Bölüm 228: İyilik Alma

avatar
1251 0

Xian Ni - Bölüm 228: İyilik Alma


 

 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace

 

Wang Lin Qiu Siping’e baktı. Hafifçe gülümseyip söylendi, ‘’O iki küçük Büyülü Saray’dan. Kardeş Qiu artık dikkatli olmalı.’’

 

Qiu Siping acı acı gülümsedi. O kız sorun değildi, lakin adam Büyülü Saray’ın bir çekirdek öğrencisiydi. Eğer gitmesine gerçekten izin verirse, sadece birazcık sıkıntı çekmezdi; muhtemelen onların kontrol ettiği şehirlerden birine adım atamazdı.

 

Lakin şimdi bu ikiliyi düşünme zamanı değildi. Şu anda, önündeki kişi üzerine muazzam bir baskı bindirerek, son derece dikkatli olmasına neden oluyordu. Wang Lin’in şu anki gücü tüylerinin ürpermesine neden oldu.

 

Wang Lin yavaşça konuştu, ‘’Ne var ki, geç aşama Merkez Oluşturma’daki hızlarıyla, kardeş Qiu çabucak peşlerine düşerse, yine de yakalayabilir.’’

 

Qiu Siping iç çekti ve ellerini birleştirdi. ‘’Kardeş Wang, aklından ne geçiyor söyle. İlişkimiz öyle derin olmasa dahi, yine de bir süre beraberdik.’’

 

Wang Lin’in gözleri ışıldadı. ‘’Sende Şeytanlar Denizi’nin bir haritası var mı?’’ diye sordu.

 

Qiu Siping afalladı. Bir süre düşündükten sonra, kafasını iki yana salladı ve söylendi, ‘’Şeytanlar Denizi’nin bir haritasına sahip değilim. Kardeş Wang bir tane istiyorsa, ana şehirlerdeki hazine köşklerini deneyebilir. Belki orada biraz şansın olabilir.’’

 

Wang Lin’in gözlerinde soğuk bir ışık parlayıp kayboldu. Wang Lin’in Qiu Siping’i öldürmemesinin nedeni planlı hareket eden birisi olmasıydı. Onu öldürmek çok kolaydı, lakin doğruyu söylemesini sağlamak son derece zordu.

 

Wang Lin onu ölümle tehdit ederse, doğruyu söyleme şansı çok düşüktü.

Bu yüzden Wang Lin Qiu Siping’i görünce, içinde bir mecburiyet hissi oluşturmak için iki küçüğü öldürmesini durdurmaya karar vermişti.

 

Wang Lin sakince konuşurken ifadesi normalliğini korudu, ‘’Oh, gerçekten mi? O zaman kardeş Qiu benimle birlikte şehre gelmeli. Bir harita elde ettikten sonra onları araman için çok geç olmayacaktır.’’

 

Qiu Siping bir süre düşündü ve iç çekti. Wang Lin’in entrikası aşırı derindi. Her şey öylece belirdiği anda başlamış ve Qiu Siping’in gelişim seviyesini açığa çıkartarak iki küçüğün kaçmasına izin vermişti.

 

Bütün bunlar Wang Lin’in hesaplamalarına dahildi ve Qiu Siping bilmeden Wang Lin’in entrikasına adım atmıştı. Wang Lin bilerek Qiu siping’i iki küçüğü öldürmek zorunda olduğu bir duruma zorlamış, ardından onları Qiu Siping’i gerçeği söylemeye zorlamak için kurtarmış gibi gözüküyordu. Ayrıca, Wang Lin’in yaydığı aura sonuna kadar inatçı olmayı sürdürürse, o vakit Wang Lin’in onu öldürmeyi umursamayacağını belli ediyordu.

 

Bu yaklaşımla, hayatını tehdit etmek yerine birisini pes ettirmek çok daha kolaydı. Qiu Siping Wang Lin’e kafa karışıklığını barındıran bir bakış attı. Tek kelime etmeden, boş bir yeşim çıkardı. Yeşimi alnına yerleştirdi ve anılarına dayanarak bir harita çıkartmaya başladı.

 

Kısa bir zaman zarfının ardından, yeşimi Wang Lin’e verdi ve konuştu, ‘’Bu, ülke boyunca seyahat ettiğim onca yıldan Şeytanlar Denizi hakkındaki bütün harita bilgim. Belki birkaç hata olabilir, ama çok yoktur. Başka bir şey yoksa, kardeş Wang, ayrılıyorum.’’ 

 

Wang Lin yeşimi aldı. Kontrol etmedi, bunun yerine ellerini birleştirdi ve gülümsedi. ‘’Çok teşekkürler!’’ diye haykırdı.

 

Qiu Siping afalladı. Wang Lin’e bakıp sordu, ‘’Kontrol etmeyecek misin?’’

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi ve karşılık verdi, ‘’Gerek var mı?’’

 

Qiu Siping biraz düşündü. Bir kahkaha patlattı ve söylendi, ‘’Kardeş Wang, görüşmek üzere.’’ Bununla birlikte, ellerini birleştirdi ve geriledi. Bir mesafeye geri çekildikten sonra, bağırdı, ‘’Kardeş Wang, seni kandırmak için yanlış bilgi vermem. Rahat olabilirsin!’’ Bununla birlikte, uzağa ışınlandı.

 

Wang Lin yeşimi tuttu ve ilahi hissiyle taradı. Yeşim iç denizin son derece detaylı bir haritasını barındırıyordu, lakin dış deniz hakkında çok bir şey yoktu. İç deniz bölgesinde, antik aktarım dizileri konumları bile vardı.

 

Wang Lin bu haritanın sahte olduğunu düşünmüyordu, ancak Şeytanlar Denizi’nde seyahat etmek için sırf bu haritaya da güvenmeyecekti. Wang Lin’in niyeti mümkünse tam bir harita bulmaktı, lakin eğer bu imkansız olursa, olabildiğince tamamlanmamış haritalardan alacaktı. Onları kıyaslayınca, sahte kısımlar kolayca tespit edilirdi.

 

Wang Lin’in Şeytanlar Denizi hakkındaki bilgilerine göre, Yenilenen Mürekkep Şehri şu anki konumundan kuzeye yaklaşık on günlük bir uzaklıktaydı. Yenilenen Mürekkep Şehri Şeytanlar Denizi’nin 99 büyük şehrinden birisiydi. Dış denizdeki küçük şehirlerle öylece kıyaslanamazdı.

 

Wang Lin’in Yenilenen Mürekkep Şehri’ne gitmesinin bir diğer nedeni de Qiu Siping’in haritasına göre, şehirden yaklaşık 500.000 kilometre uzakta bir antik aktarım dizisi vardı. 

 

Şehre doğru uçuşu sırasında, Wang Lin geçtiği her yaratığın çekirdeğini topladı. Yüksek kademe bir ruh yaratığıyla karşılaşırsa, etrafından dolaşırdı.

 

Yedi gün sonra, Wang Lin Şeytanlar Denizi’nin durumunu kendi gözleriyle görürken gittikçe daha da tetikte bekler hale geldi. Sadece birkaç yılda, vahşi yaratıkların bu kadar vahşileceğini düşünmemişti. Sadece buraya olan yolunda, zaten iki tane yüksek kademe ruh yaratığı görmüştü. Bu yaratıklar Ruh Oluşturma gelişimcileriyle eşit seviyedeydi.

 

Neyse ki, iki yaratık da kendi bölgesinde gelişim yapıyordu. Wang Lin bilerek onlarla uğraşmadığı sürece, peşine düşmezlerdi.

 

Wang Lin’in şehir yolunda elde ettikleri çok iyiydi. Yolda bir sürü çekirdek elde etmişti.

 

Hepsi anında Antik Tanrı Taktiği tarafından yutulmuş ve Kadim Ruh’u tarafından özümsenmişti.

 

Wang Lin antik aktarım dizisinin olduğu yere ulaştı. Havada süzüldüğü sırada gözleri ışıldadı ve altındaki vadiye baktı.

 

Bu yer oldukça sessizdi. Burada yaratıkların kokusuna dair bir iz bile yoktu. Wang Lin ilahi hissini yayarken ifadesi ciddileşti. Anormal bir şey bulamadı, lakin içinde garip bir hissiyat sorun var deyip duruyordu.

 

Biraz düşündükten sonra, alnını işaret etti ve maymun şeklinde bir şeytan dışarı çıktı. Bu, ruh maymununun arıttığı ruhu, üçüncü şeytanıydı.

 

Bulutlu Gök Tarikatı’ndaki son birkaç gününde, Wang Lin bu şeytan üzerinde tam kontrol kazanmıştı.

 

Maymun düşük kademe bir ruh yaratığıydı. Şimdi bir şeytan haline gelmişti, daha da güçlüydü. Daha Kadim Ruh gelişimcilerini yutamasa da, kolayca Merkez Oluşturma gelişimcilerini yutabilirdi.

 

Bu şeytan belirdiği anda, kükredi. Vadiye atıldığı esnada figürü bulanıklaştı. Vadide dolaştı ve garip bir şey bulamadı. Tam geri dönmek üzereydi ki, bir uçurumun kenarında devasa bir ağız açıldı. Aynı zamanda, büyük bir çekim gücü şeytanı içine çekmeye çalıştı, lakin şeytan katı bir varlık değildi, dolayısıyla kolayca kaçtı.

 

Uçurumdaki ağız yavaşça kapandı.

 

Wang Lin’in gözleri ışıldadı. Sağ elini salladı ve Kambur Meng’den aldığı zehirli kılıcı çıkardı. Çabucak uçurumdaki kapanan ağza doğru atıldı ve yukarıdan aşağı bir kesik attı.

 

Bölge boyunca kayaların ufalanma sesleri yankılandı. Wang Lin kaşlarını çattı. Hızlıca ilahi hissini etrafında süzülen kılıç uğuldarken kontrol etmek için kullandı.

 

Wang Lin kapanan uçurumun yanına baktı. Bir süre düşündükten sonra, bir mühür oluşturdu ve söylendi, ‘’Buz Alevi, belir!’’

 

Wang Lin’in içinden mavi bir alev belirdi. Bu alev Wang Lin Yeraltı Yükseliş Metodu’nu tamamladığında oluşmuştu. Kadim Ruh aşamasına ulaştığında, bu alev kadim enerjisiyle birleşmiş ve daha da güçlü hale gelmişti.

 

Alev belirdiği anda, bölgenin sıcaklığı düştü. Aynı zamanda, buz alevi çabucak harekete geçti ve ileri süzüldü. Alev uçuruma temas ettiğinde, uçurum garip bir şekilde hareket etmeye başladı. Bir insan yüzü oluşturdu ve alevi yutmayı denedi.

 

Lakin aleve dokunduğunda, ince bir buz katmanı uçuruma yayılmaya koyuldu. Birkaç nefeslik sürede, bütün uçurum buz içinde kalmıştı ve yüzün ifadesi donmuştu.

 

Wang Lin biraz baktı ve son derece çaşırdı. Bu, uçurumun içinde yaşayabilen ve hatta insan formuna bürünebilen bir yaratık olmalıydı.

 

Bir süre düşündükten sonra, Wang Lin aniden harekete geçti ve vadiye girdi. Vadinin içinde gerçekten bir antik aktarım dizisi vardı, lakin aşırı hasarlıydı. Bir yeşim parçası çıkardı ve antik aktarım dizisini kaydetti.

 

Bütün bunları yaptıktan sonra, bedeni kayboldu ve uçurumun önünde yeniden belirdi. Sağ elini salladı ve buz tekrardan buz alevine yoğunlaştı ve eline geri döndü.

 

Çok geçmeden, uçurumdaki yüz tekrardan hareket egeçti. Düşmanca hırıldarken gözleri Wang Lin’in üzerine kilitliydi.

 

Wang Lin ne kadar incelerse, o kadar ilgisini çekiyordu. Yaratık çok güçlü değildi, sadece düşük kademe bir ruh yaratığıydı, yani yaklaşık bir geç aşama Merkez Oluşturma gelişimcisi gücündeydi, lakin kendisini gizleme yeteneği şahaneydi. Wang Lin epey kapalı kapı eğitimine giriyordu. Eğer onu koruyan böyle bir yaratık olursa, muazzam olurdu. Ne yazık ki, bu yaratığın gelişimi sınırlıydı.

 

Ancak Wang Lin’in boyutsal çantasında epey çekirdek vardı. Onlarla, bu yaratığın gelişimini epey arttırabilirdi. Bununla birlikte, eliyle bir mühür oluşturdu ve büyülü sözler söylemeye başladı.

 

Bağırdı, ‘’Kırıl!’’

 

Teknik uçurumun üzerine indiği anda, uçurumdan gürleme sesleri gelirken her yerinde çatlaklar belirdi. Çatlaklar gittikçe genişledi, ta ki uçurum çökene kadar. Uçurum çöktüğünde, doğuya karanlık bir figür atıldı.

 

Wang Lin ilahi hissini yaydı ve yaratığa kilitlendi. Çok uzun bir ağzı olan garip bir yaratık gördü. 

 

Bu yaratık son derece ürpertici bir his veriyordu, özellikle de en azından bir insan boyutunda olan ve oldukça ölümcül görünen ağzı.

 

Wang Lin çenesini ovuşturdu, ardından acelesizce peşine takıldı. Parmağıyla alnını işaret etti ve şeytan Xu Liguo onunla ve üçüncü şeytanla birlikte takip etmek için dışarı çıktı.

 

Xu Liguo birkaç kez kükredi. Dışarı çıktığı anda, son derece heyecanlı gözüküyordu, lakin garip yaratığı gördüğü gibi, durdu ve içinden düşündü, ‘’Bir hata mı var? Bu ne be? Nasıl ikinci numaradan bile daha çirkin olabilir? Şu aptalın, üçüncü numaranın, gitmesine izin vermeliyim. Eğer yaratık zayıfsa, o zaman gidip ödülü çalarım.’’








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18094 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37343 Bölüm Sayısı


creator
manga tr