla şey yaşamıştı. Kimsenin bilmediği bir ölümlüden bugün bulunduğu yere adım adım tırmanmıştı. Şu anda sonraki Suzaku'nun kim olacağına karar veren kişiydi. Tüm bunları düşündüğünde Wang Lin bazen her şey bir rüyaymış gibi hissediyordu.

 

600 yıllık yetişim Wang Lin'in uzun zaman yaşamasını sağlamıştı. Ayrıca kalbini taşlaştırmıştı, bu onu daha da nadir yapıyordu.

 

"Ru Er, hala aileni hatırlıyor musun?” Wang Lin Zhou Ru'ya baktı.

 

Zhou Ru'nun bedeni karmaşık bir görünüm sergilerken titredi. Kısa süre sonra başını eğip konuştu, "Yalnızca hayal meyal anılar..."

 

Wang Lin gözlerinde bir parça özürle Zhou Ru'ya baktı. O olmasaydı ailesiyle olurdu ve yalnızca tek arkadaşı olarak bir kaplana sahip olduğu şu anki halinin aksine sevgi dolu bir çocukluk geçirirdi.

 

"Ru Er, amcan seni evine götürecek..." dedi Wang Lin usulca. Kolunu bir sallamasıyla altlarında bir bulut belirdi ve üzerinde Zhou Ru'yla uzağa uçtu.

 

Küçük Beyaz hızla doğruldu ve güneşlenmeyi bıraktı. Bir kükreme koyverdi, gökyüzüne atladı ve hızla onları takip etti.

 

Bulutun üstünde Zhou Ru alt dudağını ısırdı ve usulca sordu, "Amca, sen... Annemle babamı mı buldun?"

 

"Onları buldum. Zhou Ru, annenle babanı gördüğünde onlara evlatlık yapmayı unutma.  Unutma ki evlat sevgisi insanların sahip olduğu ilk sevgidir. İyi bir evlat olamazsan kendine insan diyemezsin!" dedi Wang Lin. Sanki annesiyle babasının figürleri gözlerinin önünde belirmiş gibiydi.

 

Zhou Ru başını salladı, sonra tereddütle Wang Lin'e baktı ve konuştu, "Amca, Suzaku Gezegeni'ni terk edeceğinde beni de yanında götüreceğini söylememiş miydin?.."

 

Wang Lin Zhou Ru'ya baktı ve iç çekti. "Ru Er, yollarımız burada ayrılıyor..."

 

"Amca!!" Zhou Ru'nun bedeni titremeye başladı, ifadesi büyük ölçüde değişti, gözleri kırmızılaştı ve göz yaşları gözlerini doldurmaya başladı.

 

"Daha fazla konuşma!" dedi Wang Lin ağır bir tonla. Bir adımla altlarındaki bulut daha da hızlı uçtu.

 

Küçük Beyaz, arkalarından bir kükreme patlattı ve uçmaya devam etti. İçinden düşündü, 'Bu kaplan büyükbaba sizin kadar hızlı koşamasa da benden bu kadar kolay kurtulmayı anca rüyanızda görürsünüz. Kan kussam bile size yetişeceğim!'

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18125 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr