Bölüm 461: Öldürme Niyeti

avatar
736 1

Xian Ni - Bölüm 461: Öldürme Niyeti


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace

 

Wang Lin'in gözleri parladı. Yükseliş ruhunu ortaya çıkarmadıkça şu anki yetişim seviyesiyle altın zırhlı iri yarı adamın saldırısına dayanamayacağını biliyordu.

 

O an Qian Feng'le Liu Mei de kaşlarını çattı. Açıkça ikisi de bu olayın içini görmüştü.

 

Qian Feng'inn gözleri parladı ve aniden konuştu, "Ceng Niu, altın zırhlı adamın attığı kılıç enerjisini engellemek için üçümüz birlikte çalışsak nasıl olur?"

 

Wang Lin'in gözlerindeki başını sallarken bir parça soğukluk belirdi ve konuştu, "Bana uyar!"

 

Qian Feng'in Wang Lin'den yardım istemesinin nedeni başka çaresi olmamasıydı. Onunla ve Liu Mei birlikte çalışsa bile ikisi o saldırıya dayanabileceklerinden emin olmadıkları açıktı. Saldırıya dayanamazlarsa sarayı aramaya gidemezlerdi. Yunque Zi'yle yaşlı adam zaten önlerindeydi, yavaş olsalar çok geç kalabilirlerdi.

 

Şimdi yanlarında Wang Lin de olunca üçünün başarma şansı daha yüksekti.

 

Qian Feng, Wang Lin'i sırf Ruh Dönüşümü'nün ilk aşamasında diye küçümsemiyordu. Aslında kalbinde Wang Lin'in onunla savaşmaya layık biri olduğuna inanıyordu. Wang Lin'in elinde tuttuğu bir milyar ruhlu ruh bayrağının anında kendisini öldürebilecek bir şey olduğunu da biliyordu, bu yüzden Wang Lin'den çok korkuyordu.

 

Bu yüzden Kırmızı Kelebek'i Wang Lin'in karşısına çıkması için göndermişti, Wang Lin'le yüzleşmeden Yetişim Gezegeni Kristali'ni elde edebilmek için bunu yapmıştı.  Ancak ruh dağına vardıktan sonra kristale ulaşamadan önce bir sürü engel olduğunu fark etti.

 

Artık ilk karşılaşmalarında yaptığı gibi Wang Lin'i zayıf biri olarak görmüyordu, şu anda kendisiyle eşit biriydi fakat Qian Feng'İn derinliklerinde yine de güçlü bir gurur duygusu vardı.

 

Ona göre Wang Lin bir milyar ruhlu ruh bayrağına sahip olmasaydı Wang Lin'in onunla kıyaslanması bile imkansızdı.

 

Wang Lin'in cevabını duyduktan sonra Qian Feng biraz düşündü ve konuştu, "Dost yetişimci Ceng, ikimiz önden gideceğiz ve sonra küçük çırak kardeşimin devralmasına izin vereceğiz. Ne düşünüyorsun?''

 

Wang Lin'in gözleri Qian Feng'le Liu Mei'ye bakarken sakindi. O an Liu Mei'de ona baktı, gülümsedi ve tam konuşacaktı ki Wang Lin bakışlarını geri çekti ve konuştu, "Bu kadar karmaşıklaştırmaya gerek yok. Ben önden gideceğim ve sonra ikiniz devralabilirsiniz."

 

Qian Feng şaşırdı ve gözleri parladı.. İlk giden olmak hem saldırıyla tam gücünde yüzleşmek hem de diğerlerinin onu arkasından bıçaklama ihtimaline karşı dikkatli olmak zorunda olduğunu anlamına geliyordu. Çok tehlikeli bir şeydi. Qian Feng'in ikisinin birlikte gideceğini söyleme nedeni Wang Lin'in çok endişeleneceğinden ve çekineceğinden korkmasıydı.

 

Ve Liu Mei de arkalarından gelirse Wang Lin gizlice saldırsa bile endişelenmesine gerek kalmazdı.

 

Qian Feng bu sefer kılıç enerjisiyle başa çıkmalarının ilk öncelikleri olduğuna karar verdi, Wang Lin'le başa çıkmak bekleyebilirdi.

 

Wang Lin'in ilk gitmeye gönüllü olduğunu duyar duymaz biraz şüphelendi. Ancak şimdi böyle şeyleri düşünmenin zamanı değildi ve konuştu, "Öyleyse dost yetişimci Ceng'e güveniyoruz."

 

Liu Mei hafifçe kaşlarını çattı. Bu konuda garip bir şeylerin olduğunu hissetti. Biraz düşündükten sonra Wang Lin'e baktı.

 

Wang Lin altın zırhlı adama doğru uçarken ona bakmadı bile. Liu Mei ve Qian Feng arkasından takip etti. Üçü bir dizilişte ilerledi.

 

Üçü yaklaştığı an altın zırhlı adamın gözleri ciddileşti ve kolunu kaldırdı. Parlak ışık altın kılıç üzerinde toplanıp, kör edici, altın bir ışık yarattı.

 

Sonra adam kuvvetle kılıcı salladı.

 

Gökleri yarabilecekmiş gibi görünen 30 metre uzunluğundaki bir kılıç enerjisi dalgası, anında ses duvarının kırılışıyla çıkan sonik patlamayla birlikte yaklaştı.

 

Duyulabilen tek ses, kılıç enerjisinin gökyüzünü delişiydi. Çok hızlı hareket etti ve hemen indi.

 

Altlarındaki deniz kılıç enerjisinin baskısı yüzünden yarılıp derin bir geçit yarattı.

 

Wang Lin Yunque Zi'yle yaşlı adamın kılıç enerjisine göğüs gerdiklerini gördüğünde yalnızca kenardan hissetmişti ama yaşamamıştı. Kendisi kılıç enerjisiyle yüzleşirken içindeki yıkıcı gücü hissedebildi.

 

Bu yıkıcı güçle yüzleşirken has ruhu bile titremeye ve dengesizlik belirtileri göstermeye başladı. Yalnızca bu da değil bedenin her kısmı dev bir dağ tarafından sıkıştırılıyormuş gibi hissetti.

 

Bu hisse yabancı değildi, Ruh Arıtma Tarikatı'nın altındaki ruh damarının baskısından hissettiği hisle aynıydı fakat bu his binlerce kat daha güçlüydü.

 

Kılıç enerjisi ona değmeden önce çoktan Wang Lin'in ağzının kenarından kan gelmeye başlamıştı fakat gözleri pes etme belirtisi göstermedi.

 

Qian Feng Wang Lin'in şu anki durumunu fark ettiğinde bir anlığına durakladı ve düşünmeye başladı. Bu anı Ceng Niu'yu öldürüp bir milyar ruhlu ruh bayrağını almak için kullanmalı mı yoksa kılıç enerjisine direnmesine yardım mı etmeliydi?

 

Bu fikir aklından geçti ve kararını verdi. Wang Lin'i öldürüp ruh bayrağını alacaktı. Ruh bayrağıyla kılıç enerjisine direnecek kadar gücü olurdu.

 

Tüm bunlar zihninde çok hızlı gerçekleşti. Kararını verdikten sonra Qian Feng güldü ve konuştu, "Panikleme, dost yetişimci Ceng. Geliyorum!" Qian Feng yıldırım gibi ilerledi.

 

Bu saldırı kesinlikle başarılı olmak zorundaydı, bu yüzden Qian Feng acele etmiyordu. Wang Lin'e yaklaşıp ona asla unutamayacağı bir saldırıyla vurmalıydı.  Qian Feng bir saldırıda bu işi bitirmesi gerektiğini biliyordu, yoksa Wang Lin bir milyar ruhlu ruh bayrağını çıkaracak zamanı bulurdu. Bu olursa işler iyiye gitmezdi.

 

Liu Mei zekası sayesinde anında Qian Feng'in niyetini gördü ve tereddüt etti. Sonra gözleri aniden soğuklaştı. Takip etmek yerine orada bekledi.

 

Kalpsiz birisiydi, bu onu ilgilendirmiyordu. Üstelik Qian Feng Wang Lin'i öldürürse Wang Lin'in aurası son illüzyonundan kalkacaktı. Bu ileride işlerini kolaylaştırırdı çünkü bu gelecekte yüzleşmek zorunda kalacağı bir iç iblisi çıkarmak gibiydi.

 

O an kılıç enerjisi tam Wang Lin'in kafasının üstüne vardı.

 

Wang Lin'in gözleri parladı ve homurdandı. İlk gitmeyi kabul ettiğine göre nasıl Qian Feng'in karar değişikliğini göz önünde bulundurmamış olabilirdi?

 

Bütün bunlar planın bir parçasıydı.

 

Kılıç enerjisi gönderildiği ve Qian Feng ona doğru uçmaya başladığı andan itibaren Wang Lin gizlice Qian Feng'in hızını hesaplıyordu. Qian Feng ondan 30 metre uzaktayken Wang Lin bir kahkaha attı ve çantasına vurdu.  Bir pagoda aniden çantasından dışarı uçtu ve önünde belirdi.

 

Zhou Yi'nin ilk aşama Yükseliş ilahi hissi pagodadan çıktı. Kılıç enerjisi ilahi hisle temas ettikten sonra bir anlığına duraksadı. Bu duraklamayı kullanarak Wang Lin güldü, pagodayı geri çağırdı ve denize doğru yöneldi. Ancak kasten Qian Feng'le 30 metrelik mesafede kalacak kadar düşük hızda ilerledi.

 

Altın zırhlı adamın gözleri ciddileşti ama Wang Lin'e saldırmak yerine Qian Feng'e baktı. Kılıç enerjisini durduran Yükseliş seviyesi ilahi his gidince kılıç enerjisi Qian Feng'in bedenine yöneldi.

 

Qian Feng'in ifadesi muazzam ölçüde değişti. Kılıç enerjisinin neden Wang Lin'e değil de kendisinin peşinden geldiğini düşünecek zaman bile bulamadı. O an bir kükreme patlattı, çantasına vurdu ve kırmızı bir tığ çıkardı. Parlak, kırmızı bir ışık tığdan çıktı ve kılıç enerjisine yöneldi.

 

Wang Lin'in yüzünde bir parça alay belirdi. Yaşlı adamla maymun kılıç enerjisine direnirken Wang Lin bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti. Altın zırhlı adamın ikisini bir çift olarak görüp yalnızca bir tane kılıç enerjisi gönderdiği sonucuna vardı.

 

Wang Lin yaşlı adamla maymunun arasında yaklaşık 30 metre olduğunu hesapladı ve Qian Feng'e o kadar yakın olursa altın zırhlı adamın onları bir çift olarak göreceğini varsaydı.

 

Bu menzildelerse kılıç enerjisi en yakın olana saldıracaktı.

 

Bu yüzden Wang Lin onunla Qian Feng'in önden gitme ve Liu Mei'nin de arkadan gelme fikrini reddetmişti. Çünkü böyle olursa Qian Feng'e yakın olsa da çok yakın olacaktı. Anormal bir hareket yaparsa Qian Feng fark edip tetikte olacaktı.

 

Bu yüzden ilk kendisi gitmeye karar vermişti. Qian Feng şüphelense de yine de tuzağa düşmüştü.

 

Aslında Qian Feng Wang Lin'in planını kabul etmese veya üçünün birlikte çalışmasını önermese, Wang Lin yine de tek başına yüzleşirdi. Kendisini tehlikeli bir duruma sokarsa Qian Feng'in onu öldürme şansını değerlendirmeyeceğini inanmıyordu. Durum böyle olsa da Qian Feng'i 30 metre yakınına çekmek daha zor olurdu. Ancak Wang Lin'in hala bir B planı vardı ve Qian Feng'i yeteri kadar yakına çekeceğinden %80 emindi.

 

Sonra Qian Feng üçünün birlikte çalışmasını önermişti ve bu Wang Lin'in şüphesini doğrulamıştı. Qian Feng gerçekten dürtülerini bastıramamış ve birlikte çalışma fikrinden vazgeçmişti. Yaklaşmak için "Kılıç enerjisine direnmeye yardım etmek"i bir bahane olarak kullanacaktı fakat Wang Lin'in bunu çoktan anladığını fark etmemişti.

 

Zhou Yi'nin pagodadan çıkan ilahi hissi bu olayda büyük rol oynadı. Wang Lin'i uzaklaşmasına yetecek kadar kılıç enerjisini durdurup Qian Feng'i kılıç enerjisine en yakın kişi yaptı.

 

Bunları açıklamak uzun sürse de bunların hepsi göz açıp kapayıncaya kadar yaşanmıştı. Kılıç enerjisi Qian Feng'e yönelir yönelmez Wang Lin durdu. Uzağa uçmadı ve uzaktaki Liu Mei'ye soğuk bir şekilde baktı.

 

Liu Mei arkadaydı ve durumun değiştiğini gördüğünde biraz şaşırdı. Bir şeyi fark etmiş gibi göründü ve hızla Wang Lin'in peşinden gitti.

 

Liu Mei'nin yaklaştığını gördüğünde Wang Lin'in gözleri soğuklaştı ve harekete geçti. Bu sefer Qian Feng'den 30 metre uzağa ilerledi.

 

Wang Lin Qian Feng'den 30 metre uzaklaşır uzaklaşmaz altın zırhlı adamın gözleri ciddileşti ve hızla kılıcını iki defa salladı, bir kılıç enerjisi dalgasını Wang Lin'e diğerini de Liu Mei'ye gönderdi.

 

Öldürme niyeti Wang Lin'in gözlerini doldurdu. Denize doğru uçmayı bıraktı ve kılıç enerjisinin yaklaştığı an Liu Mei'nin 30 metre yakınına ışınlandı.

 

Liu Mei'nin ifadesi değişti. Bir şeyi fark etmiş gibi göründü. Emin olmasa da Wang Lin'in hareketlerinden durumu tahmin etmiş gibi görünüyordu. Wang Lin üstünde olup kılıç enerjisi darbesini alan kişi o olsun diye ışınlanmak üzereydi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18179 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37503 Bölüm Sayısı


creator
manga tr